1. Hukuk Dairesi 2023/6186 E. 2025/5286 K. — Yargıtay Kararı
1. Hukuk Dairesi 2023/6186 Esas 2025/5286 Karar 24.11.2025
1. Hukuk Dairesi 2023/6186 E., 2025/5286 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/77 E., 2023/300 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, birleştirilen davada davalı ... vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.10.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden birleştirilen davada davalı ... vekili Avukat ... geldi. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklaması dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulü ile önceki günlü eksiklik talep yazısıyla getirtilen evrakla birlikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı, asıl davada; mirasbırakan ...’un, 431, 567, 568, 414, 4 85... parsel sayılı altı parça taşınmazını mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak 20.11.1985 tarihinde davalı oğlu ...’e satış yoluyla temlik ettiğini, temlik tarihinde mirasbırakanın akıl hastalığı bulunduğunu, taşınmazlardan üç tanesinin üçüncü kişilere devredildiğini ileri sürerek dava konusu 431, 5 67... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının öncelikle ehliyetsizlik nedeniyle iptaline ve mirasbırakan adına tesciline, bu talebin kabul görmemesi halinde anılan taşınmazların tapu kayıtlarının muvazaa sebebi ile iptaliyle miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiş; birleştirilen davada, mirasbırakanın davalı oğlu ...’e muvazaalı olarak temlik ettiği dava konusu 485 parsel sayılı taşınmazın davalı ... tarafından dava dışı ...’a, onun tarafından da diğer davalı ...’a satış yoluyla devredildiğini, taşınmazın halen davalı ... tarafından kullanıldığını ileri sürerek dava konusu 485 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının öncelikle ehliyetsizlik nedeni ile iptaline ve mirasbırakan adına tesciline, bu talebin kabul görmemesi halinde tapu kaydının muvazaa sebebi ile iptaliyle miras payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde dava tarihindeki rayiç değerin miras payı oranında davalı ...’ten tahsiline karar verilmesini istemiş; aşamada, muris muvazaasına dayalı olarak davanın kabulünü istemiştir.
II. CEVAP Asıl ve birleştirilen davada davalı ...; mirasbırakanın sağlığında mirastan feragat sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşme gereğince ... köyü 431 parselde 1.000 m²'lik kısmın ayrılıp davacıya verilmesi karşılığında davacının mirasçılık haklarından feragat ettiğini ve mirasbırakanın mal varlığı üzerinde yapacağı tasarruflara itirazı olmayacağını kabul ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleştirilen davada davalı ..., taşınmazı iyiniyetle dava dışı şahıstan edindiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemece; asıl davada iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, asıl davada dava konusu 431 parsel sayılı taşınmazın 27.01.2014 tarih ve fen bilirkişisi raporu ve ekli krokisinde (A) harfi ile gösterilen toplamda 1.285, 76... yüz ölçümlü yerin davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, 27.01.2014 tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen kısım üzerinde yer alan (C/a) harfi ile gösterilen binanın mülkiyetinin davalı ...’a ait olduğunun tespitine; birleşen davada iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle birleştirilen davanın reddine dair verilen ilk kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairece; adi yazılı şekilde düzenlenen ve mirastan feragat sözleşmesi niteliğinde olmayan 20.11.1985 tarihli belgeye itibar edilmesinin doğru olmadığı, çifte mülkiyet yaratacak şekilde hüküm kurulmasının da isabetli olmadığından bahsedilerek Mahkeme kararı bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleştirilen davada ehliyetsizlik iddiası yönünden ispatlanamayan davanın reddine, muvazaa iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davada dava konusu taşınmazlar yönünden pay oranında iptal-tescile karar verilmiştir. Karara karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili ve birleştirilen davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 23.03.2021 tarihli ve 2019/2143 Esas, 2021/1685 Karar sayılı kararı ile; asıl dava yönünden hüküm onanmış, birleştirilen davada dava konusu 485 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan tarafından davalı ...’e temlikinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunun benimsenmesinin doğru olduğu, ne var ki taşınmazı davalı ...’ten edinen dava dışı ... ile ondan edinen son kayıt maliki davalı ...’ın edinimlerinin iyiniyetli olup olmadığı hususunda yöntemince araştırma yapılmadığına değinilerek birleştirilen dava yönünden taraf tanıklarının yeniden çağrılıp dinlenmesi, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek dava dışı ara malik ... ve son kayıt maliki davalı ...'ın iktisabının iyiniyetli olup olmadığının açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, asıl dava yönünden önceki hüküm tesis edilmiş; birleştirilen dava yönünden dava dışı ...'ın davalı ...'un akrabası olup dava konusu taşınmazın muris ... tarafından davalı ...'e muvazaalı satıldığının ... tarafından bilinmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dava dışı ara malik ... ...'ın taşınmazı davalı ...'a sattıktan sonra kullanmaya devam ettiğinin anlaşıldığı, ... ... öldükten sonra ise eşi ve çocuklarının kullanmaya devam ettiği, taşınmazın dava dışı ... ... tarafından satın alınmasından kısa bir süre sonra davalı ...'a satılmasının ve satış işlemine rağmen dava dışı ... tarafından kullanılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalı ...'a yapılan temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle birleştirilen davada dava konusu taşınmaz yönünden davacının payı oranında iptal-tescile karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Birleştirilen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın hatalı olduğunu, delillerin yanlış değerlendirildiğini, tarafların akraba olmadıklarının, resmi ve kesin deliller ile açıklığa kavuştuğunu, ara malik ... ve ailesiyle son malik davalı ... arasında herhangi bir akrabalık bağı ve iktisap tarihinden önce tanışıklık olmadığını, davalı ...'nün iyiniyetli olduğunu, ... ilçesinde ikamet ettiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu Milas ilçesi, ... Mahallesinde hiçbir zaman ikamet etmediğini, davacı ve diğer davalıları tanımamadığını ve bilmediğini, ... Mahallesi muhtarının davacının yeğeni olduğunu, davalı ...'nün, oğlunun diledikleri kişilere taşınmazı kiraladıklarını ve ortakçılara verdiklerini, davalının 37 yıldır dava konusu taşınmazını satmadığını ve tam malik olarak tasarruf ettiğini, ürün kiralarının, ortakçılığın gerek yasa gerek yöresel adetlere göre yazıya bağlanmasına gerek olmayıp aksi kanı ile hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının iddialarını ispatlayamadığını, iddia ettiği gibi taşınmazın davalı ... tarafından kullanılmadığını bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl ve birleştirilen dava; muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, birleştirilen dava terditli bedel istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...'in 431, 567, 568, 485 parseller ile dava dışı 4 14... parsel sayılı taşınmazlarını 20.11.1985 tarihinde davalı oğlu ...’e satış yoluyla devrettiği, davalı ...’in de birleştirilen davada dava konusu 485 parsel sayılı taşınmazı 04.09.1986 tarihinde dava dışı ...’a, ... ...'ın da 27.11.1986 tarihinde birleştirilen davada davalı ...’a satış yoluyla temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Birleştirilen davada davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA, Temyiz edilen davacı vekili duruşmaya katılmadığından lehine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı 345,55 TL bakiye onama harcının temyiz eden birleştirilen davada davalıdan alınmasına, Dosyanın Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1.maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.