İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/388 E. 2025/11 K. — Yerel Hukuk Mahkemeleri Kararı :: Hukuk Asistan
Yerel Hukuk Mahkemeleri Kararı

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/388 E. 2025/11 K. — Yerel Hukuk Mahkemeleri Kararı

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/388 Esas 2025/11 Karar 08.01.2025 KESİNLEŞTİ
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2019/388 Esas KARAR NO:2025/11

DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:25/06/2019 KARAR TARİHİ:08/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı şirketin, icra takibine konu fatura bedellerini ödemediğini, Davaya konu .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı icra takip dosyasına dayanak; 04.03.2015 düzenleme tarihli, 27.07.2018 faiz başlangıç tarihli, ... no.lu 11.800,00 TL tutarında fatura, 28.12.2016 düzenleme tarihli, 27.07.2018 faiz başlangıç tarihli, ... no.lu 1.770,00 TL tutarında fatura, 10.12.2016 düzenleme tarihli, 27.07.2018 faiz başlangıç tarihli, ... no.lu 1.728,70 TL tutarında fatura, 30.11.2016 düzenleme tarihli, 27.07.2018 faiz başlangıç tarihli, ... no.lu 1.357,00 TL tutarında fatura 02.11.2016 düzenleme tarihli, 27.07.2018 faiz başlangıç tarihli, ... no.lu 1.657,90 TL tutarında fatura, 05.10.2016 düzenleme tarihli, 27.07.2018 faiz başlangıç tarihli, ... no.lu 1.180,00 TL tutarında fatura, 12.08.2016 düzenleme tarihli, 27.07.2018 faiz başlangıç tarihli, ... no.lu 1.318,80 TL tutarında fatura, 29.07.2016 düzenleme tarihli, 27.07.2018 faiz başlangıç tarihli, ... no.lu 2.094,50 TL tutarında fatura, 29.06.2016 düzenleme tarihli, 27.07.2018 faiz başlangıç tarihli, 004160 no.lu 920,40 TL tutarında fatura, 17.10.2017 düzenleme tarihli, 27.07.2018 faiz başlangıç tarihli, ... no.lu 4.661,00'TL tutarında fatura, 28.09.2017 düzenleme tarihli, 27.07.2018 faiz başlangıç tarihli, ... no.lu 5.416,20 TL tutarında fatura, 11.08.2017 düzenleme tarihli, 27.07.2018 faiz başlangıç tarihli, ... no.lu 3.610,80 TL tutarında fatura, 03.07.2017 düzenleme tarihli, 27.07.2018 faiz başlangıç tarihli, ... no.lu 3.663,90 TL tutarında fatura, 26.05.2017 düzenleme tarihli, 27.07.2018 faiz başlangıç tarihli, ... no.lu 5.351,30 TL tutarında fatura, 24.01.2017 düzenleme tarihli, 27.07.2018 faiz başlangıç tarihli, ... no.lu 1.988,30 TL tutarında fatura, bedellerinin davalı şirket tarafından ödenmemiş olup, işbu sebeple davalı taraf aleyhine ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından anılı icra dosyasına 15.08.2018 tarihli dilekçe sunularak, borcun 20.950,90 TL kısmına itiraz ettiklerini, kalan kısım için ise borcu kabul ettiklerini beyan ettiklerini, aynı zamanda yetki itirazında bulunmuş olduklarını, işbu nedenle, dosya ....İcra Müdür ... Esasına kayıt olduğunu, davalıya yeniden ödeme emri gönderildiğini, ancak davalı tarafın bu kere de borcun tamamına itiraz ettiğini, davalı tarafın, davacının alacağının tahsilini geciktirmek için, önce borcun bir kısmı kabul ettiğini, ancak bugüne dek anılı kısmı da ödemediğini, dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesinin ardından da kötü niyetli şekilde borcun tamamına itiraz ettiğini, Davacının, davalı şirketçe ödenmemiş olan anılı fatura bedelleri kapsamında davalı taraf aleyhine icra takibine giriştiğini, ancak davalı şirket tarafından icra takibindeki bedele ve ferilerine haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz edildiğini, zira davalı tarafça, öncelikle 20.950,90 TL'lik bedelin ödendiğinin ileri sürüldüğünü, kalan kısım için borç kabul edildiğini, ancak bu bedellerin ödendiğini gösterir hiçbir belge de ortaya koyulamadığını, yetkili icra dairesinden gönderilen ödeme emrine karşı ise borcun tamamı yönünden itirazda bulunulduğunu, bunun üzerine ... Arabuluculuk Bürosu'na yapılan başvuruya da yetki itirazında bulunulduğunu, akabinde İstanbul'dan tayin edilen arabulucu ile görüşmeler sağlandığını, ekte, arabuluculuğa ilişkin yetki zının değerlendirilmediği mahkeme ilamını sunduklarını, açıkça görülmektedir ki, davalı tarafın, kötü niyetli bir şekilde davacıyı daha fazla mağdur edebilmek amacıyla salt gerçekdışı ve soyut beyanlarda bulunarak takibe itiraz ettiğini, haklı takiplerinin durdurduğunu, Davalı tarafın icra takibine haksız ve kötü niyetli itirazı neticesinde, taraflarınca arabuluculuk başvurusu yapıldığını, davalı tarafın ... ilçesinden yapılan arabulucu atamasına ilişkin de yetki itirazında bulunduğunu, bunun üzerine ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/... Esas 2019/... Karar sayılı ilamı ile, İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun yetkili olduğu tespit edilerek, Arabuluculuk Bürosu'nun .../...-.../... numaralı dosyası üzerinde yapılan görüşmeler neticesinde, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını ve dava açma zorunluluklarının hasıl olduğunu, ekte arabuluculuk sonuç tutanağını sunduklarını, Davacının, davalı şirketçe faturaya dayalı borç bedellerini vade tarihi çoktan geçmesine rağmen ödenmemesi sebebiyle ciddi zarara uğradığını, söz konusu fatura bedellerinin temini için .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile davalı taraf aleyhine icra takibine girişilmesine rağmen, davalı tarafça davacının alacağını sürüncemede bırakmak amacıyla haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine kısmi itirazda bulunulması sebebiyle, davacının uğramış olduğu zararın çok daha artmasına sebebiyet verildiğini, Davalı tarafça yapılan tüm itirazların, kötü niyetli olup davacının alacağının tahsilini engellemek ve icra takibini sürüncemede bırakmak amacıyla yapılmış olduğundan, icra takibine kötü niyetle yapılan itiraz sebebiyle davalı hakkında asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı talep etmek gerektiğini, Davalı tarafından, icra takibine konu fatura bedellerinin ödenmemesi yönünde uzun süredir kötü niyetle hareket edilmekte olup, davacı şirketin bu durum nedeni ile ticari zarara da uğradığını, davalı şirketin mal varlığında bir azalma meydana gelmesi durumunda davacının alacağının tahsilinin zorlaşacağını, işbu nedenle, davalı şirketin mal varlığı üzerine 3. Kişilere devir ve tescilini engellemek için ihtiyati haciz niteliğinde ve teminata hükmedilmeksizin tedbir tesis edilmesini, saygı ile arz ve talep ettiklerini, Yukarıda açıklanan nedenlerle, fazlaya ili talep ve dava hakları saklı kalmak üzere, davalarının kabulüyle borçlunun borca itirazının iptaline, takibin .... İcra Dairesi'nin 2018/... E. sayılı dosyası üzerinden devamına, haksız ve kötü niyetle takibe itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalıya davacı tarafından Sayın Mahkemenizin yukarıda numarası anılan dosyası tahtında ikame edilen haksız ve hukuki mesnetten yoksun dava ile; .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesinin talep ve dava edildiğini, Yukarıda esas numarası belirtilen mahkemeniz dosyası tahtında, davacının dava dilekçesi davalı şirkete tebliğ olmakla, davacı tarafından haksız ve hukuki mesnetten yoksun olarak ikame edilen davaya karşı beyan ve itirazlarının süresinde aşağıda Sayın Mahkemenizin takdirlerine saygı ile sunulduğunu, Davacının, iş bu haksız hukuki dayanaktan yoksun davasının aşağıda ve açıklayacakları nedenler doğrultusunda reddi gerektiğini, şöyle ki; HMK hükümleri gereğince, davacı tarafından dayandığı delillerin bir liste eki halinde davalı sayısından bir fazla olarak düzenlenmiş örnekleri ile birlikte Mahkemeye sunulması ve davalı şirkete tebliğ ettirilmesi iktiza etmekteyken, davacı tarafça dava konusu hadise ile ilgili olarak taraflarına herhangi bir delil tebliğ edilmediğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun emredici 129/1/e. Maddesi ve 129/1/f. maddesi hükmüne aykırı olarak davacının dava dilekçesinde, dava konusu savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği ve dayanılan hukuki sebepler mevcut olmadığını, bu muvacehede davacının dava dilekçesindeki eksiklikleri gidermesinin ve davalı tarafın müşahhas hadise ile ilgili delillerin taraflarına tebliğ edildiğinde işbu cevap dilekçesindeki tüm beyan ve savunmalarını genişletme ve değiştirme haklarının; delillerin incelenmesi akabinde anlaşılacak ilk itirazlarının ve mukabil delil sunma haklarının saklı tutulduğunun ifade edilmesi zarureti hasıl olduğunu, Davacı tarafından, davalı şirket ile aralarında ticari satımdan kaynaklı bedellerin davacı isteklerine rağmen ödemedikleri bu nedenle icra takibi başlattıkları, söz konusu icra takibine yapılan itirazı kabul etmedikleri, davalı şirketin bu ilişkiden doğan borçlarını yerine getirmediği iddia edilerek itirazın iptali talep edildiğini, Davacı tarafından davalı şirkete karşı ... İcra Dairesinin 2018/... Esas no.su ile başlatılan icra takibine taraflarınca yetkisizlik nedeni itiraz edilmiş olup ilgili takibin kesinleşmediğini, dolayısı ile dava konusu icra dosyası .... İcra Müdürlüğü 2018/... E. Sayılı dosyası olup ilgili icra takibine karşı itirazlarının süresi içerisinde ilgili icra müdürlüğüne sunulduğunu, Davacı tarafından dava dilekçesinde davalı şirket ile aralarında ticari ilişkisi gereği dava dilekçesinde ayrıntılı olarak belirtilmiş 15 adet fatura borcunu davalı şirketin yerine getirmediğinin iddia edildiğini, bu iddiayı ileri süren davacının bu iddiasını kanıtlaması gerektiğini, Oysa kendisi herhangi bir delil sunmadığı gibi bu iddiasını ispatlayacak hiçbir açıklamada yapmadığını, Sayın Mahkemenizce de dava dilekçesi incelendiğinde görüleceği üzere davacı tamamen farazi iddialar ile mesnetsiz bir şekilde soyut iddialar ileri sürdüğünü, taraflarınca işbu iddiaların kabul edilmesinin mümkün olmadığını, yukarıda da belirttikleri üzere davacı şirkete karşı davalı şirketin hiçbir borcu bulunmadığını, Mevcut borçlara ilişkin fatura bedelleri davalı şirket tarafından banka kanalı ile ödenmiş olup banka dekontlarının ekte sunulduğunu, şöyle ki; 1.657,90 TL ve 1.357,0 TL toplamda 3.014,90 bedelli fatura bedelleri 20.04.2017 tarihinde ..., 1.180,00 TL bedelli fatura bedeli 26.10.2016 tarihinde ... bankası, 1.318,80 TL bedelli fatura bedeli 07.09.2016 tarihinde Halkbank, 2.094,50 TL bedelli fatura bedeli 17.08.2016 tarihinde Odeobank, 920,40 TL bedelli fatura bedeli 27.07.2016 tarihinde ..., 4.661,00 TL ve 3.610,80TL toplamda 8.271,80 TL bedelli fatura bedelleri 21.09.2018 tarihinde ... Bankası, 5.416,20 TL bedelli fatura bedeli 24.01.2018 tarihinde ..., 51,30 TL bedelli fatura bedeli 19.07.2017 tarihinde ..., aracılığı ile ...'e (...) ait ... ... hesabına yapıldığını, 4.661 TL ve 3.610,80 TL bedelli faturaların davalı şirkete usulüne uygun bir şekilde ulaştırılmadığını ancak davacı taraftan faturaların aslı gibidir nüshaları talep edildiğini ve akabinde de bu faturalar bedellerinin de davalı şirket tarafından ödendiğini, Davacı tarafın 2018 yılında başlatmış olduğu icra takibi öncesi davalı şirketin mevcut fatura borçlarını ödediğini, Yine hiçbir kabul anlamına gelmemek üzere bir an için borç ilişkisinin devam ettiği dahi düşünülürse fatura bedeli neye göre nasıl hesaplandığını, bunun dahi davacı tarafından ispat edilmesinin mümkün olmadığını, davacının bunu iddia ettiği için ispat etmeli ve de iddia ettiği alacak miktarını neye göre hesapladığını da delilleri ile birlikte ortaya koyması gerektiğini, Şöyle ki; ödemeleri yapılmayan sözde faturalara ilişkin davacı taraftan herhangi bir hizmet alınmadığını, davacı tarafın bahsi geçen faturaları hiçbir dayanağı olmaksızın düzenleyerek teslim alan kısmına da kendi imzasını atarak usule ve hukuka aykırı bir şekilde davalı şirketin borçlu olduğu iddiasında bulunduğunu, Oysa davacının davalı ile bağlantısı ve sözde ödenmeyen fatura bedellerinin temeli ticari ilişkisini ortaya koyacak hiçbir delili mahkemeye sunamadığını, sunmasının da mümkün olmadığını, çünkü davalının davacı tarafa borcu bulunmadığını, bu nedenle işbu davanın reddedilmesi gerektiğini, Davacı tarafın başlatmış olduğu icra takibinden önce fatura ödemelerinin davalı şirket tarafından gerçekleştiğinin yukarıda açıkça izah edildiğini, Yapılan ödemelere rağmen davacı tarafın icra takibini başlatması itirazların usulüne uygun bir şekilde verilmiş olmasına rağmen yine huzurdaki davanın açılmış olması davacının kötü niyetli olduğunu açıkça gösterdiğini, Davacının işbu davada talep ettiği kötü niyet tazminatı İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nda kendisine haksız dava açılan tarafın talep edebileceği bir tazminat türü olduğunu, bu nedenle hukuka aykırı bu talebin reddedilmesi gerektiğini, dolayısıyla söz konusu kötü niyet tazminatının %20'den aşağı olmamak üzere taraflarına ödenmesi gerektiğini, yukarıda izah ettikleri beyanlarının uygun görülmesinin dinletecekleri tanık beyanları ile de destekleneceğini, yine davalı şirket defter kayıtlarının incelenmesi halinde de gi yapılan ödemeler dışında da başkaca fatura borcu bulunmadığı gibi davacı tarafın davalı şirketten alacağı da olmadığını, davacının dava dilekçelerinde yer alan haksız ve hukuki mesnetten yoksun tüm beyan, iddia ve taleplerine taraflarınca külliyen itiraz edilmekte olup işbu haksız ve mesnetsiz davanın külliyen reddine karar verilmesi gerektiğini, Yukarıda arz ve izah edilen nedenler neticesinde; fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı kötü niyetli olduğu için %20'den aşağı olmamak üzere lehimize kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davacı tarafça açılmış olan hukuki dayanaktan yoksun davanın her halükarda reddini, hiçbir kabul anlamına gelmemek üzere davacının kötü niyet tazminatı talebi İİK'da davalı için tanındığı için bu talebin reddini, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; taraflar arasındaki ticari ilişki ve bu ilişki nedeniyle düzenlenen faturalar nedeniyle alacaklı olunduğu iddiasıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olduğu görüldü. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 17/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Dosya içerisine sunulan davacı taraf ticari defter kayıt ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davacının iddia ettiği üzere davalı adına keşide edilmiş olan tüm fatura toplamının 48.518,80 TL. olduğu kabul edilecek olursa 27.567,90 TL lik davalı ödemelerinin keşide edilmiş fatura toplamı olan 48.518,80 TL'den mahsup edilmesi gerektiği, buna göre kalan borç tutarının 20.950,90 TL olması gerektiği görüş ve kanaatine ulaşıldığı Davalı taraf ticari defter kayıt ve belgelerinin incelenmesinde, davalı tarafın 06.08.2018 takip tarihi itibari ile davacı tarafa borç-alacak bakiyesinin olmadığı, davacı tarafın davalı taraf adına düzenlemiş olduğu, davalı ticari defterlerinde yer almayan, taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu 5 adet toplamı 20.950,90 TL bedelli faturalardan kaynaklı davacı tarafın alacaklı olup olmadığının Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, sayın Mahkeme davacı tarafın davalı taraftan 20.950,90 TL. alacaklı olduğu kanaatine ulaşır ise, davacının .... İcra Müdürlüğü .../... Esas sayılı dosyası ile talep etmiş olduğu işlemiş faize ilişkin dosya içerisine taraflar arasında düzenlemiş bir sözleşme, davacı tarafından davalı tarafa keşide edilen ihtarname veya uyuşmazlığa konu faturaların tebliğine ilişkin herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı için takip tarihine kadar işlemiş faiz hesabı yapılamadığı, tarafların %20 inkâr tazminatı talebinin Sayın Mahkeme'nin takdirinde olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; tekstil ürünlerinin alım satımı konusunda kurulan ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı cari hesap nedeniyle alacaklı olunduğu iddiasıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali isteminden ibarettir. Davacının ilk olarak ... İcra Müdürlüğünün 2018/... sayılı takip dosyasından takibe geçtiği, dosyasının incelenmesinde, alacaklının davacı, borçlunun davalı olduğu, davacının 48.518,80 TL fatura ve 129,60 TL işlemiş faiz olmak üzere 48.649,40 TL alacağın tahsili talepli takip başlattığı, davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borcun 20.950,90 TL'lik kısmına ve faize ilişkin itirazı üzerine, davacı alacaklının dosyanın yetkili ... İcra Müdürlüğüne gönderilmesini talep ettiği görülmüştür. Yetkisizlik sonrası gönderilen .... İcra Müdürlüğünün 2018/... sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının davacı, borçlunun davalı olduğu, davacının 48.518,80 TL fatura ve 129,60 TL işlemiş faiz olmak üzere 48.649,40 TL alacağın tahsili talepli takip başlattığı, davalının süresinde borcun tamamına itirazı ile takibin durdurulduğu, davalının itirazının davacıya tebliğ edilmemiş olması gözetilerek itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davacı kayıtlarında, davacının davalıya düzenlediği toplam 15 adet, 48.518,80 TL'lik faturanın mevcut olduğu, buna karşın davalının davacıya yaptığı 27.567,90 TL'lik ödemenin de kaydının bulunduğu, buna göre davacı ticari defterlerine göre davacının 20.950,90 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi tarafından davalı ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde, davalı ticari defterlerinde 04/02/2015 tarihli 11.800,00 TL'lik, 10/12/2016 tarihli 1.728,70 TL'lik, 28/12/2016 tarihli 1.770,00 TL'lik, 24/01/2017 tarihli 1.988,30 TL'lik, 03/07/2017 tarihli 3.663,90 TL'lik toplam 20.950,90 TL'lik 5 faturanın mevcut olmadığı görülmektedir. Ticari defterlerde yapılan tespitler neticesinde uyuşmazlığın, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 20.950,90 TL'lik 5 adet fatura konusu malların davalıya teslim edilip edilmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında alım-satım ilişkisi mevcut olup, malları teslim ettiğini ispat külfeti davacı alacaklı üzerindedir. Davacı, malları teslim ettiğine dair sevk irsaliyesi sureti sunmuş, davalı sevk irsaliyesinde teslim alan kısmında imzanın şirket çalışanına ait olmadığını beyan etmiştir. Davacı ticari defterlerinde davalı ödemeleri düşüldükten sonra bakiye 20.950,90 TL'lik alacak kalması, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan faturaların toplam tutarının da 20.950,90 TL olması karşısında uyuşmazlığın bu 5 adet faturadan kaynaklandığı sabittir. İlgili faturalar incelendiğinde 04/02/2015 tarihli 11.800,00 TL'lik faturada ... isim ve imzası bulunduğu, 10/12/2016 tarihli 1.728,70 TL'lik, 28/12/2016 tarihli 1.770,00 TL'lik, 24/01/2017 tarihli 1.988,30 TL'lik, 03/07/2017 tarihli 3.663,90 TL'lik toplam 20.950,90 TL'lik faturalarda ise ... isim ve imzası bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce SGK Müdürlüklerine müzekkere yazılmış, ... ...'nin yazı cevabından ... ve ...'un fatura tarihlerinde davalı şirket çalışanı olduklarına dair kayıtların gönderildiği görülmüştür. Mahkememizce şirket çalışanlarının beyanlarının alınması için talimat yazılmış, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyasından ...'un beyanı alınmıştır. "Ben hummel spor malzemeleri firmasına 2014 yılı haziran ayında girdim, hala orada çalışıyorum, bana göstermiş olduğunuz 28/12/2016 tarihli irsaliyeli faturadaki imza benim imzama benziyor fakat bana ait olup olmadığına emin değilim, diğer gösterdiğiniz 10/12/2016, 24/01/2017 ve 03/07/2017 tarihli faturalardaki isim ve imza kısmı okunmayacak derecede siliktir, faturalara dair herhangi bir beyanda bulunamam." şeklinde beyanda bulunmuştur. ... için ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... talimat sayılı dosyasından davetiye çıkartılmış olup iade gelmesi üzerine bu kez mahkememizin talebi doğrultusunda tanığa 21/2 maddesine göre yine tebligat çıkartılmış ise de; hazır olmadığı görüldüğünden talimat bila ikmal iade edilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/2575 esas, 2020/4330 karar sayılı 21/10/2020 tarihli kararında "Dava, faturaya dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Davacı, davaya konu faturadaki malların davalı çalışanına teslim edildiğine ilişkin imzalı sevk irsaliyelerini ibraz etmiştir. Sevk irsaliyesindeki imzası olan kişinin davalı çalışanı olduğunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu durum davalı çalışanı tarafından teslim alınan malların davalı adına teslim alındığını gösterir. İlk derece mahkemesince de bu gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, istinaf mahkemesince taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı, bu nedenle 6098 sayılı Kanunun 89/1-1 maddesindeki para alacağına ilişkin alacaklının ikametgahı mahkemesinin yetkisiz olduğu, yetkisiz icra dairesinde takip yapıldığı belirtilerek davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak davanın usulden reddine karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda taraflar arasında alım-satım sözleşmesinin bulunduğu ve davaya konu malın da davalı çalışanına teslim edildiği dosya içerisindeki delillerden anlaşılmış olmakla İstinaf mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Talimat mahkemesince alınan beyanında sevk irsaliyesinde ismi bulunan ... "28/12/2016 tarihli irsaliyeli faturadaki imza benim imzama benziyor fakat bana ait olup olmadığına emin değilim, diğer gösterdiğiniz 10/12/2016, 24/01/2017 ve 03/07/2017 tarihli faturalardaki isim ve imza kısmı okunmayacak derecede siliktir, faturalara dair herhangi bir beyanda bulunamam." şeklinde beyanda bulunmuş ve diğer çalışan ... talimat mahkemesince kendisine gönderilen davetiyeye icabet etmemiş ise de; mahkememizce yapılan incelemede davalı defterlerine kayıtlı olmayıp uyuşmazlık konusu olan 04/02/2015 tarihli 11.800,00 TL'lik, 10/12/2016 tarihli 1.728,70 TL'lik, 28/12/2016 tarihli 1.770,00 TL'lik, 24/01/2017 tarihli 1.988,30 TL'lik, 03/07/2017 tarihli 3.663,90 TL'lik toplam 20.950,90 TL'lik faturalar dışında kalan ve davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup ihtilafsız olan 17/10/2017 tarihli 4.661,00 TL'lik, 28/09/2017 tarihli 5.416,20 TL'lik, 11/08/2017 tarihli 3.610,80 TL'lik faturada yine ...'ın isim ve imzasının bulunduğu, yine aynı şekilde 04/03/2015 tarihli 11.500,00 TL'lik ve 25/12/2016 tarihli 1.770,00 TL'lik faturada ... isim ve imzasının bulunduğu, ihtilafsız olan faturalar ile ihtilaf konusu olan faturalarda isim soyisim ve imza kısımlarının birbirleri ile aynı mahiyette olduğu ve talimat mahkemesinde beyanı alınan ...'un açıkça imza inkarında bulunmadığı gözetildiğinde davalının imzaların yetkiliye ait olmadığına ilişkin beyanı mahkememizce kabul görmemiştir. Her ne kadar davacı tarafça .... İcra Müdürlüğünün 2018/36179 sayılı takip dosyasından takip konusu yapılan 48.518,80 TL fatura ve 129,60 TL işlemiş faiz olmak üzere 48.649,40 TL alacağa yönelik itirazın iptali talep edilmiş ise de, borcun 8.271,80 TL'lik kısmını oluşturan 17/10/2017 tarihli 4.661,00 TL'lik ve 11/08/2017 tarihli 3.610,80 TL'lik faturalara ilişkin takip tarihi olan 06/08/2018 tarihinden sonra ancak davadan önce davalının 21/09/2018 tarihinde 8.271,80 TL'yi ödediği anlaşılmakla, itirazın iptali davası açılmadan önce borcun kısmen ödendiği hallerde, alacaklının ödenen kısım yönünden dava açmakta hukuki yararı olmadığından, bu miktar yönünden itirazın iptaline karar verilemeyeceğinden, icra takibinden sonra ancak itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından yapılan 8.271,80 TL'lik asıl alacak kısmı yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davacı tarafça 19.296,10 TL'lik asıl alacak kısmı yönünden itirazın iptali talep edilmiş ise icra takibi başlatılmadan önce bu kısım yönünden davalı tarafça ödeme yapıldığı ticari defter ve banka kayıtlarından anlaşılmış olduğundan bu kısım yönünden, ayrıca 129,60 TL işlemiş faiz talep edilmiş ise de davacının takipten önce davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin ihtarname vb. Delil sunulmadığından bu taleplerinin reddine karar verilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/2575 esas, 2020/4330 karar sayılı 21/10/2020 tarihli kararında da açıklandığı üzere davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan, ihtilaf konusu fatura ve sevk irsaliyelerinde isim ve imzası bulunan davalı çalışanlarından ...'ın talimat mahkemesinde beyanda bulunmaması, ...'un ise beyanda bulunmasına karşın açıkça imza inkarında bulunmaması, buna karşın ilgili çalışanlar tarafından isim ve imzası bulunan başkaca fatura/sevk irsaliyelerinin davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup bunlara ilişkin davalı tarafça herhangi bir itiraz sunulmaması birlikte değerlendirildiğinde ihtilaf konusu toplam 20.950,90 TL'lik faturalardaki malların davalıya teslim edildiği ancak her iki taraf ticari defterlerinde bu faturalara ilişkin bir ödeme bulunmadığı görülmekle bu kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ve itiraz haksız alacak likit olduğundan asıl alacağın %20 si olan 4.190,18 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı alacaklının 19.296,10 TL'lik kısım yönünden, icra takibinden önce ödeme yapıldığı görülmekle takibe geçmekte haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşıldığından 19.296,10 TL'nin % 20 si oranında (3.859,22 TL) kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalı şirkete ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Davanın KISMEN KABULÜNE, 1-Davanın, takibin 8.271,80 TL'lik asıl alacak kısmı yönünden hukuki yarar yokluğundan REDDİNE, 2-Davanın, takibin 19.296,10 TL'lik asıl alacak kısmı, 129,60 TL'lik işlemiş faiz talebi yönünden esastan REDDİNE, 3-.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin; 20.950,90 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi uygulanmasına, 4-İtiraz haksız alacak likit olduğundan asıl alacağın %20 si olan 4.190,18 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı alacaklının 19.296,10 TL'lik kısım yönünden, icra takibinden önce ödeme yapıldığı görülmekle takibe geçmekte haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşıldığından 19.296,10 TL'nin % 20 si oranında (3.859,22 TL) kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalı şirkete ödenmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 1.431,16 TL nispi karar harcının, peşin alınan 589,77TL harcın mahsubu ile geri kalan 841,39‬ TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 20.950,90 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 27.697,50 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 640,57 TL (44,40 TL BHV, 6,40 TL VSH, 589,77 TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 10- Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 2.697,05 TL (1.297,05 TL tebliğler ve posta, 1.400,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.161,52 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, 11-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre; 751,53 TL'sının davacıdan, 568,47 TL'sının davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 12-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kabul edilen ve reddedilen miktarlar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/01/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yerel Hukuk Mahkemeleri, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın