7. Daire 2023/346 E. 2024/1640 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

7. Daire 2023/346 E. 2024/1640 K. — Danıştay Kararı

7. Daire 2023/346 Esas 2024/1640 Karar 21.03.2024
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/346 E.,  2024/1640 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/346
Karar No : 2024/1640

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ...-...-...-...-...-...-...-...-...-...-...-...-... sayılı ödeme emirleri ile aynı tarih ve ... sayılı ödeme emrinin vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinin 04/04/2022 tarihinde davacının MERNİS adresinde bulunamaması nedeniyle durumun posta memuru tarafından tebliğ evrakı üzerine şerh ve imza edilerek idareye iade edildiği, bunun üzerine 11/04/2022 tarihinde aynı adrese gönderilen ikinci tebligatın da davacının adreste bulunamaması sebebiyle yapılamadığı, bu durumun tebliğ evrakı üzerine şerh ve imza edilmek ve kapıya pusula yapıştırılmak suretiyle kayıt altına alınarak ödeme emirlerinin 26/04/2022 tarihinde davacıya tebliğ edilmiş sayıldığı, bu durumda, 15 günlük dava açma süresi geçirildikten sonra 18/07/2022 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren dilekçe ile açılan davanın esasının incelenemeyeceği gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 11/04/2022 tarihinde yapılan tebligata ilişkin pusulada, adreste bulunamama haline ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 102. maddesinin 5. fıkrası uyarınca tebliğ evrakının gönderildiği adresten alınabileceğine dair şerhin yer alması gerekirken, zarf üzerinde böyle bir bilginin bulunmadığı, ödeme emrinin usulsüz bir şekilde tebliğ edilmesi nedeniyle, öğrenme tarihine göre süresinde açılan davanın esasının incelenmesinin gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davacının MERNİS adresine 2. kez yapılan tebligatın, 213 sayılı Kanun'un aradığı şartları taşımadığının anlaşıldığı, usulsüz yapılan tebligata dayanılarak verilen davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kararda yargılama hukuku kurallarına uyarlık görülmediğinden, ödeme emrinin diğer unsurları yönünden uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ...-...-...-...-...-...-...-...-...-...-...-...-... sayılı ödeme emirleri ile aynı tarih ve ... sayılı ödeme emrinin vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 7061 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle değişik ve 01/01/2018 tarihinden itibaren yürürlükte olan "Tebliğ Evrakının Teslimi" başlıklı 102. maddesinde; "Bu Kanun'un 101. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese (MERNİS) tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğe çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılır. Bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı, gönderildiği idareye iade edilir. Tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılır." hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Olayda; dava konusu ödeme emirlerinin dayanağı ihbarnamelerin davacının adres kayıt sistemindeki adresine iki kez tebliğe çıkarıldığı, ilk tebliğe çıkarıldığı 04/04/2022 tarihinde tebliğ alındısına "ödevliye adresinde ulaşılamadı" şerhi düşülerek, görevli memur tarafından adı soyadı yazılıp imzalanarak tebliğ evrakının çıkış merciine iade edildiği, aynı adrese 11/04/2022 tarihinde 2. defa gidildiği, ancak her hangi bir şerhin düşülmediği görülmekte olup, yukarıda açıklanan mevzuat hükmü uyarınca 2. defa tebliğe gidildiğinde tebliğ alındısının üzerine, davacının adresinde bulunamaması nedeniyle tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği bilgisini içeren "tebligat pusulası muhatap nüshası"nın kapıya yapıştırıldığına dair bir ibareye yer verilmesinin icap ettiği, dolayısıyla, dava konusu ödeme emirlerinin 26/04/2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinden ve bu tarih itibarıyla dava açma süresinin başladığından bahsedilemeyecek olup, usulsüz yapılan tebligat nedeniyle, davacının, ödeme emirlerine 18/07/2022 tarihinde muttali olduğunun kabulü ile davanın süre aşımı sebebiyle reddine dair karara yönelik istinaf başvurusunun reddinde yargılama hukukuna uyarlık bulunmadığından, uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle karar verilmek üzere, temyize konu kararın bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 21/03/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY : Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan Daire kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyu ile, karara katılmıyoruz.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın