10. Ceza Dairesi 2023/13464 E. 2024/24887 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

10. Ceza Dairesi 2023/13464 E. 2024/24887 K. — Yargıtay Kararı

10. Ceza Dairesi 2023/13464 Esas 2024/24887 Karar 18.11.2024
10. Ceza Dairesi 2023/13464 E.,  2024/24887 K.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ : ...
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 15.03.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/34957 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/62041 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/62041 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, her ne kadar Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, evvelce sanık hakkında 25.01.2014 tarihinde işlediği aynı nev'iden suçtan dolayı Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2014 tarihli ve 2014/303 Esas, 2014/289 Karar sayılı kararı ile 6545 sayılı Kanun ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi gereğince verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu, dosyaya konu 24.01.2018 ve 05.05.2021 tarihli suçların ise anılan kararın ihlali mahiyetinde olduğu ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağından cihetle, sanık hakkında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

A. Şüpheli hakkında, 24.01.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Keşan Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2019 tarihli ve 2018/4815 Soruşturma, 2019/1 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme kararının şüpheliye tebliğ edilerek tedbirin infazı için Edirne Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

B. Şüphelinin, denetimli serbestlik tedbirine uymaması ve 05.05.2021 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Keşan Cumhuriyet Başsavcılığının 27.12.2021 tarihli ve 2018/4815 Soruşturma, 2021/2139 Esas, 2021/2018 sayılı sayılı iddianamesi ile Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
C. Yapılan yargılama sonucunda, Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 04.03.2022 tarihli ve 2022/8 Esas, 2022/293 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
D. Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2014 tarihli kararının incelenmesinde;
Sanık hakkında, 25.01.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Keşan Cumhuriyet Başsavcılığının 03.04.2014 tarihli ve 2014/356 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2014 tarihli ve 2014/303 Esas, 2014/289 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62. maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik TCK'nın 191/8 ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 19.01.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır.
E. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddede yer alan; "(2) Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza
Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında;
Somut olayda; Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2014 tarihli ve 2014/303 Esas, 2014/289 Karar sayılı kararı ile, sanığın 25.01.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 24.01.2018 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılarak kamu davası açılması kanuna aykırı olduğundan, sanığın, incelemeye konu 24.01.2018 tarihli eylemini, Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen ve 19.01.2015 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan 24.01.2018 tarihli eylem nedeniyle, mahkemesince, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verilerek Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/303 Esas sayılı dosyasına ihbarda bulunulması gerektiği, 05.05.2021 tarihli eylem yönünden ise 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Keşan Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
F. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi;
"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2022 tarihli ve 2022/8 Esas, 2022/293 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
C. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;
Hüküm fıkrasının;
"Sanığın 24.01.2018 tarihli eylemi nedeniyle açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/303 Esas ve 2014/289 Karar sayılı dosyasına ihbarda bulunulmasına,
Sanığın 05.05.2021 tarihli eyleminden 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Keşan Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına" şeklinde değiştirilmesine, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın