1. Hukuk Dairesi 2011/5569 E. 2011/7265 K. — Yargıtay Kararı
1. Hukuk Dairesi 2011/5569 Esas 2011/7265 Karar 20.06.2011
1. Hukuk Dairesi 2011/5569 E., 2011/7265 K.
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, ECRİMİSİL
Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 13 parsel sayılı taşınmazda yer alan 15 numaralı bağımsız bölümün kesinleşmiş mahkeme kararı ile adına tesciline karar verildiğini, ancak davalıların taşınmazı haksız yere kullandıklarını ileri sürerek, elatmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir. Davalılar, taşınmazı dava dışı yükleniciden satın aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “…davacı mülkiyet ilamının kesinleşmesinden, keşide ettiği ihtara kadar, davalının kullanımına ses çıkartmamıştır. O halde, bu süreç bakımından taşınmazın kullanımının muvafakata dayalı olduğu kabul edilmelidir. (BK. 299 ve 304 mad.) Bu durumda, ihtarla muvafakatın geri alındığı gözetildiğinde, davalının elatmasının önlenmesine karar verilmiş olması doğrudur. Davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine. Ancak, muvafakatın geri alındığı ihtarnamede gösterilen 7 gün mehil sonrasına kadar kötüniyetli zilyedin taşınmazı kullanmasından kaynaklanan ve malike ödemekle yükümlü bulunduğu haksız işgal tazminatı niteliğindeki ecrimisilden davalının sorumlu tutulamayacağı açıktır. Öyle ise, anılan tarihten dava tarihine kadar belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değildir” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...’in raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince işlem yapılarak yazılı olduğu üzere işin esası bakımından kurulan hükümde bir isabetsizlik yoktur. Ancak, önceki kararda avukat marifetiyle davada temsil edilen davacı yararına 2.160.TL vekalet ücreti takdir edilmiş ve anılan karar sadece davalı tarafça temyiz edildiğine ve bu konuda davacı tarafın ilk karara karşı bir temyiz itirazı bulunmadığına göre, bu değer üzerinden taraflar yönünden kazanılmış hak doğacağı gözetilerek son kararda davacı yararına bu miktar kadar avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, kazanılmış hak olgusunu ortadan kaldıracak şekilde 8.852.40.TL avukatlık ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, anılan husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 5. fıkrasındaki “8.852.40 TL” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine “2.160.-TL” ibaresinin eklenmesine, hükmün düzeltilen bu şekliyle ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.