8. Daire 2021/6614 E. 2023/7296 K. — Danıştay Kararı
8. Daire 2021/6614 Esas 2023/7296 Karar 15.12.2023
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/6614 E., 2023/7296 K.
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6614 Karar No : 2023/7296
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Birliği VEKİLİ : Av. ... 3- ... Başkanlığı
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, "güveni kötüye kullanma" suçundan hakkında kesinleşmiş mahkumiyeti bulunduğundan bahisle meslekten çıkarılmasına ve tedbiren işten yasaklanmasına dair ... Barosu Disiplin Kurulu kararına yapılan itirazın reddine ilişkin ... Barolar Birliği Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ve bu karara yönelik ... Bakanlığı'nın ... tarihli Olur'unun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ... Barosu'na kayıtlı avukat olan davacının, güveni kötüye kullanma suçundan dolayı 10 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, bu cezanın Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 21/05/2018 tarih ve E.2017/38130 K:2018/3625 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, anılan mahkumiyetin Avukatlık Kanunu'nun 5. maddesinde sayılan avukatlığa engel hallerden birini teşkil ettiği anlaşıldığından, davacının Avukatlık Kanunu'nun 136. maddesinin birinci fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ve ayrıca aynı Kanun'un 154/1 maddesinin amir hükmü gereğince tedbiren işten yasaklanmasına karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacı hakkında "güveni kötüye kullanma" suçundan verilen mahkumiyet kararı kesinleştiğinden, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 136/1 ve 154/1 maddeleri uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği görülmekte ise de; İdare Mahkemesi kararında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 154/1. maddesinin yazılması gerekirken sehven 153. maddesinin yazıldığının görüldüğü, bu durumun usul ve hukuka uygun olan kararın kaldırılmasını gerektirmediği, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun belirtilen açıklama ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hakkındaki iddialar kapsamında hukuk ve ceza mahkemelerinde yapılan yargılamaların eksik incelemeye dayalı ve hukuka aykırı olduğu, hukuk mahkemesine sunulan bilirkişi raporunda, ceza mahkemesine sunulan bilirkişi raporunun hatalı olduğu, davacının karşı taraftan 121.500-TL alacaklı olduğunun açık olarak belirtilmesine karşın aleyhine karar verildiği, bu itibarla mahkumiyet kararının kesinleştiğinden bahisle dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilmekte ise de; yaptığı savunmaların dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğu, yaptığı savunmalar kapsamında kararın tekrar incelenmesi gerektiği belirtilerek temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler Adalet Bakanlığı ve Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur. Davalılardan ... Barosu Başkanlığı tarafından ise savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 15/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.