Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/54 E. 2018/219 K. — Yerel Hukuk Mahkemeleri Kararı
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/54 Esas 2018/219 Karar 22.03.2018 KESİNLEŞMEDİ
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2016/54 Esas - 2018/219 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2016/54 Esas KARAR NO : 2018/219
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLLERİ :... DAVALI :... VEKİLLERİ : ... DAVA İHBAR OLUNAN : ... DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/12/2015 KARAR TARİHİ : 22/03/2018 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/04/2018 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İSTEM : Davacının dava dilekçesinde özetle; Davacının müvekkil şirketin Çorum ilindeki elektrik ihtiyacı davalı tarafından karşılandığını elektrik tedarikine ilişkin faturalarda kayıp kaçak bedeli adı altında tahakkuklar yapıldığını ve bu tutarlar müvekkil şirketten tahsil edildiğini, bu bedellerin müvekkil şirkete yüklenemeyeceğini yasaya uygun ve hukukun genel ilkelerine göre dahi, alınan kayıp kaçak bedellerinin haksız olduğu şüphe göstermemekte olduğunu bu nedenle hukuka ve yasaya aykırı şekilde müvekkil şirketin rızası olmaksızın faaliyetlerinin devamı için elektrik hizmetinin alınmasının zorunlu olması nedeniyle ödemek zorunda kalınan kayıp kaçak bedellerinin iadesini talep ettiklerini belirterek davanın kabulüne karar verilmiştir. SAVUNMA :Davalının cevap dilekçesinde özetle; davacının isteminin usul ve esas açısından hukuka aykırı ve haksız olduğunu ve dilekçede belirttikleri yasa hükümleri gereği reddedilmesi gerektiğini, dava konusu bedelleri arz edilen kanun ve ikincil mevzuat hükümleri çerçevesinde EPDK tarafından belirlenerek tahsil edildiğini, ulusal tarifelerin uygulanmasının başta şirketler olmak üzere tüm lisans sahibi elektrik şirketleri için yasal zorunluluk olduğunu, lisans sahibi şirketlerin tarifeyi değiştiremeyeceği gibi tarifede yer almayan bir bedeli de tahsil edemeyecek veya düzenlenen tarifeler kapsamında düzenlenmiş bir bedeli de tahsil etmeme gibi bir davranışta bulunamayacaklarını, dava konusu bedellerin kanun ile belirlendiğini, EPDK tarafından yapılan tarifenin kurul tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe girerek uygulandığını belirterek dava şartı yokluğundan reddini, davanın ihbarını, esastan reddini savunmuştur. DELİLLER : 1-09/12/2016 Tarihli Bilirkişi Raporu İncelendiğinde; Alınan kayıp kaçak bedelinin yasal olmadığı, PDK nın bu konuda vermiş olduğu tarife ve kurul kararlarının Anayasaya ve EPK nun amacına aykırı olduğu, abonenin geriye dönük hesaplanan kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, personel satış hizmet bedeli, personel sayaç okuma bedeli, iletişim hizmetleri bedeli ve sair adlar altındaki tüm kesintilerin toplam tutarı 112.887,44 TL olduğu ve yasal olarak alınan 8.300,23 TL- 7.735,15 TL= 565,08 TL %2 TRT payı fazla hesaplandığı ve TRT payının tenzili halinde davacıdan alınan 105.152,29 TL kesinti tutarının davalıdan tahsilinin mümkün olduğu görüş ve kanaatine varıldığı görülmüştür. 2-06/11/2017 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu İncelendiğinde; TRT payı dışında kalan alacaklarının EPDK tarifelerine uygun olduğu ve yasa değişikliği nedeniyle davalıdan talep edilemeyeceği, 565,08 TL TRT payı hususunda takdirin mahkemede olduğu görüş ve kanısına varıldığı görülmüştür. 3-Tüm dosya kapsamı ve sair belgeler KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE: Dava, davalı elektrik şirketi tarafından davacıdan tahsil edilen kayıp kaçak enerji bedellerinin davalı şirketten tahsili için açılan tazminat davasıdır. Mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra dosya ekleriyle birlikte bilirkişiye verilmiş bilirkişi heyetinden alınan 09/12/2016 ve 06/11/2017 tarihli bilirkişi rapor ve ek raporları incelendiğinde; Alınan kayıp kaçak bedelinin yasal olmadığı, PDK nın bu konuda vermiş olduğu tarife ve kurul kararlarının Anayasaya ve EPK nun amacına aykırı olduğu, abonenin geriye dönük hesaplanan kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, personel satış hizmet bedeli, personel sayaç okuma bedeli, iletişim hizmetleri bedeli ve sair adlar altındaki tüm kesintilerin toplam tutarı 112.887,44 TL olduğu ve yasal olarak alınan 8.300,23 TL- 7.735,15 TL= 565,08 TL %2 TRT payı fazla hesaplandığı ve TRT payının tenzili halinde davacıdan alınan 105.152,29 TL kesinti tutarının davalıdan tahsilinin mümkün olduğu görüş ve kanaatine varıldığı görülmüştür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 K. Sayılı kararı ve 3.Hukuk Dairesinin kararları ile Anayasanın Vergi ödevi Başlıklı 73. maddesindeki “...Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır..."şeklindeki düzenlemeye göre; kayıp-kaçak, sayaç okuma, dağıtım, perakende hizmet ve iletim bedeli uygulamasının EPDK Kararları ve tebliğleri çerçevesinde uygulama arz eden kanunlar ve ikincil mevzuat hükümleri çerçevesinde EPDK tarafından belirlenerek uygulandığı, bu tarihteki mevcut hukuki düzenlemenin EPDK'na sınırsız bir fiyatlandırma ve tarife unsuru belirleme hak ve yetkisi vermediği, özellikle kaçak (elektrik enerjisinin hırsızlanması) bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığı, bu faturalara yansıtılan diğer kalemlere ilişkin bedel miktarlarının şeffaflık ilkesi ile denetlenebilmesi ve hangi hizmetin karşılığında ne bedel ödendiğinin bilinmesininde şeffaf hukuk devletinin vazgeçilmez unsuru olduğu, EPDK kararları ile bu bedellerin mevcut mevzuat kapsamında tüketicilerden alınmasının hukuka uygun olmadığı kabul edilmiştir. Ancak iş bu uyuşmazlıkla ilgili yargılama sırasında 17.06.2016 Tarih 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren geçmişe de etkili 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı kanunun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bend ile; "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır." hükmü getirilerek Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri geçmişe de etkili olarak sadece bu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmış, bu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde EPDK.nun kanundaki yetkileri genişletilerek yukarıda sözü edilen bedeller maliyet unsuru kapsamına dahil edilmiştir. Yine, 6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen geçici 19 ncu maddede "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmü mevcuttur. Geçici 20.nci madde ise "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi dava ve başvurular hakkında 17 nci madde hükümleri uygulanır." hükmünü içermektedir. Her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki sebeplere ilişkin koşullara göre hükme bağlanır. Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması ve tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması gibi hallerde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Bu durumda yargılamaya devam edilerek dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunun tespit edilmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafa yargılama giderinin yükletilmesi gerekmektedir.(Y3HD 2016/16610 E 2017/1011 K örnek ilamı) Yukarıda ki açıklamalara göre dava dosyası incelendiğinde somut olayda, davacı tarafın dava açıldığı tarihteki mevzuat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 K. Sayılı kararı ve 3.HD kararları gereği dava açmakta haklı olduğu, bu kapsamda kayıp kaçak ve diğer bedellerin tahsilini talep edebileceği dikkate alındığında, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliği ya da içtihadı birleştirme kararı gereği davanın kabul edilmemesi nedeniyle haksız çıkmasına rağmen yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılmıştır. Anılan yasa maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinde belirtilen hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre davanın görülmesi sırasında geçmişe yürür yasa gereğince davanın konusuz kalması dikkate alınarak davacının yargılama giderlerinden sorumlu olmamasına karşın davanın esastan kabulle sonuçlanmayıp konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmediği görülmekle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiştir.(Y3HD 2016/16610 E 2017/1011 K sayılı örnek ilamı) Davanın niteliğine göre adli yargıda yargılama yapılmasının doğru olduğu, tarafların tacir olmasına göre mahkememizin görevli olduğu anlaşılmış, her ne kadar 6719 sayılı yasanın iptali yönünden Anayasa Mahkemesine başvuru yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi tarafından 07/09/2016 tarihinde görüşülmesine başlanmasına rağmen bugüne kadar kararın çıkmadığı, yasal bekleme süresinin dolduğu anlaşılmakla bekletici mesele yapılmasına gerek görülmemiş olup davanın da konusuz kalmış olması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar vermek gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Konusuz kalan dava hakkında karar verilmsine yer olmasına, 2-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, Harçlar : Alınması gerekli 35,90 TL harçtan peşin alınan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 8,20 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Yargılama giderleri : a)Davacı tarafça yapılan başlangıçta ödenen başvurma harcı 27,70 TL, peşin harç 27,70 TL, tebligat ve müzekkere gideri 232,10 TL ve bilirkişi ücreti 1.200,00 TL olmak üzere toplam 1.487,50 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine. Vekalet ücretleri : Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine. Sair hususlar : a)Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine. b)Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine. Dair; davalı vekilinin yüzünde, davacının yokluğunda kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/03/2018
Katip ...
Hakim ...
Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-imza ile imzalanmıştır.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yerel Hukuk Mahkemeleri, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.