1. Ceza Dairesi 2010/6002 E. 2011/2130 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

1. Ceza Dairesi 2010/6002 E. 2011/2130 K. — Yargıtay Kararı

1. Ceza Dairesi 2010/6002 Esas 2011/2130 Karar 11.04.2011
1. Ceza Dairesi 2010/6002 E.,  2011/2130 K.

...'ü kasten öldürmekten, ...'ü hayati tehlike geçirecek şekilde yaralamaktan sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne, sanık ...'ın işbu suçlara iştirakten beraatine ilişkin (...) Onuncu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.05.2010 gün ve 26/157 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı, sanık ... müdafii ve müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık ... hakkında duruşmalı, müdahiller ile C.Savcısının temyizleri üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Adli emanetin 2010/3288 sırasında kayıtlı olup 25.02.2010 tarihli ekspertiz raporuyla 6136 Sayılı Kanun kapsamında bulunduğu bildirilen Blow marka 6-106649 seri nolu tabanca ile ilgili olarak zamanaşımı süresi içerisinde kamu davası açılması ve aynı emanette kayıtlı zoralımı talep edilen bıçaklarla ilgili zamanaşımı süresi içerisinde ayrıca karar verilmesi mümkün görülmüştür.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...’un kasten öldürme ve mağdura yönelik suçunun sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde kasten öldürme suçunun niteliği tayin, tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebebin derecesi ile öldürme suçu yönünden takdiri indirim sebebinin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, sanık ...’in suçları yönünden elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... ve müdafiinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde eksik soruşturmaya, meşru savunmaya, haksız tahrikte indirim oranına, öldürme suçuna ilişkin takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve suç niteliğine, katılanlar vekilinin bir sebebe dayanmayan,
Cumhuriyet Savcısının öldürme suçunda haksız tahrikin bulunmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A) Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan kurulan re’sen de temyize tabi mahkumiyet hükmü ile sanık ... hakkında kurulan beraat hükmünün kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B) Sanık ...’un mağdur ...’e yönelik kasten yaralama suçu yönünden;
a) Oluşa ve dosya içeriğine göre; olay tarihinde aynı apartmanda yaşayan katılan ... ile sanık ...’un apartman kapısının katılanın yüzüne kapatıldığı gerekçesiyle tartışmaya başladıkları, tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine tarafların birbirlerine hakaret edip vurdukları, araya giren tanıklarca ayrılan tarafların evlerine gittiklerinde olayı öğrenen katılan ...’in çocukları maktul ... ve mağdur ...’in ...’un evine gelerek kapıyı yumrukladıkları ve hakaret ettikleri, kapıyı açan ...’un oğlu sanık ...’i darp etmeye başladıkları, evden emanette kayıtlı bıçağı alan ...’un önce maktul ...’i göğüs bölgesinden bıçaklayarak öldürdüğü, maktulün kardeşi mağdur ...’i de aynı kasıtla hayati bölgesini hedef alarak batın bölgesinden ince bağırsak perforasyonuna neden olacak şekilde yaraladığı, sanığın eylemine olay yerinde bulanan tanıkların müdahalesi sonucu devam edemediği olayda; mağdur ...’in hedef alınan vücut bölgesi, kullanılan aletin özelliği, yara yeri, sanığın eylemini tanıkların müdahalesi sonucu devam ettirememesi, maktul ... ve mağdur ...’e yönelik eylemlerde kastın bölünmesini gerektiren herhangi bir neden bulunmaması hususları dikkate alındığında, sanığın mağdur ...’e yönelik ortaya çıkan kastının da öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığı halde, çocuğa yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması yerine, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,
b) Sanık müdafiinin 28.05.2010 tarihli oturumda sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını talep etmesi karşısında, TCK.nun 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirim hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün CMUK.nun 321. maddesi
uyarınca tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), 11.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
11.04.2011 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ... 'ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii Avukat ... ’in yokluğunda 14.04.2011 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın