8. Daire 2021/1136 E. 2025/5744 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

8. Daire 2021/1136 E. 2025/5744 K. — Danıştay Kararı

8. Daire 2021/1136 Esas 2025/5744 Karar 16.06.2025
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/1136 E.,  2025/5744 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1136
Karar No : 2025/5744

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVACI) ...
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) ... Valiliği (... Başkanlığı)
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Manisa ili, Alaşehir ilçesi, ...- ... Mahallesi hudutlarında ve davacı uhdesinde bulunan ... numaralı Jeotermal Kaynak İşletme ruhsatının iptali ile teminatın irat kaydedilmesine ilişkin Manisa Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali ile teminatın iadesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında yer alan 15/02/2017 tarihli denetim tutanağının incelenmesinden, sahada 1700 metre derinlikteki jeotermal kuyudan yaklaşık 1lt/sn akışkanın artezyen yaptığı, sıcaklığının yaklaşık 40 C olduğunun belirtildiği, kuyu başında 2.5 kw gücünde kurulu pompa bulunduğu, yaklaşık 700 metreye kadar indirilen boru hattı vasıtası ile akışkanın serada dolaştırıldıktan sonra tekrar kuyuya gönderileceği bilgisine yer verildiği, arazi üzerinde beton zemin üzerinde 200 m² zemine oturan metal iskeletli ve plastik örtülü yüksek tünel projesinin gerçekleştirildiği, sistemde iklim kontrollerinin manuel olarak gerçekleştirilebilir şekilde olduğu, ısıtmanın jeotermal kuyudan sağlanan suyla yapılmak üzere tasarlandığı, yerleştirme ortamının toprak tercih edildiği ve beton zemin üzerine 30 cm toprak serildiği, içerisine ise marul fidelerinin dikildiği, fidelerin gelişme döneminin başlangıcında olduğu, sonuç olarak daha önceki denetimlerde eksik olduğu tespit edilen izinlerin tamamlandığı, kuyu içi eşanjör sisteminin çalışır durumda olduğu ve üretime yönelik faaliyetlerin başladığı tespitlerine yer verildiği, bu haliyle "akışkanın işletmeye alınmadığından" söz edilemeyeceği, tespitin yapıldığı tarih itibarıyla akışkanın işletmeye alındığı görülmekte olup hal böyle olunca uyuşmazlığa tatbik imkanı olmayan Yasa maddesi ve bu madde uyarınca getirilen mükellefiyete bağlanan yaptırımın olaya tatbiki sonucu tesis edilen dava konusu işlemlerde "konu" ve "neden" unusuru yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olup, dava konusu ruhsat iptaline ve söz konusu ruhsata ilişkin teminatın irat kaydedilmesine ilişkin işlemlerin hukuka aykırı bulunarak iptal edildiği ve ilgili teminatın kamu can ve mal sağlığını etkileyecek durumların oluşması ve ruhsat sahibi tarafından gerekli tedbirlerin alınmaması halinde kullanılmak üzere arama, işletme ve bloke alanlar için davalı idarece ruhsat sahibinden mevzuat gereği alındığı hususları birlikte gözetildiğinde, gelinen noktada anılan teminatın davacıya iadesi için gerekli hukuki koşullar oluşmamış olduğundan davacının tazminat istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, dava dilekçesindeki teminatın iadesi yönündeki istemin tazminat talebi olmayıp, dava konusu işlemin iptal edilmesi durumunda teminatın teminat hesabına iadesi anlamında olduğu, mahkeme kararı üzerine idarenin yeniden teminat istediği, kararın davalı idareye açıklanması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, davacının işletme faaliyetine başlanması için gerekli olan kaynak koruma alanı etüt raporunu günümüze kadar yaptırmamış olduğu, 15/02/2017 tarihinden günümüze kadar seradan elde edilen gayri safi hasılat üzerinden herhangi bir idare payının yatırılmamış olduğu, ... tarihli Denetin Tutanağında ... nolu ruhsat sahasında yapılan incelemede, daha önce kurulan seranın yerinde olmadığı, kuyu başındaki düzenek mevcut olmasına rağmen kullanılmayacak durumda olduğunun tespit edildiği, davacının iddia ettiği gibi seranın 2019 yılında yaşanan fırtına ve dolu nedeniyle yıkıldığına dair herhangi bir bulguya rastlanmadığı, tesis edilen işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava dışı Süper Jeotermal adına Manisa ili, Alaşehir ilçesi ... Mahallesi hudutları dahilinde yer alan 4.150,30 hektar alana 18/10/2012 tarihinden başlamak üzere 30 yıl süreli ... sayılı jeotermal kaynak işletme ruhsatı düzenlendiği, davalı idareye sunulan 2012 tarihli projede sahadan elde edilen akışkan ile sera projesinin uygulanacağı ve termin planına göre 9 ay sonunda söz konusu seranın işletmeye alınacağının beyan edildiği, ... tarih ve ... sayılı dilekçe ile Süper Jeotermal Enerji tarafından kaynak işletme ruhsatının davacıya devri için müracaatta bulunulduğu, ... tarih ve ... sayılı dilekçe ile Süper Jeotermal Enerji tarafından ruhsat sahasında bulunan kuyu ile ilgili yaşanan problemler ve ÇED sürecindeki aksaklıklar nedeni ile 6 aylık revize proje sunularak ek süre talep edildiği, ilgili revize işletme projesinde 2016 yılı Ağustos ayında sera projesinin işletmeye alınacağının belirtildiği, ... tarih ve E... sayılı Başkanlık Makamı Oluru ile reenjeksiyon sondajının açılarak Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin 9/3 maddesinde yer alan izin yükümlülüklerini yerine getirmek kaydı ile altı ay ek süre verilmesinin uygun görüldüğü, söz konusu kararın ... tarih ve E... sayılı yazı ile ruhsat sahibine bildirildiği, 05/04/2016 tarihinde dava konusu ruhsat sahasında denetim yapıldığı, gerçekleştirilen denetim neticesinde tutulan tutanakta kaynak koruma alanı etüt raporunun yapılmadığı, davalı idareye sunulan revize termin planına uyulmadığı ve ÇED başvurusunda bulunulmadığı belirtilerek tespit edilen aksaklıkların giderilmesi aksi halde ruhsatın iptal edileceğinin ... tarih ve E... sayılı yazı ile ruhsat sahibine bildirildiği, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı yazısı ile dava konusu sera projesi için ÇED Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasına gerek olmadığının belirtildiği, İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile tarımsal amaçlı sera kurulması için uygun görüş verildiği, 15/02/2017 tarihinde ruhsat sahasında gerçekleştirilen denetim neticesinde tutulan tutanakta seranın ısıtılması için kuyu içi eşanjör sisteminin işler vaziyette kurulmuş olduğu, 200 m² naylon seranın kurularak 30 cm'lik toprak serildiği ve söz konusu toprakta marul fidelerinin dikilmiş olduğu raporlanarak işletme faaliyetinin başlamış olduğunun belirtildiği, ... tarihli Başkanlık Oluru ile ... sayılı jeotermal kaynak işletme ruhsatının 5686 sayılı Kanundan doğan tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte 5686 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca Süper Jeotermal Enerji'den davacıya devredildiği, davalı idare teknik personeli tarafından 17/05/2019 tarihinde ruhsat sahasında yapılan incelemede 15/02/2017 tarihli denetimde kurulu olduğu tespit edilen seranın yerinde olmadığı, kuyu başında bulunan düzeneğin kullanılamayacak durumda olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından davalı idareye verilen ... tarih ve ... sayılı dilekçe ile ruhsat sahasında yer alan seranın fırtına ve dolu nedeniyle yıkıldığı beyan edilerek tutulan tutanak ve seranın yeniden yapılması ve işletilmesi için düzenlenen sözleşmenin davalı idareye sunulduğu, Nisan 2019 tarihli Sayıştay Başkanlığı 2018 yılı Denetim Raporunun "Bulgu 19: Termin Planında Öngörülen Süre Dolmuş Olmasına Rağmen Halen İşletmeye Geçememiş Olan İşletme Ruhsatlarının İptal Edilmesi" başlıklı madde başlığı altında yer alan Tablo 7'de ismine yer verilmek suretiyle işletme projesindeki termin planında öngörülen süre içerisinde faaliyete geçmemiş olmasına karşın ruhsatı iptal edilmek suretiyle teminatın irat kaydedilmediği tespit edilen davacıya ait ruhsatın ... tarih ve E... sayılı Başkanlık Oluru ile ... sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu'nun 6/3 maddesi ve Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin 9/5 maddesi uyarınca iptal edilerek ... tarih ve ... nolu 327.135,00 TL tutarındaki teminatın irat kaydedilmesi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan hali ile; 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu
'nun "İşletme Ruhsatı" başlıklı 6. maddesinde, "Arama ruhsatı sahibinin, arama ruhsat süresinin son günü akşamına kadar işletme projesi ile idareye işletme ruhsatı başvurusunda bulunması halinde "işletme ruhsatı" verilir ve varsa tespit edilen bloke alanıyla birlikte MİGEM’e bildirilir.
İşletme ruhsatı sahipleri, işletme faaliyetine geçmek için ilgili kurumlardan gerekli izinleri almakla yükümlüdür.
İşletme ruhsatı sahibi, projesinde belirtilen süre içinde işletmeye geçmez veya herhangi bir sebeple işletme ruhsatının iptal edilmesi durumunda teminat irat kaydedilir ve saha idare tarafından ihaleye çıkarılır. İşletme projeleri ile ihaleye katılan isteklilerden idareye en fazla geliri teklif eden istekliye işletme ruhsatı verilir ve MİGEM’e bildirilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
"Mücbir sebep ve beklenmeyen hal" başlıklı 8. maddesinde; "(1) Ruhsat sahibi, mücbir sebep veya beklenmeyen halin ortaya çıkması durumunda, gerekçe ve süre belirtilmek kaydıyla on gün içinde idareye müracaat ederek geçen sürenin ruhsat süresine eklenmesini ve bu sürede yükümlülüklerinin askıya alınmasını talep eder. Ruhsat sahibi tarafından idareye yapılan müracaat tarihi, mücbir sebebin başlama tarihi olarak kabul edilir.
(2) Ruhsat sahibi, mücbir sebep veya beklenmeyen hallerin ortadan kalkmasından itibaren en geç üç ay içinde faaliyete geçmek zorundadır. Bu süre içinde faaliyete geçilmediği takdirde, teminatı irat kaydedilerek yeniden teminat vermesi ve faaliyete geçmesi için ruhsat sahibine üç ay ek süre verilir. Bu süre sonunda da teminat yatırılmaz ve faaliyete geçilmez ise ruhsat iptal edilir" düzenlemesi yer almaktadır.
Öte yandan aynı Kanun'un "İdari Yaptırımlar" başlıklı 11. maddesinde; "(1) Faaliyetlerin, projeye göre yürütülmesi zorunludur. Ruhsat sahibinin projesinde belirtilmeyen konularda veya izinsiz olarak faaliyette bulunulduğu tespit edilirse, teminatı irat kaydedilerek faaliyet durdurulur ve teminat üç katına çıkarılarak bir ay içinde tamamlattırılır. Aynı fiilin tekrarı halinde teminat irat kaydedilerek ruhsat iptal edilir.
(2) Ruhsat sahibince, kaynak koruma alanı etüdü yapılmadan işletmeye geçilmesi veya koruma alanı etüdünde öngörülen tedbirlere uyulmamasının tespiti halinde faaliyetler durdurularak teminat irat kaydedilir. Altı ay içerisinde gerekli tedbirlerin alınması ve teminatın tamamlattırılması istenir. Altı ay sonunda teminat verilmez ve tedbirler alınmaz ise faaliyetler durdurulur..." hükmü yer almaktadır.
Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin "işletme ruhsatı" başlıklı 9. maddesinin 5. fıkrasında, "İşletme ruhsat sahibi, projesinde belirtilen termin planına göre akışkanı işletmeye almak zorundadır. Termin planında belirtilen süre içinde akışkan işletmeye alınamaz ise sebepleri ile birlikte İdareye ek süre talebinde bulunulur. İdarece, ek süre talebi incelenerek en fazla altı ay ek süre verilir. Bu sürede de işletme başlatılamaz ise teminat irat kaydedilerek ruhsat iptal edilir." düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Manisa Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının ... tarih ve E... sayılı işlemi yönünden yapılan inceleme;
Davalı idarece, tesis edilen dava konusu işlem ile, davacının uhdesinde bulunan ... numaralı Jeotermal Kaynak İşletme ruhsatının iptali ile teminatın irat kaydedilmesine karar verilmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda Manisa Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının ... tarih ve E... sayılı işleminin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiş olup, bu nedenle irat kaydedilen teminatın da, teminat hesabına iadesinin gerektiği açıktır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmı sonucu itibarıyla yerinde olup; yukarıda yer verilen açıklama ile onanması gerekmiştir.
Teminatın İadesi İstemi Yönünden Yapılan İnceleme;
Davacı tarafından, dava dilekçesinde, Manisa ili, Alaşehir ilçesi, ...- ... Mahallesi hudutlarında ve uhdesinde bulunan ... numaralı Jeotermal Kaynak İşletme ruhsatının iptali ile teminatın irat kaydedilmesine ilişkin Manisa Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istemi ile aynı işlem içinde irat kaydedildiği belirtilen teminatın da iadesi istenmektedir.
Dava dilekçesi, istinaf ve temyiz dilekçelerinin bir bütün halinde incelenmesi neticesinde davacının teminat iadesi isteminin Manisa Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının ... tarih ve E... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi durumunda, irat kaydedilen teminatın teminat hesabına iade edilmesi olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda davacının teminat iadesi istemi bir tazminat istemi olmayıp, Manisa Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının ... tarih ve E... sayılı işleminin iptal edilmesi durumunda bunun sonucu olarak teminatın, teminat hesabına iadesi istemi olduğu anlaşıldığından, bu istemi tazminat istemi olarak kabul edip hüküm kuran İdare Mahkemesi kararında ve bu karar karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının;
a) Manisa Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının ... tarih ve E... sayılı işlemi yönünden yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA, oybirliği ile,
b) Teminatın İadesi İstemi Yönünden BOZULMASINA, oyçokluğu ile,
3. Bozulan kısımda hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 16/06/2025 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY :
(X)-Yargılama usulü hukukuna hakim olan ilkelerden birisi de istemle bağlılık ilkesidir. Bu ilke, davayı davacının istemi ile bağlı olarak incelemeyi gerektirmekle birlikte idarenin yerine geçerek idare gibi karar verememe ve yerindelik denetimi yapamama ilkeleriyle aynı anlamı taşımaktadır. Zira, davacının istemi ile bağlı kalınmadan, dava konusu edilmeyen idari işlemleri ya da talepleri karara bağlamak, idarenin yerine geçmek, bir idari organ gibi karar vermek, yerindelik denetimi yapmak demektir. Yine bu ilke gereği davacının dava dilekçesinde açıkça talep ettiği bir hususta karar verilmesi zorunluluğu bulunmaktadır.
Mahkemelerce davacının isteminin bir kısmının veya tamamının açık olmadığının düşünüldüğü durumlarda İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesine dayanılarak dava dilekçesinin reddine karar verilmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından, dava dilekçesinin konu ve sonuç kısımlarında, Manisa ili, Alaşehir ilçesi, Gümüşçay- Kemaliye Mahallesi hudutlarında ve davacı uhdesinde bulunan ... numaralı Jeotermal Kaynak İşletme ruhsatının iptali ile teminatın irat kaydedilmesine ilişkin Manisa Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali ile teminatın iadesi istemine yer verilmiştir.
Bu itibarla taleple bağlılık ilkesi gereği davacının istemi hakkında karar verilmesinin bir zorunluluk olduğu, aksi durumda istemin eksik incelenmesi sonucu doğuracağı ortada olduğundan davacının teminatın iadesi istemi hakkında karar verilmesi gerekmekedir.
Kamu hukuku açısından "teminat" bir kamusal değerin zarar görme riskinin bulunması ya da kamu alacağının tahsilinin tehlikeye düşeceği durumlarda kanunda belirtilen kurallara uygun olarak söz konusu kamusal değeri izne veya sözleşmeye bağlı olarak geçici veya sürekli şekilde tasarruf edenler ya da kamu borçluları tarafından güvence olarak kamu idaresine teslim edilen ve neler olduğu kanunda belirtilen değerleri ifade etmektedir. Başka bir anlatımla teminat kamu idaresinin gelecekte doğabilecek risklere karşı kamu alacağını ya da kamusal bir değeri güvence altına almaya yönelik bir koruma tedbiridir.
Üstlenilen bir işin önceden belirlenmiş kurallara uygun olarak yapılmasının sağlanması, yapılmadığı takdirde hem bir müeyyide hem de iş sahibinin zararının karşılanması amacıyla verilen değer olduğundan öngörülen süre sonunda iş bihakkın yerine getirilmiş ise teminat olarak alınan değer iade edilecektir.
Bu durumda, yukarıda belirtilen teminatın alınış amacı gözönüne alındığında, dava konusu işlem iptal edilmiş olsa dahi, ruhsat hukuku yürürlükte bulunduğu sürece teminatın idare hesabında bulunması gerektiği, davacıya iade edilemeyeceği anlaşıldığından temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Dairemiz kararının teminatın iadesine ilişkin kısmına katılmıyoruz.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın