Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/107 E. 2019/772 K. — Yerel Hukuk Mahkemeleri Kararı
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/107 Esas 2019/772 Karar 11.12.2019 KESİNLEŞTİ
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/107 Esas KARAR NO : 2019/772 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2014 KARAR TARİHİ : 11/12/2019
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ... ... ile ... tüketim dönemlerine ... tütekim dönemlerine ait faturalarında tüketim bedeli içinde tahakkuk ve tahsil edilmiş olan kayıp kaçak bedelinin ve bu bedelin dahil olduu tüketim bedeli üzerinden hesaplanmış %1 enerji fonu %2 trt payı %5 belediye vergisi ve %18 kdv içindeki kayıp kaçak toplam bedeline isabet eden farkın ... en az ... TL ile ... TL ... an ... TL nin her bir faturadaki tutarın ödeme tarihlerinden itibaren yürütülecek anavs faizi oranındaki faizi ile birlikte borçludan tahsili davalı şirket faturalarında dava tarihiniden itibaren anılan hukuka aykırı fazla tahakkuk ve tahsilatların ihtiyati tedbiren durdurulmasını geriye dönük fatura ve ödemelere ilişkin haklarının ve fazlaya ilişkin haklarının istirdat haklarının saklı kalmasına ve adı geçen miktarların avans faizi ile birlikte borçludan tahsilineyargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ...A.Ş vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Bölgenin parekende satış faaliyetlerinin ... ... ... A.Ş ye devredildiğini dava konusunun parekende satış faaliyetlerini ilgilendiren bir konu olması şirketin iki yıllık süresinin dolması nedeniyle husumet yöneltilemeyeceğini ve husumet yokluğundan reddine, açılan davanın iki yıllık zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, haksız ve hukuka aykırı bedeller yükletilmediğini bedellerin EPDK tarafından belirlenen tarifelere dayandığını,davacı tarafın EPTK'nin tarife uygulamasının iptali için idari yargıda dava açması gerekirken mevcut tarifeyi ulgulamak zorunda kalan şirkete dava açmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla davanın reddine yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili Mahkememize sunmuş olduğu ... tarihli dilekçesinde; ... A.Ş' nin özelleştirme kapsamında tüm hak ve yükümlülükleri ile ...... A.Ş tarafından devir alınmış olduğu yanılgısı ile davanın sadece ...... A.Ş' ye yöneltildiğini, HMK 124 madde uyarınca ... nolu aboneliğe ait ... ile ... tarihleri aralığındaki tüketim dönemlerine ait faturalardan ... ile ... dönemlerine ait faturaların ... lik bedelin ... ... A.Ş tarafından, ... TL lik bedelin (... ile ... tarihleri aralığı) ... A.Ş' den, ... aboneliğe ait ... TL bedelin ise ...... A.Ş den tahsilini, ... A.Ş' nin HMK 124 madde uyarınca davaya taraf olarak eklenmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin talebi HMK 124.madde uyarınca dürüst kuralığına aykırı olmadığından kabul edilerek ... ... A.Ş dosyaya davalı sıfatı ile dosyaya taraf olarak eklenmiştir. ... A.Ş' den ... ile ... dönemi arasında tahakkuk etmiş faturalar, tüketim ekstreleri ve ödeme dökümleri dosya arasına celp edilmiştir. Alınan ... tarihli raporda; ... nolu aboneliğe ilişkin kayıp kaçak vb başlıklar altında davacıdan kesilen ... TL nin davacının davalı ...' den talep edilebileceği yine aynı aboneliğe ilişkin ... TL nin davalı ...... A.Ş' den talep edilebileceği, ... aboneliğe ilişkin ... TL nin ...... A.Ş den talep edilebileceği tespit edilmiştir. Tarafların itirazı üzerine alınan ... tarihli ek raporda; Kök raporda hata veya eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. 6446 Sayılı Kanunda 6719 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklik uyarınca yapılan kesintilerin EPDK tarafından belirlenen oranlara uygun olup olmadığının tespiti amacıyla davacı vekilinin talebi üzerine dosya önceki bilirkişi heyetine tevdii edilmiş olup, ... tarihli bilirkişi raporunda; Tahsil olunan alacak kalemlerinin EPDK' nun kurul kararlarına uygun olarak tahakkuk ve tahsil edildiği tespit edilmiştir. Davacı vekilinin alınan rapora itirazı üzerine dosya yeniden önceki bilirkişi heyetine tevdii edilmiş olup, alınan ... tarihli bilirkişi ek raporunda; Tahsil olunan alacak kalemlerinin EPDK' nun kurul kararlarına uygun olarak tahakkuk ve tahsil edildiği tespit edilmiştir. Bilirkişi raporuna EPDK' nun bölge ve yerlere ilişkin yayınlamış olduğu kayıp kaçak hedef oranlarının çıkartılarak yeniden rapor tanzim edilmesi talep edilmiş olup, alınan 08.02.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda; ... nolu aboneliğe ilişkin davacının ... TL, ... aboneliğe ilişkin ... TL talep edebileceği tespit edilmiştir. Davalılar yönünden raporda bir ayrım yapılmamış olmakla bu hususta eksikliğin giderilmesi için alınan ... tarihli ek raporda; ... nolu aboneliğe ilişkin ... TL nin davalı ...' den, aynı aboneliğe ilişkin ... TL nin ...... A.Ş' den, ... nolu aboneliğe ilişkin ... TL nin ...... A.Ş' den talep edilebileceği tespit edilmiştir. GEREKÇE : Dava, elektrik aboneliği sözleşmesinden kaynaklanan ve davacıdan tahsil edilen kayıp-kaçak vb. bedellerin istirdatı istemine ilişkindir. Davalı tarafın zamanaşımına yönelik defisinin, taraflar arasında sözleşmenin bulunduğu, Türk Borçlar Kanununun genel zaman aşımına ilişkin 10 yıllık yasal süre kapsamında olduğundan ve dava konusu haksız kesilen bedellerin bu süre içerisinde istenebildiğinden buna ilişkin itirazın reddine karar vermek gerekmiştir. Dava tarihi itibari ile dava konusu uyuşmazlık ile ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 E.- 2014/679 K. sayılı kararı ile Anayasa'nın "Vergi Ödevi" başlıklı 73.maddesinde "Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir" şeklindeki düzenlemeye göre kayıp-kaçak, sayaç okuma, dağıtım, ... hizmet ve iletim bedeli uygulamasının EPDK kararları ve tebliğleri çerçevesinde uygulama arz eden kanunlar ve ikincil mevzuat hükümleri çerçevesinde EPDK tarafından belirlenerek uygulandığından bu tarihteki mevcut hukuki düzenlemenin EPDK'na sınırsız bir fiyatlandırma ve tarife unsuru belirleme hak ve yetkisi vermediği, özellikle kaçak elektrik bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığı, bu faturalara yansıtılan diğer kalemlere ilişkin bedel miktarlarının şeffaflık ilkesi ile denetlenebilmesi ve hangi hizmetin karşılığında ne kadar bedel ödendiğinin bilinmesinin de şeffaf hukuk devletinin vazgeçilmez unsuru olduğundan EPDK kararları ile bu bedellerin mevcut mevzuat kapsamında tüketicilerden alınması doğru bulunmayarak hukuka uygun olmadığı kabul edilmiştir. Dava tarihinden sonra, 17.06.2016 tarihinde 29745 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı Kanun'un 21.maddesi ile 6446 sayılı Kanun'un 17.maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bent ile; "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; Tüketici Hakem Heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır" hükmü getirilmiştir. Ayrıca, 6719 sayılı Kanun'un 26.maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen Geçici 19.madde de; "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur" ve Geçici 20.madde de ise, "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, ... hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17.madde hükümleri uygulanır" hükmü düzenlenmiştir. Söz konusu maddeye göre Tüketici Hakem Heyetleri'nin ve mahkemelerin bu konuda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri geçmişe de etkili olarak sadece dağıtım, sayaç okuma, ... hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmıştır. Diğer bir ifade ile yerindelik denetimi yapılamayacağı kabul edilmiştir. Dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6719 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin Kanunun 17.06.2016 yürürlük tarihinden önceki dönemde geçerli olan EPDK kararlarına dayanılarak tahsil edilmiş dava konusu kayıp kaçak ve sayaç okuma bedelleri ile ilgili olarak açılan ve halen devam eden alacak davalarında da geçmişe etkili olacak şekilde uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Bundan başka, davanın devamı sırasında, dava konusu alacağın ödenmesi, menkul malın davacıya teslim edilmesi, gayri menkulün tahliye edilmesi gibi nedenlerle veya davanın açılmasından sonra yürürlüğe giren yeni bir kanun yada Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı nedeniyle davanın konusuz kalması mümkündür. Davanın konusuz kaldığının tespit edilmesi halinde, mahkemece; esas (asıl talep) hakkında "Davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına" ilişkin hüküm kurulması gerekmektedir. Bu tür kararlar, hükümler gibi (eda, tespit, inşai) nihai kararlardandır. Mahkeme kararı, aynı zamanda dava konusu hakkın mevcut olmadığını da tespit ettiği için tespit hükmü niteliğindedir. Davanın konusuz kalması halinde, mahkemece; yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı tarih itibariyle hangi tarafın haklı olduğunun tespit edilmesi, o taraf lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine karar verilmesi gerekir. Başka bir deyişle, yürürlüğe giren yeni yasa nedeniyle konusuz kalan davada, yeni yasanın yürürlüğe girmemiş olması halinde, davanın açıldığı tarih itibariyle haklı olan ve davasını avukat ile takip eden taraf lehine "maktu vekalet" ücretine hükmedilmesi, yargılama giderlerinin ise karşı taraftan tahsiline karar verilmesi gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.11.2009 tarih, 2009/18-421 E.-2009/526 K. sayılı ilamında "Dava tarihinde davasında haklı bulunan davacının, sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle haksız duruma düşmesi söz konusu olmadığından, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği" belirtilmiştir. Somut olayda, davacı tarafın davanın açıldığı tarihteki mevzuata, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 karar sayılı kararı ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatlarına göre; davacının dava açmakta haklı olduğu, bu kapsamda kayıp kaçak bedellerinin tahsilini talep edebileceği dikkate alındığında, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliği nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dosya arasında bulunan davalı şirket tarafından kesilen elektrik faturaları incelendiğinde davanın açıldığı tarih itibariyle haklı olan ve davasını avukat ile takip eden davacı lehine dava değerini geçmemek üzere vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş olup, davacı her ne kadar EPDK' nun düzenleyici işlemlerine uygun tahsilat yapılmadığını beyan ederek EPDK' nun düzenleyici işlemlerine aykırılık teşkil eden kısmın davalılardan tahsilini talep etmiş ise de; dava dilekçesinde kayıp kaçak bedellerini EPDK' nun kararlarına uygun olarak hesaplanmadığı yönünde bir iddia ve talep bulunmadığından davanın tümüyle konusuz kaldığı anlaşıldığından davacının bu talebi kabul edilmeyerek açıklanan gerekçeler ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın konusuz kaldığından ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile artan ... TL harcın davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin ve ... TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan ... TL müzekkere-tebligat gideri, ... TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam ... TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Sarf edilmeyen gider avansın kararın kesinleşmesinden sonra iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. Anlatıldı.11/12/2019
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yerel Hukuk Mahkemeleri, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.