Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/882 E. 2018/1732 K. — Yerel Hukuk Mahkemeleri Kararı :: Hukuk Asistan
Yerel Hukuk Mahkemeleri Kararı

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/882 E. 2018/1732 K. — Yerel Hukuk Mahkemeleri Kararı

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/882 Esas 2018/1732 Karar 25.12.2018 KESİNLEŞTİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2018
KARAR NO : 2018

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVALILAR : ...
VEKİLİ : Av. ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/06/2018
KARAR TARİHİ : 25/12/2018
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ : 25/01/2019
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde ve sözlü beyanlarında özetle ; Müvekkil her ne kadar Tüketici olsa da dava konusunun kambiyo senedi olduğu için Ticaret Mahkemesinde dava açtıklarını, davacı ile bambi Pansiyonun sahibi ... ile aralarında bu davalıya ait pansiyonda konaklama hizmetine ilişkin sözleşmenin bulunduğu, bu sözleşme kapsamında aylık olarak belirli ücretlerin kararlaştırıldığını, ödemelere ilişkin davacı tarafça davalıya kambiyo senedi verildiği, tüm taksitlerin ödendiği halde diğer kambiyo senetlerinin iade edilmesine rağmen 28/05/2018 ve 28/04/2018 tarihli kambiyo senetlerinin ödenmesine rağmen iade edilmediğini, bu senetlerin diğer davalı ...ye ciro yoluyla devredildiğini, davacının davalıya da bu şekilde borcunun bulunmasının mümkün olmadığını, tüketici senetlerinin nama yazılı olarak düzenlenmesi gerektiğini ancak dava konusu olanlarının emre yazılı olarak düzenlendiğini, bu sebeple baştan beri geçersiz olduğunu, yine ödeme yapılmış olması dolayısıyla senetler dolayısıyla borçlu olmadıklarının tespiti ile %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmişlerdir.

Davalı ... vekili beyanlarında özetle ; davacının Tüketici sıfatının bulunduğunu, bu sebeple Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığını, taraflar arasında konaklama hizmetine ilişkin sözleşme bulunduğunu, davacının kabiyo senetlerine konu borçta halen sorumluluğunun bulunduğunu, konaklama bedeli alacağının halen bulunmasından dolayı davanın reddi ile %20'den aşağı kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; görev itirazlarının bulunduğunu, davacı ile kendisi arasında Ticaret Mahkemesinde dava açılmasına ilişkin hiç bir şart bulunmadığını, yine davada davalının husumetinin bulunmadığı gibi davacının hukuki yararınında bulunmadığını, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olması gereği davacının iddialarının kendilerine karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddine ve %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki konaklamaya ilişkin hizmet sözleşmesinde davacının 6502 sayılı yasa kapsamında tüketici konumunda olduğu davalının ise bu sözleşmede satıcı, sağlayıcı ve hizmet veren konumunda olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı tarafın her ikisinin savunmaları da akdi ilişkide davacının tüketici sıfatının bulunduğu yönündedir. Mahkememizin bu nedenle görevine her iki davalı da itiraz etmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un "Amaç" başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra, "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde; Mal, alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları, Satıcı; kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem, olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.Bu kapsamda davacının 6502 sayılı yasa kapsamında tüketici konumunda olduğu anlaşılmaktadır ki bu durum tarafların beyanlarıyla da sabittir.
Menfı tespit davasına konu senet kambiyo senedi olsa da Yargıtay pek çok içtihatında 6502 sayılı yasa kapsamında olan tüketici sözleşmelerinde, tüketicinin TTK da düzenlenen bono ve çek gibi kambiyo senedi vermiş olması halinde de temeldeki sözleşmenin tüketici sözleşmesi olması dolayısıyla yargılamayı tüketici mahkemelerinin yapması gerektiğini ilke edinmiştir.( Yargıtay 13. HD 07/03/2018 tarih ve 2018/2823 K sayılı ilamı)
6502 sayılı yasa kapsamında tüketici senetlerinin nama yazılı düzenlenmesi gerektiğinden takibe konu kambiyo senedinin geçerli olupolmadığı, her iki davalının da davacının tüketici sıfatının bulunduğuna ilişkin savunmaları dikkate alındığında son hamil olan ...'nin kambiyo senedinin nama yazılı olarak düzenlenmesi gerektiğine ilişkin yasal düzenlemeden etkilenip etkilenmeyeceği de Tüketici Mahkemesinin dikkate alacağı hususlardır.
Eldeki davada davacı dava konusu bonoyu Tüketici ilişkisi kapsamında davalıya verdiği anlaşıldığından 6502 sayılı yasa kapsamında tüketici mahkemeleri görevlidir. Mahkememiz görevsiz olduğundan bu nedenle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1-Taraflar arasında davacının Tüketici sıfatının bulunmasında ihtilaf bulunmadığından davanın HMK'nun 114/1-c maddesi delaleti ile 115/2. Maddesi gereğince davanın usulden (görev yönünden) reddine, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğuna ,
2-Karar kesinleştiğinde ve HMK'nun 20. Maddesinde öngörülen iki haftalık kesin süre içerisinde müracaat edilmesi halinde dosyanın görevli Bursa Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, iki haftalık süre içerisinde gönderme talebinde bulunulmadığında dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin hatırlatılmasına,
3-Yargılama harç ve giderleri vasayir hususların görevli mahkemece hükümle nazara alınmasına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekillerinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde İstinaf Yargı Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 25/12/2018

Katip ...

Hakim ...

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yerel Hukuk Mahkemeleri, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın