1. Ceza Dairesi 2008/9995 E. 2010/409 K. — Yargıtay Kararı
1. Ceza Dairesi 2008/9995 Esas 2010/409 Karar 27.01.2010
1. Ceza Dairesi 2008/9995 E., 2010/409 K.
...'ı kasten öldürmeye teşebbüsten sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (BAKIRKÖY) Ondördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.02.2008 gün ve 225/40 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, cezayı azaltıcı tahrik ve taktiri indirim sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle kısmen kabul kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma sebebi dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin eksik incelemeye, haksız tahrik nedeni ile yapılan indirimin az olduğuna vesareye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Oluş ve dosya içeriğine göre; olay günü Harem otogarında eşi mağdurenin yanına binen sanığın, eşinin eve dönmesi ve ailevi sorunlar yüzünden çıkan tartışma üzerine, Esenler terminalinde yolcu otobüsünden inen ve otogardaki lokantanın tezgahından kaptığı öldürmeye elverişli bıçakla, sol dirsek dış yan, sol koltuk altı, sol meme üzeri ve karın sol yanda olmak üzere dört bıçak darbesi ile yaraladığı, tanık Mete’nin, sanığın üzerine atlayarak suça konu bıçağı sanıktan aldığı, batın bölgesine giren bıçak darbesinin spelmektomi+pankreas distal rezeksiyonu nedeniyle mağdurun yaşamsal tehlike geçirdiği olayda; a) Sanığın mağdureye karşı ortaya çıkan kastın öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmakla, kasten öldürmeye teşebbüs yerine suç vasfının belirlenmesinde hata edilerek yaralama suçundan yazılı şekilde hüküm tesisi, b) Kabule göre de, gebe olan mağdurenin, çocuğunu düşürüp düşürmediği araştırılmadığı gibi, dalağının alınması suretiyle organlarından birinin işlevini yitirdiğinin anlaşılması karşısında, eylemin 765 sayılı TCK.nun 456/3. Maddesi kapsamında kaldığının gözetilmeyerek suç nitelendirilmesine yanılgıya düşülmesi, c) Sanıkla mağdurenin karı-koca olduklarını gösterir nüfus aile kayıt tablosu getirilmeden, eksik soruşturma ile hüküm kurulması, d) Lokanta sahibine ait olup rıza dışı ele geçen ve konusu bizatihi suç teşkil etmeyen suç aleti bıçağın sahibi tanık Fehmi’ye iadesi yerine, zoralımına hükmedilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, CMUK.nun 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 27.01.2010 günü oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.