7. Daire 2024/3538 E. 2025/4264 K. — Danıştay Kararı
7. Daire 2024/3538 Esas 2025/4264 Karar 10.12.2025
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/3538 E., 2025/4264 K.
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2024/3538 Karar No : 2025/4264
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...... Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem: Davacı adına kayıtlı .../... plakalı çekici ve dorsenin yurtta kalış süresinin geçerli mazeret olmaksızın aşılması ve aracın yurt içinde bırakılması suretiyle geçici ithalat rejimi hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; çekicinin yurda giriş tarihinden önce davacı şirketçe satıldığına ve dorsenin kendilerine ait olmadığına, dolayısıyla, yurda giriş esnasında araçların mülkiyetlerinde bulunmadığına yönelik davacı tarafından ileri sürülen iddia ve beyanların, bu yönde ilgili ülke (Romanya) makamları tarafından düzenlenerek usulüne uygun olarak onaylanan apostil şerhini havi tüm belgeler (çekici vergi kaydına ait temiz belgesi, davacı şirket tarafından çekicinin mülkiyetinin 31/01/2020 tarihi itibarıyla devredildiğine dair tescil kaydı, dorsenin davacı şirketin mal varlığında bulunmadığına ilişkin belge) dikkate alınarak, davacı tarafından tevsik edilmiş olması karşısında, aksine yönelik durumun (cezaya konu araçların mülkiyetinin, yurda giriş esnasında davacı şirkete ait olduğu ve dolayısıyla araçların süresi içinde yurt dışına çıkarılmaması şeklinde tezahür eden ihlalin davacı tarafından gerçekleştirildiğinin) davalı idarece usulüne uygun bir şekilde araştırılması ve gerekmesi halinde, araçların tescil edildiği ülke birimleri ve alıcı firma nezdinde yapılacak yazışmalar/yurt dışı araştırmalarıyla ortaya konulması gerekirken, idare tarafından, konu hakkında evrak arşivlemesi yapılmadan ve mülkiyete dair ibraz edilen apostil şerhli belgelerin araç mülkiyeti tespitinde esas alınamayacağından bahisle mülkiyeti davacıya ait olmayan araçlar nedeniyle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Aracın satıldığına dair sözleşmenin tek başına kanıtlayıcı belge olarak dikkate alınamayacağı, mülkiyetin değiştiğine dair yurt dışı resmi makamlarınca onaylı ruhsat belgesi veya aracın davacıya ait olmadığına dair belgenin de bulunması gerektiği, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına kayıtlı .../... plakalı çekici ve dorsenin yurtta kalış süresinin geçerli mazeret olmaksızın aşılması ve aracın yurt içinde bırakılması suretiyle geçici ithalat rejimi hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24. maddesinde, ithal eşyasının gümrük kıymetinin, eşyanın satış bedeli; satış bedelinin, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu; 25. maddesinin 1. fıkrasında, 24. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin 2. fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirleneceği; eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiş; 26. maddesinin 1. fıkrasında, 24 ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği öngörülmüş; GATT'ın VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı; Gümrük Yönetmeliği'nin 50. maddesinde ise, 45 ilâ 49. maddelerde yer alan yöntemlere göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin Kanun'un 26. maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde belirleneceği belirtilmiştir. Anılan Kanunun 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değiştirilen ve olay tarihinde yürürlükte bulunan şekliyle 238. maddesinin 1. fıkrasında, 241. maddenin 3. fıkrasının (l), 4. fıkrasının (g) ile 5. fıkrasının (b) bendinde belirtilen durumlar hariç olmak üzere, (a) bendinde, geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin ihlali hâlinde, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı, (b) bendinde, tam muafiyet suretiyle geçici olarak ithal edilen özel kullanıma mahsus taşıtlara ilişkin rejim ihlallerinde, gümrük vergileri tutarının dörtte biri, (d) bendinde, (b) bendinde belirtilen taşıtlar hariç olmak üzere, geçici ithalat rejimi kapsamında ithal edilen eşyanın süresi içerisinde gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması durumunda gümrük vergileri ile rejime ilişkin beyannamenin tescil tarihinden tespitin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanun'a göre tespit edilen gecikme zammı oranında faizin toplamı kadar idari para cezası verileceği; 2. fıkrasında, 1. fıkranın (c) ve (d) bentlerinde belirtilen eşyanın, yapılacak tebligat tarihinden itibaren altmış gün içinde gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması hâlinde, ayrıca gümrük vergileri tutarında idari para cezası verileceğinin düzenlendiği; anılan maddede atıf yapılan 241. maddesinin 3. fıkrasının (l) bendinde, geçici ithalat rejimi kapsamında Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen taşıtın verilen sürenin bitimini takiben bir ay içerisinde yeniden ihraç edilmesi veya gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması halinde usulsüzlük cezasının 1. fıkrada belirtilen miktarın iki katı, 4. fıkrasının (g) bendinde, aynı eylemin iki ayı aşmayan sürede gerçekleşmesi halinde dört katı, 5. maddesinin (b) bendinde, üç ayı aşmayan sürede gerçekleşmesi halinde altı katı olarak uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 4458 sayılı Kanun'un 183. maddesinin 1. fıkrasında, gümrük gözetimi altındaki ithalat vergilerine tabi eşyanın, kanuna aykırı olarak gümrük gözetimi dışına çıkarılması halinde gümrük yükümlülüğünün doğacağı; 2. fıkrasında, gümrük yükümlülüğünün, eşyanın gümrük gözetiminden çıkarıldığı tarihte başlayacağı; 3. fıkrasında, bu Kanun hükümlerine göre; (a) eşyayı gümrük gözetiminden çıkaran kişilerin, (b) bu çıkarma işine iştirak eden ve eşyanın gümrük gözetiminden çıkarıldığını bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişilerin, (c) söz konusu eşyayı elde eden veya elinde bulunduran ve bu eşyayı elde ettiği veya aldığı sırada gümrük gözetiminden çıkarıldığını bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişilerin, (d) eşyanın geçici depolanmasında veya tabi tutulmuş olduğu gümrük rejiminin kullanılmasından doğan yükümlülükleri yerine getirmesi gereken kişilerin gümrük vergilerinden sorumlu olduğu hükme bağlanmıştır. Öte yandan, 22/04/2011 tarih ve 27913 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Geçici İthal Edilen Kara Taşıtlarına İlişkin Gümrük Genel Tebliğinin (Seri No:1) 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ticari kullanıma mahsus kara taşıtlarına otuz güne kadar süre verileceği; 17. maddesinin 1. fıkrasında, taşıt sahipleri, sürücüleri veya firma yetkilileri tarafından herhangi bir gümrük idaresine süresi içerisinde yapılacak müracaatla; kaza, yangın gibi beklenmeyen haller, herkesçe bilinen olağan dışı durumlar, hastalık ve tutukluluk hali gibi olayların taşıtın yurtta kalma süresi içerisinde cereyan ettiğinin resmi belgelerle ispatlanması ya da ihracatçının yükünü zamanında tedarik edememesi nedeniyle yüklemenin gecikmesi hâlinde bunun ihracatçıdan alınacak belge ile kanıtlanması durumunda, süre uzatım talebinde bulunabilecekleri düzenlenmiş; olay tarihinde yürürlükte bulunan 19. maddesinin 1. fıkrasında, geçici ithaline izin verilen kişisel ve ticari kullanıma mahsus kara taşıtlarının; getiriliş amacı dışında kullanılması, bir başkasına kiralanması, ödünç verilmesi, başka bir şahsa izinsiz devredilmesi, satılması, hak sahibi olmayan kişilerce kullanılması, taşıtla birlikte giren ve belgelerinde kayıtlı olan parçalarının izinsiz olarak değiştirilmesi, yurtta kalma süreleri içerisinde yurt dışına çıkarılmaması veya herhangi bir gümrük idaresine teslim edilmemesi hâlinde, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla, Kanun'un 238. maddesi hükümleri uyarınca işlem yapılacağı ve geçici ithal izni iptal edilerek taşıtın gümrük idaresince teslim alınacağı; 20. maddesinde ise, giriş gümrük idarelerince, şartların ihlali nedeniyle tahakkuk ettirilecek gümrük vergileri ile ilgili olarak herhangi bir belge ibraz edilmeksizin programa kayden Türkiye’ye geçici girişi yapılan taşıtlar ile yabancı taşıtlar geçici giriş formu kapsamı taşıtlar için ilgili kişinin nezdinde takibat işlemlerine başlanılacağı kuralı öngörülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 4458 sayılı Kanun'un 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değiştirilen ve olay tarihinde yürürlükte bulunan şekliyle 238. maddesinin 1. fıkrasında, 241. maddenin 3. fıkrasının (l), 4. fıkrasının (g) ile 5. fıkrasının (b) bendinde belirtilen durumlar hariç olmak üzere, (a) bendinde, geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin ihlali hâlinde, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı, (b) bendinde, tam muafiyet suretiyle geçici olarak ithal edilen özel kullanıma mahsus taşıtlara ilişkin rejim ihlallerinde, gümrük vergileri tutarının dörtte biri, (d) bendinde, (b) bendinde belirtilen taşıtlar hariç olmak üzere, geçici ithalat rejimi kapsamında ithal edilen eşyanın süresi içerisinde gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması durumunda gümrük vergileri ile rejime ilişkin beyannamenin tescil tarihinden tespitin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanun'a göre tespit edilen gecikme zammı oranında faizin toplamı kadar idari para cezası verileceği düzenlenmek suretiyle, rejim hükümlerinin ihlali ile yurtta kalış süresinin ihlali şeklinde ikili bir ayrıma gidildiği ve süre ihlali halinde ceza miktarında yükümlüler lehine değişiklik yapıldığı, geçici ithalat rejimi kapsamında ticari kullanıma mahsus kara taşıtlarının yurtta kalış süresinin ihlali halinde öncelikle 241. maddenin 3. fıkrasının (l), 4. fıkrasının (g) ve 5. fıkrasının (b) bentleri dikkate alınarak izin süresinin bitiminden itibaren üç ayı aşmayan süreler için anılan bentler uyarınca işlem yapılması, üç ay dolduktan sonra ise, 238. maddenin 1. fıkrasının (d) bendine göre gümrük vergileri ile rejime ilişkin beyannamenin tescil tarihinden tespitin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanun'a göre tespit edilen gecikme zammı oranında faizin toplamı kadar idari para cezası verileceği, akabinde, eşyanın, yapılacak tebligattan itibaren altmış gün içinde gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması hâlinde, ayrıca gümrük vergileri tutarında idari para cezası verileceğinin hükme bağlandığı, 4458 sayılı Kanun'un 183. maddesine göre idari para cezasına bağlanan eyleme iştirak eden ve eşyanın gümrük gözetiminden çıkarıldığını bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişilerin sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, ... Limited Şirketi adına kayıtlı .../... plakalı ticari kullanıma mahsus aracın, geçici ithalat rejimi kapsamında 23/09/2021 tarihinde dava dışı şoför olan ... tarafından yurda girişinin sağlandığı, tescil işlemlerinin davacı firma adına yapıldığı, süresi içerisinde yurttan çıkarılmayan ve nerede olduğu da belirlenemeyen araç nedeniyle davacı adına karara bağlanan para cezasına, çekicinin 31/01/2020 tarihinde... isimli Romanya ülkesine kayıtlı şirkete satılarak malvarlığından ve zilyetliğinden çıkarıldığı, çekicinin yurda giriş tarihinden 3 gün önce 20/09/2021 tarihinde ... firması tarafından ... isimli Bulgaristan ülkesine kayıtlı başka bir firmaya satıldığı, dorsenin de davacı adına kayıtlı olmadığı belirtilerek itiraz edildiği, idare tarafından, tescil işlemleri esnasında ilgili kişiden talep edilen evraklara (mülkiyet belgesi veya araç ruhsatı, geçiş belgesi, vekaletname, ortak taşıma veya kira sözleşmesi vb.) istinaden 2 Nolu Taşıt Takip Programına kayıt yapıldığı, herhangi bir evrak arşivlemesinin yapılmadığı, bu nedenle anılan program baz alındığında Kapıkule Gümrük Müdürlüğü tarafından Türkiye'ye giriş kaydı oluşturulan çekicinin davacı adına kaydedildiği, ibraz edilen şahıs/firma ve ilgili taşıta ait bilgi ve belgelerin fiziki kontrollerinin yapılıp birbirleri ile uyumlu olduğunun anlaşılması durumunda, aracın giriş tescil işlemlerinin BİLGE sistemine veri girişi yapılmak suretiyle tamamlandığı, hayatın olağan akışına uygun olarak, BİLGE sisteminde kayıtlı bilgilerin, aracın zilyed ve mülkiyetinin itiraz edene ait olduğuna karine teşkil ettiği, aracın yurda giriş tarihi olan 23/09/2021 tarihinde, Bulgaristan Kapitan Andreevo sınır kapısından çıkış yaparken Türkiye'ye giriş esnasında hangi firma/şahıs adına tescil yapıldığı ve varsa adres bilgilerinin Bulgaristan makamları nezdinde araştırıldığı, anılan Makamdan alınan ...tarih ve ... sayılı yazıda, çekici ve dorsenin Bulgaristan ruhsatlı olmadığı, bu nedenle bilgilere ulaşılamadığının bildirildiği, itiraz dilekçesi ekinde ibraz edilen faturanın incelenmesinden, yurt dışı resmi makamlarınca onaylı (Apostil) ... seri numaralı faturadan çekicinin ...isimli firmaya 31/01/2020 tarihinde satıldığının görüldüğü, söz konusu aracın satıldığına ilişkin araç satma-satın alma sözleşmesinin tek başına kanıtlayıcı bir belge olarak değerlendirilemeyeceği, aracın mülkiyetinin değiştiğine dair yurt dışı resmi makamlarınca onaylı ruhsat belgesi veya aracın davacıya ait olmadığına dair bir belgenin bulunması gerektiği tespitlerine yer verilmek suretiyle itirazın reddedildiği anlaşılmıştır. Tescil işlemleri esnasında ilgili kişiden talep edilen evraklara (mülkiyet belgesi veya araç ruhsatı, geçiş belgesi, vekaletname, ortak taşıma veya kira sözleşmesi vb.) istinaden 2 Nolu Taşıt Takip Programına davacı adına kayıt yapıldığı, bu durumun aracın mülkiyetinin davacıya ait olduğuna karine teşkil ettiği, aracın mülkiyetinin değiştiğine dair yurt dışı resmi makamlarınca onaylı ruhsat belgesi veya aracın davacıya ait olmadığına dair bir belgenin yurda giriş esnasında sunulmaması üzerine verilen beyanname ile aracın yurda girişinin sağlandığı, rejim süresi sona ermesine rağmen yurt dışı edilmediği gibi aracın nerede olduğunun da belirlenemediği hususları dikkate alındığında, ceza tarihi itibarıyla çıkış işlemlerinin gerçekleştirilmemesi ve aracın akıbetinin de bilinmemesi nedeniyle rejim ihlalinin olduğu olayda, davacının sorumluluğunun bulunduğu açıktır. 4458 sayılı Kanun'un 238. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi hükmünün ihlal edildiğinin açık olduğu olayda, aynı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde eşyanın kıymeti belirlenirken dikkate alınması gereken hususların belirtildiği, bu hükümlerin uygulanmasında Türkiye'deki mevcut verilerin esas alınacağının düzenlendiği dikkate alınmak suretiyle dava konusu para cezası hesaplanırken davalı idare tarafından belirlenen CIF kıymetin, hukuka uygunluğunun inceleneceği de tabiidir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 10/12/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.