Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/66 E. 2018/246 K. — Yerel Hukuk Mahkemeleri Kararı :: Hukuk Asistan
Yerel Hukuk Mahkemeleri Kararı

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/66 E. 2018/246 K. — Yerel Hukuk Mahkemeleri Kararı

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/66 Esas 2018/246 Karar 01.03.2018 KESİNLEŞTİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2018
KARAR NO : 2018

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/01/2018
KARAR TARİHİ : 01/03/2018
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 30/03/2018

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili verdiği dava dilekçesi ile; Müvekkili Konut Yapı Kooperatifi Davalının ise yüklenici olduğu taraflar arasında 28/10/2009 tarihli y azılı sözleşme ile müvekkili kooperatife ait ... Mah. 3361 Ada, 4 Parsel, 3362 Ada, 1 Parsel, 3368 Ada,1 Parsel sayılı taşınmazlar üzerinde yarım kalmış konut ve yapı inşaatını tamamlamak üzere anlaştıklarını, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. Maddesinde inşaat süresinin 12 ay olarak belirlenmiş olup bu sürenin yer teslimini takip eden ertesi günden başlayacağı, yer tesliminin müşterek imzalı tutanak ile yapılacağı, müteahhit firmanın işi istenilen şartlarda bu süre içerisinde bitireceğini, işin teslim tarihinin inşaatın tüm işlerinin eksiksiz bitirilip geçici kabulünün yapıldığı gün olduğunu, aynı sözleşmenin 16. Maddesinde müteahhit inşaatı SSK 'da kendi adına tesis ve tescil edecek olup SSK Primleri, Muhtasar Beyanname vergileri gibi resmi makamlara ödenmesi gereken, Prim, Vergi, Harç ve İşçilikten doğan masraflar ile inşaatın tamamlanması ve yapı kullanma izin belgesinin alınması ile ilgili doğabilecek her türlü masraflar müteahhide aittir şeklinde belirlendiğini, davalı ile yapılan sözleşme müzakerelerinin anlaşma ile sonuçlanması üzerine inşaatın 26/10/2009 tarihinde eski yüklenici ... Ltd. Şti yetkilisi, yeni yüklenici ... inşaat Petrol Ürünleri Tekstil Gıda Taşımacılık San ve Tic. Ltd. Şti yetkilisi ve arsa sahipleri adına yapı sahibi olarak ... ve ilgili yetkili idaresi tarafından imzalanmış olan seviye tespit tutanağı ile davalıya teslim edildiğini, davalının sözleşmenin imzalanmasının ertesi günü işe başlayarak 06/12/2009 tarihinde ilk betonu attığını, sözleşmeye göre inşaatın tamamının 28/10/2010 günü akşamına kadar tüm işleri bitirilerek teslim edilmesi gerekirken pek çok eksik ve ayıpla birlikte fiilen 25/04/2011 tarihli protokol ile sadece kooperatif ortaklarına ait 24 dairenin fiili olarak teslim edildiğini, dükkanların fiili teslimlerinin yapılmadığını, ancak yüklenicinin daha fazla bir iş yapmayacağı anlaşıldığından bu tarihten sonra 6 adet dükkanın ilgilisi olan kooperatif ortaklarının muhtelif tarihlerde fiili eksiklikleri kendi imkanları ile tamamlayarak kullanmaya başladıklarını, kalan diğer 6 adet dükkanın ise halen yüklenicinin bıraktığı hali ile fiilen de teslim alınmamış olarak durduğunu, yüklenicinin bu dükkanlardan bir tanesinde ayrıca mülkiyet ihtilafı çıkartarak arsa sahiplerinden ... aleyhine Cebri Tescil davası açılmasına sebebiyet verdiğini, davanın yüklenici aleyhine sonuçlanmasına rağmen halen karar kesinleşmediği için dükkanın hukuki ve fiili teslimin yapılmadığını, sözleşme ve mevzuata göre yapı kullanma izni de aynı süre içinde davalı tarafından alınması gerekirken bu edimini de halen yerine getirmemiş olduğundan tüm bağımsız bölümlerin de halende hukuki olarak teslim edilmediğini,
Davalı yükleniciye karşı açılmış olan Menfi tespit davasında yüklenicinin şahidi olarak dinlenmiş kooperatif ortaklarından...'na ait bir daire ve yükleniciye ait 2 adet dükkanın dava dışında bırakarak kalan 23 adet daire ve 12 adet dükkan için ( Daireler ve 6 adet dükkan için fiili teslim tarihine kadar, henüz teslimi yapılmayan 6 adet dükkan için de dava tarihine kadar geç teslimden kaynaklanan kullanım- kira kaybı ödenmesi ile yapı kullanma izin belgesi alınması için davalı tarafa 07/11/2013 gününde keşide edilen ihtarnamenin 11/11/2013 günü davalı tarafça tebliğ alınmasına rağmen gereği yerine getirilmemiş, anılan nedenlerle geç teslimden kaynaklanan zararın tazmini ve yapı kullanma izin belgesinin alınması için bu davanın açılması gerekmiş olmakla, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak yapı kullanma izin belgesi alınmak üzere müvekkiline 10.000,00-TL avansın verilmesi ile yapı kullanma izin verilmesini ayrıca geç teslim edilmiş olması sebebiyle 10.000,00-TL kira kaybı tazminatının temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya cevap dilekçesi ile; Müvekkili ile davacı taraf arasında 28/10/2009 tarihli düzenleme şeklinde inşaat yapım sözleşmesinin düzenlendiğini, dava konusu taşınmaz inşaatının öncesinde davacı ile ... Ltd. Şti arasında inşaat yapım sözleşmesi ile başlanmış olup, önceki yüklenicinin inşaatını tamamlayamaması sebebiyle müvekkili şirket ile iş bu sözleşmenin imzalandığını, davacı tarafça Bursa 10. Noterliğinin 07/11/2013 tarihli 045717 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile inşaatın geç tesliminden kaynaklanan bedelin talep edildiğini, müvekkili şirket tarafından Bursa 23 Noterliğinin 15/11/2013tarihli cevabı ihtarnamesi ile inşaatın geç tesliminin davacının sebebiyet verdiğinin belirtildiği, davaya konu inşaatın yüklenicinin değişmesi sebebiyle ruhsat yenileme işlemlerinin davacı tarafından yapılması gerektiğini, ancak davacının ruhsat yenileme işlemlerini sözleşmenin başlangıç tarihinden çok sonra gerçekleştirdiğini, Nilüfer Belediyesinden davaya konu taşınmazın ruhsat yenileme işlemlerinin hangi tarihte tamamlandığının sorulması gerektiğini, inşaatın süresinde tamamlanamamasının nedenlerinden birinin de ruhsat yenileme işlemlerinin davacı tarafından geciktirilmesi öte yandan bloklardaki en üst katların dubleks daireye dönüştürülmesinin davacı tarafça talep edilmesi nedeniyle proje tadilatı yapılması gerektiğini, bu hususun da gecikmeye neden olduğunu Nilüfer Belediyesine müzekkere yazılarak proje tadilatı başvurularının tarihlerinin bilgisinin alınabileceğini, öte yandan hava koşullarının da inşaatın bitirilmesine olumsuz etkisi olduğunu, taraflar arasında 25/04/2011 tarihinde iş bitimi mutabakat belgesi düzenlenerek inşaata ait tüm dükkan ve dairelerin teslim edildiğinin açıkça belli olduğunu, gecikmeden kaynaklı müvekkiline yüklenebilecek kusur bulunmadığını, müvekkilinin normal şartlar altında üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, buna rağmen davacı tarafın kendi üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, zira tarafların davacının borcunu ödemesinin akabinde yapı kullanma izninin alınması konusunda anlaştıklarını, davacı ile müvekkili şirket arasındaki 14/06/2011 tarihli protokolde de yine ... inşaat ve kooperatif arasındaki inşaat yapım sözleşmesi ve 26/10/2010 tarihli Çevre düzenlenmesine ilişkin sözleşmedeki işlerin eksiksiz ve tam olarak yerine getirildiği belirtilerek davacının davalıya 71.000,00-TL borcu bulunduğu açıkça ikrar edilerek davacı tarafından bu borcuna istinaden 20/07/2011 tarihli 58.500,00-TL senet ile 12.500,00-TL bedelli 25/08/2011 tarihli çekin verildiğini, davacının 20/07/2011 tarihli 58.500,00-TL senede ilişkin olarak 9.000,00-TL olarak kısmi bir ödeme yaptığını, ancak senedin geri kalan kısmını ödemediği için hakkında Bursa 19. İcra Müdürlüğünün 2011/9842 esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, ancak daha sonra davacı tarafça borçlu olmadığının tespiti için Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/493 esas sayılı dosya ile müvekkili aleyhine dava açıldığını, inşaatın süresinde bitirilmemesinde ve yapı kullanma izninin alınamamasında davacının kendi kusuru bulunmakta olup, müvekkili şirketin hiç bir kusuru bulunmadığını beyanla açılan davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Mahkememizce 19/11/2015 tarihinde davanın kabulüne dair hüküm kurulmuş, mahkememizce verilen karar davalı vekilince temyiz olunmakla dosya mahkememizce temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderilmiş, mahkememizce verilen karar Yargıtay 15. HD'nin 20/11/2017 tarih 2016/2048 esas 2017/4015 karar sayılı ilamı ile bozulmakla mahkememizin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapılmıştır.
Ticaret Mahkemelerinin görevi 6102 sayılı TTK'nun 5/1. Maddesi ile " tüm ticari davalar " olarak belirlendikten sonra ticari davaların nelerden ibaret olduğunu düzenleyen aynı yasanın 4. Maddesi ile ise " her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda düzenlenen hususlar ile maddenin b, c, d, e, f bentlerinde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır düzenlemesini getirmiş olup, Yargıtay 15. HD'nin 20/11/2017 tarih 2016/2048 esas 2017/4015 karar sayılı ilamı ile "Yukarıda açıklandığı üzere, davacı yapı kooperatifi olup tacir niteliği taşımadığından, dava konusu da kanunda özel olarak düzenlenen hallere girmediğinden 6102 sayılı TTK'nın 4/1 maddesi hükmünce davayı ticari dava saymak ve asliye ticaret mahkemesini görevli kabul etmek mümkün değildir. Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olduğundan mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın niteliğinde ve görevli mahkemenin tayininde yanılgıya düşülerek işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir." şeklinde karar vererek yerel mahkeme kararını bozmuş, mahkememizce de usul ve yasaya uygun görülen Yargıtay bozma ilamına uyularak, davacı kooperatif tarafın tacir olmadığından, davanın yukarıdaki maddede sayılan davalar arasında bulunmadığından, eldeki davaya Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından bakılması gerektiği kanaatine varıldığından, davacının davasının görev yönünden reddine, dosyanın görevli Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1 - Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2 - Davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olmakla, dosyanın Bozma ilamı doğrultusunda derhal Bursa Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkeme'sine GÖNDERİLMESİNE,
3- Yargılama, harç ve giderlerinin 6100 sayılı HMK'nun 331/2. Maddesi uyarınca görevli mahkemece DİKKATE ALINMASINA,
4- Kararın birer örneğinin davacı gider avansından karşılanmak üzere taraflara TEBLİNE,
5- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde bu aşamada kesin esas hakkındaki hüküm ile birlikte Yargıtay ilgili dairesine Temyizi açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/03/2018

Katip ...

Hakim ...

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yerel Hukuk Mahkemeleri, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın