8049
CEZAÎ KONULARDA ULUSLARARASI ADLÎ İŞ BİRLİĞİ
KANUNUKanun Numarası : 6706Kabul Tarihi :
23/4/2016Yayımlandığı Resmî Gazete : Tarih :
5/5/2016 Sayı : 29703Yayımlandığı Düstur : Tertip
: 5 Cilt : 57BİRİNCİ BÖLÜMGenel HükümlerAmaç ve kapsamMADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı, cezaî
konularda uluslararası adlî iş birliğinin usul ve esaslarını düzenlemektir.
(2) Bu Kanun, yabancı devletlerle cezaî konularda
yapılacak adlî iş birliğini kapsar.
(3) Türkiye’nin taraf olduğu adlî iş birliğine
ilişkin milletlerarası andlaşmalar ile diğer kanun hükümleri saklıdır.
TanımlarMADDE 2- (1) Bu Kanunun uygulanmasında;
a) Adlî merci: Mahkeme, hâkimlik ve savcılıklar
ile kanunla istisnaî olarak ceza soruşturması yapma yetkisi verilen diğer makamları,
devletlerin milletlerarası andlaşmalara yaptıkları beyanlarda belirttikleri mercileri,
b) Merkezî Makam: Adalet Bakanlığını,
c) Uluslararası adlî iş birliği: Cezaî konularda
bir devletin adlî mercilerinin diğer bir devletin adlî mercileri adına yerine getirdiği
işlemleri,
ifade eder.
Merkezî Makamın görev ve yetkileriMADDE 3- (1) Merkezî Makamın görev
ve yetkileri şunlardır:
a) Taraf olunan milletlerarası andlaşmalar
veya mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde, yabancı devletlerin adlî iş birliği taleplerinin
kabulü ile Türk adlî mercilerinin yapacağı iş birliği taleplerinin uygunluğu konusunda
karar vermek.
b) Uygulanacak adlî iş birliğinin türü ve izlenecek
yöntem konusunda karar vermek.
c) Adlî iş birliği kapsamında devletlerce talep
edilen bilgi ve belgelerin kullanılmasına muvafakat vermek, bunların kullanılmasını
sınırlandırmak, teminat veya şarta bağlamak.
(2) Yabancı devlet ile Türkiye arasında hukukî
ve fiilî mütekabiliyet bulunmaması hâlinde, adlî iş birliği talebinin yerine getirilmesi,
talep eden devletin Türkiye’nin aynı konuya ilişkin adlî iş birliği taleplerini
karşılamayı garanti etmesi şartına bağlanabilir.
(3) Yabancı bir devletin adlî iş birliği talebinin
yerine getirilmesi, Merkezî Makam tarafından şarta veya teminata bağlanabilir.
(4) Merkezî Makam, yargı yetkisine giren hususlar
hariç olmak üzere, devletlerce ileri sürülen şartları kabul edebilir veya istenen
teminatı verebilir. Merkezî Makamca kabul edilen şartlar veya verilen teminatlar
adlî mercileri bağlar.
(5) Adlî iş birliği taleplerinin yerine getirilmesi
nedeniyle tazminat ödenmesi durumunda, Merkezî Makam ödenen tazminatı ilgili devletten
talep edebilir.
(6) Adlî iş birliği talebine esas teşkil eden
suçun ağırlığı ile talebin yerine getirilmesi için sarf edilecek emek, mesai ve
masraf arasında açık orantısızlık bulunması veya bir devletin mutat olarak yerine
getirmekten imtina ettiği işlemlere ilişkin olması hâlinde, Merkezî Makam talebi
geri çevirebilir.
(7) Merkezî Makam, bu Kanun kapsamında yabancı
devletlerle yapacağı işlemlerde gerektiğinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının
görüşünü alabilir.
Adlî iş birliği taleplerinin
reddiMADDE 4- (1) Yabancı devletlerin adlî
iş birliği talepleri;
a) Türkiye’nin egemenlik hakları, millî güvenliği,
kamu düzeni veya diğer temel çıkarlarının ihlal edilmesi,
b) Talebe konu fiilin sırf askerî suç, düşünce
suçu, siyasî suç veya siyasî suçla bağlantılı bir suç olması,
c) Talebe konu kişinin ırkı, etnik kökeni,
dini, vatandaşlığı, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasî görüşleri nedeniyle
bir soruşturma veya kovuşturmaya maruz bırakılacağına veya cezalandırılacağına ya
da işkence veya kötü muameleye maruz kalacağına dair inandırıcı nedenlerin bulunması,
ç) Talepte bulunan devlette savunma hakkına
ilişkin temel güvencelerin bulunmaması,
hâllerinde reddedilebilir.
Usul hükümlerinin uygulanmasıMADDE 5- (1) Adlî iş birliği talepleri
yerine getirilirken, bu Kanunda ve diğer kanunlarda hüküm bulunmayan hâllerde, 4/12/2004
tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uygulanır.
Bilgi ve belgelerin kullanılmasıMADDE 6- (1) Adlî iş birliği kapsamında
gelen bilgi ve belgeler, gönderen devlet izin vermedikçe, talebe konu olan soruşturma
veya kovuşturma ya da infaz işlemleri dışında kullanılamaz.
(2) Aşağıdaki hâllerde izin şartı aranmaz:
a) Talebe konu suçun hukukî vasfının değişmesi.
b) Adlî iş birliği işleminden sonra ortaya
çıkan yeni şüpheli veya sanıkların soruşturma ya da kovuşturmaya dâhil edilmesi.
c) Talebe konu suçla ilgili bilgi ve belgelerin,
bu suçla bağlantılı olan hukuk davalarında gerekli olması.
İKİNCİ BÖLÜMAdlî YardımlaşmaTürk adlî mercilerinin talepleriMADDE 7- (1) Adlî merciler, soruşturma
veya kovuşturmanın sonuçlandırılması ya da verilen mahkûmiyet kararlarının yerine
getirilmesi için ihtiyaç duyulan konularda adlî yardımlaşma talebinde bulunabilir.
Bu durumda aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde adlî
yardımlaşma talebinden önce delillerin korunması amacıyla geçici tedbirlerin alınması
istenebilir.
b) Tebligata ilişkin adlî yardımlaşma taleplerinde,
kısıtlayıcı veya zorlayıcı tedbir uygulanacağına ilişkin ihtarlara yer verilmez.
c) Adlî yardımlaşma talebine konu işlemin yerine
getirilmesi sırasında hazır bulunma talebinde bulunulabilir.
ç) Adlî yardımlaşma talebi kapsamında ilgili
devletin iç hukukuna uygun olarak yerine getirdiği işlemler, Türk hukuku bakımından
da geçerli sayılır.
(2) Adlî mercilerce, yürütülen bir soruşturma
veya kovuşturma kapsamında başka bir devletin ceza soruşturması başlatmasına neden
olabilecek bilgilerin öğrenilmesi hâlinde, talep olmaksızın bu bilgiler, ilgili
devlete gönderilmek üzere Merkezî Makama bildirilebilir.
Yabancı adlî mercilerin talepleriMADDE 8- (1) Adlî yardımlaşma talepleri
hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Talepler, Türk hukukuna uygun olarak yerine
getirilir. Özel bir usulün talep edilmesi hâlinde, Türk hukukuna aykırı olmadığı
takdirde, talep bu usule uygun olarak yerine getirilebilir.
b) Türk adlî mercileri, talepleri kısmen veya
tamamen reddedebilir ya da gerek görülen hâllerde ek bilgi veya belge isteyebilir.
c) Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, adlî
yardımlaşma talebi gönderilmeden önce delillerin korunması amacıyla geçici tedbirler
alınabilir. Geçici tedbirin alındığı tarihten itibaren kırk gün içinde adlî yardımlaşma
talebinin Merkezî Makama ulaşmaması hâlinde tedbir, yetkili makam veya merciler
tarafından derhâl kaldırılır.
ç) Arama veya elkoyma talebinde bulunulması
hâlinde, talebin konusu olan suçun iadeye elverişli bir suç olması gerekir. Talep
üzerine elkonulan malvarlığı değerleri ile taşınmaz, hak ve alacaklarla ilgili olarak
Türk adlî mercileri yılda en az bir defa talep eden devletten tedbirin devamının
istenip istenmediğine ilişkin bilgi ister.
d) Tebligata ilişkin adlî yardımlaşma talebinde
kısıtlayıcı veya zorlayıcı tedbir uygulanacağına ilişkin ihtar bulunması hâlinde
talep reddedilir.
e) Adlî yardımlaşma talebine konu işlemin yerine
getirilmesi sırasında yabancı adlî merciler, Türk adlî mercileri önünde hazır bulunma
talebinde bulunabilir. Talep, uygun görülmesi hâlinde yerine getirilir.
f) Kişi hakkında Türk mahkemelerince verilen
mahkûmiyet veya beraat hükmü bulunması ya da suçun affa veya zamanaşımına uğramış
olması hâlinde, aynı fiile ilişkin adlî yardımlaşma talepleri yerine getirilmeyebilir.
Görüntülü ve sesli iletişim
tekniğiyle adlî yardımlaşma MADDE 9- (1)Adlî yardımlaşma
talebinin yerine getirilmesinde görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması
istenebilir. Bu işlemler, yerine getiren devletin yetkili makam veya mercilerinin
yönetimi altında ve bu devletin hukuku uyarınca yürütülür.
(2) Türk adlî mercileri tarafından adlî yardımlaşma
talebinin görüntülü ve sesli iletişim tekniği kullanılmak suretiyle yerine getirilmesinin
istenmesi hâlinde, milletlerarası andlaşmalarda hüküm bulunması kaydıyla işlem,
Türk adlî mercilerinin yönetimi altında ve Türk hukuku uyarınca yürütülür.
(3) Yabancı devlet tarafından adlî yardımlaşma
talebinin görüntülü ve sesli iletişim tekniği kullanılmak suretiyle yerine getirilmesinin
istenmesi hâlinde, milletlerarası andlaşmalarda hüküm bulunması kaydıyla işlem,
talep eden devletin adlî mercilerinin yönetimi altında ve bu devletin hukuku uyarınca
yürütülür. Bu işlem sırasında Türk adlî mercileri hazır bulunur ve Türk hukukunun
temel ilkelerinin ihlal edilmemesi gözetilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜMİadeTürkiye’den yabancı devlete
iadeMADDE 10- (1) Yabancı ülkede işlenen
bir suç nedeniyle hakkında adlî merciler tarafından ceza soruşturması veya kovuşturması
başlatılan ya da mahkûmiyet kararı verilen bir yabancı, talep üzerine, soruşturma
veya kovuşturmanın sonuçlandırılabilmesi ya da hükmedilen cezanın infazı amacıyla
talep eden devlete iade edilebilir.
(2) Talep eden devlet hukuku ile Türk hukukuna
göre, soruşturma veya kovuşturma aşamasında üst sınırı bir yıl veya daha fazla hürriyeti
bağlayıcı cezayı gerektiren suçlardan dolayı iade talebi kabul edilebilir. Kesinleşmiş
mahkûmiyet kararları bakımından iade talebinin kabul edilebilmesi için hükmolunan
cezanın en az dört ay hürriyeti bağlayıcı ceza olması gerekir. İadesi istenen kişinin
birden fazla suçu bulunması hâlinde, bunlardan bazılarının cezası belirtilen sürelerin
altında olsa dahi birlikte iadeye konu edilebilir.
(3) Aynı kişi hakkında birden fazla devlet
tarafından iade talebinde bulunulması hâlinde, suçların ağırlığı ve işlendiği yer,
taleplerin geliş sırası, kişinin vatandaşlığı ve yeniden iade edilme ihtimali gibi
şartlar dikkate alınarak, iade taleplerinden hangisinin öncelikli olarak işleme
alınacağı Merkezî Makam tarafından belirlenir.
(4) İade hâlinde, kişi ancak iade kararına
dayanak teşkil eden suçlardan dolayı yargılanabilir veya kişinin mahkûm olduğu ceza
infaz edilebilir.
İadenin kabul edilemeyeceği
hâllerMADDE 11- (1) Aşağıda sayılan hâllerde
iade talebi kabul edilmez:
a) Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın
gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere, iadesi talep edilen kişinin Türk vatandaşı
olması.
b) İadesi talep edilen kişinin ırkı, etnik
kökeni, dini, vatandaşlığı, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasî görüşleri
nedeniyle bir soruşturma veya kovuşturmaya maruz bırakılacağına veya cezalandırılacağına
ya da işkence veya kötü muameleye maruz kalacağına dair kuvvetli şüphe sebeplerinin
bulunması.
c) İade talebine esas teşkil eden fiilin;
1) Düşünce suçu, siyasî suç veya siyasî suçla
bağlantılı bir suç niteliğinde olması,
2) Sırf askerî suç niteliğinde olması,
3) Türkiye Devletinin
güvenliğine karşı, Türkiye Devletinin veya bir Türk vatandaşının ya da Türk kanunlarına göre
kurulmuş bir tüzel kişinin zararına işlenmesi,
4) Türkiye’nin yargılama yetkisine giren bir
suç olması,
5) Zamanaşımı veya affa uğramış olması.
ç) İadesi talep edilen kişi hakkında, talebe
konu fiil nedeniyle daha önce Türkiye’de beraat veya mahkûmiyet kararı verilmiş
olması.
d) İade talebinin, ölüm cezası veya insan onuru
ile bağdaşmayan bir ceza gerektiren suçlara ilişkin olması.
(2) Birinci fıkranın (c) bendinin (1) numaralı
alt bendi kapsamındaki iade talebinin dayanağını teşkil eden fiilin bütün unsurları,
özellikle işleniş şekli, suçun işlenişinde kullanılan araçların veya ortaya çıkan
sonuçların ağırlığı dikkate alınarak fiil siyasî suç olarak kabul edilmeyebilir.
Soykırım ve insanlığa karşı suçlar, siyasî suç olarak kabul edilmez.
(3) Birinci fıkranın (d) bendinde, cezanın
niteliğine ilişkin bir ret sebebinin varlığı hâlinde, talep eden devlet tarafından,
öngörülen cezanın infaz edilmeyeceğine dair yeterli teminat verilmesi hâlinde, iade
talebi kabul edilebilir.
(4) İadesi talep edilen kişinin, talep tarihinde
on sekiz yaşını doldurmamış olması, uzun zamandan beri Türkiye’de bulunuyor olması
veya evli bulunması gibi kişisel hâlleri nedeniyle, iadenin kişinin kendisini veya
ailesini, fiilin ağırlığı ile orantısız şekilde mağdur edecek olması durumunda iade
talebi kabul edilmeyebilir.
İade ve sınır dışı ilişkisiMADDE 12- (1) Yabancı, iade sürecinde
Merkezî Makamın görüşü alınmadan sınır dışı edilemez.
(2) Yabancı, Merkezî Makamın görüşü alınmadan,
iade talebi reddedilen devlete sınır dışı edilemez.
Merkezî Makamın incelemesiMADDE 13- (1) Merkezî Makam, iade taleplerini
inceleyerek, lüzum görmesi hâlinde ek bilgi ve belge talebinde bulunabilir ve gerekli
şartları taşımayan talepleri reddeder.
(2) Gerekli şartları taşıyan talepler, yetkili
ağır ceza mahkemesi nezdindeki Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.
Geçici tutuklamaMADDE 14- (1) İade talebine konu olabilecek
bir suçun işlendiğinin kabulü için kuvvetli şüphe bulunması hâlinde, iade talebinin
Merkezî Makama ulaşmasından önce, Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası andlaşma
hükümleri veya mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde, ilgili devletin talebi ve Merkezî
Makamın uygun bulması üzerine kişi geçici olarak tutuklanabilir.
(2) İade talebine konu olabilecek ve 26/9/2004
tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a)
bendi kapsamına giren bir suç işlediği yönünde kuvvetli şüphe bulunan kişi, ilgili
devletin talebi aranmaksızın geçici olarak tutuklanabilir.
(3) İlgili devletin geçici tutuklama talebi,
Merkezî Makam tarafından iade amacıyla yakalanması ve Cumhuriyet başsavcılığına
sevki için İçişleri Bakanlığına gönderilir. Yakalanan kişi, geçici tutuklama hususunda
karar verilmek üzere en geç yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkimi önüne çıkarılır.
Sulh ceza hâkimi geçici tutuklanması talep edilen kişiye, rızaya dayalı iade imkânı
ile bunun hukukî sonuçları hakkında bilgi verdikten sonra talep hakkında karar verir.
(4) Geçici tutuklama süresi ilgili milletlerarası
andlaşma hükümlerine göre belirlenir. Mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde kişi, en
fazla kırk gün geçici tutuklu kalabilir.
(5) Geçici tutuklama yerine kişinin kaçmasına
engel olacak şekilde Ceza Muhakemesi Kanununun 109 uncu maddesi uyarınca adlî kontrol
kararı verilebilir.
(6) İlgili devlet tarafından
dördüncü fıkrada belirtilen süre içinde iade evrakının gönderilmemesi hâlinde geçici
tutuklama veya adlî kontrol kararı kaldırılır. Bu durum, iade talebinin alınmasından
sonra iade amacıyla koruma tedbirleri uygulanmasına engel teşkil etmez.
Görev ve yetki MADDE 15- (1) İade talebi hakkında karar
vermeye, kişinin bulunduğu yer ağır ceza mahkemesi yetkilidir. Kişinin bulunduğu
yer belli değilse, Ankara ağır ceza mahkemesi yetkilidir.
(2)Cumhuriyet başsavcılığı, iade talebine ilişkin karar
vermek üzere ağır ceza mahkemesinden talepte bulunur.
İade amacıyla koruma tedbirlerinin
uygulanmasıMADDE
16- (1) Ağır ceza mahkemesi iade sürecinin her aşamasında iadesi
talep edilen kişi hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca koruma tedbirlerine
karar verebilir.
(2) İade sürecinde kişinin tutuklanması durumunda
teslime kadar geçen süre içindeki tutukluluk durumu, ağır ceza mahkemesince en geç
otuzar günlük sürelerle incelenir.
(3) Ağır ceza mahkemesinin
iade talebinin kabulüne ilişkin kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde 19
uncu maddeye göre iade kararı verilmemesi hâlinde kişi hakkındaki koruma tedbirleri
kaldırılır.
(4) Toplam tutukluluk süresi, kişinin iade
talebine konu suçtan dolayı alabileceği veya mahkûm olduğu cezanın infaz süresini
geçemez.
Rızaya dayalı iade usulüMADDE 17- (1) Kişi, iadeye rıza göstermesi
hâlinde normal iade usulü uygulanmadan talep eden devlete iade edilebilir.
(2) Ağır ceza mahkemesince kişiye, Ceza Muhakemesi
Kanununda belirtilen haklarıyla birlikte rızaya dayalı iadenin mahiyeti ve hukukî
sonuçları anlatılır. Kişiye rızaya dayalı iade usulünü kabul edip etmediği sorulur.
(3) Mahkeme, kişinin rızaya dayalı iade usulünü
kabul etmesi üzerine bu Kanun ve Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası andlaşma
hükümlerine göre iade talebinin kabul edilebilir olup olmadığına karar verir. Bu
karara karşı itiraz yoluna başvurulabilir. Kararın kesinleşmesi hâlinde iade evrakı
Merkezî Makama gönderilir.
(4) Rızaya dayalı iade usulü uygulanarak verilen
iade kararının yerine getirilmesi, Merkezî Makamın onayına bağlıdır.
İade yargılaması MADDE 18- (1) Kişinin rızaya dayalı
iade usulünü kabul etmemesi hâlinde mahkeme, iade şartlarını bu Kanun ve Türkiye’nin
taraf olduğu milletlerarası andlaşma hükümlerine göre inceleyerek iade talebinin
kabul edilebilir olup olmadığına karar verir.
(2) Talep eden devlet tarafından gönderilen
belgelerin yeterli görülmemesi hâlinde mahkeme, uygun bir süre içinde ek bilgi ve
belgelerin gönderilmesini isteyebilir.
(3) İade yargılamasında katılma talebinde bulunulamaz.
(4) Mahkemenin kararına karşı temyiz yoluna
başvurulabilir. Yargıtay bu başvuruları üç ay içinde sonuçlandırır. Kararın kesinleşmesi
hâlinde iade evrakı karar ile birlikte Merkezî Makama gönderilir.
İade kararıMADDE 19- (1) Ağır ceza mahkemesince
iade talebinin kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi hâlinde, bu kararın yerine
getirilmesi, Dışişleri ve İçişleri bakanlıklarının görüşü alınarak Adalet Bakanının
teklifi ve Cumhurbaşkanının onayına bağlıdır.[1]
(2) Merkezî Makam iade talebinin kabul veya
ret edildiğini, talep eden devlete ve iadesi talep edilen kişiye bildirir.
TeslimMADDE 20- (1) İadesine karar verilen
kişinin teslim işlemleri, ilgili bakanlıklarla iş birliği hâlinde yürütülür.
(2) İadesine karar verilen kişinin, talep eden
devlet makamları ile kararlaştırılan tarihte haklı bir neden olmaksızın teslim alınmaması
hâlinde, bu tarihten itibaren otuz gün sonra mahkemece kişi hakkında verilen koruma
tedbirleri kaldırılır.
(3) İadesine karar verilen kişi hakkında, başka
bir suç nedeniyle Türkiye’de ceza soruşturması veya kovuşturması ya da infazı gerekli
bir hapis cezası bulunması veya kişinin seyahat edebilecek durumda olmaması hâlinde,
Merkezî Makam tarafından teslimin ertelenmesine karar verilebilir. Bu karar, kişiye
ve talep eden devlete bildirilir.
(4) İade talebine konu suç bakımından ispat
aracı olarak yararlı görülen veya suçun işlenmesiyle elde edilen ve kişi yakalandığında
üzerinde ele geçen ya da daha sonra ortaya çıkan eşya, talep eden devlete teslim
edilebilir. İadesi talep edilen kişinin ölümü, kaçması veya benzer sebeplerle iade
hakkında bir karar verilememesi hâlinde de eşyanın teslimi gerçekleştirilebilir.
(5) Türkiye’de yürütülmekte olan bir soruşturma
veya kovuşturma bakımından zorunlu olduğu takdirde eşyanın teslimi ertelenebilir.
(6) İyiniyetli üçüncü kişilere ait eşyanın
teslim talepleri yerine getirilmez.
Transit geçiş kararıMADDE 21- (1) Türk hukuku açısından
iade koşullarının bulunması hâlinde, bir devlet tarafından başka bir devlete iadesine
karar verilen kişinin Türkiye’den transit geçişine izin verilebilir.
(2) Transit geçiş talebi, Merkezî Makam tarafından
değerlendirilir ve verilen karar, talep eden devletin yetkili makamına bildirilir.
(3) Transit geçişin yirmi dört saatten fazla
sürmesi ve bu nedenle kişinin hürriyetinin kısıtlanması ihtiyacının ortaya çıkması
durumunda, sulh ceza hâkimince transit geçişin sağlanması amacıyla yedi günü geçmemek
üzere geçici tutuklama kararı verilebilir.
(4) Transit geçiş talebinin reddini gerektiren
nedenlerin ortaya çıkması veya kişinin transit geçiş sırasında resen soruşturma
yapılmasını gerektirecek bir suç işlemesi hâlinde transit geçiş durdurulabilir.
(5) Bir devletten başka bir devlete gerçekleştirilecek
hükümlü nakilleri ile ilgili olarak Türkiye üzerinden yapılacak transit geçişler
hakkında da bu madde hükümleri uygulanır.
Türkiye’nin iade talepleri
ve şartlarıMADDE 22- (1) Soruşturma veya kovuşturmanın
sonuçlandırılabilmesi ya da verilen mahkûmiyet kararlarının infazı amacıyla yabancı
bir ülkede bulunan ve hakkında yakalama emri veya tutuklama kararı verilen kişinin
Türkiye’ye iadesi, adlî merciler tarafından istenebilir.
(2) Üst sınırı bir yıl veya daha fazla hapis
cezasını gerektiren bir suçtan dolayı kişinin iadesi talep edilebilir. Kesinleşmiş
mahkûmiyet kararları bakımından iade talebinde bulunulabilmesi için hükmolunan hapis
cezasının en az dört ay olması gerekir. İadesi istenen kişinin birden fazla suçu
bulunması hâlinde, bunlardan bazılarının cezası belirtilen sürelerin altında olsa
dahi birlikte iadeye konu edilebilir.
(3) Merkezî Makam tarafından uygun görülmesi
hâlinde talep, yabancı devlete gönderilir. Ancak, aşağıdaki durumlarda Merkezî Makam
iade talebini yabancı devlete göndermeden reddedebilir:
a) Talebin, iade için gerekli şartları taşımaması.
b) Ceza infaz kurumlarında geçirilecek süre
dikkate alındığında, iade yoluna başvurulmasının kişi yararı ve kamu yararı arasında
açık bir orantısızlığa sebep olması.
c) Türkiye’nin millî güvenliğinin veya uluslararası
ilişkilerinin zarar görme ihtimalinin bulunması.
(4) Türkiye’ye iadesine karar verilen kişinin
üçüncü ülkelerden transit geçişi ve teslim konusunda, uygun olduğu ölçüde 20 nci
ve 21 inci maddelerde yer alan hükümler uygulanır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜMSoruşturma veya Kovuşturmanın DevriSoruşturmanın veya kovuşturmanın
devriMADDE 23- (1) Bu Kanun ve taraf olunan
milletlerarası andlaşmalar çerçevesinde, işlenen suçlarla ilgili Türkiye’de yürütülen
soruşturma veya kovuşturmalar yabancı devletlere devredilebilir; yabancı devletlerde
işlenen suçlarla ilgili yürütülen soruşturma veya kovuşturmalar devralınabilir.
(2) Milletlerarası andlaşma bulunmaması hâlinde,
mütekabiliyet ilkesi esas alınarak bu Kanun çerçevesinde soruşturma veya kovuşturmalar
devredilebilir veya devralınabilir.
Soruşturmanın veya kovuşturmanın
yabancı devlete devredilmesiMADDE 24- (1) Üst sınırı bir yıl veya
daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma veya
kovuşturmalar;
a) Şüpheli veya sanığın yabancı devletin vatandaşı
olması nedeniyle Türkiye’de hazır bulundurulamaması veya adlî yardımlaşma yoluyla
savunmasının alınamaması,
b) Türk vatandaşı olan
şüpheli veya sanığın yabancı devlette mutat olarak bulunması veya delillerin bu
devlette olması nedeniyle devrin, gerçeğin ortaya çıkarılmasına imkân vermesi,
hâllerinde devredilebilir.
(2) Soruşturma veya kovuşturmanın devri adlî
merciler tarafından talep edilir. Merkezî Makamın olumlu görüşü üzerine talep, ilgili
devlete gönderilir. Bu işlem, soruşturma veya kovuşturmanın yürütülmesine engel
değildir. Devir talebine, soruşturma veya kovuşturma dosyasının bir sureti ve gerekli
olduğunda tercümesi eklenir. Devir talebinin kabul edilmesi ve istem üzerine delil
niteliğindeki eşyalar da gönderilir.
(3) Soruşturmanın devri talebinin kabul edilmesi
üzerine, Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinde düzenlenen koşullara ve sonuçlarına
bakılmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Şüpheli hakkında
yabancı adlî merci tarafından dava açılması durumunda kovuşturmaya yer olmadığına
karar verilir. Dava açılmaması hâlinde, buna ilişkin kararın gerekçesi değerlendirilmek
suretiyle soruşturmaya devam edilebilir.
(4) Kovuşturmanın devri talebinin kabul edilmesi
üzerine durma kararı verilir. Sanık hakkında yabancı adlî merci tarafından mahkûmiyet
kararı verilmesi durumunda düşme kararı verilir. Mahkûmiyet kararı dışında bir karar
verilmesi durumunda, buna ilişkin kararın gerekçesi değerlendirilmek suretiyle kovuşturmaya
devam edilebilir.
(5) Yabancı devletin soruşturma veya kovuşturmanın
devrinin kabulüne ilişkin karardan vazgeçtiğini bildirmesi veya devredilen soruşturma
veya kovuşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülmediğinin Merkezî Makamca adlî mercie
bildirilmesi hâlinde soruşturma veya kovuşturmanın yürütülmesine karar verilir.
(6) Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde soruşturma
veya kovuşturmanın devri talebiyle birlikte veya öncesinde, talep edilen devlet
makamlarından elkoyma ve tutuklama dâhil bütün geçici tedbirlerin alınması istenebilir.
Soruşturma veya kovuşturmanın
devralınmasıMADDE 25- (1) Yurt dışında işlenen
ve Türk hukukuna göre zamanaşımına veya affa uğramamış, üst sınırı bir yıl veya
daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suç nedeniyle yabancı bir devlette yürütülen
soruşturma veya kovuşturmalar devralınabilir. Ancak;
a) Kişi, Türkiye’de mutat olarak bulunmuyorsa,
b) Kişi, Türk vatandaşı değilse,
c) Suç, talep eden devletin sınırları dışında
işlenmişse,
ç) Devir talebine konu fiil nedeniyle kişi
daha önce Türkiye’de yargılanmışsa,
devir talebi kabul edilmez.
(2) Merkezî Makamın uygun görmesi üzerine soruşturmanın
veya kovuşturmanın devrine ilişkin talep, yetkili Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.
Cumhuriyet başsavcılığı soruşturma veya kovuşturmanın devrine konu olan suça ilişkin
soruşturma başlatır ve sonucuna göre işlem yapar.
(3) Talepte bulunan yabancı devlet mevzuatına
göre yapılmış soruşturma veya kovuşturma işlemleri ve elde edilen deliller Türk
hukuku bakımından geçerli sayılır.
BEŞİNCİ BÖLÜMİnfazın Devriİnfazın devralınmasıMADDE 26- (1) Yabancı devlet mahkemeleri
tarafından verilen mahkûmiyet kararları aşağıdaki koşulların birlikte bulunması
hâlinde Türkiye’de infaz edilebilir:
a) Hükümlünün Türkiye’de bulunması.
b) Mahkûmiyet kararının kesinleşmiş olması.
c) Mahkûmiyet kararına konu fiilin Türk hukukuna
göre suç teşkil etmesi ve zamanaşımına uğramamış olması.
ç) Hürriyeti bağlayıcı cezalar için, merkezî
makamlarca aksi kararlaştırılmadıkça talep tarihinde, hükümlünün ceza infaz kurumunda
infazı gereken en az altı ay hürriyeti bağlayıcı cezasının bulunması.
d) Aynı suçtan dolayı Türkiye’de soruşturma
veya kovuşturma yapılmamış olması.
(2) İnfazın devri talebinde bulunulması hâlinde,
yabancı devlet makamlarından;
a) Mahkûmiyet kararının onaylı sureti,
b) Hükme esas alınan kanun maddelerinin metni,
c) İnfazı gereken bakiye cezayı gösteren belge,
ç) Talebin değerlendirilmesi için gerekli görülebilecek
diğer bilgi ve belgeler,
d) Gerekli görüldüğü takdirde bu fıkrada belirtilen
belgelerin tercümeleri,
talep edilir.
(3) Devir koşullarının bulunmadığının tespit
edilmesi veya devrin Türkiye’nin millî güvenliği ile temel çıkarlarına uygun düşmeyeceğinin
anlaşılması hâlinde, devir talebi Merkezî Makam tarafından reddedilir.
(4) İnfazın devrine ilişkin talep alınmadan
önce mahkûmiyete konu suç, ceza miktarı ve şahsın kaçma şüphesi dikkate alınarak,
yabancı devletin istemi ve Merkezî Makamın olumlu görüşü üzerine 14 üncü madde uyarınca
koruma tedbirlerine karar verilebilir.
(5) İnfazın devrine ilişkin talep, Türk hukukuna
göre uyarlama kararı verilmesi için Ankara ağır ceza mahkemesine gönderilir. Mahkemece
on beş gün içinde, yabancı devlette verilen mahkûmiyet kararında sübutu kabul edilen
fiile, Türk kanunlarına göre verilmesi gereken ceza tayin olunur. Bu suretle belirlenen
ceza, yabancı mahkeme kararında tayin edilmiş ceza süresini geçemez. Uyarlama kararına
karşı itiraz kanun yoluna başvurulabilir. Ağır ceza mahkemesi koruma tedbirleri
hakkında da karar vermeye yetkilidir.
(6) Uyarlama kararı, talep eden devlet makamlarına
bildirilmek üzere Merkezî Makama gönderilir.
Türkiye’de infazMADDE 27- (1) Yabancı devletin infazı
devretmesi üzerine durum, uyarlama kararını veren mahkemeye bildirilir. Mahkeme
infaza başlanılması için kararı Cumhuriyet başsavcılığına gönderir. Mahkeme ayrıca
kararı Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne bildirir.
(2) Ağır ceza mahkemesince verilen mahkûmiyet
kararı Türk kanunlarına göre infaz edilir.
(3) Mahkûmiyetin esasına taallûk eden talepler,
hükmün esası hakkında karar veren devlet mahkemelerine yapılabilir, verilen kararlar
ağır ceza mahkemesince yeniden uyarlanır.
(4) İnfaz sırasında, hükmün
verildiği devlette veya Türkiye’de genel veya özel af kabul edilmesi ya da suç ve
cezayı ortadan kaldıran veya hafifleten bir sebebin ortaya çıkması hâlinde hükümlünün
hukukî durumu, uyarlama kararını veren ağır ceza mahkemesince karara bağlanır.
İnfazın devredilmesiMADDE 28- (1) Aşağıdaki koşulların birlikte
bulunması hâlinde, Cumhuriyet başsavcılığınca, Türk mahkemeleri tarafından verilen
mahkûmiyet kararlarının yabancı devlette infaz edilmesi talep edilebilir:
a) İnfazın devredileceği devlette bulunan hükümlünün,
bu devletin vatandaşı olması veya bu devlet ile güçlü sosyal bağlarının bulunması.
b) Mahkûmiyet kararının kesinleşmiş olması.
c) Mahkûmiyet kararına konu fiilin yabancı
devlet hukukuna göre suç teşkil etmesi.
ç) Hapis cezaları için, merkezî makamlarca
aksi kararlaştırılmadıkça talep tarihinde, hükümlünün ceza infaz kurumunda infazı
gereken en az altı ay hapis cezasının bulunması.
d) Merkezî Makamın olumlu görüşünün bulunması.
(2) Cezaları denetimli
serbestlik tedbiri uygulanarak infaz edilen hükümlülerin cezaları devredilebilir.
(3) İnfazın devri talebinde
bulunulması infaz işlemlerinin yürütülmesine engel değildir.
(4) Devrin, ceza adaletinin amaçlarına hizmet
etmeyeceğinin veya Türkiye’nin millî güvenliği ile temel çıkarlarına
uygun düşmeyeceğinin anlaşılması hâlinde, devir talebi Merkezî Makam tarafından
reddedilir.
(5) Yabancı devlet makamlarına;
a) Mahkûmiyet kararının onaylı sureti,
b) Hükme esas alınan kanun maddelerinin metni,
c) İnfazı gereken bakiye cezayı gösteren belge,
ç) Talebin değerlendirilmesi için gerekli görülebilecek
diğer bilgi ve belgeler,
d) Gerekli görüldüğü takdirde bu fıkrada belirtilen
belgelerin tercümeleri,
gönderilir.
(6) İnfazın devredilebilmesi için devrin yapılacağı
devletten infazın nasıl yapılacağının bildirilmesi istenir. Gelen bilgilere göre
devir talebi, Merkezî Makamın uygun görüşüyle Cumhuriyet başsavcılığınca geri alınabilir.
Yabancı devlette infazın sonuçlarıMADDE 29- (1) Merkezî Makam, yabancı
devletten infaz sırasında ortaya çıkacak özel durumlar ile infazın tamamlanması
veya hükümlünün firarı gibi önemli bilgileri bildirmesini ister. Merkezî Makama
ulaşan bilgiler, Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir.
(2) Kararın tamamen infaz edilmesi veya infaz
kabiliyetini kısmen veya tamamen kaybetmesi, Türk hukuku bakımından da aynı sonuçları
doğurur.
(3) Yabancı devletin kararı infaz etmemesi
veya edememesi hâlinde infaz işlemlerine Türkiye’de devam edilir.
ALTINCI BÖLÜMHükümlü NakliTürkiye’ye hükümlü nakliMADDE 30- (1) Yabancı devlet mahkemeleri
tarafından hakkında mahkûmiyet kararı verilen ve ceza infaz kurumunda bulunan hükümlü,
aşağıdaki koşulların birlikte bulunması hâlinde cezanın infazı amacıyla Türkiye’ye
nakledilebilir:
a) Hükümlünün Türk vatandaşı
olması veya Türkiye ile güçlü sosyal bağlarının bulunması.
b) Hükümlünün veya kanunî temsilcisinin rıza
göstermesi.
c) Mahkûmiyet kararının kesinleşmiş olması.
ç) Mahkûmiyet kararına konu fiilin Türk hukukuna
göre suç teşkil etmesi.
d) Merkezî makamlarca aksi kararlaştırılmadıkça,
talep tarihinde, hükümlünün ceza infaz kurumunda infazı gereken en az altı ay hapis
cezasının bulunması.
(2) Hükümlü, kanunî temsilcisi veya yakını
tarafından Türkiye’ye nakil talebinde bulunulması hâlinde, yabancı devlet makamlarından;
a) Mahkûmiyet kararının onaylı sureti,
b) Hükme esas alınan kanun maddelerinin metni,
c) Hükümlünün veya kanunî temsilcisinin nakle
rıza gösterdiğine dair belge,
ç) İnfazı gereken cezayı gösteren belge,
d) Gerekli görüldüğü takdirde, hükümlünün sağlık
durumunu gösteren tıbbî raporlar ile hastalığı varsa tedavisine ilişkin tavsiyeleri
içeren belgeler,
e) Gerekli görüldüğü takdirde bu fıkrada belirtilen
belgelerin tercümeleri,
talep edilir.
(3) Nakil koşullarının bulunmadığının, naklin,
hükümlünün sosyal rehabilitasyonuna katkı sağlamayacağının, ceza adaletinin amaçlarına
hizmet etmeyeceğinin veya Türkiye’nin millî güvenliği ile temel çıkarlarına uygun
düşmeyeceğinin anlaşılması hâlinde, nakil talebi Merkezî Makam tarafından reddedilebilir.
(4) Hükümlülerin nakline Adalet Bakanı karar
verir.
Türkiye’de infazMADDE
31- (1) Hükümlünün nakline karar verilmesi üzerine, ceza infaz
kurumlarında kalacağı süre hükümlüye ve yabancı makamlara bildirilir. Yabancı devlet
ile hükümlünün, nakli kabul etmesi üzerine, hükümlü Türkiye’ye getirilir. Hükümlü,
nakil dosyası ile birlikte Cumhuriyet başsavcılığına teslim edilir. Cumhuriyet başsavcılığı,
infazına başlanan karara ilişkin bilgileri Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik
Genel Müdürlüğüne bildirir.
(2) Hükümlü hakkında verilen mahkûmiyet kararı
Türk kanunlarına göre infaz edilir.
(3) Mahkûmiyetin esasına taallûk eden talepler,
hükmün esası hakkında karar veren devlet mahkemelerine yapılabilir; verilen kararlar
ikinci fıkra uyarınca infaz edilir.
(4) İnfaz sırasında, hükmün
verildiği devlette veya Türkiye’de genel veya özel af kabul edilmesi ya da suç veya
cezayı ortadan kaldıran veya hafifleten bir sebebin ortaya çıkması hâlinde hükümlünün
hukukî durumu hakkında bulunduğu yer ağır ceza mahkemesince karar verilir.
Türkiye’den hükümlü nakliMADDE 32- (1) Türk mahkemeleri tarafından
hakkında mahkûmiyet kararı verilen ve ceza infaz kurumunda bulunan hükümlü, aşağıdaki
koşulların birlikte bulunması hâlinde cezanın infazı amacıyla yabancı devlete nakledilebilir:
a) Hükümlünün nakledileceği devletin vatandaşı
olması veya bu devlet ile güçlü sosyal bağlarının bulunması.
b) Hükümlünün veya kanunî temsilcisinin rıza
göstermesi.
c) Mahkûmiyet kararının kesinleşmiş olması.
ç) Mahkûmiyet kararına
konu fiilin nakli istenen devlet hukukuna göre suç teşkil etmesi.
d) Merkezî makamlarca aksi kararlaştırılmadıkça,
talep tarihinde, hükümlünün ceza infaz kurumunda infazı gereken en az altı ay hapis
cezasının bulunması.
e) Hükümlü hakkında başka bir suçtan dolayı,
Türkiye’de bir soruşturma veya kovuşturma bulunmaması.
(2) Hükümlü, kanunî temsilcisi veya yakını
tarafından Türkiye’den başka bir devlete nakil talebinde bulunulması hâlinde, bu
devlet makamlarına;
a) Mahkûmiyet kararının onaylı sureti,
b) Hükme esas alınan kanun maddelerinin metni,
c) Hükümlünün veya kanunî temsilcisinin nakle
rıza gösterdiğine dair belge,
ç) İnfazı gereken bakiye cezayı gösteren belge,
d) Gerekli görüldüğü takdirde, hükümlünün sağlık
durumunu gösteren tıbbî raporlar ile hastalığı varsa tedavisine ilişkin tavsiyeleri
içeren belgeler,
e) Gerekli görüldüğü takdirde bu fıkrada belirtilen
belgelerin tercümeleri,
gönderilir.
(3) Nakil koşullarının bulunmadığının, naklin,
hükümlünün sosyal rehabilitasyonuna katkı sağlamayacağının, ceza adaletinin amaçlarına
hizmet etmeyeceğinin veya Türkiye’nin millî güvenliği ile temel çıkarlarına uygun
düşmeyeceğinin anlaşılması hâlinde, nakil talebi Merkezî Makam tarafından reddedilebilir.
(4) Hükümlünün hapis cezası ile birlikte adlî
para cezasının bulunması hâlinde, nakle karar verilebilmesi için adlî para cezasının
ödenmesi gerekir. Adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, ödenmeyen kısma karşılık
gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilir. Hükümlünün Türkiye’de infaz edilen cezası,
öncelikle adlî para cezasından çevrilen hapis cezasına mahsup edilir. Hükümlünün
ceza infaz kurumunda kaldığı süre adlî para cezasından çevrilen hapis cezasını karşılamadığı
takdirde infazı gereken bakiye, hapis cezasına eklenir. Bulunan ceza miktarı yabancı
devlete bildirilir ve kabul edilmesi hâlinde nakle karar verilebilir.
(5) Nakil talebinin kabul edilebilmesi için
yargılama giderlerinin ödenmiş olması gerekir. Ancak, hükümlünün yargılama giderlerini
ödeyebilecek durumda olmadığının anlaşılması hâlinde, yargılama giderleri ödenmeden
de nakle karar verilebilir.
(6) Hükümlünün nakline karar verilebilmesi
için naklin yapılacağı devletten hükümlünün ceza infaz kurumunda kalacağı süre ve
infazın nasıl yapılacağının bildirilmesi istenir. Bu bilgi hükümlüye tebliğ edilir.
(7) Yabancı devletin muvafakat vermesi üzerine
hükümlünün nakline Adalet Bakanı karar verir.
Yabancı devlette infazın sonuçlarıMADDE 33- (1) Merkezî Makam yabancı
devletten infaz sırasında ortaya çıkacak özel durumlar ile infazın tamamlanması
ve hükümlünün firarına ilişkin bilgileri bildirmesini ister. Merkezî Makama ulaşan
bilgiler, kararı veren mahkemeye bildirilir.
(2) Kararın yabancı devlet tarafından tamamen
infaz edilmesi veya infaz kabiliyetini kısmen veya tamamen kaybetmesi, Türk hukuku
bakımından da aynı sonuçları doğurur.
(3) Yabancı devletin kararı infaz edememesi
hâlinde infaz işlemlerine Türkiye’de devam edilir.
YEDİNCİ BÖLÜMÇeşitli ve Son HükümlerMasraflar MADDE 34- (1) Bu Kanun uyarınca yapılan
adlî iş birliği taleplerinin yerine getirilmesine ilişkin giderler, merkezî makamların
aksine bir mutabakatı bulunmaması hâlinde, yerine getiren devlet tarafından karşılanır.
(2) Soruşturma veya kovuşturmanın sonuçlandırılması
amacıyla iade talebinde bulunulması hâlinde, talebin yerine getirilmesi için yapılan
masraflar, yargılama giderlerinden sayılır. Mahkûmiyet kararlarının infazı amacıyla
iade talebinde bulunulması hâlinde, talebin yerine getirilmesi için yapılan masrafların,
ödendiği tarihten tahsil edildiği tarihe kadar geçen süreye 21/7/1953 tarihli ve
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesinde
belirtilen gecikme zammı oranında hesaplanacak faiz ile birlikte bir ay içinde ödenmesi
gerektiği, iade talep eden Cumhuriyet başsavcılığı tarafından hükümlüye bildirilir.
Bu süre içinde ödeme yapılmaması hâlinde, bu alacaklar Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığınca
ilgili vergi dairesine bildirilir.
(3) Hükümlünün bulunduğu devletten Türkiye’ye
nakli için gerekli masraflar, hükümlü tarafından karşılanır. Söz konusu masraflar,
hükümlü veya onun adına herhangi bir kişi tarafından Adalet Bakanlığınca bu maksatla
açılan bir hesaba yatırılır. Hükümlünün nakil masraflarını karşılayacak durumda
olmadığının tespit edilmesi hâlinde, mahkûm olunan suçun niteliği, naklin kamusal
yararı, kişinin bulunduğu devletteki cezaevi koşulları, infazı gereken bakiye cezanın
süresi gibi hususlar göz önüne alınarak, nakil masrafları, Adalet Bakanlığı bütçesine
konulan ödenekten karşılanabilir. Nakil masraflarından görevlilere ilişkin olanların
hesabı, 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre yapılır.
YönetmelikMADDE 35- (1) Bu Kanunun uygulanmasına
ilişkin yönetmelikler Adalet Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulur.
Yürürlükten kaldırılan mevzuatMADDE 36- (1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarih itibarıyla;
a) 1/3/1977 tarihli ve 2080 sayılı Ceza Kovuşturmalarının
Aktarılmasına Dair Avrupa Sözleşmesi’nin Onaylanması ve Uygulanması Hakkında Kanunun
3 üncü maddesi,
b) 1/3/1977 tarihli ve 2081 sayılı Ceza Yargılarının
Milletlerarası Değeri Konusunda Avrupa Sözleşmesinin Onaylanması ve Uygulanması
Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 5 inci maddesi,
c) 8/5/1984 tarihli ve 3002 sayılı Türk Vatandaşları
Hakkında Yabancı Ülke Mahkemelerinden ve Yabancılar Hakkında Türk Mahkemelerinden
Verilen Ceza Mahkumiyetlerinin İnfazına Dair Kanun,
ç) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza
Kanununun 18 inci maddesi,
yürürlükten kaldırılmıştır.
YürürlükMADDE 37- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde
yürürlüğe girer.
Yürütme MADDE 38- (1) Bu Kanun hükümlerini
Bakanlar Kurulu yürütür.
6706 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN
MEVZUATIN VEYA ANAYASA MAHKEMESİ TARAFINDAN İPTAL EDİLEN HÜKÜMLERİN YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ
TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTEDeğiştiren Kanunun/ KHK’nin/İptal Eden Anayasa
Mahkemesi Kararının Numarası6706 Sayılı Kanunun Değişen veya İptal Edilen
MaddeleriYürürlüğe Giriş Tarihi
KHK/698
19
24/6/2018 tarihinde birlikte
yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda Cumhurbaşkanının
andiçerek göreve başladığı tarihte, [1] 2/7/2018 tarihli ve 698 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamenin 70 inci maddesi ile bu fıkrada yer alan “Başbakanın”
ibaresi “Cumhurbaşkanının” şeklinde değiştirilmiştir.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Kanunlar, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.