7. Daire 2022/640 E. 2023/4014 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

7. Daire 2022/640 E. 2023/4014 K. — Danıştay Kararı

7. Daire 2022/640 Esas 2023/4014 Karar 23.10.2023
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/640 E.,  2023/4014 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/640
Karar No : 2023/4014
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ...
VEKİLİ : Av. ...

2- (DAVALI) ... Vergi Dairesi Başkanlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU :...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı tarafından satın alınan düşük tutarda özel tüketim vergisine tabi bir kısım madeni yağların daha yüksek tutarda özel tüketim vergisine tabi motorine ikame olarak satıldığından bahisle hakkında düzenlenen vergi inceleme raporlarına dayanılarak 2009 yılının Ocak ilâ Aralık aylarının (1.) ve (2.) dönemleri için re’sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergileri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, olayda, toptan ve perakende madeni yağ ürünleri ticareti faaliyetinde bulunan davacının 2009 yılında yapmış olduğu madeni yağ satışlarına ilişkin olarak, satış yaptığı mükellefler nezdinde yapılan karşıt tespit ve incelemelerde, 2009 yılında satış yaptığı ve madeni yağ ticareti ile uğraşan yalnızca bir mükellef dışındaki tüm mükelleflerin, madeni yağ olarak satın aldıkları ürünleri piyasada 10 numara yağ diye bilinen motorin yerine ikame nitelikte akaryakıt olarak araçlarında kullanmış olduklarını, tenekelerde bulunan madeni yağ ürünlerinin davacının işyerinde doğrudan araçların deposuna doldurulması suretiyle dolum işleminin gerçekleştiğini, bu durumu davacının da bildiğini ve nakliyeci olmaları nedeniyle satın aldıkları miktarda ürünleri başka bir amaçla kullanmalarının mümkün olmadığını beyan etmeleri karşısında, davacının işyerinde tenekelerde bulunan madeni yağları motorin yerine ikame akaryakıt olarak satmak suretiyle vergi ziyaına neden olduğu anlaşıldığından, ulaşım ve nakliyat sektöründe faaliyet gösteren mükelleflere yapmış olduğu satışların akaryakıt satışı olarak değerlendirilmesi ve ifadesine başvurulan alıcı mükelleflerden bazılarının aldıkları ürünlerin %5'inin yağlama yağı olarak kullanmış olabileceklerini beyan etmelerinden hareketle, bu oranın tenzili suretiyle tespit edilen net akaryakıt-motorin satışları üzerinden, kilogram başına madeni yağ ve motorine ilişkin özel tüketim vergisi farkı dikkate alınarak re'sen tarh edilen, bir kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergilerinde hukuka aykırılık bulunmadığı; 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezaları yönünden ise, geçmişe dönük olarak mükellefiyetin tesis edilmesi halinde, işe başlama tarihi ile mükellefiyetin tesis edildiği tarih arasındaki dönemler için elektronik ortamda beyanname verilmesi hukuken ve fiilen mümkün olmadığından, bu yükümlülüğünün ihlali nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezalarında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle bir kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergileri yönünden davanın reddine, özel usulsüzlük cezalarının ise iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, haklarında düzenlenen inceleme raporlarının eksik ve varsayıma dayalı olduğu, satışı yapılan madeni yağların, alıcılar tarafından ne şekilde kullanıldığının bilinmesinin mümkün olmadığı; davalı idarece, tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. ... Vergi Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ...TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Mahkemece karara bağlanan harcın ve peşin yatırılan maktu karar harcının mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın