Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1095 E. 2018/965 K. — Yerel Hukuk Mahkemeleri Kararı
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1095 Esas 2018/965 Karar 12.07.2018 KESİNLEŞTİ
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2018
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/09/2017 KARAR TARİHİ : 12/07/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/05/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı borçlu hakkında Bursa 19. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile muhtelif tarihli fatura gereği ödenmeyen bedelin tahsili amacıyla ilamsız icra yoluyla takip başlatılmış olup borçluya ödeme emri tebliğ edildiğini, Borçlunun yasal süresi içerisinde borca ve borcun tüm ferilerine ve yetkiye itiraz ettiğini ve işbu itiraz neticesinde takibin durdurulduğunu, davalı borçlunun itirazları tamamen kötü niyetli olduğu ve itirazın iptalinin gerektiği anlaşılacağını, Müvekkili şirket üzerine düşen edimini yerine getirmiş olmasına rağmen davalı borçlunun, fatura bedelini ödemeyerek üzerine düşen edimi ifa etmediğini, bunun üzerine davalı borçlu başlatılan ilamsız icra takibine, tüm borca ve fer'ilerine alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla ve tamamen kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalı borçlu şirketin itirazları haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup alacağın tahsilini geciktirme amaçlı olduğunu, Gerek dosyaya sunmuş olduğukları belgelerle gerek ise yargılama sırasında incelenecek ticari defter ve kayıtlarla da bu hususun tespit edileceğini, ifade ederek: Açıklanan bu sebeplerle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla Davanın kabulü ile borçlunun Bursa 19. İcra dairesi ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile asıl alacak 3.403,13 TL üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, Kötü niyetli takibe itiraz edildiğinden 3 403,13 TL nin %20'sinden aşağı olmamak üzere lehimize icra inkâr tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ve vekillik ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 19. İcra dairesi ... esas sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. . DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 07/08/2017 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 09/08/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 09/08/2017 tarihinde borca itiraz etmiştir. Mahkememizce 06/02/2018 tarihli duruşmada; Taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, davacı yana ait ticari defter ve bağlı kayıtlan üzerinde bilirkişi İncelemesi yapılmasına, karar verilmiş olmakla bilirkişi SMM Şevki Yetiker tarafından sunulan 15.05.2018 havale tarihli bilirkişi raporunda " Taraflar arasında yapılan bir sözleşme bulunmamaktadır. Dolayısıyla aylık % 5 faiz sadece fatura üzerinde yazılı olup bu faizin de aylık olarak isteneceğine dair bir ibare bulunmamaktadır. Yargıtay faturaya dayalı vade farkı istenebilmesi için aralarında bu yönde yazılı bir sözleşme ya da bu doğrultuda teamül oluşması gerektiği konusunda içtihatlar vermiştir. Her ikisi de mevcut değildir. Davacının davalıyı temerrüte düşürdüğüne dair bir belge dosyada mevcut değildir, Sonuç olarak davacı kendi defterlerinde davalıdan 4,007,24-TL alacaklı olup icra takibi bu tutardaki asıl alacak üzerinden yapılmışken dava dilekçesindeki talep 3,403,13-TL olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı" belirtilmiştir Davalı asil ihtaratlı davetiye tebliğine rağmen belirlenen inceleme gün ve saatinde defter ve kayıtlarını sunmadığından davalının ticari defterleri üzerinde incelme yapılmamıştır. Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalıya mal sattığı ve faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 87/2 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından davacının defterlerinin HMK' nın 220. Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 15/05/2018 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek ve davalının usulune uygun tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz etmediği gibi davalının ticari defterlerini sunmamasına dair mazerette bildirmediğinden HMK' nın 220. Maddesine göre davacının beyanları kabul edilerek davanın kabulu ile talep edilen 3403,13 TL kısmı yönünden yapılan itirazın iptali ile takibinde devamına davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının fatura alacağı olduğu, alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kabulü ile davalının Bursa 19. İcra dairesinin ... E. Sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin talep edilen 3.403,13 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla devamına, 2-İİK 67. Maddesi gereğince icra inkar tazminatı koşulları oluştuğundan alacağın % 20 si olan 680,62 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 232,47 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 58,12 TL'nin mahsubu ile bakiye 174,35 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 400,00 TL, posta ve tebligat gideri 106,00 TL olmak üzere toplam 506,00 TL yargılama gideri ve 58,12 TL peşin harç olmak üzere toplam 564,12 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, uyuşmazlık konusu miktar dikkate alınarak HMK'nun 341 maddesi uyarınca 2018 yılı itibariyle 3.560,00 TL kesinlik sınırı altında olduğundan kesin olmak üzere karar verildi. verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/07/2018
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yerel Hukuk Mahkemeleri, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.