İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1407 E. 2018/450 K. — Yerel Hukuk Mahkemeleri Kararı
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1407 Esas 2018/450 Karar 10.05.2018 KESİNLEŞMEDİ
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/1407 KARAR NO : 2018/450 DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/12/2017 KARAR TARİHİ : 10/05/2018 Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesini özetle ;müvekkil davacı ... ekte sunulan tapu kayıtlan ile de sabit olduğu üzere, İzmir İli, Konak İlçesi,... Mahallesi,... pafta,... parsel, ...adada kâin gayrimenkul üzerindeki ... arsa paylı ... numaralı ve... arsa paylı B. blok, kat 1, 58 numaralı iki adet ofis niteliğindeki gayrimenkullerin maliki olduğunu, müvekkilin tanınmış bir iş adamı olduğunu, müvekkilin uzun yıllardan beri bu iki ofiste şahsi olarak ticari faaliyette bulunduğu gibi aynı zamanda '...' adı altında birden fazla şirket vasıtasıyla ticari faaliyet göstermekte olup müvekkil davacı bu şirketlerin sahibi ve yetkilisi olduğunu, müvekkil davacı bir takım ekonomik sıkıntılar sebebiyle ...' un faaliyette olduğu gayrimenkullerin bulunduğu iş merkezinin aidatlarını ödeyemediğini, bunun üzerine iş merkezinin yöneticiliğini yürütmekte olan davalı firma tarafından müvekkil aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı firma, icra takibi ile yetinmeyerek müvekkilinin iş yerlerinin elektriğini kesmiş ve klima sistemleri (ısıtma- soğutma) gibi hizmetlerini de engellediğini, müvekkili davacının bahsi geçen gayrimenkullerin maliki olduğunu, aidatlarını ödememesi elektrik ve diğer hizmetlerin kesilmesini gerektirecek bir sebep olmadığını, davalının hukuka aykırı eylemleri sebebiyle müvekkil davacının ticari faaliyetleri engellendiğinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı tarafın haksız eylemleri sebebiyle dava tarihinden itibaren işleyecek olan mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte 125.000 TL maddi ve 125.000 TL manevi olmak üzere 250.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkil şirketin davacıya ait iş yerlerinin elektriğini kestiğini,klima sistemleri (ısıtma- soğutma) gibi hizmetleri engellediğini, bu durum sebebiyle de müşterileri gözünde itibar kaybına uğradığını, iş merkezine yapılacak olan yürüyen merdiven inşaatı sebebiyle bu inşaatı bahane ederek esasında inşaat faaliyeti için zorunlu olmadığı halde davacının iş yerinin önü tamamen kötü niyetle kapatılarak bu alanın inşaat sahasına çevrildiğini, davacının iş yeri giriş ve çıkışları bu sebeple kapatılmış olduğundan davacının ve çalışanlarının "nasco group" şirketlerine giremediklerini, anılan sebeplerden ötürü yaklaşık olarak 1 yıldan fazla süreyle ticari faaliyetlerini gerçekleştiremediğini, müvekkil Şirketin uyguladığı baskı sebebiyle süreci manevi anlamda ızdıraplı ve psikolojik olarak katlanması zor bir şekilde yaşadığını iddia etmiş ve bu nedenle 125.000 TL tutarında maddi tazminat ve 125.000 tl tutarında manevi tazminat ödenmesini talep ettiğinden işbu haksız ve hukuka aykırı davanın öncelikle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle usulden reddine, ortada haksız bir fiilin bulunmaması, davacının meydana geldiğini iddia ettiği zararın var olmaması ve haksız fiil olduğu iddia edilen eylem ile oluştuğu iddia edilen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmaması, neticeten davacının davasını ve zararını ispat edememesi nedeniyle davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlığın tespiti; Davalının yöneticisi olduğu kompleksin aidat borçlarını ödemeyen davacının komplekste bulunan iş yerlerinin elektriğini kesmek suretiyle faaliyetlerini engelleyip engellemediği, davacının iş yerinin önünü keyfi olarak kapatıp kapatmadığı, davalının ileri sürülen bu eylemleri sonucunda davacının maddi ve manevi olarak zaraar uğrayıp uğramadığı, ayrıca davanın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı noktalarında toplanmaktadır. Dava ; haksız fiile dayalı olarak maddi ve manvi tazminata ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5.maddesini değiştiren ve 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 sayılı yasanın 2.maddesi ile "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup , bu durumda göreve ilişkin usül hükümleri uygulanır " şeklindeki düzenleme ile , artık 01/07/2012 tarihinden sonra açılacak davalarda sözü edilen iki mahkeme arasındaki ilişki görev ilişkisi olup , görevin 6100 sayılı HMK'nun 137,138 maddeleri gereğince dava şartları arasında sayılmış olması nedeniyle , mahkemenin görevli olup olmadığının yargılamanın her hal ve safhasında talep üzerine veya mahkemece re'sen incelenip gözetilmesi , mahkemenin görevsiz olduğunun tespiti halinde ise dosya üzerinde inceleme yapılarak bu konuda bir karar verilmesi gereği ortaya çıkmıştır. Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 ve 5. Maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun Ek-Madde 1'de " Bu Kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh hukuk mahkemelerinde çözümlenir" şeklinde düzenlenmiştir. Bu yasal düzenleme ışığında somut olaya bakıldığında; davacının, davalının yöneticisi olduğu komplekste bağımsız bölümlerinin maliki olduğu, davacının aidat borçlarını ödeyememesi nedeniyle davalı tarafından hakkında icra takiplerinin yapıldığı, davacının aidat borçlarını ödeyememesi nedeniyle davalı tarafın engellemelere maruz kaldığını ve maliki olduğu işyerlerini kullanamadığını ileri sürdüğü, dolayısıyla uyuşmazlığa uygulanacak mevzuatın kat mülkiyeti kanunun olduğu, kat mülkiyeti kanunundan kaynaklanan davalarında Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alanına girdiği, bu haliyle davada dava şartlarından görev şartının bulunmadığı anlaşılmakla, göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan davanın HMK'nun 114/1-c ve 115/2.maddeleri gereğince usulden REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin İzmir Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna, karar kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise, kararın kesinleştiği tarihte; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurulması halinde, dosyanın görevli İzmir Sulh Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, süresinde başvurulmaz ise davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğine, 2-Yargılama giderlerlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Dair ,gerekçeli kararın davacı vekili ile davalıya tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf- temyiz yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi..10/05/2018
Katip ... E imza
Hakim ... eimza
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yerel Hukuk Mahkemeleri, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.