8. Daire 2023/5542 E. 2025/6719 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

8. Daire 2023/5542 E. 2025/6719 K. — Danıştay Kararı

8. Daire 2023/5542 Esas 2025/6719 Karar 11.09.2025
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/5542 E.,  2025/6719 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/5542
Karar No : 2025/6719

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVACI) ... Gıda Turizm Sanayi Ticaret ve Pazarlama Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hakkâri ili, Yüksekova ilçesi sınırları içerisinde bulunan II-a grubu maden (kalker) işletme ruhsatına ilişkin olarak 3213 sayılı Kanun'un 29. maddesinin 4. fıkrası uyarınca 93.158,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Hakimliğince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işlemin; 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 29. maddesinde belirtilen 2017 yılına ait Faaliyet Bilgi Formu ve Satış Bilgi Formlarının süresi içerisinde verilmediğinden bahisle, davacı şirkete 46.579,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden; davacı şirkete toplam 248.422,00-TL idari para cezası verildiği, daha sonra sistem kayıtlarında yeniden yapılan incelemede 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 29. maddesinde belirtilen 2017 yılına ait belgelerin davacı şirket tarafından zamanında verildiğinin tespit edilmesi üzerine Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işlemi ile 248.422,00-TL'lik idari para cezasının 46.579,00-TL'lik kısmının iptal edildiği ve tesis edilen bu işlemin, davanın açıldığı 14/01/2020 tarihinden önce davacı şirkete tebliğ edildiği anlaşıldığından, davacı şirket tarafından 2017 yılına ait belgelerin Kanunda belirtilen sürede verilmediğinin tespit edildiğinden bahisle tesis edilen dava konusu işlemin 46.579,00-TL'lik kısmı yönünden ortada bir uyuşmazlık bulunmadığından, dava konusu işlemin bu kısmının iptaline yönelik talebin incelenmeksizin reddine; dava konusu işlemin; 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 29. maddesinde belirtilen 2016 yılına ait Faaliyet Bilgi Formu ve Satış Bilgi Formlarının süresi içerisinde verilmediğinden bahisle, davacı şirkete 46.579,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden; dava konusu olayda davacı şirketin, idari para cezası verilmesine dayanak oluşturan eyleminin (2016 yılı Faaliyet Bilgi Formu ve Satış Bilgi Formlarının 2017 yılı Nisan ayı sonuna kadar verilmemesi) 2017 yılına ilişkin olduğu ve bu yıl için belirlenen para cezası miktarının güncellenen yeniden değerleme oranına göre 32.887,00-TL olduğu, fakat davalı idarece söz konusu cezanın 2019 yılındaki karşılığı olan 46.579,00-TL uygulandığı, 3213 sayılı Maden Kanunu uyarınca davacı şirketin eylem tarihindeki (2017 yılı) karşılığı üzerinden değerlendirme yapılarak idari para cezası tesis edilmesi gerekirken davacının aleyhine olacak şekilde tespit tarihi (2019 yılı) esas alınmak suretiyle idari para cezası tesis edildiğinden dava konusu işlemin 46.579,00-TL'lik bu kısmı yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle bu kısım yönünden dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olup, verilen karar para cezasının miktarına ilişkin olup, dava konusu 2016 yılına ait Faaliyet Bilgi Formu ve Satış Bilgi Formlarının verilmediğinin tespit edildiğinden bahisle davacı şirkete 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 29/4. maddesi uyarınca verilen 46.579,00-TL idari para cezasının esasına yönelik değerlendirme yapılmadığından, idarece Mahkemelerinin iptal kararı neticesinde şartlarının bulunması durumunda yeniden idari para cezası tesis edebileceği belirtilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un Ek 1. maddesi ile 2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu'nun 45'inci maddesinin 2 numaralı fıkrasının ilk cümlesinde, "İstinaf, temyizin şekil ve usûllerine tâbidir." hükmü uyarınca, gereğince; heyet hâlinde verilen bir mahkeme kararının istinaf incelemesi sonucunda bölge idare mahkemesince kaldırılması ve yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi üzerine tekrar yapılacak yargılama sonucunda verilecek kararların (son kararın verildiği tarihte dava konusu miktar tek hâkim sınırının altına düşmüş olsa dahi) yine heyet hâlinde verilmesi gerektiği, dava konusu olayda; heyet hâlinde verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı, davanın süre aşımı yönünden reddi kararının, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kaldırılıp yeniden karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderildiği, Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda tek hâkim tarafından istinaf konusu kararın verildiği, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince kaldırılan karar heyet hâlinde verilmiş olduğundan ve böyle bir durumda tek hâkim sınırının yeniden değerleme oranında artırılmasına ilişkin hükmün uygulanması mümkün bulunmadığından, kaldırma üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen istinaf konusu kararın heyet hâlinde verilmesi gerekirken tek hâkim tarafından verilmiş olması nedeniyle istinaf konusu kararda yargılama usûlüne uygunluk bulunmadığı, tek hâkim tarafından verilen istinaf konusu kararın kaldırılarak heyet hâlinde karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesi gerektiği belirtilerek istinaf başvurularının kabulü ile istinaf konusu İdare Mahkemesi Hâkimliği kararının kaldırılmasına, belirtilen hususlar doğrultusunda yeniden bir karar verilmek üzere dava dosyasının Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, davanın süresinde açıldığı, temyize konu kararın aleyhlerine olan kısmının bozulması gerekiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, temyize konu karar ile davacı tarafın da istinaf başvurusu kabul edildiğinden idareleri aleyhine olan kısmın bozularak davanın tümüyle reddi gerektiği, dava konusu işlemin iptal edilen kısmının miktar yönünden incelendiği, idari para cezasının esası yönünden işlemin haksız bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFLARIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin usul ve hukuka uygun olduğu, davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 11/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın