Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/24 E. 2019/62 K. — Yerel Hukuk Mahkemeleri Kararı
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/24 Esas 2019/62 Karar 18.01.2019 KESİNLEŞMEDİ
T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Esas No : Karar No :
Hakim : Katip :
Davacı : Vekili : Davalı : Dava : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Dava Tarihi : 07/01/2016 Karar Tarihi : 18/01/2019 Kararın Yazım Tarihi
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkil arasında satıma dair ticari ilişki bulunmadığını, bu ticari ilişki neticesinde taraflar arasında faturalar düzenlendiğini, davalı ile müvekkil arasında mal alım satımına ilişkin işlemler yapıldığını ticari defterlere işlendiğini, cari hesap ekstresinden anlaşılacağı üzere zaman zaman ödemeler yapılmış olup bakiye 40.727,21 TL kaldığını, kalan bakiye miktarı için müvekkil tarafından Bursa 9. İcra Müdürlüğnün.................. E. Sayılı dosyasyla borçlu aleyhinde icra takibi başlatıldığını ve borçlunun takibe itiraz ettiğini, borçlunun itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüyle davalının yaptığı yetki itirazının reddine, borca itirazın iptali ile takibin devamına haksız itiraz eden borçlu aleyhine %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkisizlik iddialarının bulunduğunu, davacının dava dilekçesinde belirtmiş oduğu hususları ve iddiaları kabul etmediklerini, davacının icra takibine dayanak teşkil eden fatura alacağı miktarının müvekkil şirket hesapları ile uyumlu olmadığını, ayrıca davacı tarafından herhangi bir ihtar ya da bildirim yapılmamış olmasına rağmen haksız bir şekilde takip tarihine kadar 1.300,48 TL ticari faiz işletildiğini, herhangi bir bildirim yapılmadan takip tarihinde kadar fatura da yada cari hesap alacağına ilişkin faiz yürütülmesinin yasal olmadığını, davacının inkar tazminatı talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, bu nedenle haksız ve kötü niyetli davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, davalının %20'den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 02/12/2015 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 03/12/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 04/12/2015 tarihinde borca itiraz etmiştir. Mahkememizce yargılama yapılmış, Bursa 9. İcra Müdürlüğünün............. Sayılı dosyası celp edilmiş, dosya mahkememizce mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmek ve talimat yazılmak suretiyle bilirkişi raporu temin edilmiştir . 19/09/2016 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Taraflar arasındaki iş ilişkisinin 12/09/2014 tarihinde kesilen ilk fatura ile başladığı 2014 yılında kesilen 84.998,94 TL tutarındaki 8 adet fatura karşılığında davalı tarafından 60.073,80 TL ödeme yapıldığı ve 2015 senesine 24.925,14 TL'nin davalının borcu olarak devrettiği, 2015 senesinde takip tarihinde kadar 15 adet fatura ile 334.157,83 TL tutarında mal alışverişi olduğug davalının bu alımlarına karşılık 315.815,69 TL çekle ödeme yaptığı, 2.540,07 TL tutarında fatura kestiği ve takip tarihinde takip tutarı olan 40.727,21 TL tutarında davacıya borcunun göründüğü, takip tarihinden sonra 2015 zsenesi aralık ayı içinde 10.000,00 TL ödeme yapıldığı ancak 31/07/2015 tarihinde verilmiş olan 19/11/2015 vadeli 120.000,00 TL tutarındaki çekin ödenmediği ve 2015 senesi sonunda bakiyenin 150.727,21 olduğu kapanış fişinde yer alan bakiyenin de 150.727,21 TL olduğu yapılan incelemede tespit edildiğini, aralarındaki alışveriş incelendiğinde faturaların kesildiği aylarda davacı tarafından BS formlarıyla yapılan beyanlarda fatura adetleri ve tutarlarının kesilen faturalarla aynı olduğunun görüldüğü, dosyadaki mevcut evraklar incelendiğinde aralarında düzenlenmiş bir sözleşmenin mevcut olmadığı faturaların açık kesildiği ve üzerinde vade ile ilgili herhangi bir tarihin bulunmadığı ve takip tarihinde kadar çekilen herhangi bir ihtarnamenin olmadığı neticede davalının temerrüde düşürülmediğinden dava öncesi işlemiş faiz talebine bulunulamayacağı, davacının davalıdan takip tarihi itibari ile 40.727,21 TL tutarında alacaklı olduğunu bildirmiştir. Talimat yoluyla alınan 29/12/2016 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı yana ait 2014-2015-2016 dönemine ait ticari defterleri, dava ve icra dosyası ile bu kayıtların dayanağı belgelerin tetkiki sonucunda ; davalı yanın davacı yana takip tarihi olan 02/12/2015 tarihi itibariyle 40.727,21 TL borçlu olduğu, davalı yan tarafından davacı 10/12/2015 tarihinde 10.000,00 TL banka eft si yaptığı ve 31/12/2015 tarihinde borç bakiyesinin 30.727,21 TL olduğu, davalı yan tarafından davacı adına yapılan 2016 yılında yapılan toplam 40.000,00 TL tutarında ödemeler sonucu davalı yanan davacı yandan 9.272,29 TL alacaklı oludğu, davacının yana ait 2016 yılı ticari defterlerin incelenmesi sonucu ek rapor alınması durumunda durumun netlik kazanacağı temerrüt işlemiş faiz davacı tarafından ilamsız takip ödeme emri her ne kedar 1.300,48 TL işlemiş faiz talebi olduğu halde gerek taraflar arasında ödeme tarihleri ve temerrüt ile ilgili herhangi bir sözleşme olmaması gerekse borçlunun temerrüde düşürüldüğüne ilişkin dosyada herhangi bir belgeye rastlanmadığı için işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığını bildirmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, icra dosyası incelendiğinde davacı tarafından davalı aleyhine 40.727,21 TL lik cari hesap alacağının tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği, borçlunun süresinde borca ve yetkiye itiraz neticesinde takibin durdurulmasına karar verildiği, işbu itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.İcra Müdürlüğü'nün yetkisine yönelik itiraz incelendiğinde, taraflar arasında düzenlenmiş bir yazılı sözleşme olmasa da ticari ilişki mevcut olduğu anlaşılmakla bu doğrultuda HMK 10. Madde ve TBK 89/1-1 fıkrası uyarınca bir miktar para alacağına ilişkin iş bu davada alacaklı yerleşim yeri mahkemeleri ve icra daireleri yetkili olduğu anlaşıldığından davalının Bursa icra müdürlüğünün yetkisiz olduğu yönündeki itirazının reddine dair karar vermek gerekmiş, esas yönünden incelemede, taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması yönünden taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından sonuna kadar olan dönemi kapsayan taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde SMM bilirkişisi tarafından inceleme kararı alınmış, mahkememizce de yeterli bulunan bilimsel denetlenebilir ve gerekçeli raporlara göre, taraf defterlerinin usul ve yasaya uygun tutulduğu, davacı tarafından kesilen faturaların açık kesildiği, üzerinde vade tarihi bulunmadığı, davalı defterlerine göre takip tarihi itibari ile 40.727,21 T.L davacının alacaklı olduğu, bu miktar üzerinde bakiyede mutabık oldukları, bu rakamın davalının 2016 kayıtlarına devir olarak geldiği, 10.10.2015 tarihinde ise 10.000 T.L banka EFT si ile davalı tarafından ödeme yapıldığı, davacı defterlerine göre de icra takibine konu cari hesap alacağı sebebi ile davacının 30.727,21 T.L alacaklı olduğu kanaatine varılmış, icra takibinden önce davalı temerrüde düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz talep edemeyeceği anlaşılmakla faiz yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiş ayrıca takip tarihinden sonra dava tarihinden önce 10.000 T.L lik bir ödeme yapıldığı anlaşıldığından bu miktar için dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından bu kısım yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın reddine dair karar verilerek tüm bu açıklamalar doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davanın kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE, 2- Davalının Bursa 9. İcra Müdürlüğünün ............................ Esas sayılı icra dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 30.727,21TL asıl alacak, asıl alacağa takip tarihinden tahsil gününe kadar yürütülecek yıllık %10,5 avans faizi, icra masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte devamına, fazlaya dair istemin reddine, 3- Alacak likit olduğundan asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Alınması gerekli 2.098,98 TL harçtan peşin alınan 717,73 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.381,25 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen aşağıda dökümü yazılı 925 TL yargılama gideri ve 751,23 TL harcın ( dava açılış aşamasında alınmış olan peşin, başvuru, vekalet harcı toplamı) 1.225,52 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 3.687,27 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra re'sen davacıya iadesine, 8-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin cüzi olması sebebiyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığı, kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra re'sen davalıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğundan hükmün tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 18/01/2019
Katip ¸e-imzalıdır.
Hakim ¸e-imzalıdır.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yerel Hukuk Mahkemeleri, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.