9. Daire 2023/8489 E. 2024/5002 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

9. Daire 2023/8489 E. 2024/5002 K. — Danıştay Kararı

9. Daire 2023/8489 Esas 2024/5002 Karar 10.10.2024
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/8489 E.,  2024/5002 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/8489
Karar No : 2024/5002

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı-...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... İlaçlama Gıda ve Bina Yön. Ltd. Şti’ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Dokuzuncu Dairesinin bozma kararına uyularak, dosyanın yeniden incelenmesi suretiyle, dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan 2012 yılı muhtelif dönemlerine ilişkin katma değer vergisi, vergi ziayı cezası ile gecikme faizinin; davacının şirketteki hisselerini devretmesinden sonra seçilen kanuni temsilci tarafından defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesinden kaynaklandığı görülmekle birlikte; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Limited şirketlerin amme borçları başlıklı" 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları kuralı gereğince, şirket ortağı için, şirket yetkilisinin sorumluluğundan farklı olarak borcun doğmasında herhangi bir kusurunun olup olmadığına bakılmaksızın, hissedar olmasının, hissesi oranında borçtan sorumlu olması için yeterli olduğu ve kendi dönemi ile hissesi oranında doğan borçtan sorumlu olduğu sonucuna varıldığı, bu durumda, asıl borçlu ... İlaçlama Gıda ve Bina Yön. Ltd. Şti’nin 16/05/2011 tarihi ile 22/10/2013 tarihleri arasında ortağı olan davacının şirket ortağı olduğu dönemlere ait dava konusu ödeme emrine konu amme alacaklarından bu dönemlerde şirket ortağı sıfatı bulunması sebebiyle sorumlu olduğu sonucuna varıldığından, söz konusu kamu alacaklarının şirket tüzel kişiliğinden takibi amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin şirketin kanuni temsilcisinin ikamet adresine tebliğe çıkarılarak yengesine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde ödenmemesi üzerine şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucunda da borcu karşılayacak mal varlığının bulunmaması sebebiyle tahsil edilememesi üzerine şirket ortağı sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının davanın kabulü yolundaki kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Dava konusu ödeme emrinin dayanağı asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin, kanuni temsilci sıfatıyla ikametgah adresinde ...'ya tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu, çünkü adı geçen kişinin söz konusu tarihte şirketi temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı, bu sebeple asıl borçlu şirket hakkında yapılan takipin usulüne uygun şekilde tamamlanmadığından ortak sıfatıyla adlarına düzenlenen ödeme emrinin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmesine gerek görülmeyerek işin esasına geçildi:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
... İlaçlama Gıda ve Bina Yön. Ltd. Şti’ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından, sermaye hisseleri oranında, doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları, ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların, devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı ifade edilmiştir.
Aynı Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun "bir ödeme emri" ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığını ileri sürerek 15 gün içerisinde vergi mahkemesinde dava açabileceği hüküm altına alınmıştır.
213 saylı Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğ esasları" başlıklı 93. maddesinde, "Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilümum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmiyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir.Şu kadar ki, ilgilinin kabul etmesi şartiyle, tebliğin daire veya komisyonda yapılması caizdir." düzenlemesine, "Tebliğ yapılacak kimseler" başlıklı 94. maddesinde, "Tebliğ mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılır. Tüzel kişilere yapılacak tebliğ, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılır. Tüzel kişilerin mütaaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılması kafidir. Tebliğ, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılır. (Muhatap yerine bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir.)" düzenlenmesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, davacının 16/05/2011 tarihinde ... İlaçlama Gıda ve Bina Yön. Ltd. Şti’ne ortak olduğu, 22/10/2013 tarihli genel kurulu kararı ile şirket hisselerini devrettiği, şirketin yasal defter ve belgelerinin istenilmesine ilişkin 01/06/2016 tarihli yazının şirket müdürüne tebliğine rağmen 2012 yılı yasal defter ve belgelerinin mücbir sebep hali olmaksızın incelemeye ibraz edilmemesi üzerine düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden katma değer vergisi indirimlerinin reddedildiği, şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyen amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına hissesi oranında şirket ortağı sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, asıl borçlu şirketin mükellefiyetinin 31/12/2015 tarihinde re'sen terkin edildiği, bu sebeple davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin dayanağı olan asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin 22/11/2018 tarihinde kanuni temsilci sıfatıyla ...'nun ikametgah adresinde adı geçen kişinin yengesi ...'a tebliğ edildiği, ancak ...'nun 07/10/2009 ilâ 25/11/2013 tarihleri arasında asıl borçlu şirketin ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu ve söz konusu ödeme emirlerinin tebliğ edildiği tarihte şirketin kanuni temsilcisinin ... olduğu ve bu sebeple tebliğin usulüne uygun yapılmadığı anlaşıldığından asıl borçlu şirket hakkında yapılan takip usulüne uygun şekilde tamamlanmadan, vergi alacağının tahsili amacıyla şirket ortağı olan davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davacının temyiz isteminin kabulüne,
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 10/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın