Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/392 E. 2025/547 K. — Yerel Hukuk Mahkemeleri Kararı :: Hukuk Asistan
Yerel Hukuk Mahkemeleri Kararı

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/392 E. 2025/547 K. — Yerel Hukuk Mahkemeleri Kararı

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/392 Esas 2025/547 Karar 10.09.2025 KESİNLEŞMEDİ
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K.
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :

BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : HASIMSIZ
MÜDAHİLLER : 1-
VEKİLİ :
2-
VEKİLLERİ :
3-
VEKİLİ :
4-
VEKİLLERİ :
5-
VEKİLLERİ :
6-
VEKİLİ :
7-
VEKİLİ :
DAVA : KONKORDATO
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Davacı tarafından hasımsız olarak açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili 01/06/2025 tarihli dilekçesiyle; davacı şirketin borçlarını ödeme güçlüğü içerisine düştüğünü beyan ederek, 2004 s. İİK.nin 285 vd. maddeleri gereğince davacı şirket lehine 3 aylık konkordato geçici mühleti verilmesini ve davacı lehine tedbirlere hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.
Davacı şirket tarafından ön proje ve ekleri ibraz edilmiştir.
17/06/2025 tarihli ara kararı ile davacı şirket lehine 17/06/2025 tarihinden itibaren 3 ay süre ile konkordato geçici mühleti verilmiş ve bir kısım tedbirlere hükmedilmiştir.
Geçici mühlet dönemi içerisinde ilgili yerlere konkordatoya ve tedbirlere ilişkin müzekkereler yazılmış, ilanlar yapılmış, tayin edilen konkordato komiseri tarafından 18/07/2025 ve 20/08/2025 tarihli raporlar ibraz edilmiş, farklı alanlardaki bilirkişilerden de (geçici konkordato komiseri tarafından) 25/06/2025, 12/07/2025, 20/07/2025 ve 25/07/2025 tarihli raporlar alınmış, müdahiller tarafından müdahale dilekçeleri sunulmuştur.
10/09/2025 tarihli son duruşmada, davacı şirket temsilcisi ve vekili ile konkordato komiseri ve hazır olan müdahil vekilleri dinlenilmiştir.
İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Dava, "Konkordato" davasıdır.
2004 s. İİK.nin 288/1. maddesine göre, "Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur."
2004 s. İİK.nin 287/5. maddesine göre de, "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır."
2004 s. İİK'nin 289. maddesine göre, "Mahkeme, kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde verir.
Kesin mühlet hakkında bir karar verilebilmesi için, mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Geçici komiser, duruşmadan önce yazılı raporunu sunar ve mahkemece gerekli görülürse, beyanı alınmak üzere duruşmada hazır bulunur. Mahkeme yapacağı değerlendirmede, itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır.
Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir. Bu kararla birlikte mahkeme, yeni bir görevlendirme yapılmasını gerektiren bir durum olmadığı takdirde geçici komiser veya komiserlerin görevine devam etmesine karar verir ve dosyayı komisere tevdi eder..."
2004 s. İİK.nin 292. maddesine göre ise, "İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa.
d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse...
Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder."
Somut olayda ; konkordato geçici ve kesin mühleti verilmesinin amacı, borca batık olan veya borca batık olmamasına rağmen ödeme güçlüğü içerisinde bulunan borçluların, belli bir plan dahilinde ve alacaklıların belli orandaki rızasıyla borçlarını tasfiyelerini sağlamaktır (2004 s. İİK. m. 285/1). Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına da uymak zorundadır (4721 s. MK. m.2/1).
Bilindiği üzere, konkordato davası açmadan önceki davaya hazırlık süreci ortalama yaklaşık 1 ila 2 ay kadar sürebilmektedir. Çünkü, bu süre içerisinde bağımsız denetim şirketlerinin bu büyüklükteki bir şirketi hem kayden, hem fiilen usulüne ve standartlara uygun incelemeleri ve projelerin hazırlanması zaman almaktadır.
Konkordato geçici ve kesin mühletleri, sadece borçlu davacı şirketin değil, alacaklıların da menfaatinin gözetilmesinin gerektiği süreçlerdir.
Geçici konkordato komiserinin 18/07/2025 ve 20/08/2025 tarihli raporları, davacı şirket temsilcisinin son duruşmadaki sözlü beyanları ve dosyaya sunulan dilekçeler, müdahillerin beyanları ve diğer belgeler birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı şirketin iki ortaklı bir limited şirket olup, ortakların eşit hisseye sahip olduğu, davacı şirketin yöneticisinin duruşmada dinlenilen ... olduğu, davacı şirketin personel ödemelerini en son olarak davanın açıldığı Haziran ayında yaptığı, Temmuz ve Ağustos dönemi ücretlerinin ödenemediği, Temmuz ayı içerisinde ödenmesi gereken haberleşme giderlerinin ödenemediği, 5.853.777,07 TL. tutarındaki SGK ve vergi borçlarının ödenemediği (davacı temsilcisi bu borçların yıllardır olduğu gibi kendilerinin ihracatçı firma olmaları nedeniyle Devletten olan ihracat KDV iadesi alacakları ile mahsuplaşarak ödeneceğini beyan etmiştir), davacı şirketin defter kayıtları esas alındığında 34.394.588,57 TL. borç fazlası olup borca batık olmadığı halde, 3. kişi alacaklıların alacak beyanları esas alındığında davacı şirketin 44.910.391,92 TL. varlıklarından fazla borcu olup borca batık olduğu, geçici mühlet içerisinde 720.386,99 TL. net zarar meydana geldiği ve Haziran ayında öngörülen cironun %43,75 oranında, Temmuz ayında ise %3,43 oranında gerçekleştiği (davacı taraf bu hususu dönemsel gelir elde ettikleri ve 3. aydan 8. aya kadar olan dönemde asıl gelirlerinin gerçekleşeceği şeklinde açıklamıştır), davacı şirketin ticari defterlerine göre şirket ortak ve yöneticisi ... 26.739.380,41 TL. alacaklı olduğu (davacı şirket temsilcisi bu hususu kendisinin şirket için yurt içi ve yurt dışında yaptığı harcamaları belgelendirememesinden kaynaklandığını açıklamıştır), müdahillerden ... Ltd. Şti'ye davacı şirketin 20.905.463,19 TL. borcunun olduğu kabul edilmesine rağmen davacı şirket kayıtlarında 4.305.000 TL alacak görünmesini muhasebe ve eksik kayıt işlemleri şeklinde savunulduğu, yine müdahillerden ... lehine 60.000.000 TL.lik ipotek tesis edilmesine rağmen sadece 2.500.000-3.000.000 TL. civarında kendisinden kaynak geldiği, buna rağmen kendisi tarafından 60.000.000 TL. üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle takip başlattığı, kendilerinin de menfi tespit davası açacakları bildirilmiş, konkordato komiserinin açıklama istediği hususlarda kendi ticari defterlerindeki bir kısım borç kayıtlarını inkar ettikleri, muhasebeleştirme suretiyle bu borçlarının kapanacağını açıkladıkları görülmüş, konkordatoya tabi borçların konkordatonun kesinleşmesinden itibaren 3 aylık ödemesiz dönemin ardından 12 ayda (toplam 15 ay) ve sadece 2025 yılı için %24 faiz ilavesi, diğer dönemler için faizsiz olarak ödenmesinin projelendirildiği görülmüştür.
Yargıtay HGK’nun 02/10/2024 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre, "İcra ve İflas Kanunu’nun 305 inci maddesinde belirtilen konkordatonun tasdiki için aranan şartların yanında mahkemece Kanun’un öngördüğü iki ilkenin de dikkate alınması gerekmektedir. Bu ilkelerden birincisi 2004 sayılı Kanun'un 308/d maddesinde belirtilen ve borçlu tarafından alacaklılardan birine konkordato projesinde öngörülenden fazla olarak yapılan vaatlerin hükümsüz olmasıdır. Bu düzenleme alacaklılar arasında eşitlik ilkesinin dayanağını oluşturmaktadır… Hükümsüzlük için borçlunun alacaklılarından birisini ya da bir kısmını konkordato projesine göre daha iyi konuma getirmeyi taahhüt etmesi gereklidir. Bunun klasik görünümü borçlu tarafından alacaklılarından birine konkordato projesinde öngörülenden fazla veya daha önce ödeme yapılacağı yönündeki vaat şeklinde gerçekleşir. Bu hükmün konuluş nedeni konkordatoda tüm alacaklılara eşit davranılması ve alacaklıları borçlunun mallarından alacaklarını eşit olarak tahsil edebilmelerini teminat altına almaktır (Pekcanıtez/Erdönmez, s. 159). Alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesi uyarınca hiçbir alacaklı diğerinin aleyhine öncelik veya ayrıcalık elde edemeyecek, bu şekilde konkordatonun nisabında oyların manipüle edilmesinin önüne geçilmiş olacaktır.
Konkordatonun tasdiki sırasında mahkemece dikkate alınması gereken bir diğer ilke ise, konkordatonun kötüniyetle sakatlanmamasıdır. 2004 sayılı Kanun'un “konkordatonun tamamen feshi” başlıklı 308/f maddesinde her alacaklının kötüniyetle sakatlanmış konkordatonun feshini tasdik kararını vermiş olan mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir. Buna göre konkordatonun tasdikinden sonra kötüniyetin anlaşılması hâlinde konkordatonun feshi mümkün olup, bu durumda mahkemece konkordato isteminde bulunanın, tasdik aşamasında da iyiniyetli davranıp davranmadığı denetlenmeli, istemde bulunanın tasdik aşamasında kötüniyetli davranış içerisinde bulunduğunun tespit edilmesi durumunda mahkemece konkordato tasdik edilmemelidir.
Somut uyuşmazlıkla ilgili olarak konkordatonun tasdiki için aranan şartları düzenleyen 2004 sayılı Kanun'un 305/1-b maddesinde belirtilen "teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması" şartına değinmek gerekmektedir… Burada belirtilen "orantılılık" şartı ile borçlunun mali imkânlarıyla, tüm alacaklıların alacaklarına adil ve uygun zamanda kavuşmalarını sağlamak amaçlanmaktadır. Konkordato talebi ile birlikte mühlet hükümlerinin devreye girmesi ve bu süreçte alacaklıların alacaklarını tahsil edememeleri nedeniyle katlandıkları sürecin karşılığı olarak borçlunun da mümkün olan surette kaynakları ile borçlarını ödemesi beklenmektedir.
Borçlunun alacaklılara daha kısa zamanda ve daha fazla miktarda ödeme yapma imkânı varken, alacaklıların aleyhine bir ödeme planının tasdiki uygun değildir. Nitekim konkordato kurumu, borçlunun faaliyetlerine devamını sağlamak ile birlikte alacaklıların da tatmini yolu olup, borçluya konkordatonun amacı dışında bir finansman enstrümanı niteliğinde projenin tasdik edilmesi mümkün değildir.
Bununla birlikte borçlunun vade konkordatosu talep ederken de büyük bir hareket alanına sahip olduğundan söz edilemez. Borçluya vade konkordatosu yoluyla da olsa uzun yıllar faizden kurtulmasını sağlayacak biçimde konkordato imkânının tanınmayacağı açıktır.”
Davacı şirket kayıtlarında, davacı şirket temsilcisi ve ortağının davacı şirkete 26.739.380,41 TL. borcunun bulunmasına rağmen, davacı şirket temsilcisinin bu borcu kabul etmeyip belgelendirme zorluğu nedeniyle kendisinin şirket için yaptığı harcamalar karşılığında bu bedellerin alındığını ancak harcama belgesi temin edemediğini açıklaması, yine konkordato komiserinin raporunda açıklandığı üzere müdahillerden ... Ltd. Şti'ye olan 20.905.463,19 TL.lik borcu kabul etmelerine rağmen davacı şirket defterlerindeki 4.305.000 TL.lik alacak kaydını muhasebe dışı işlemlere ve eksik kayda dayandırmaları, müdahillerden ... davacı şirkete 2.500.000 TL.-3.000.000 TL. kaynak gelmesine rağmen 60.000.000 TL.lik ipotek tesis edilmesi ve iki taraf arasında yüksek miktarda borç ihtilafı meydana gelmesi, bir kısım işçilerin işten ayrılması, işçilerin Temmuz ve Ağustos ücretlerinin ödenememesi, nakit akım tablosunun (dönemsel gelir ve gider dalgalanmalarını en iyi kendileri bilmesi gerekirken) gerçeklikten uzak hazırlanması, davacı şirketin bizzat kendi ticari defterlerinde yer alan bir kısım borçların fiilen mevcut olmadığının ve daha sonra mutabakat yoluyla düzeltileceğinin açıklanması, davacı şirketin kendi sunduğu proje ve belgelere göre öngörülerinin çok büyük oranda gerçekleşmemiş olması, konkordato davalarının borçlunun menfaatleri yanında alacaklıların menfaatlerinin de gözetilmesi gereken bir dava olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin idaresi ve mali geleceği yönünden Mahkememizde olumlu kanaat ve güven uyanmamış, projenin uygulanabilir olmadığı sonucuna varılmıştır. Aynı sebeplerle davacı tarafın, geçici mühletin uzatılması veya kesin mühlet verilmesi ve ayrıca yeni nakit akım tablosu için yeniden süre verilmesi talepleri de yerinde görülmemiştir.
Davacı şirketin kendi kayıtlarına göre borca batık olmayıp, 3. kişi alacaklıların alacak beyanlarına göre borca batık olduğu anlaşılmış, davacı şirket borca batık kabul edilmese dahi, projenin uygulanabilir olmaması ve borçlunun malvarlığının korunmasının gerekmesi nedenleriyle, 2004 s. İİK'nin 292/1-a ve 292/1-b maddelerine istinaden davacının konkordato davasının reddi ile davacı şirketin iflasına karar vermek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Konya Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... ticaret sicili sırasında kayıtlı davacı ... LİMİTED ŞİRKETİNİN KONKORDATO DAVASININ REDDİNE,
2-Mahkememizin 17/06/2025 tarihli ara kararı ile verilen GEÇİCİ MÜHLETİN, kararın kesinleşmesi beklenmeksizin derhal KALDIRILMASINA,
3-Mahkememizin 17/06/2025 tarihli ara kararı ile verilen BÜTÜN İHTİYATİ TEDBİRLERİN ve KONKORDATO ŞERHLERİNİN kararın kesinleşmesi beklenmeksizin derhal KALDIRILMASINA,
4-Konya Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... ticaret sicili sırasında kayıtlı davacı ... LİMİTED ŞİRKETİNİN İFLASINA, 10/09/2025 günü saat 12:55 itibariyle İFLASININ AÇILMASINA,
5-İflas tasfiyesinin ADİ TASFİYE şeklinde yapılmasına, Mahkememizce konkordato komiserinin tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine yer olmadığına,
6-İflasa ilişkin hüküm özetinin iflas müdürlüğüne derhal bildirilmesine, müzekkere, tebligat ve ilan masrafları ile geçici komiserin ücretinin ödenmesinden sonra artan gider avansının (ilk aşamada 75.000 TL. olmak üzere) tamamının iflas müdürlüğüne gönderilmesine,
7-Geçici konkordato komiseri ...'in görevinin bugün (10/09/2025 tarihi) itibariyle son bulmasına ve kendisine bu tarihe kadar olan hizmetine yönelik olarak takdir edilen ücretin gün hesabıyla ödenmesine,
8-Konkordato davasının reddedilip, bütün ihtiyati tedbirlerin ve konkordato şerhlerinin de derhal kaldırıldığının, davacının iflasına karar verildiğinin ve konkordato komiseri ...'in görevinin 10/09/2025 tarihi itibariyle son bulduğunun daha önce müzekkere yazılan ilgili yerlere müzekkereyle bildirilmesine ve ayrıca gerekli ilanların yapılmasına,
9-Karar tarihi itibariyle alınması gereken maktu ret karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
10-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Dair ; davacı şirket temsilcisi ve vekili ile konkordato komiseri ve bir kısım müdahiller vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2004 s. İİK'nin 293/3. ve 164/2. maddeleri gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, Konya BAM ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/09/2025

Başkan Üye Üye Katip

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yerel Hukuk Mahkemeleri, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın