İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/218 E. 2023/131 K. — Yerel Hukuk Mahkemeleri Kararı
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/218 Esas 2023/131 Karar 28.03.2023 KESİNLEŞMEDİ
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO :2020/208 Esas KARAR NO :2023/19
DAVA :İtirazın İptali (Kurtarma Ve Yardımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :20/07/2020 KARAR TARİHİ :24/01/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketinin ... numaralı Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalısı ... Şti. tarafından ...’den satın alınan 2 adet poşet kesme makinesi ile ekipmanlarının, davalının sahibi olduğu ... adlı gemi ile ...’den Türkiye’ye nakledildiğini ve 19.11.2018 tarihinde ... Limanı'na getirildiğini, ... Ltd. Şti.’nin aracılığı ile emtianın ... Limanı’ndan sigortalının tesisine 21.11.2018 tarihinde götürüldüğü ve araçtan indirildiğinde hasarlı olduğunun tespit edildiğini, hasarın 21.11.2018 tarihinde tespit edilmiş olduğunu, ekspertiz incelemesi ile hasarın deniz nakliyesi anında oluştuğunun anlaşıldığını, eksper incelemesi ile hasar tutarının 11.359,40 TL (2.000,00 USD) olarak tespit edildiğini ve 17.12.2018 tarihinde ödendiğini, her iki nakliyeciye de 23.11.2018 tarihinde noterden ihtarname gönderilerek hasarın ihbar edildiğini, ... Ltd. Şti. tarafından olumsuz cevap verildiğini, arabuluculuk başvurusunun olumsuz sonuçlandığını ve hasar tutarının tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durdurulduğunu belirterek .. 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 11.359,40 TL hasar tutarı ile ödenme tarihi 17.12.2018 itibariyle 1.699,24 TL işlemiş avans faizinin toplamı 13.058,64 TL alacağın tahsili için 23.09.2019 tarihinde başlatılan icra takibine itirazın iptali ve %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'ndan ...Limanı'na getirilen emtianın 19.11.2018 tarihinde eksiksiz ve hasarsız olarak teslim edildiğini, hasarın deniz nakliyesi anında oluştuğu yönünde herhangi bir belge, tutanak veya delil olmadığını, hasarın ara nakliye sürecinde ya da alıcı adresinde boşaltma anında meydana gelmiş olabileceğini, malın ambalajlanması, ara taşıyıcı araca yüklenmesi ya da boşaltılması süreçlerinde davalı deniz taşıyıcısının sorumluluğunun olmadığını, CMR Konvansiyonu madde 17/4-b,c uyarınca ambalaj hataları nedeniyle meydana gelen zararlarda sorumluluklarının olmadığını, yükün ... Limanı'nda dava dışı ... Acentesi unvanlı şirkete teslimi anında dışarıdan herhangi bir hasar tespiti yapılmadığını, hasarın iç ambalaj nedeniyle ya da dava dışı şirket tarafından yapılan taşıma sırasında meydana gelmiş olması halinde davalı deniz taşıyıcısının sorumluluğuna gidilemeyeceğini, ihbarın süresinde yapılmadığını, ekspertiz raporunda hasarın “... otomatik kesim makinesinin ön tablasına ait iki adet ayağın kırılması” olarak tarif edildiği dikkate alındığında ilk anda görülebilecek açık bir hasar olduğu ve davalı deniz taşımacısının hemen haberdar edilmesi ve yazılı bildirim yapılması gerektiğini, noter ihtarnamesinin tebliğ şerhinin sunulmadığını, davacının sunduğu ekspertiz raporunun kabul edilmediğini ve hasar tutarını bilirkişinin belirlemesi gerektiğini, icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir. Dava; davacı sigortalısına ait emtianın deniz taşıması esnasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen tazminatın rücuen davalıdan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup uyuşmazlığın konusunun; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetlerinin olup olmadığı, davacı sigortalısına ait emtiaların hasarlandığı iddiası nedeniyle davalının kusur ve sorumluğunun bulunup bulunmadığı usule uygun hasar ihbarının yapılıp yapılmadığı hasar bedelinin kadri maruf olup olmadığı, buna göre varsa davacı alacağının miktarının tespiti husususlarında toplandığı görülmüştür. ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 24/09/2019 tarihinde takibe başlandığı ödeme emrinin davalı borçluya 02/10/2019 tarihinde tebliği üzerine davalı borçlunun aynı gün tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 20/07/2020 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Makine Mühendisi ..., Uzakyol Kaptanı ... ve Taşıma Uzmanı ... tarafından tanzim edilen 10/03/2021 havale tarihli raporda özetle; davacı ... Sigorta A.Ş.'nin aktif husumet ehliyetine sahip olmadığı, davalının pasif husumet ehliyetine sahip olduğu, hasar ihbarının zamanında yapılmadığı, dava konusu hasarın taşıyanın hakimiyet sahası içinde ve sorumlu olduğu bir sebeple meydana gelmediği, dava konusu hasarın taşıyanın sorumlu olduğu süreçte meydana geldiğinin ispat edilememesi gerekçesi ile davalının sorumlu tutulamayacağı, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda davaya konu zararın 10.734,80 TL olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Makine Mühendisi ..., Uzakyol Kaptanı ... ve Taşıma Uzmanı ...tarafından tanzim edilen 01/07/2022 havale tarihli raporda özetle; davacı itirazları değerlendirildiğinde; dosyada mevcut 10.03.2021 tarihli kök raporun 5. sayfasında gerekçeli bir şekilde incelendiği, işbu rapor vesilesiyle tekraren yapılan incelemede aynı yönde olduğunu belirttiklerini, adı geçen raporda davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmamasının temelde iki sebebe dayandırıldığı, bunların sigortacının halefiyet hakkının doğumu için aranan şartlardan birisi olan sigorta tazminatının ödenmiş olduğu hususu ile dosya münderecatında ispata muhtaç olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından tazminatın ödendiğine dair sunulan 04.09.2019 tarihli hukuk revizyon mektubu kök raporun heyeti tarafından bir iç yazışma olarak değerlendirildiği, ödemenin ispatını gösterir bir makbuz niteliğinde olmadığı, hasar ihbarının yükleri taşıyan tarafından teslim edildiği andan itibaren 3 gün içinde yapılması gerekirken ilgili uyuşmazlıkta bu ihbarın yüklerin gemiden boşaltıldıktan (taşıyan tarafından teslim edildikten) 2 gün sonra sigortalı tarafından teslim alındığı ve hasar ihbarının ise bu (karadaki) teslimden 2 gün (toplamda yükler taşıyanın tesliminden itibaren 4 gün sonra) sonra yapıldığının anlaşıldığı, dolayısıyla hasar ihbarının yükleri taşıyan tarafından teslim edildikten 4 gün sonra yapılmış olması sebebiyle TTK madde 1185/4 uyarınca hasarın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönündeki karine gereğince, taşıyanın dava konusu zarar sebebiyle sorumluluğunun bulunmayacağı yönündeki tespitin isabetli olduğu, emtianın satıcı tarafından ambalajlandığı ve fakat dosyadaki fotoğraflardan yükleme sonrasında makinenin sadece polyester spanzetlerle ve yanlış açılardan bağlanmış olduğu, ...’den Türkiye’ye kadar yapılacak olan uzun deniz yolculuğu sırasında karşılaşabilecek hava ve deniz şartları göz önüne alındığında makinenin etrafındaki boşlukların hava yastıkları (airbag) veya konteyner tabanına sabitlenmesi gerekirken konteyner içerisindeki istifleme/sabitleme/lashing işlemlerinin yükleten tarafından yapılan yetersiz lashing ve sabitleme sebebiyle geminin baş-kıç yönündeki devinimleri sırasında öne doğru kayarak darbeye bağlı hasarlanmış olduğu, hasarın 21.11.2018 tarihinde tespit edildiği ve 21.11.2018 tarihinde de döviz kurunun 5.3674 TL olduğu dikkate alınarak hasar miktarı 10.734,80 TL olarak tespit edildiği, konşimento kayıtlarında konteyner içi istifin yükleten tarafından yapıldığı şerhinden bahsedilmediği ancak kök raporun 10. sayfasında mesele "Dosyada saklı belgelere ve fotoğraflara göre; dava konusu 2 set (28 Kap) poşet kesim makinesinin, ... ve ... nolu 2x40' HC kapalı konteyner içerisinde yükenmesi, istiflenmesi ve lashingi (sabitlenmesi) ve bilehare konteyner apılraının mühürlenmesi işlemlerinin bizzat yükleyici ... Ltd. tarafından gerçekleşmiş olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde ifade edildiği, aynı gerekçe ile söz konusu tespitin ve buna bağlı olarak sorumluluk yönündeki değerlendirmelerinin devam ettiği belirtilmiştir. Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla, davacının TTK 1472 maddesi gereğince halef sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ancak bu ödemenin geçerli bir sözleşme uyarınca ve gerçek hak sahibine yapılması gerekmektedir. Sigortacının halefiyeti, kanundan kaynaklandığından kendiliğinden meydana gelir. Sigortacı tazminatı ödediği anda, sigortalının yerine geçer ve sigortalının zarara sebep olan üçüncü şahsa karşı olan talep hakkı düşer. Son olarak ise halefiyetin gerçekleşmesi için, zarar nedeni ile sorumlu bulunan üçüncü bir kişinin varlığı gereklidir. Sonuç olarak davacı sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için, sigortalının üçüncü şahıslara karşı tazminat talebi hakkına sahip olması, sigortacının sigorta tazminatını gerçek hak sahibine ödemiş olması ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin var olması gerekir. Dosyada bulunan ... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi'ne göre dava dışı sigortalı ... ŞTİ. tarafından Çinden ... teslim şartı ile ithal edilen poşet kesme makinesi ...'den Türkiye'ye ...isimli gemi ile taşınmısının sigorta teminatı altına alındığı, sigortalının konşimentoda alıcı olarak kayıtlı bulunan dava dışı ...ŞTİ. olduğu, emtianın hasarlanması neticesinde davacı sigorta şirketi tarafından dosyada bulunan ... Bankasına ait ödeme dekontuna göre 11.359,40 TL hasar bedelinin 17/12/2018 tarihinde sigortalıya ödenmiş olduğu anlaşılmakla buna göre de davacının yapmış olduğu ödeme kapsamında TTK 1472 maddesi gereğince halefiyet hakkı ile aktif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir. Davalı tarafından dava dışı sigortalı adına düzenlenen ve davaya konu taşıma bilgileri ile uyumlu olduğu anlaşılan 15/11/2018 tarihli navlun faturası gereğince, davalının taşıma işini üstlendiği ancak taşımanın fiilen davayı tarafından gerçekleştirilmeyerek alt taşıma sözleşmesi kurulduğu, düzenlenen navlun faturası gereği davalının taşıyan ve pasif husumet ehliyetini haiz olduğu mahkemece kabul edilmiştir. İcra takip tarihi ile hasarlı olduğu belirtilen emtianın dava dışı sigortalıya teslim edildiği 21/11/2018 tarihi dikkate alındığında davanın TTK 1188 maddesi gereğince yasal süre içerisinde açıldığı mahkemece kabul edilmiştir. TTK 1185 maddesi gereği zıya veya hasarın haricen belli olması durumunda en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında, haricen belli olmaması halindeyse eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde taşıyana ihbar edilmesi gerekmektedir. Davacı sigortalısı tarafından emitaların 21/11/2018 tarihinde teslim alınması esnasında hasarın farkedimdiği ve buna ilişkin hasar ihbarının davalıya 23/11/2018 tarihinde ... 42. Noterliği kanalı ile ihtar edildiği ve ihtarın davalıya 28/11/2018 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Ancak davalı tarafından dosyaya sunulan navlun faturası incelendiğinde, davalının yalnızca deniz taşımasını üstendiği kara taşımasının davalı tarafından ifa edilmediği dikkate alındığında, dava konusu emtilaların ... Gümrük Müdürlüğü'ne teslim tarihi olan 19/11/2018 tarihinde davalı bakımından edimin yerine getirilerek, eşyaların dava dışı sigortalıya teslim edildiği kabul edilmiş olup bu hali ile davalıya gönderilen hasar ihbarının TTK 1185 maddesi gereğince 3 günlük süre içerisinde gönderilmediği anlaşılmakla, davalı taşıyana TTK gereği hasar ihbarının usule uygun yapılmamış olduğu kabul edilmiştir. İhbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde iki karine doğmakta olup, eldeki dosyada davacının bu iki karinenin aksini ispat ederek davalıların sorumluluğunu ispatlaması gerekmektedir. Davaya konu poşet kesme makinesinin dava dışı sigortalıya teslim tarihi fiilen sigortalıya teslim edildiği 22/11/2018 olarak kabul edilmesi hainde ise, davalı taşıyana TTK gereği hasar ihbarının usule uygun yapılmış olduğu kabul edilmelidir. İhbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde iki karine doğmakta olup, eldeki dosyada ihbarın süresinde yapılmış kabul edilmesi halinde ise ispat yükü davalı üzerinde bulunmakla, davalının bu iki karinenin aksini ispat ederek sorumluluğu bulunmadığı hususunu ispatlaması gerekmektedir. Ancak aşağıda açıklanacağı üzere her iki halin kabulü durumunda da mahkemece davalının hasar bakımından sorumluluğu bulunmadığı kanaati oluşmuştur. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile, davaya konu hasarın eşyanın konteyner içerisine istif ve sabitleme işlemlerinin uygun şekilde yapılmamış olması nedeni ile oluştuğu yönünde kanaat bildirilmiş olup, mahkemece de bu görüş benimsenmiştir. Her ne kadar davacı vekilince konteyner içi istifin uygun yapılmaması halinde dahi davalının sorumluluğu bulunduğu belirtilerek rapora itiraz edilmişse de, konteynerin dava dışı yükleten tarafından istiflenip kapatılarak mühürlü halde davalıya teslim edildiği dikkate alındığında, davalının özen yükümlülüğünün kapalı konteyner içi istiften de sorumlu tutulacağı şeklinde geniş yorumlanamayacağı mahkemece değerlendirildiğinden davacı vekilinin itirazı yerinde görülmemiştir. Bu hali ile hasar ihbarının süresinde yapılmadığı kabul edildiğinde, davacı tarafından TTK gereği oluşan karinelerin aksi ispat olunmadığından, hasar ihbarının süresinde yapıldığı kabul edildiğinde ise dava konusu hasara eşyanın konteyner içi istif ve sabitlemesinin uygun yapılmaması nedeni ile oluştuğu kanaati gereği davalının hasar bakımından sorumluluğu bulunmadığı hususunun ispat edilmiş olması nedeni ile davanın reddi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle ve dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, -Şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 2-Karar harcı olan 179,90 TL'den peşin alınan 157,72 TL'nin mahsubu ile bakiye 22,18 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davalı vekili için takdir edilen 9.200,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı taraf yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/01/2023
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yerel Hukuk Mahkemeleri, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.