1. Hukuk Dairesi 2012/7806 E. 2012/12733 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

1. Hukuk Dairesi 2012/7806 E. 2012/12733 K. — Yargıtay Kararı

1. Hukuk Dairesi 2012/7806 Esas 2012/12733 Karar 12.11.2012
1. Hukuk Dairesi 2012/7806 E.,  2012/12733 K.

MAHKEMESİ : ALTINEKİN(KAPATILAN) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/04/2012
NUMARASI : 2012/19-2012/37

Yanlar arasında görülen  tapu  iptali  ve  tescil davası sonunda, yerel mahkemece  davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı  vekili yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi,  Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, tapu  iptali  ve  tescil  istemine  ilişkindir.
Mahkemece,  davanın  reddine  ilişkin  olarak  verilen önceki  karar ,Dairece  kayden davacıya  ait  " 518  ada,1  parsel  sayılı  taşınmazın  vekaletnameye dayalı  olarak  davacının  oğlu  vekil  M... tarafından  14.08.2009  tarihinde  satış  suretiyle  diğer  davalı  O...'a  temlik  edildiği, 15.08.2009 tarihli  protokol  başlıklı  belgede taşınmazın  yediemin  olarak  O...'a satıldığı, bu  belgede  davacı  ve  vekil M...'in  imzalarının  bulunmadığı, davacı  aleyhine hukuki  sonuç  doğurmayacağı" vurgulanarak  ve  davanın  vekalet  görevinin  kötüye kullanılması  iddiası  doğrultusunda incelenip  değerlendirme  yapılması gerektiği  belirtilerek  hüküm  bozulmuştur.
Gerçekten, dosya içeriği  ve  özellikle  tanık anlatımları  ile  getirtilen  kayıtlardan  1944  doğumlu  olan  davacı  annenin  başkaca  mal  varlığının  bulunmadığı, makul bir  neden  yok  iken  çekişmeli  taşınmazı  satmasının  hayatın  olağan  akışına uygun  düşmediği, oğlu  M...'in  dava  dışı  kardeşi R...'ın borcu  için  ipotek  tesis edilmesi konusunda  davacı annesini  vekaletname  vermeye  ikna ettiği, böylece hile  ile temin  edilen  vekaletin  satış şeklindeki  temlikte kullanıldığı,  bu  işlem sırasında  herhangi  bir  bedel ödenmediği, davalının  dahi  işlem sırasında  bedel  ödediğini  savunmadığı, dava  dışı Rıfat  ile olan  ilişkisine karşılık aldığını bildirdiği, öte  yandan gösterilen satım bedeli  ile  taşınmazın gerçek  bedeli arasında  da  açık  fark  bulunduğu  görülmektedir.
Bozma ilamında  ayrıntılı bir  şekilde açıklandığı üzere, müvekkilin  taşınmazın  belli  bir kişiye belirli bir  bedel  karşılığı  satılmasına ilişkin talimat  vermesi durumunda  bile vekilin özen  borcundan uzaklaşmaması  gerekir  ve bu  talimat vekalet görevinin  kötüye kullanılmasının  gerekçesi olarak  kullanılamaz.Esasen 15.08.2009  tarihli belge  de  herhangi  bir  bedel alış  verişi olmadığını  göstermekte  olup; davalı O...'ın  aynı  belge  ile ilk el  konumunda ve  aynı  zamanda  olayı  bilen  ve  bilebilecek  konumda  olduğu  düşünüldüğünde, Türk  Medeni  Kanununun  1023.  maddesinin koruyuculuğundan  da yararlanamayacağı  açıktır.
Belirlenen bu  olgular  ve  toplanan  deliller  birlikte  değerlendirildiğinde, somut  olayda vekalet  görevinin  kötüye  kullanıldığının  kabulü  zorunludur.
Hal  böyle  olunca, yukarıdaki  açıklamalar  doğrultusunda  davanın  kabulü gerekirken  aksine  düşünceler ve  yanılgılı  değerlendirme  ile  davanın  reddi  doğru  değildir.
Davacı  tarafın  temyiz itirazları yerindedir. Kabulü  ile  hükmün  açıklanan  nedenden  ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,  12.11.2012  tarihinde oybirliğiyle karar  verildi.
 

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın