ÇEK
KANUNU
Kanun
Numarası : 5941
Kabul
Tarihi : 14/12/2009
Yayımlandığı
Resmî Gazete : Tarih : 20/12/2009 Sayı : 27438
Yayımlandığı
Düstur : Tertip : 5 Cilt : 49
Amaç ve kapsamMADDE 1 – (1) Bu Kanunun amacı, çek defterlerinin içeriklerine,
çek düzenlenmesine, kullanımına, çek hamillerinin korunmalarına ve kayıt dışı
ekonominin denetim altına alınması önlemlerine katkıda bulunmaya ilişkin
esaslar ile çekin karşılıksız çıkması ve belirlenen diğer yükümlülüklere
aykırılık hâllerinde ilgililer hakkında uygulanacak yaptırımları belirlemektir.
(2) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde genel hükümler uygulanır.
Bankanın araştırma yükümlülüğü, çek hesapları ve çek defterleriMADDE 2 – (1) Bankalar, çek hesabı açılması ile ilgili olarak bu
Kanunla kendilerine verilen görev ve yükümlülükleri yerine getirirken, çek
hesabı açtırmak isteyenin yasaklı olup olmadığını bu Kanun hükümlerine göre
araştırırlar; ayrıca ilgili kişinin ekonomik ve sosyal durumunun
belirlenmesinde gerekli basiret ve özeni gösterirler.
(2) Bankalar, çek hesabı açtırmak isteyenlerin yasaklılık durumuna
ilişkin Risk Merkezi ile adli sicil kayıtlarını ve açık kimliklerini saptamak
için fotoğraflı nüfus cüzdanı, pasaport veya sürücü belgesi örneklerini,
yerleşim yeri belgelerini, vergi kimlik numaralarını, tacir olanların ayrıca
ticaret sicili kayıtlarını, esnaf ve sanatkâr olanların ise esnaf ve sanatkâr
sicili kayıtlarını almak ve çek hesabının kapatılması hâlinde bunları, hesabın
kapatıldığı tarihten itibaren on yıl süreyle saklamakla yükümlüdür. Yerleşim
yeri yurt dışında bulunan kişiler, bankaya kendileri ile ilgili olarak
Türkiye’de bir adres bildirmek zorundadır. Çekin karşılığının tamamen veya
kısmen bulunmaması hâlinde, çek düzenleyenin bankaca bilinen adresleri, talebi
hâlinde hamile verilir.[1][2]
(3) Çek hesabı ilgilinin, vekilin veya yasal temsilcisinin imzası olmadan
açılamaz. Çek hesabı açılmasını veya mevcut çek hesabından çek defteri
verilmesini isteyen kişi, her defasında tacir veya esnaf ve sanatkâr olup
olmadığı ve kendisi hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı
bulunmadığı hususunda bankaya yazılı beyanda bulunur. Tüzel kişiler adına
verilecek beyannamede ayrıca, tüzel kişinin yönetim organında görev yapan,
temsilcisi olan veya imza yetkilisi olan kişilerin çek düzenleme ve çek hesabı
açma yasağı bulunmadığı belirtilir. (Ek cümleler: 15/7/2016-6728/61 md.)
Muhatap banka; gerçek veya tüzel kişi adına açılması talep olunan çek
hesaplarında bunların, sermaye şirketlerinde ayrıca yönetim organında görev
yapanlar ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkililerinin çek hesabı
açma yasağının bulunmadığı hususunu kontrol ederek, yasağın bulunmadığına
ilişkin sorgulama sonucunu muhafaza eder. Bankalar çek hesabı açtıkları kişiler
ile çek hesabı sahibi tüzel kişi ise hesap açılış tarihi itibarıyla tüzel kişi
tarafından bildirilen işlem yetkililerini 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk
Ticaret Kanununun 780 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen sisteme
kaydeder.
(4) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı bulunan
gerçek kişinin, yönetim organında görev yaptığı veya ticaret siciline tescil
edilen yetkilisi olduğu tüzel kişiye çek defteri verilmez.[3]
(5) Çek defterleri bankalarca bastırılır.
(6) Çek defterlerinin baskı şeklini belirleyen esaslar, Maliye Bakanlığı,
Türkiye Bankalar Birliği ve Türkiye Katılım Bankaları Birliğinin görüşü
alınarak, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca Resmî Gazete’de yayımlanacak
tebliğle düzenlenir. Tacir olan ve tacir olmayan kişilere verilecek çekler ile
hamiline düzenlenecek çekler, açıkça ayırt edilebilecek biçimde bastırılır.
Hamiline düzenlenecek çekler için sadece bu çeklere ilişkin işlemlerin
işlendiği ayrı çek hesapları açılır. Hamiline düzenlenecek çeklerde, hamiline
çek defteri yapraklarının kullanılması gerekir. Çek yapraklarının üzerinde
“hamiline” ibaresi matbu olarak yer alır.
(7) Çek defterinin her bir yaprağına;
a) Çek hesabının numarası,
b) Çek hesabının bulunduğu banka şubesinin adı,
c) Çek hesabı sahibi gerçek kişinin adı ve soyadı, tüzel kişinin adı,
ç) Çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişinin vergi kimlik numarası,
d) (Ek: 31/1/2012-6273/1 md.) Çekin basıldığı tarih,
e) (Ek: 15/7/2016-6728/61 md.) Çek hesabı sahibi gerçek kişi ise
Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası; tüzel kişilerde ise varsa Merkezi Sicil
Kayıt Sistemi (MERSİS) numarası,
f) (Ek: 15/7/2016-6728/61 md.) Çek hesabı sahibi ile düzenleyenin
farklı kişiler olması hâlinde, ayrıca düzenleyenin Türkiye Cumhuriyeti kimlik
numarası,
yazılır.
(8) Tüzel kişi adına çek düzenleyen kişinin adı ve soyadı, düzenlenen çek
üzerine açıkça yazılır.
(9) Türk Ticaret Kanunundaki unsurları taşıması kaydıyla, düzenlenen
çekin bu maddede yer alan koşullara aykırı olması çekin geçerliliğini
etkilemez.
(10) Çek hesabı, ancak sahibinin veya yasal temsilcisinin yazılı talebi ya
da mevduat veya katılım fonu zamanaşımı süresinin dolması üzerine
kapatılabilir. Çek hesabı kapatıldıktan sonra, üzerinde yazılı bulunan
düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibraz edilen çekler
karşılıksızdır işlemine tabi tutulur.
(11) Esnaf ve sanatkâr odalarına kayıtlı olanlardan, tacir kişilere özgü
çek hesabı açtıranlar hakkında bu Kanunun tacirlere ilişkin hükümleri
uygulanır.
İbraz, ödeme, çekin karşılıksız olduğunun tespiti ve gecikme cezasıMADDE 3 – (1) Karşılığı bulunan çek, hesabın bulunduğu muhatap
bankanın herhangi bir şubesine ibraz edildiğinde hamilin varsa vergi kimlik
numarası saptandıktan sonra ödenir. Ancak çek, hesabın bulunduğu şubeden başka
bir şubeye ibraz edildiğinde, o şubece karşılığı sorulmak suretiyle ödenir.
(2) “Karşılıksızdır” işlemi, muhatap bankanın hamile kanunen ödemekle
yükümlü olduğu miktarın dışında, çek bedelinin karşılanamayan kısmıyla sınırlı
olarak yapılır.
(3) Muhatap banka, ibraz eden düzenleyici dışındaki hamile, süresinde
ibraz edilen her çek yaprağı için;[4]
a) Karşılığının hiç bulunmaması hâlinde,
1) Çek bedeli bin Türk Lirası veya üzerinde ise bin Türk Lirası,
2) Çek bedeli bin Türk Lirasının altında ise çek bedelini,
b) Karşılığının kısmen bulunması hâlinde,
1) Çek bedeli bin Türk Lirası veya altında ise, çek bedelini aşmamak
koşuluyla, kısmî karşılığı bin Türk Lirasına tamamlayacak bir miktarı,
2) Çek bedeli bin Türk Lirasının üzerinde ise, çek bedelini aşmamak
koşuluyla, kısmî karşılığa ilave olarak bin Türk Lirasını,
ödemekle yükümlüdür. Bu husus, hesap sahibi ile muhatap banka arasında
çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdî
kredi sözleşmesi hükmündedir. Bu fıkradaki miktar, Türkiye İstatistik Kurumu
tarafından yayımlanan fiyat endekslerindeki yıllık değişmeler göz önünde
tutularak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından her yıl Ocak ayında
belirlenir ve Resmî Gazete’de yayımlanır.
(4) Hamilin talepte bulunması hâlinde, karşılıksızdır işlemi; çekin arka
yüzüne tahsil için bankaya ibraz edildiği tarih, hesap durumu, bankanın
yükümlülüğü çerçevesinde ödediği miktar ve ibraz eden gerçek kişinin adı ve
soyadı yazılmak, bu kişinin tüzel kişi adına bedeli tahsil etmesi hâlinde bu
husus belirtilmek ve bu kişi ile birlikte banka yetkilisi tarafından imzalanmak
suretiyle yapılır. Banka tarafından ödenen miktar düşüldükten sonra karşılıksız
kalan tutar açıkça belirtilir. Hamilin imzalamaktan kaçınması hâlinde,
karşılıksızdır işlemi yapılmaz.
(5) Muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutar dahil,
kısmî ödemenin hamil tarafından kabul edilmemesi hâlinde, ikinci fıkra hükmüne
göre karşılıksızdır işlemi yapılır; ibraz tarihi ile ödememe nedeni çekin
üzerine yazılır ve çek, üzerine imzası alınarak hamiline geri verilir; ön ve
arka yüzünün fotokopisi banka tarafından saklanır. Çek hesabında hiç karşılığın
bulunmaması ve hamilin sadece muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle
yükümlü olduğu tutarın ödenmesini talep etmesi hâlinde de bu fıkra hükmüne göre
işlem yapılır.
(6) Muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutar
dahil kısmî ödeme hâlinde, çekin ön ve arka yüzünün onaylı fotokopisi ücretsiz
olarak hamile verilir. Çek hamili, bu fotokopiyle müracaat borçlularına veya
kambiyo senetleri hakkındaki takip usullerine başvurabileceği gibi, icra
mahkemesine şikâyette bulunurken dilekçesine bu fotokopiyi ekleyebilir ve bunu
icra daireleri ile mahkemelerde ispat aracı olarak kullanabilir. Mahkeme veya
icra dairesinin istemi hâlinde çekin aslı bu mercilere gönderilir.[5][6]
(7) Banka;
a) Çekin karşılığının hesapta bulunmasına rağmen hamiline ödenmesinin
geciktirilmesi,
b) Kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktarın hamile ödenmesinin
geciktirilmesi,
hâllerinde, çek hamiline, her geçen gün için binde üç gecikme cezası
öder. Bu hâllerde 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt
Faizine İlişkin Kanun hükümleri uygulanmaz.
(8) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihinden önce ibraz edilen çekin
karşılığının Türk Ticaret Kanununun 707 nci maddesi uyarınca kısmen veya
tamamen ödenmemiş olması hâlinde, bu çekle ilgili olarak hukukî takip
yapılamaz. İleri düzenleme tarihli çekle ilgili olarak hukukî takip
yapılabilmesi için, çekin üzerindeki düzenleme tarihine göre kanunî ibraz
süresi içinde bankaya ibraz edilmesi ve karşılıksızdır işlemine tabi tutulması
şarttır.
(9) (Ek: 31/1/2012-6273/2 md.) Çekin, üzerinde yazılı baskı
tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi hâlinde, muhatap bankanın
üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona
erer.
(10) (Ek: 15/7/2016-6728/62 md.) Lehine karekodlu çek düzenlenen
lehdar, teslim aldığı çeki Türk Ticaret Kanununun 780 inci maddesinin üçüncü
fıkrasında belirtilen sisteme kaydeder. Karekodlu çekin sisteme kaydedildiği
tarihten sonra çek düzenleyen tüzel kişinin temsilcilerinde meydana gelen
değişiklikler, çek hesabı sahibi tüzel kişinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Bankaların bildirim yükümlülüğüMADDE 4 – (1) Hamiline çek hesabı sahiplerinin açık kimlikleri,
adresleri, vergi kimlik numaraları, bu hesaplardan ödeme yapılan kişilere ait
bu bilgiler ile bu kişilere yapılan ödemelerin tutarları ve üzerinde vergi
kimlik numarası bulunmayan çeklere ilişkin bilgiler, ilgili bankalar
tarafından, dönemler itibarıyla, Gelir İdaresi Başkanlığına elektronik ortamda bildirilir.
Bildirim dönemleri ve süreleri Türkiye Bankalar Birliği ve Türkiye Katılım
Bankaları Birliğinin görüşleri alınarak Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından
belirlenir.
(2) Tacir tüzel kişi veya onun faaliyetleri ile ilişkilendirilmek
kaydıyla, tüzel kişinin gerçek kişi ortakları, ortakların ilgili bulunduğu veya
tüzel kişinin veya ortaklarının etkisi altında bulundurduğu gerçek kişiler ile
tüzel kişinin yönetim organında görev alan veya temsilcisi sıfatını taşıyan
gerçek kişiler adına açılmış olan çek hesapları, tacir tüzel kişiye ait kabul
edilir. Söz konusu ilişkinin varlığına yönelik emarelerin bulunması hâlinde,
hesabın bulunduğu banka şubesi durumu Gelir İdaresi Başkanlığına bildirir.
(3) Bankalar, hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan hamiline çek
düzenlendiğini tespit etmeleri hâlinde, mevcut delilleriyle birlikte durumu,
tespit tarihinden itibaren en geç bir hafta içinde Cumhuriyet başsavcılığına ve
Gelir İdaresi Başkanlığına bildirmekle yükümlüdür.
Ceza sorumluluğu, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı[7]
MADDE 5 – (1) (Değişik: 15/7/2016-6728/63 md.) Üzerinde
yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında,
çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi
hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne
kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adli para cezası; çek
bedelinin karşılıksız kalan miktarı, (…)[8]
az olamaz. Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu
yasağın bulunması hâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına
hükmeder. Yargılama sırasında da resen mahkeme tarafından koruma tedbiri olarak
çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilir. Çek düzenleme ve çek
hesabı açma yasağı, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi, bu tüzel kişi
adına çek keşide edenler ve karşılıksız çekin bir sermaye şirketi adına
düzenlenmesi durumunda ayrıca yönetim organı ile ticaret siciline tescil edilen
şirket yetkilileri hakkında uygulanır. Koruma tedbiri olarak verilen çek
düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarına karşı yapılan itirazlar
bakımından 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 353 üncü
maddesinin birinci fıkrası hükmü uygulanır. Bu suçtan dolayı açılan davalar
icra mahkemesinde görülür ve İcra ve İflas Kanununun 347, 349, 350, 351, 352 ve
353 üncü maddelerinde düzenlenen yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır.
Bu davalar çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı
banka şubesinin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut şikâyetçinin yerleşim
yeri mahkemesinde görülür.
(2) (Mülga: 31/1/2012-6273/3 md.; Yeniden düzenleme: 15/7/2016-6728/63
md.) Birinci fıkra hükmüne göre çek karşılığını ilgili banka hesabında
bulundurmakla yükümlü olan kişi, çek hesabı sahibidir. Çek hesabı sahibinin
tüzel kişi olması hâlinde, bu tüzel kişinin mali işlerini yürütmekle
görevlendirilen yönetim organının üyesi, böyle bir belirleme yapılmamışsa
yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişiler, çek karşılığını ilgili banka
hesabında bulundurmakla yükümlüdür. Birinci fıkra uyarınca hakkında çek
düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilenler, yasaklılıkları süresince
sermaye şirketlerinin yönetim organlarında görev alamazlar. Ancak, hakkında
yasaklama kararı verilenlerin mevcut organ üyelikleri görev sürelerinin sonuna
kadar devam eder.
(3) Çek hesabı sahibi gerçek kişi,
kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını temsilci veya vekil olarak
tayin edemez. Gerçek kişinin temsilcisi veya vekili olarak çek düzenlenmesi
hâlinde, bu çekten dolayı hukukî ve cezai sorumluluk çek hesabı sahibine
aittir.[9][10]
(4) (Mülga: 31/1/2012-6273/3 md.)
(5) Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı ile ilgili olarak,
herhangi bir adres değişikliği bildiriminde bulunulmadığı sürece ilgilinin çek
hesabı açtırırken bildirdiği adrese 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat
Kanununun 35 inci maddesine göre derhal tebligat çıkarılır. Adresin bankaya
yanlış bildirilmesi veya fiilen terkedilmiş olması hâlinde de, tebligat
yapılmış sayılır.
(6) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan
kişi, elindeki bütün çek yapraklarını ait olduğu bankalara iade etmekle
yükümlüdür. Bu kişi adına yeni bir çek hesabı açılamaz.
(7) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan
kişi, kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren on gün içinde,
düzenlemiş bulunduğu ve henüz karşılığı tahsil edilmemiş olan çekleri,
düzenleme tarihlerini, miktarlarını ve varsa lehtarlarını da göstermek
suretiyle, muhatap bankaya liste hâlinde vermekle yükümlüdür.
(8) (Değişik: 15/7/2016-6728/63 md.) Çek düzenleme ve çek hesabı
açma yasağı kararına ilişkin bilgiler, güvenli elektronik imza ile
imzalandıktan sonra, Adalet Bakanlığı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP)
aracılığıyla MERSİS ile Risk Merkezine elektronik ortamda bildirilir. Hakkında
çek hesabı açma yasağı kararı verilen kişiler, Risk Merkezi tarafından
bankalara bildirilir. Bu bildirimler ile bankalara yapılacak duyurulara ilişkin
esas ve usuller, Adalet Bakanlığının uygun görüşü alınarak Risk Merkezi
tarafından belirlenir.
(9) (Mülga: 31/1/2012-6273/3 md.; Yeniden düzenleme: 15/7/2016-6728/63
md.) Karşılıksız kalan bir çekle ilgili olarak yapılan yargılama
neticesinde mahkeme tarafından beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın
düşmesi veya davanın reddine karar verilmesi hâlinde, aynı kararda, çek
düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına karar verilir. Çek
düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına ilişkin kararların
kesinleşmesi üzerine, bu kararlar, MERSİS ile Risk Merkezine sekizinci
fıkradaki usullere göre bildirilir ve ilan olunur.
(10) (Değişik: 15/7/2016-6728/63 md.) Birinci fıkrada tanımlanan
suç nedeniyle, ön ödeme, uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin
hükümler uygulanmaz.
(11) (Mülga: 31/1/2012-6273/3 md.;
Ek: 15/7/2016-6728/63 md.) Birinci fıkra uyarınca verilen adli para
cezalarının ödenmemesi durumunda, bu ceza, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı
Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106 ncı maddesinin
üçüncü fıkrasında yer alan kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı
verilmeksizin doğrudan hapis cezasına çevrilir.
Etkin pişmanlık ve çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının
kaldırılmasıMADDE 6 – (Başlığı ile Birlikte Değişik: 15/7/2016-6728/64 md.)
(1) Karşılıksız kalan çek bedelinin, çekin üzerinde yazılı bulunan
düzenleme tarihine göre kanunî ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı
Kanuna göre ticarî işlerde temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile
birlikte tamamen ödeyen kişi hakkında,
a) Yargılama aşamasında mahkeme tarafından davanın düşmesine,
b) Mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra mahkeme tarafından hükmün
bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına,
karar verilir. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırıldığı,
MERSİS ile Risk Merkezine 5 inci maddenin sekizinci fıkrasındaki usullere göre
bildirilir ve ilan olunur.
(2) Şikâyetten vazgeçme hâlinde de birinci fıkra hükmü uygulanır.
(3) Kişi, mahkûm olduğu cezanın tamamen infaz edildiği tarihten itibaren
üç yıl ve her halde yasağın konulduğu tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra,
hükmü veren mahkemeden çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının
kaldırılmasını isteyebilir; mahkemenin vereceği karara itiraz edebilir. Bu
itiraz bakımından İcra ve İflas Kanununun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası
hükmü uygulanır. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına
ilişkin karar kesinleştiğinde, yasağın kaldırıldığı, MERSİS ile Risk Merkezine
5 inci maddenin sekizinci fıkrasındaki usullere göre bildirilir ve ilan olunur.
Diğer ceza hükümleriMADDE 7 – (1) Tacirin ticarî işletmesiyle ilgili iş ve
işlemlerinde, tacir olmayan kişinin çek defterini kullanarak çek düzenleyen ve
düzenleten kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Tacir olmayan kişiye tacir kişiye verilmesi gereken çek defteri veren
banka görevlisi hakkında elli günden yüzelli güne kadar adlî para cezasına
hükmolunur.
(3) 2 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki yükümlülüğe aykırı olarak bankaya
gerçek dışı beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Beyanname almadan veya beyannameye rağmen, hakkında çek
düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunan kişiye veya bu kişinin yönetim
organında görev yaptığı veya temsilcisi ya da imza yetkilisi olduğu tüzel
kişiye çek defteri veren banka görevlileri elli günden yüzelli güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır.
(4) Kısmen veya tamamen karşılığı bulunmayan çekle ilgili olarak, talebe
rağmen, karşılıksızdır işlemi yapmayan banka görevlisi, şikâyet üzerine bir
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(5) Karşılığı tahsil edilmek üzere bankaya ibraz edilen çekin
karşılığının hesapta mevcut olmasına rağmen, hamile ödemede bulunmayan ya da
bankanın kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktarı hamile ödemeyen banka
görevlisi, şikâyet üzerine bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(6) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan
kişi, buna rağmen çek düzenlerse, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir
suç oluşturmadığı takdirde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(7) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan
kişi adına çek hesabı açan banka görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(8) Çek defteri basmaya veya bastırmaya kanunen yetkili kılınanlar
dışında çek defteri basanlar ve bastıranlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve
binbeşyüz güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.
(9) Hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan hamiline çek düzenleyen
kişi, bu aykırılığı içeren her bir çekle ilgili olarak, Cumhuriyet savcısı
tarafından üçyüz Türk Lirasından üçbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası
ile cezalandırılır.[11]
(10) 2 nci maddenin, sağlanması ve saklanması gereken bilgi ve belgelere
ilişkin hükmüne aykırı hareket edilmesi veya çekin karşılıksız çıkması
dolayısıyla hamili tarafından talep edilmesi üzerine düzenleyicinin banka
kayıtlarındaki adreslerinin kendisine verilmemesi hâlinde, ilgili bankaya
Cumhuriyet savcısı tarafından beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar
idarî para cezası verilir.
Hesaben ödemeMADDE 8 – (1) Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, çeklerin banka
şubeleri arasında hesaben ödenmesini sağlayacak tüzel kişiliği haiz sistemi
kurmaya ve gözetimi altında yürütmeye yetkilidir. Türkiye Cumhuriyet Merkez
Bankası, bu yetkiyi uygun göreceği başka bir kuruluş aracılığıyla da
kullanabilir.
(2) Hesaben ödeme sisteminin kuruluş ve işleyişi, Türkiye Cumhuriyet
Merkez Bankasınca çıkarılacak ve Resmî Gazete’de yayımlanacak bir yönetmelikle
düzenlenir.
(3) Yönetmelikte belirtilen esaslar çerçevesinde çeklerin fizikî olarak
ibraz edilmeksizin sadece çek bilgileri üzerinden bankalararası takas odaları
aracılığı ile elektronik ortamda muhatap bankaya gönderilerek işlem görmesi,
6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 710 uncu maddesine göre takas odasına ibraz
hükmündedir.
(4) Takas odaları aracılığıyla ibraz edilmiş çekler için, 3 üncü maddenin
üçüncü fıkrasında belirlenen sorumluluk miktarı dâhil, kısmî ödeme yapılmaz. Bu
durum, muhatap bankanın sorumluluk tutarını ödeme yükümlülüğünü ortadan
kaldırmaz. Ancak, takas odaları aracılığıyla ibraz edilen çekin, hesapta
yeterli karşılığının olmadığının belirlenmesi hâlinde muhatap banka tarafından,
hesapta bulunan kısmî karşılık tutarı, çeki ibraz eden hamil lehine onbeş gün
süreyle bloke edilir.
Yürürlükten kaldırılan mevzuatMADDE 9 – (1) 19/3/1985 tarihli ve 3167 sayılı Çekle Ödemelerin
Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun ile 26/2/2003 tarihli
ve 4814 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması
Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun geçici 1 ilâ geçici 5
inci maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.
Geçiş hükümleriGEÇİCİ MADDE 1 – (1) Bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez
Bankasınca bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde, 2 nci
maddeye göre yayımlanacak tebliğde belirlenen esaslara uygun olarak yeni çek
defterleri bastırırlar.
(2) Bankalar, 1/7/2010 tarihine kadar müşterilerine yeni çek defterlerini
verir ve ellerindeki eski çek defterlerini imha ederler.
(3) Bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili
olarak, 3167 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. 26/9/2004
tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi hükmü saklıdır.
(4) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar 3167 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesinde tanımlanan suçtan dolayı açılmış olan davalar bakımından asliye ceza
mahkemesinin görevi devam eder.
(5) 31/12/2011 tarihine kadar, üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce
çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir.
(6) Bu Kanunun 5 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca yapılacak
bildirimler, 1/7/2010 tarihine kadar yazılı ortamda yapılabilir.
(7) Bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 3167 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi
uyarınca kurulmuş olan Bankalararası Takas Odaları Merkezi, bu Kanunun 8 inci
maddesinde öngörülen tüzel kişiliği haiz sistem kuruluncaya kadar
faaliyetlerine devam eder ve yeni kurulacak tüzel kişiliğe herhangi bir işleme
gerek kalmaksızın devrolunur. Yeni kurulacak tüzel kişilik bu devir nedeniyle
doğacak her türlü vergi, resim, harç ve fondan muaftır.
GEÇİCİ MADDE 2 – (1) 3167 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinde tanımlanan
suçtan dolayı, 1/11/2009 tarihi itibarıyla, haklarında soruşturma veya
kovuşturma başlatılmış ya da kesinleşmiş bir hükümle mahkûm olan kişilerin;
a) Şikâyetçi ile belirledikleri miktarın belirli vadelerde ödenmesi
hususunda anlaşmaya varmaları ve anlaşmanın bir nüshasının şikâyetçi veya yasal
temsilcisi tarafından Cumhuriyet başsavcılığına veya mahkemeye verilmesi
hâlinde, anlaşmada öngörülen süre kadar soruşturma veya kovuşturmanın
durmasına, hükmün infazının ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilir.
Anlaşmaya varılmış olması, şikâyetçi bakımından şikâyetin geri alınması
sonucunu doğurmaz.
b) Bu Kanunun 6 ncı maddesi hükmüne göre ödenmesi gereken miktarı belirli
vadelerde ödeyeceğini taahhüt etmesi ve taahhütnamenin, kendisi veya yasal
temsilcisi tarafından Cumhuriyet başsavcılığına veya mahkemeye verilmesi
hâlinde, anlaşma aranmaksızın, taahhütnamede belirtilen süre kadar, soruşturma
veya kovuşturmanın durmasına, hükmün infazının ertelenmesine veya
durdurulmasına karar verilir. Bu durumda, ödeme süresi, taahhütnamenin
yapıldığı tarihten itibaren iki yılı geçemez. Taahhütnamede yer alacak birinci
yıl taksidi, borcun üçte birinden az olamaz. Taahhütnamenin bir örneği
alacaklıya gönderilir.
(2) Birinci fıkrada yazılı anlaşma veya taahhütnamenin en geç 1/4/2010
tarihine kadar düzenlenmiş ve mercîlerine verilmiş olması şarttır. Birinci
fıkranın (b) bendinden yararlanan kişi, taahhütnamede belirttiği süre içinde
şikâyetçi ile anlaşmaya varması ve bu anlaşmanın bir nüshasının şikâyetçi veya
yasal temsilcisi tarafından mercilerine verilmiş olması hâlinde, aynı fıkranın
(a) bendi hükmünden yararlanır.
(3) Soruşturma veya kovuşturmanın durması hâlinde dava zamanaşımı; hükmün
infazının ertelenmesi veya durdurulması hâlinde ise ceza zamanaşımı işlemez.
(4) Anlaşmanın gereği gibi ifa edilmiş veya bu Kanunun 6 ncı maddesi
hükmüne göre ödenmesi gereken miktarın ödenmiş olması hâlinde; kovuşturmaya yer
olmadığına, davanın düşmesine veya hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan
kaldırılmasına karar verilir.
(5) Şikâyetçinin başvurusu üzerine, anlaşma veya taahhüde uyulmadığının
tespiti hâlinde, soruşturmaya, kovuşturmaya veya hükmün infazına devam edilir.
(6) Soruşturma veya kovuşturması durdurulan ya da hükmün infazı ertelenen
veya durdurulan kişi hakkında Ceza Muhakemesi Kanununun 109 uncu maddesinin
üçüncü fıkrasının (a) bendinde yer alan adlî kontrol tedbirine karar
verilebilir.
GEÇİCİ MADDE 3 – (Ek: 31/1/2012-6273/6 md.)
(1) Bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca bu maddenin yayımı
tarihinden itibaren bir ay içinde 2 nci maddeye göre yayımlanacak tebliğde
belirlenen esaslara uygun olarak yeni çek defterleri bastırırlar.
(2) Bankalar, 31/12/2012 tarihine kadar müşterilerine yeni çek
defterlerini verir ve ellerindeki eski çek defterlerini imha ederler.
(3) Bu Kanunun bu maddenin yayımı tarihinden önce yürürlükte bulunan
hükümleri ile mülga 3167 sayılı Kanun hükümleri gereğince düzenlenmiş olan eski
çeklerin hukukî geçerliliği devam eder.
(4) Bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili
olarak, muhatap bankanın 3 üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü
olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/6/2018 tarihinde sona erer.
(5) 31/12/2028 tarihine kadar, üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce
çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir.[12][13][14][15]
(6) Bu maddenin yayımı tarihinden önce verilen çek düzenleme ve çek
hesabı açma yasağı kararlarına ilişkin kayıtlar, 6 ncı maddede düzenlenen
yasağın kaldırılmasına ilişkin şartlar oluşuncaya kadar Türkiye Cumhuriyet
Merkez Bankasında tutulmaya devam olunur.
(7) Bu Kanun hükümlerine göre suç karşılığı uygulanan yaptırımı, idarî
yaptırıma dönüştürülen fiiller nedeniyle,
a) Soruşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında Cumhuriyet
başsavcılığınca,
b) Kovuşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında mahkemece,
idarî yaptırım kararı verilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında
bulunan dosyalar hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, Yargıtayın
ilgili dairesinde bulunan dosyalar hakkında ise ilgili dairece, bu Kanuna göre
işlem yapılmak üzere dava dosyası hükmü veren mahkemeye gönderilir ve bu
mahkeme tarafından duruşma yapılmaksızın karar verilir.
GEÇİCİ MADDE 4- (Ek: 15/7/2016-6728/65 md.)
(1) Bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce verilen çek düzenleme ve çek
hesabı açma yasağına ilişkin kayıtlar, bu Kanun gereğince silinmesini
gerektiren şartlar oluşuncaya kadar Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasında
tutulmaya devam olunur.
GEÇİCİ MADDE 5- (Ek:25/3/2020-7226/49 md.)
(1) (Değişik:18/7/2021-7333/17 md.) 5 inci maddede tanımlanan ve
30/4/2021 tarihine kadar işlenen suçtan dolayı mahkûm olanların cezalarının
infazı durdurulur. Hükümlü 30/6/2022 tarihine kadar çek bedelinin bu fıkrada
değişiklik yapan Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmeyen kısmının onda
birini alacaklıya ödemek zorundadır. Kalan kısmını 30/6/2022 tarihinden
itibaren ikişer ay arayla on beş eşit taksitle ödemesi durumunda mahkemece,
ceza mahkûmiyetinin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilir.
30/6/2022 tarihine kadar çek bedelinin ödenmeyen kısmının onda birinin
ödenmemesi halinde alacaklının şikâyeti üzerine mahkemece hükmün infazının
devamına karar verilir. Hükümlü taksitlerden birini süresi içinde ilk defa
ödemediği takdirde ödemediği bu taksit, sürenin sonuna bir taksit olarak
eklenir. Kalan taksitlerden birini daha ödemediği takdirde alacaklının şikâyeti
üzerine mahkemece hükmün infazının devamına karar verilir. Bu fıkra hükümleri,
30/4/2021 tarihine kadar işlenmiş ve yargılaması devam eden suçlar bakımından,
çek bedelinin ödenmeyen kısmının onda birinin 30/6/2022 tarihine kadar ve bu
fıkrada belirtilen taksitlerin süreleri içinde alacaklıya ödenmesi koşuluyla,
infaz aşamasında uygulanabilir.
(2) Hükmün infazının durdurulması hâlinde ceza zamanaşımı işlemez.
(3) Bu madde uyarınca infazı durdurulan kişi hakkında mahkemece Ceza
Muhakemesi Kanununun 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde yer
alan adlî kontrol tedbirine karar verilebilir.
(4) Bu madde uyarınca verilecek kararlarda, hükmü veren icra ceza
mahkemesi yetkilidir. Mahkemece bu madde uyarınca verilecek tüm kararlar
alacaklıya tebliğ edilir.
(5) Bu madde uyarınca verilecek kararlara karşı itiraz kanun yoluna
gidilebilir. İtirazın incelenmesinde İcra ve İflas Kanununun 353 üncü
maddesinin birinci fıkrasında belirlenen itiraz usulü uygulanır.
(6) Bu madde hükümleri her bir suç için ancak bir kez uygulanabilir.
YürürlükMADDE 10 – (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
YürütmeMADDE 11 – (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 5941 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN VEYAANAYASA
MAHKEMESİ TARAFINDAN VERİLEN İPTAL KARARLARININYÜRÜRLÜĞE
GİRİŞ TARİHLERİNİ GÖSTERİR LİSTEDeğiştiren Kanunun/ KHK’nin veya İptal Eden Anayasa
Mahkemesi Kararının Numarası4688 Sayılı Kanunun Değişen veya İptal Edilen
MaddeleriYürürlüğe Giriş Tarihi
6273
2, 3, 5, 6, 7, Geçici Madde 3
3/2/2012
6728
2, 5, 6, Geçici Madde 4
9/8/2016
3
31/12/2017
Anayasa Mahkemesinin
26/7/2017 tarihli ve E.: 2016/191, K.: 2017/131 sayılı
Kararı
5
10/10/2017
7061
Geçici Madde 3
5/12/2017
7226
Geçici Madde 5
26/3/2020
7247
Geçici Madde 5
26/6/2020
7262
Geçici Madde 3
31/12/2020
7333
Geçici Madde 5
28/7/2021
7341
Geçici Madde 3
6/11/2021
7491
Geçici Madde 3
28/12/2023
7566
Geçici Madde 3
19/12/2025 [1] 31/1/2012 tarihli ve 6273 sayılı
Kanunun 1 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “adlî sicil” ibaresi “Türkiye
Cumhuriyet Merkez Bankası” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
[2] 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı
Kanunun 61 inci maddesi ile bu fıkrada yer alan “Türkiye Cumhuriyet Merkez
Bankası kayıtlarını,” ibaresi “Risk Merkezi ile adli sicil kayıtlarını ve”
şeklinde, değiştirilmiştir.
[3] 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı
Kanunun 61 inci maddesi ile bu fıkrada yer alan “yaptığı, temsilcisi veya imza”
ibaresi “yaptığı veya ticaret siciline tescil edilen” şeklinde
değiştirilmiştir.
[4] 31/1/2012 tarihli ve 6273 sayılı
Kanunun 2 nci maddesiyle, bu maddenin üçüncü fıkrasında yer alan “altıyüz”
ibareleri “bin” şeklinde değiştirilmiştir.
[5] 31/1/2012 tarihli ve 6273 sayılı
Kanunun 2 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “şikâyette” ibaresi “talepte”
şeklinde değiştirilmiştir.
[6] 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı
Kanunun 62 nci maddesi ile bu fıkrada yer alan “Cumhuriyet Başsavcılığına
talepte” ibaresi “icra mahkemesine şikâyette” şeklinde değiştirilmiştir.
[7] Bu madde başlığı “Ceza
sorumluluğu, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı” iken, 31/1/2012 tarihli
ve 6273 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
[8] Anayasa Mahkemesinin 26/7/2017
tarihli ve E.: 2016/191, K.: 2017/131 sayılı Kararı ile, bu fıkranın ikinci cümlesinde
bulunan “çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz
tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticari işlerde temerrüt
faizi oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile takip ve yargılama gideri toplamından”
ibaresi iptal edilmiştir.
[9] 31/1/2012 tarihli ve 6273 sayılı
Kanunun 3 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “hukukî ve cezaî sorumluluk”
ibaresi “hukukî sorumluluk ile idarî yaptırım sorumluluğu” şeklinde
değiştirilmiştir.
[10] 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı
Kanunun 63 üncü maddesi ile bu fıkrada yer alan “sorumluluk ile idarî yaptırım
sorumluluğu” ibaresi “ve cezai sorumluluk” şeklinde değiştirilmiştir.
[11] 31/1/2012 tarihli ve 6273 sayılı
Kanunun 5 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “bir yıla kadar hapis” ibaresi
“Cumhuriyet savcısı tarafından üçyüz Türk Lirasından üçbin Türk Lirasına kadar
idarî para” şeklinde değiştirilmiştir.
[12] 27/12/2020 tarihli ve 7262 sayılı
Kanunun 26 ncı maddesiyle bu fıkrada yer alan “31/12/2020” ibaresi “31/12/2021”
olarak değiştirilmiştir.
[13] 4/11/2021 tarihli ve 7341 sayılı
Kanunun 16 ncı maddesiyle bu fıkrada yer alan “31/12/2021” ibaresi “31/12/2023”
şeklinde değiştirilmiştir.
[14] 27/12/2023 tarihli ve 7491 sayılı
Kanunun 65 inci maddesi ile bu fıkrada yer alan “31/12/2023” ibaresi “31/12/2025”
şeklinde değiştirilmiştir.
[15] 4/12/2025 tarihli ve 7566 sayılı
Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “31/12/2025” ibaresi
“31/12/2028” şeklinde değiştirilmiştir.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Kanunlar, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.