9. Daire 2024/7053 E. 2025/4678 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

9. Daire 2024/7053 E. 2025/4678 K. — Danıştay Kararı

9. Daire 2024/7053 Esas 2025/4678 Karar 05.11.2025
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/7053 E.,  2025/4678 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2024/7053
Karar No : 2025/4678

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı-...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından e-devlet üzerinden yapılan sorgulama sonucu, adına 2019/Ocak-Aralık dönemlerine ilişkin katma değer vergisi tahakkuk ettirildiğinin öğrenildiği, belirtilen borca ilişkin kendisine ödeme emri tebliğ edilmediği iddialarıyla bu borcun kaldırılması istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ...... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Vergi Mahkemelerinde dava konusu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlemler, tesis sebepleri, şekli, doğuracağı hukuki sonuçları vergi kanunlarıyla belirlenmiş tahakkuk fişi, vergi/ceza ihbarnameleri, vergi tevkifatı yapılması, aleyhe yapılan düzeltme işlemleri, düzeltme ve şikayet yoluyla düzeltme taleplerinin yetkili makamlarca reddi, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin ödeme emri, haciz, ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz gibi işlemler olduğundan, davacının vergi idaresine olan borçlarını gösterir borç döküm listesinin ise Vergi Mahkemelerinde dava konusu edilebilecek kesin ve icrai nitelikte bir işlem olmadığı sonucuna ulaşıldığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1/b bendi hükmü uyarınca davanın incelenmeksizin reddine, karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek, davacı istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu borçlardan e-devlet sorgulamasıyla haberdar olduğu, öncesinde kendisine ödeme emri tebliğ edilmediği iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacı tarafından e-devlet üzerinden yapılan sorgulama sonucu, adına 2019/Ocak-Aralık dönemlerine ilişkin katma değer vergisi tahakkuk ettirildiğinin öğrenildiği, belirtilen borca ilişkin kendisine ödeme emri tebliğ edilmediği iddialarıyla bu borcun kaldırılması istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'unun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; iptal davası, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunun 378.maddesi 1.fıkrasında, vergi mahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonları kararlarının tebliğ edilmiş olması; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin yapılmış ve ödemeyi yapan tarafından verginin kesilmiş olması lazımdır kuralına 2.fıkrasında, mükellefler beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamazlar. Bu Kanunun vergi hatalarına ait hükümleri mahfuzdur, kuralına, yer verilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un tahsil zamanaşımını düzenleyen 102. maddesinin 1. fıkrasında; amme alacağının, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağı, kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından 19/06/2023 tarihinde e-devlet üzerinden yapılan sorgulama sonucu, adına 2019/Ocak-Aralık dönemlerine ilişkin katma değer vergisi tahakkuk ettirildiğinin öğrenildiği, belirtilen borca ilişkin kendisine ödeme emri tebliğ edilmediği gibi böyle bir borcu olmadığı, ... Jeoloji Mad.San.Tic. A.Ş.'nin 14/02/2019 ve 05/02/2020 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olduğu, anılan şirket hakkındaki borcunda usul ve hukuka aykırı olarak tahakkuk ettiği iddialarıyla, 2019 yılına ilişkin katma değer vergisinin kaldırılması istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, Vergi Mahkemesince ilk inceleme üzerine yukarda özetlenen gerekçeyle davanın incelenmeksizin reddine karar verildiği, Bölge idare Mahkemesince de davacı istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Kural olarak, mükelleflerin e-devlet sorgusu veya herhangi bir başvurusu üzerine borçlu olduğunu bildiren yazılar ile güncel borçlarını gösteren ve bilgilendirici mahiyette olan, borç döküm listesi ve benzeri adlarla isimlendirilen dökümanların tek başına kişinin hukuki durumunda bir değişiklik meydana getirmemesi nedeniyle idari davaya konu olabilecek kesin ve icrai nitelikte bir işlem mahiyetinde olmadıkları esastır.
Ancak günümüzde değişen ve gelişen teknolojik gelişmeler ışığında devlet güvencesi altında olan ve Maliye Bakanlığı dahil bir çok devlet kurumuyla altyapı entegresi bulunan e-devlet sorgusu yada herhangi bir başvuru üzerine ilk defa haberdar olunduğu ileri sürülen borçların dayanağı ihbarname yada ödeme emri gibi vergisel işlemlerin tebliğinin usulsüz olması halinde, mükelleflerin ilk defa bu şekilde borçtan haberdar olması nedeniyle, menfaatini ihlal eden kesin ve icrai bir işlemin bulunduğunun kabulü gerekmekte olup, anılan işlemlerin bazı durumlarda haberdar etme niteliği de taşıyabileceği, 213 sayılı Kanun'da öngörülen tebligat esaslarına uygun olarak tebliğ edilip edilmediğinin irdelenmesine imkan tanınması başta Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa olmak üzere pozitif hukuk uyarınca güvence altına alınan Mahkemeye erişim hakkının bir gereğidir. Bu doğrultuda, öncelikle borcun dayanağı ihbarname yada ödeme emri tebliğinin usulüne uygun olup olmadığının, davacının öncesinde bu borçtan haberdar olup-olmadığının belirlenmesi, re'sen araştırma ilkesi gereği Mahkemelerce konuya ilişkin bilgi ve belgelerin dosyada bulunmaması halinde en azından davalı idarenin savunması alındıktan sonra davacının daha önce hiç haberdar olmadığı bir borçla güncel menfaatini etkileyecek şekilde karşı karşıya kalıp-kalmadığı hususu değerlendirilmek ve idarece daha öncesinde usulüne uygun şekilde yapılan bir bildirim olması halinde davacı açısından kesin ve icrai nitelikte bir işlem olup-olmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik incelemeyle verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davacının temyiz isteminin kabulüne,
... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi.... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 05/11/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın