Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin murisi ...'ın 24/04/2018 tarihinde Türkiye Halk Bankası A.Ş. Uludağ Şubesinden 48 ay vadeli ihtiyaç kredisi kullandığını ve murise davalı sigorta şirketi tarafından .................. numaralı poliçe ile hayat sigortası yaptırıldığını, murisin 10/02/2018 tarihinde henüz kredi borcu devam ederken vefat etmesi üzerine müvekkillerin davalı sigorta şirketine vefat teminatı için başvuru da bulunduklarını ancak sigortalı müteveffanın kredi çekilen tarihte de Koah ve kalp hastalığının kendisinde mevcut olduğunu ve bu durumun sigorta şirketine bildirilmesi gerektiğinden bahisle taleplerinin reddedildiğini, sigorta şirketi tarafından hastalık hususunda herhangi bir araştırma yapılmadığını ve müteveffaya rahatsızlığını sormamasının kendi kusuru olduğunu, poliçede yer alan vefat teminatının davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini, mahkeme poliçenin iptal olduğu kanaatine varır ise poliçe prim tutarının davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/k bendinde ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi "tüketici", 3/ı bendinde ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem "tüketici işlemi" olarak tanımlanmıştır. Aynı yasanın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde de görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davacılar murisinin, Türkiye Halk Bankası A.Ş. Uludağ şubesinden ihtiyaç kredisi kullandığı, vefat nedeniyle hayat sigortası poliçesine dayanılarak davalı sigorta şirketine başvurulduğu, sigorta şirketince ödeme taleplerinin sigortalı müteveffanın koah ve kalp hastalığının kendisinde mevcut olduğu ve bu konuda bildirimde yapılmadığı gerekçesiyle red edilmesi üzerine davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Dava tarihi itibariyle, 6502 sayılı Kanun yürürlükte olup, davacılar ve murislerinin tüketici olduğu, muris ile banka davalı arasındaki kredi sözleşmesinin de tüketici işlemi sayıldığı gözetildiğinde, davaya bakmakla tüketici mahkemesi görevli olduğundan, davanın görev ve dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa Tüketici Mahkemesinn görevli olduğuna dair karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı gerekçeye göre; 1-Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna, 2-HMKnun 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın BURSA NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'ne gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Tüketici Mahkemesince taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere tensiben verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/06/2018
Katip ¸¸
Hakim ¸¸
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yerel Hukuk Mahkemeleri, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.