7. Daire 2020/2530 E. 2023/2687 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

7. Daire 2020/2530 E. 2023/2687 K. — Danıştay Kararı

7. Daire 2020/2530 Esas 2023/2687 Karar 25.05.2023
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2020/2530 E.,  2023/2687 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/2530
Karar No : 2023/2687

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : Tasfiye Halinde ... Tekstil Konfeksiyon Medikal Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına kayıtlı ... sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında işlem gören 20 adet beyanname muhteviyatı eşyanın ihracatının gerçekleştirilmediğinden bahisle, söz konusu eşya için tahakkuk ettirilerek teminata bağlanan gümrük ve katma değer vergisi, dampinge karşı vergi, ek mali yükümlülük ve ilave gümrük vergisi üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezalarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 197. maddesinin 5. fıkrasından bahisle, ödeme emri ile takibe başlanması için idarece tesis edilecek işlemin veya mahkeme kararının tebliğinden itibaren para cezasının ödenmemesi şartının gerçekleşmesi gerektiği, olayda, davacı şirket adına düzenlenen ödeme emrine konu para cezasının iptali istemiyle açılan davada verilen ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı davanın reddine dair kararın 15/01/2014 tarihinde davacıya tebliğ edilmesi sonrasında ödeme süresi içinde para cezasının ödenmemesi üzerine ödeme emri ile takibe geçilmesi gerekirken, bu sürenin dolması beklenmeksizin 16/01/2014 tarihinde düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ödeme emrine konu para cezasının iptali istemiyle açılan davanın ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinin 1. fıkrası uyarınca idarelerinin gecikmeksizin işlem tesis etmeye mecbur oldukları, bu sürenin hiç bir şekilde kararın kendilerine tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği, kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinin 5. fıkrası, vergi uyuşmazlıklarına ilişkin mahkeme kararlarının idareye tebliğinden sonra bu kararlara göre tespit edilecek vergi, resim, harçlar ve benzeri mali yükümler ile zam ve cezaların miktarının ilgili idarece mükellefe bildirileceği düzenlemesini haiz olup, olayda, ödeme emrinin konusunu oluşturan para cezasının iptali istemiyle açılan davanın reddi üzerine, davalı idarece mükellefe ceza miktarını ve ödeme süresini bildiren bir işlem tesis edilmediği görüldüğünden, düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali gerekirken, yukarıda yer verilen gerekçe ile verilen mahkeme kararında isabetsizlik görülmediğinden temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/05/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 197. maddesinin 5. fıkrası, bu madde hükümlerine göre tebliğ edilen gümrük vergilerinin; 242. maddede belirtilen sürelerde itirazda bulunulmaması veya süresi içinde idari yargı mercilerine başvurulmaması hallerinde bu sürelerin bittiği tarihte kesinleşeceği, dava açılması halinde mahkemece yükümlü aleyhine verilen kararın gümrük idaresine tebliğ edildiği tarihte tahsil edilebilir hale geleceği; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28. maddesinin 1. fıkrası, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hükmünü; aynı maddenin 5. fıkrası ise, vergi uyuşmazlıklarına ilişkin mahkeme kararlarının idareye tebliğinden sonra bu kararlara göre tespit edilecek vergi, resim, harçlar ve benzeri mali yükümler ile zam ve cezaların miktarının ilgili idarece mükellefe bildirileceği düzenlemesini içermektedir. Ancak, verilen kararlar, dava konusu miktarda bir değişiklik yaratmıyorsa bu bildirimin yapılmasının zaruri olmadığı tabi olmakla, ödeme emrinin konusunu oluşturan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddedilmiş olduğu dikkate alındığında, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca kamu alacağının tahsili amacıyla, anılan mahkeme kararından sonra ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, işlemin iptali yolunda verilen mahkeme kararının bozulması gerektiği oyu ile, Daire kararına katılmıyorum.

(XX) KARŞI OY :
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 197. maddesinin 1. fıkrasında, gümrük vergilerinin, tahakkukundan hemen sonra yükümlüye tebliğ edileceği, 2. fıkrasında yapılan denetlemeler sonucunda hiç alınmadığı veya noksan alındığı belirlenen veya 1. fıkrada belirtilen şekilde tebliğ edilemeyen gümrük vergilerine ilişkin tebligatın, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıl içinde yapılacağı, 5. fıkrasında, bu madde hükümlerine göre tebliğ edilen gümrük vergilerinin; 242. maddede belirtilen sürelerde itirazda bulunulmaması veya süresi içinde idari yargı mercilerine başvurulmaması hallerinde bu sürelerin bittiği tarihte kesinleşeceği, dava açılması halinde mahkemece yükümlü aleyhine verilen kararın gümrük idaresine tebliğ edildiği tarihte tahsil edilebilir hale geleceği, 198. maddesinin 1. fıkrasında 69. madde hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yapılan kontrol ve denetlemeler sonucunda hiç alınmadığı veya noksan alındığı belirlenen gümrük vergileri ile işlemleri daha sonra yapılmak üzere teslim edilen eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin, yükümlüye tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ödenmesinin zorunlu olduğu, 2. fıkrasında, tebliğ edilen gümrük vergilerine karşı 242. madde çerçevesinde gümrük idareleri nezdinde itiraz edilmesinin ödeme süresini keseceği, ödeme süresinin idarenin ya da yargı mercii kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren yeniden başlayacağı, 3. fıkrasında, yükümlünün, vergi tutarının tamamını veya bir kısmını verilen sürenin bitimini beklemeksizin ödeyebileceği, 201. maddesinde, süresi içinde ödenmeyen kesinleşmiş gümrük vergileri hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı, 232. maddesinin 1. fıkrasında, gümrük vergileri ile birlikte alınması gereken para cezaları bu vergiler ile aynı zamanda karara bağlanarak tebliğ edileceği ve aynı zamanda ödeneceği kurala bağlanmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuatın değerlendirilmesinden, ödeme emrine konu para cezasının iptali istemiyle açılan davanın reddi üzerine ayrıca bir bildirimde bulunulmasına gerek bulunmaksızın, mahkeme kararının davacıya tebliği ile 15 günlük ödeme süresinin yeniden başlayacağı anlaşıldığından, bu sürenin dolması beklenmeksizin düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali gerekirken, yukarıda yer verilen gerekçe ile verilen mahkeme kararında isabetsizlik görülmediğinden, Daire kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın