7. Daire 2025/3245 E. 2026/24 K. — Danıştay Kararı
7. Daire 2025/3245 Esas 2026/24 Karar 19.01.2026
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2025/3245 E., 2026/24 K.
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2025/3245 Karar No : 2026/24
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Davacı adına, bandrolsüz etil alkol bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, takdir komisyonu kararına dayanılarak, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca 2024 yılının Şubat dönemine ilişkin olarak re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezası ile gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, davacının aracında yapılan aramada özel tüketim vergisine tabi etil alkolün ele geçirildiği, vergilendirme yönüyle 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun aradığı "bulundurma" fiilinin davacı nezdinde gerçekleştiğinin sabit olduğu anlaşıldığından, 4760 sayılı Kanun'un 11. maddesi ve 13. maddesinin 5. fıkrası ile Özel Tüketim Vergisi (III) sayılı Liste Uygulama Genel Tebliği hükümleri uyarınca tespit edilen emsal fiyat dikkate alınmak suretiyle tespit tarihindeki vergi oranı ve tutarları üzerinden davacı adına re'sen yapılan vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatının kesinleşmesi üzerine düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının kapalı koli içerisinde bulunan ve taşıma belgelerine göre dezenfektan olarak bildiği emtiayı Mersin ilinden Samsun iline taşıdığı, vergiyi doğuran olayla arasında illiyet bağının bulunmadığı, olayla ilgili olarak hakkında iddianame düzenlenmediği, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun aradığı anlamda "bulunduran" sıfatını haiz olmadığı ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya uygun olan kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına, bandrolsüz etil alkol bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, takdir komisyonu kararına dayanılarak, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca 2024 yılının Şubat dönemine ilişkin olarak re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezası ile gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun "bir ödeme emri" ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığını ileri sürerek 15 gün içerisinde vergi mahkemesinde dava açabileceği düzenlenmiştir. 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 257. maddesinin verdiği yetki uyarınca, kullanılma zorunluluğu getirilen özel etiketi veya işareti olmayan özel tüketim vergisine tabi malların bulundurulduğunun tespit edilmesi halinde, bu malları bulunduranlar adına; malların tespit tarihindeki emsal bedeli veya miktarı üzerinden 11. maddedeki esaslara göre re'sen özel tüketim vergisinin tarh edileceği, bu tarhiyata ayrıca vergi ziyaı cezasının uygulanacağı düzenlemesi getirilmiştir. 213 sayılı Kanun'un mükerrer 257. maddesinin 6. fıkrasında ise, vergi güvenliğini sağlamak amacıyla niteliklerini belirleyip onayladığı elektrikli, elektronik, manyetik ve benzeri cihazlar ve sistemleri kullandırmaya, bu cihaz ve sistemler vasıtasıyla bandrol, pul, barkod, hologram, kupür, damga, sembol gibi özel etiket ve işaretlerin kullanılmasına ilişkin zorunluluk getirmeye Hazine ve Maliye Bakanlığının yetkili olduğu belirtilmiştir. Yukarıda yer verilen 213 sayılı Kanun'un mükerrer 257. maddesi ile, Hazine ve Maliye Bakanlığına verilen yetkiye istinaden çıkarılan 17/03/2007 tarihli ve 26465 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 Seri No'lu Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerde Bandrollu Ürün İzleme Sistemi Genel Tebliği'nde, bandrol, tütün mamulleri ve alkollü içkilerin üzerine yapıştırılacak olan, Gelir İdaresi Başkanlığı ile Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumunun (TAPDK) logolarını içeren, taklit edilemez nitelikteki açık güvenlik unsurları özel olarak üretilmiş taşınabilir cihazlarla kamu denetçileri tarafından tespit edilebilir özelliklere sahip olan kıymetli damga niteliğindeki kağıt olarak; kod ise, bandrole eşit bir statüye sahip olan harfler ve/veya rakamları temsil eden özellikli güvenlik işareti olarak tanımlanmıştır. 06/06/2003 tarihli ve 25130 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Alkol ve Alkollü İçkilerin İç ve Dış Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "Piyasaya arz" başlıklı 13. maddesinin 6. fıkrasının olay tarihinde yürürlükteki şeklinde, ambalajlı ve dökme olarak piyasaya arz edilen etil alkol ve alkollü karışımların, satışa verilen miktarlarına göre satış belgesi düzenlenerek dolaşıma sunulacağı düzenlenmiş; 06/02/2025 tarihli ve 32805 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2024/13 sayılı Etil Alkolün Ambalajlanması ve Bandrollenmesine İlişkin Tebliğ'in "Bandrol uygulama zorunluluğu getirilen haller" başlıklı 5. maddesinde, üretilen veya ithal edilecek etil alkollerin ambalajlı, kaplı veya dökme olarak piyasaya arz edilmeden önce bandrollenmek zorunda olduğu belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuatın değerlendirilmesinden, 4760 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davacının müteselsil sorumluluğuna gidilebilmesi için özel tüketim vergisine tabi bir malın bulundurulması ve bulundurulan bu malda kullanılma zorunluluğu getirilen özel etiket ve işaretin olmaması gerekmektedir. Bu itibarla, 4760 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca özel tüketim vergisi tarhiyatı yapılabilmesi için aranılan koşullardan olan bandrol kullanma zorunluluğunun, olay tarihinde öngörülmemiş olmasının, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde yer alan "böyle bir borcun olmadığı" itirazı kapsamında değerlendirilmesi icap ettiğinden, dava konusu ödeme emrine karşı açılan davanın reddi yolundaki karara yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 19/01/2026 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağının vadesinde ödenmeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, aynı Kanunun 58. maddesinde ise kendilerine ödeme emri tebliğ olunanların, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabilecekleri belirtilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden, ödeme emri içeriği amme alacağının tebliğ üzerine dava açılmayarak kesinleştiği, kesinleşen alacağın tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin tanzim ve tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bir vergi borcunun tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için, öncelikle söz konusu vergi borcunun usulüne uygun olarak tahakkuk etmesi ve vadesinde ödenmemiş olması şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada ise ödeme emrine konu amme alacağının usulüne uygun olarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. Olayda, davacının kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilen işleme karşı dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların ise "borcum yoktur" kapsamında değil ancak, işleme karşı açılacak bir davada değerlendirilebilecek nitelikte olduğu görülmekle, kesinleşerek vadesinde ödenmeyen kamu alacağının tahsili için düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, dolayısıyla, temyize konu kararda sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmadığından, temyiz isteminin reddinin icap ettiği görüşüyle, Daire kararına katılmıyorum.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.