1. Hukuk Dairesi 2009/6111 E. 2009/6673 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

1. Hukuk Dairesi 2009/6111 E. 2009/6673 K. — Yargıtay Kararı

1. Hukuk Dairesi 2009/6111 Esas 2009/6673 Karar 11.06.2009
1. Hukuk Dairesi 2009/6111 E.,  2009/6673 K.

MAHKEMESİ : KONYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/05/2008
NUMARASI : 2005/741-2008/136 Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, idare  adına  kayıtlı ....parselin  bulunduğu yerde  1996  yılında  2981  Sayılı Yasa uyarınca  yapılan  uygulama sonucu  parsel  nosunun 39  olarak değişip  miktarında  azalma meydana  geldiğini, davalıya ait .... parselin  tecavüzünden azalmanın  oluştuğunu ileri sürerek  69,12 m2 lik  kısmın 1 parselden  iptali ile  adlarına  tescilini  istemiştir.
Davalı,  davanın reddini  savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen  kabulüne  karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili  tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .. raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, tapu  iptal-tescil ve yıkım  isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen  kabulüne  karar verilmiştir.
Dosya içeriğine ve toplanan  delillere göre; öncesi  davacı Vakıflara ait parsel  sayılı  taşınmaza davalıların haklı ve  geçerli  bir  nedenleri  olmaksızın  yapılanmak suretiyle  elattıkları ve  sonradan  yapılan 2981-3290  Sayılı Yasanın 10/b  maddesi hükmü uyarınca  davacıya ait  taşınmazda  yapının  bulunduğu  bölümün  davalılara  mal edilmek  suretiyle  yeni  mülkiyet ve geometrik  durumun  meydana geldiği, tespit  edilmiş,  oysa  niteliği itibariyle 10/b  uygulaması gereğince  mülkiyet  değişikliği  yapılamayacağı gözetilerek  davanın  kabulüne  ve muhtesatın  yıkımına  karar verilmiş  olmasında  kural olarak  bir isabetsizlik  yoktur.
Ancak,  yapının  imar affı uygulaması  öncesi  davalılar  tarafından  yapıldığı  gözetildiğinde  davalıların 3194  Sayılı Yasanın 18. ve 2981/3290  Sayılı Yasanın  10/c  maddesinde  öngörülen kaim  bedele  müstehak olacaklarını söylemek  olanaksızdır. Zira, uygulama anılan  düzenlemelerden  kaynaklanmamaktadır.
O halde, kaim  bedel  ödenmeksizin  yıkım kararı  verilmesi ve yargılama  giderlerinin  davalılar  üzerinde  bırakılmasına  karar verilmesi  gerekirken, yanılgılı  değerlendirme ile  yazılı  olduğu üzere hüküm  kurulmuş olması doğru değildir.
Davacının  bu yöne  değinen  temyiz  itirazları  yerindedir. Kabulü ile  hükmün  açıklanan  nedenlerden  ötürü HUMK'nun 428. maddesi gereğince  BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 11.6.2009  tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın