Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1226 E. 2018/1240 K. — Yerel Hukuk Mahkemeleri Kararı :: Hukuk Asistan
Yerel Hukuk Mahkemeleri Kararı

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1226 E. 2018/1240 K. — Yerel Hukuk Mahkemeleri Kararı

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1226 Esas 2018/1240 Karar 05.10.2018 KESİNLEŞTİ

T.C.
BURSA "Türk Milleti Adına"
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR

Esas No : 2015
Karar No : 2018

Hakim : ... ...
Katip : ... ...

Davacılar : 1- ... - ...
2- ... - ...
Vekili : Av. ... -
Davalı : ... - ...
Vekili : Av. ... -
Dava : Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Dava Tarihi : 07/09/2015
Karar Tarihi : 05/10/2018
Kararın Yazım Tarihi : 05/11/2018
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin Amerika Birleşik Devletlerinde çalıştıkları sırada davalının resmi vekili olan eşi ...'a 58.480 USD'si banka havalesiyle, bakiyesi elden olmak üzere yüz elli bin usdsinin üzerinde para gönderildğini ve ... makine elden olmak üzere yüz elli bin Usd'sinin üzerinde para göndermişler ve ... Makine Sanayi ve Ticaret Ltd Şti'nin kuruluşundan itibaren eşit olarak oldukları zannıyla hisselerine karşılık nakdi ödemelerde bulunduklarını, bilahare müvekkilerin yıllarca resmi devir talebini oyalayan davalı ...'ın hem eşi hem de davacıların ağabeyi olan ...'ın noter aracılığıyla temsile yetkili davalı ...'ün resmi vekili sıfatıyla 22/11/2011 tarihli belge tanzim ederek müvekkillerin hak ve alacaklarına karşılık olmak şirketteki mevcut hissesinin ancak yüzde ellisinin yani yüzde yirmiş beşer payla müvekkilerin hakkı olduğuna dair müvekkilere yazılı ve imzalı belge verildiğini, müvekkillere verilen tutanağa istinaden noter aracılığıyla ihtarda bulunulduğunu, davalı ...'ın müvekkilerin şirketteki payını resmi olarak devretmeyeceğini cevabi ihtar ile ifade ettiğinden ve konuyla böylelikle mutalli olunduğundan şirketteki payının yarısını oluşturan bedeli talep etmek gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla tutanak tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte 10.000,00 TL sinin davalıdan alınması ile müvekkillere ödenmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir .
Davalı cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davacılar arasında dava dışı ... sanayi ve Ticaret Ltd. Şti ne ilişkin bir ortaklık anlaşması yapılmadığını, böyle bir anlaşma yapılmışsa bile müvekikin bilgisi ve izni dışında olduğunu, dava dilekçesindeki noter ihtarıyla ilgili iddiaları kabul etmediklerini, inançlı işlem ile gizli ortaklık iddiası işlemin taraflarınca iddia edilmesi halinde yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini, davalı tarafça inançlı işlem iddiasına dayanak tutulan tutanağı içeriği, davalı öncesi 12/08/2015 tarihli ihtarname ve buradan hareketle düzenelen 07/09/2015 tarihli dava dilekçesi beraber incelendiğinde müvekkilin şirket ortaklığının kuruluşu aşamasından itibaren bu inançlı işlemin yapıldığı ve müvekkilin şirket ortaklığının kuruluşu aşamasından itibaren bu inançlı işlemin yapıldığı ve müvekkilin şirket hissesinin %50'si yönünden davalılar adına ortaklığı bulunduğu iddia edildiğini, dayanak tutulan belgenin 22/09/2011 tarihli olup dava dışı vekil ...'ın 05/05/2009 tarihinden itibaren müvekkile vekalet etmeye başladığını, müvekkilin şirket ortaklığının başlangıcı ise 1999 tarihli olduğunu, dolayısıyla davacı tarafın yaklaşık 16 sene önceki bir anlaşmanın yazılı delilini o dönemde vekil olmayan ve sonradan vekil olan dava dışı şahsın vekaleten imzaladığı bir belgeye dayandırmadığını, açıklanan nedenlerden dava dışı şahsın vekil olmadığı dönemde gerçekleşen böyle bir işlemin varlığını taraf olarak müvekkil adına kabul etmesi hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, davacıların dava dışı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin hisselerine karşılık nakdi ödemelerde bulunulmasına dayalı şirketteki paylarının yarısının reel bedelinin karşılığının talep edildiği alacak davasındır.
Mahkememizce yargılama yapılmış, Btso'dan ... Makine Sanayi ve Ticaret Ltd Şti'nin ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, duruşma esnasında tanık beyanları alınmış, dosya Mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi raporu temin edilmiştir.
04/12/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... Dava konusu davada şirkete gelen bir bedel söz konusu olmadığını, davacının da paraları davalıya gönderdiklerini ifade ettiğini, üstelik hangi tarihte ne kadar ödendiğine dair bir belge de dosyada mevcut olmadığını, 150.000 doların üstünde bir ödemeden bahsedildiğini ancak verilen makbuz örneğinin toplamının 3290 dolar olduğunu, dava dışı şirkete gönderilen ve gönderildiği iddia edilen herhangi bir ödeme borç verme söz konusu olmadığına göre şirket defterlerinde bakılacak bir nakit girişi incelemesinin de söz konusu olmadığını, üstelik ödemelerin yapıldığı söylenen yılın 1990 yılı olduğunu ve bu yıla ait defterlerin ibrazınen ne ticaret kanununa ne de vergi usul kanununa göre mecburi olmadığını, türk ticaret kanununa göre defterleri saklama süresinin 10 vergi usul kanununa göre defterleri saklama süresinin 5 yıl olduğunu, aradan geçen sürenin ise 27 yıl olduğunu, TTK maddelerine göre tarafların yaptığı sözleşmenin geçersiz bir devir sözleşmesi olduğunu, dolayısıyla davacının sadece geçersiz sözleşme uyarınca vermiş olduğu ve dava tarihi itibariyle henüz davacıya iade edilmemiş şeylerin idaesinin sebepsiz zenginleşme hükümlerince talep edebileceğini bildirmiştir. "
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davacı taraf, dava dışı ... Makine San.Tic.Ltd.Şti'ne eşit ortak olma amacı ile elden ve banka havalesi ile davalının vekili olan ...'a USD cinsinden para gönderildiği ancak şirkete ortak edilmedikleri bu nedenle şirketteki 1/2 hissesinin reel değerinin hesaplanarak kendilerine ödenmesini talep etmekte davalı taraf ise, bu şekilde bir anlaşma olduğunu inkar etmekte, davacı tarafından ...'a bir miktar paranın gönderildiğini ancak hangi amaçla gönderildiğini bilmediğini savunarak davanın reddini talep etmektedir.
Dava dışı şirketin sicil kayıtları incelendiğinde 25.06.1990 tarihinde bu şirketin kurulduğu davalının vekili olduğu iddia edilen ...'ın kurucu ortaklardan biri olduğu görülmüştür.12.01.1998 tarihinde ise ... hisselerini ...'a devretmiş, 05.05.2009 tarihinden itibaren de ... tarafından ...'a usulüne uygun düzenlenmiş vekaletname verildiği anlaşılmıştır.Dosyaya sunulan para makbuzları ise 1990 yılına aittir.Dava dışı ... Makina Ltd. Şti.' nin defterleri incelenerek dava dilekçesi ve cevap dilekçeleri doğrultusunda gönderildiği iddia edilen paraların şirket ile ilgilisi olup olmadığı, davalının şirketteki sermaye payının reel karşılıığının hesaplanması için dosya SMM bilirkişisine tevdii edilmiş, bilirkişi raporunda, şirkete gönderilen bir bedelin söz konusu olmadığı, para giriş-çıkışı görülmediği, davacının 150.000 USD üzerinde ödeme yapıldığından bahsettiği ancak dosyaya 3290 dolar miktarında makbuz örneği sunulduğu bildirilmiştir.Görüldüğü üzere davacının dava dışı ...'a vekil sıfatı ile gönderildiği iddia edilen bedelin miktarı ve sebep olarak şirkete ortak olma amacı ile gönderildiği iddiası yeterli yazılı deliller ile kanıtlanamamıştır.Daha doğrusu bu bedellerin ...'ın uhdesinde olduğu iddiası kanıtlanamamıştır.Şirket kuruluşun çok sonra 1998 yılında ... bu şirkete ortak olmuş ve ... 2009 yılından itibaren ...'a vekil olmuştur.Eğer ...'a 1990 yılında davaya konu bedeller gönderilmiş ise de gönderme amacının şirket ortaklığı olduğu hususu da belli değildir.Dosyada 22.09.2011 tarihli davacılar ile davalı ... vekili olarak ... tarafından imzalanan adi yazılı belgeyi de bir pay devri sözleşmesi olarak düşünemeyiz.Zira hisse devrine ilişkin irade beyanı sözleşmeden anlaşılamadığı gibi TTK hükümleri gereği şekil şartına uygun bir hisse devri sözleşmesi de değildir.Dava şirkete karşı da açılmamıştır.Davacı vekili HMK 203.maddesi gereği tarafların kardeş olduklarından bahisle tanık ile davasını ispat etmek istemiş ise de, davacılar ile davalının eşi ... kardeş olduğundan tanık ile bu dava ispat edilemez.Açıklanan bu nedenlerle davacı davasında haksız olduğu kanaati ile davanın reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 35,90 TL harçtan peşin alınan 170,78 TL'nin mahsubu ile artan 134,88 TL'nin karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.180 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan 107,50 T.L yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine
6-Kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştikten sonra re'sen yatıranlara iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, hükmün tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/10/2018

Katip ...
¸e-imzalıdır.

...
Hakim ...
¸e-imzalıdır.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yerel Hukuk Mahkemeleri, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın