1. Ceza Dairesi 2022/8082 E. 2023/827 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

1. Ceza Dairesi 2022/8082 E. 2023/827 K. — Yargıtay Kararı

1. Ceza Dairesi 2022/8082 Esas 2023/827 Karar 06.03.2023
1. Ceza Dairesi 2022/8082 E.,  2023/827 K.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten öldürme, nitelikli hırsızlık
HÜKÜMLER :İstinaf isteminin reddi, istinaf başvurularının esastan reddi kararları

Nitelikli hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet kararına karşı sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmolunan cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.

Kasten Öldürme suçundan ilk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin

birinci fıkrası gereği temyiz edelerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2021 Tarihli ve 2020/292 Esas, 2021/504 Karar Sayılı Kararı
1. Sanık Hakkında Nitelikli Hırsızlık Suçundan
Nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin ikinci fıkrası (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

2. Sanık Hakkında Kasten Öldürme Suçundan
Kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 15.04.2021 Tarihli ve 2020/292 Esas, 2021/504 Karar Sayılı Kararı
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 15.04.2021 tarihli ve 2020/292 Esas, 2021/504 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan kasten öldürme ve hırsızlık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlere yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 19.07.2022 tarihinde tanzim olunan ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri
1.Hatalı kabule dayandığına ve delillerin aleyhe değerlendirildiğine,
2. Sanık hakkında kurulan hükümde haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğine,
3. Sanık hakkında kurulan hükümde meşru savunma veya meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluştuğuna,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Aralarında önceye dayalı husumet bulunmayan sanık ve maktulün Fransa'da çalışırken tanışıp arkadaş oldukları, maktulün, 2019 yılında Türkiye'ye gelip olayın gerçekleştiği evi kiralayarak tek başına yaşamaya başladığı, sanığın 01.04.2020 tarihinde maktulün evine ziyarete gittiği, yaşadıkları münakaşa neticesinde maktulü, kendisine ait tabancayla birden çok kez ateş etmek suretiyle ateş edip yaraladığı ve düzenlenen otopsi raporuna göre ''ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası, yüz ve omur kırıklarıyla birlikte iç organ ve büyük damar yaralanması'' nedeniyle olay yerinde hayatını kaybetmesine neden olduğu, maktulün aracını ve cep telefonlarını da alarak suç yerinden kaçan sanığın tanık M.İ.'nin ikametinde saklanırken yakalandığı belirlenmiştir.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmiştir.

3. Tanık M.İ. ve S.O. Ve A.D.'nin beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.

4.Kolluk tarafından tanzim edilen 17.06.2020 tarihli olay yeri inceleme raporu ve basit kroki dava dosyasında mevcuttur.

5.İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce tanzim edilen 13.04.2020 ,05.05.2020 tarihli ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ve Şube Müdürlüğü Parmak İzi Geliştirme Laboratuvarı Büro Amirliği tarafından tanzim edilen 15.04.2020 tarihli uzmanlık raporları dava dosyasına eklenmiştir.

6. Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi tarafından tanzim olunan 17.06.2021 tarihli ''Kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası, yüz ve omur kırıklarıyla birlikte iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama, beyin kanaması ve beyin doku hasarı sonucu meydana gelmiş olduğu''
Görüşünü içerir otopsi raporu dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Hatalı Kabul ve Delil Değerlendirmesi
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiğinin anlaşıldığı, sanığın aşamalarda tevil yollu ikrar içeren beyanları, yer gösterme işlemi neticesinde bulunan

tabancanın inceleme sonucu tanzim edilen uzmanlık raporları, otopsi raporu, tanık anlatımları ve olay yerinden elde edilen kamera görüntüleri birlikte değerlendirildiğinde; sanığın eyleminin sübuta ermesi nedeniyle hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Haksız Tahrik
Sanık her ne kadar savunmalarında; maktulün kafasına sert bir cisim ile vurduğunu beyan etmiş ise de; geçici muayene raporuna göre sanığın kafasında darp izinin mevcut olmadığı, oluşa dair aşamalarda belirttiği saat bilgilerinin, görüntü kayıtları ile örtüşmediği anlaşıldığından sanığın sonradan geliştirdiği tahrik edildiğine dair savunmasına itibar edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, somut olayda maktulden kaynaklanan ve sanık lehine tahrik oluşturabilecek söz ve davranışın mevcut olmadığı anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Meşru Savunma ve Meşru Savunmada Sınırın Aşılması
Sanığın aralarında olay öncesinde husumet bulunmayan maktul ile başlayan kavganın nedeni ve gelişimi hususlarında çelişkili beyanlarda bulunduğu, alınan adli tıp raporuna göre vücudunda yüzündeki lezyon dışında darp ve cebir izine rastlanmadığı, kafa bölgesine vurulduğunu savunmasına karşın baş bölgesinde yaralanmasının mevcut olmadığı, olay yerinde başkaca suç aleti bulunmadığı da nazara alındığında tüm dosya kapsamına göre; silahsız maktule üzerinde bulundurduğu tabanca ile hayati derecede önem taşımayan bölgeleri hedef alma olanağı varken baş bölgesinden yaralayarak etkisiz hale gelmesine karşın eylemini sürdürmesi, haksız saldırı tehlikesini defedebilecek durumda olmasına rağmen orantısız biçimde hareket etmesi nedeniyle mevcut eyleminin, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarını taşımadığı açıkça anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Nitelikli Hırsızlık Suçu Yönünden
Sanık hakkında, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 15.04.2022 tarihli ve 2022/71 Esas, 2022/516 Karar sayılı kararı ile nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddeleri uyarınca kurulan “5 yıl” hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Nitelikli Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 15.04.2022 tarihli ve 2022/71 Esas, 2022/516 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteklerinin, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 298 inci maddeleri uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Hakkında Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 15.04.2022 tarihli ve 2022/71 Esas, 2022/516 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye taleplerinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.03.2023 tarihinde karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın