1. Hukuk Dairesi 2011/7132 E. 2011/9110 K. — Yargıtay Kararı
1. Hukuk Dairesi 2011/7132 Esas 2011/9110 Karar 21.09.2011
1. Hukuk Dairesi 2011/7132 E., 2011/9110 K.
MAHKEMESİ : KARAİSALI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 31/03/2011 NUMARASI : 2010/254-2011/110 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, babalarından kalan 71 sayılı parselin kardeşleri ile aralarında yaptıkları taksimde kendisine isabet ettiğini, ancak ölen kardeşi A.'nin kızı ve damadı olan davalıların taşınmaza müdahale ettiklerini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davacının babasından kalan taşınmazların çocukları arasında taksim edildiği ve çekişmeli taşınmazın davacının kullanımına bırakıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; babalarından kalan başkaca taşınmazlarla birlikte çekişme konusu 71 sayılı parselde davacı ile davalılardan S.'nın paydaş oldukları ve dava dışı birçok paydaşın daha bulunduğu; paydaşlar arasında hukuken geçerli bir fiili ya da harici taksimden söz edilebilmesi için her bir taşınmazın ayrı ayrı tüm paydaşlar arasında paylaşılması gerektiği, parsel bazında kullanım durumlarının belirlenmesinin T.M.K.'nun 688. ve devamı maddelerinde öngörülen paylı mülkiyet hükümlerine uygun düşmeyeceği ilkeleri gözönünde tutulduğunda, çekişmeli parsel bakımından tüm paydaşları bağlayıcı bir taksimden söz edilemeyeceği; ayrıca, taşınmazın tamamının davalı S.ve diğer davalı eşi M.tarafından kullanıldığı anlaşılmaktadır. Açıklanan ilke ve olgular karşısında, uyuşmazlığın paylı mülkiyet ilkeleri çerçevesinde çözümleneceği ve davacının davalı paydaştan ancak taşınmazdaki payı oranında hak talep edebileceği açıktır. Hal böyle olunca, diğer davalı M.'in kullanımının İcra İflas Yasasının 276/son maddesine dayandığı gözetilerek davacının payı oranında elatmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken, taşınmazın tamamından el çektirecek şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Davalıların, temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.