7. Daire 2019/2940 E. 2022/2025 K. — Danıştay Kararı
7. Daire 2019/2940 Esas 2022/2025 Karar 13.05.2022
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/2940 E., 2022/2025 K.
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2019/2940 Karar No : 2022/2025
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : Tasfiyesi Sona … Oto Servis ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 6. fıkrası hükmü uyarınca Tetkik Hâkimi … 'ın açıklamaları dinlenildikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, ehliyet hususu, ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, ehliyetsiz kişi tarafından açılan davaların reddine karar verileceği hükme bağlanmış olup; bu hükümlere göre, idari davalarda davayı açan ve davanın yöneltildiği kişilerde dava ehliyetinin varlığı, açılan davaların incelenebilmesi için zorunlu bulunmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden; davacı şirketin tasfiyesinin sona erdiği 12/10/2016 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin olunduğu görülmüş olup, hakkında alınan ek tahakkuk ve para cezası kararlarına vaki itirazın reddine dair işlemlerin iptali istemiyle açılan davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki mahkeme kararına yönelik istinaf isteminin reddine dair kararın bozulması istemiyle davalı idare vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, şirketlerin tüzel kişilikleri, ticaret sicilinden silinmeleriyle sona erer. Olayda, davacı şirketin tüzel kişiliği de, ticaret sicilinden kaydının silindiği tarih itibarıyla sona ermiş bulunmaktadır. Bu tarihten sonra, sözü edilen şirketin haklara sahip olması, borçlu kılınması ve temsili hukuken mümkün değildir. Bunun sonucu olarak, tüzel kişiliğin sona ermesinden önce tesis edilen işlemlerin de, herhangi bir hukuki sonuç doğurması; hukuki sonuç doğurmayan işlemlerin ise, herhangi bir kişinin menfaatini ihlal etmesi söz konusu olamaz. Ancak, mevzuatta sorumluluklarını düzenleyen hükümler uyarınca, münfesih şirketin ortakları veya kanuni temsilcileri ya da tasfiye memurları adına bu sıfatları nedeniyle tesis edilen veya edilecek işlemlerin bunların menfaatini etkileyeceği tartışmasızdır. Bu hukuki durum karşısında; münfesih şirket adına dava açılması ve açılan davada verilen mahkeme kararının herhangi bir hukuki sonuç doğurması söz konusu olmadığından, davalı idare tarafından mahkemece verilen davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki karara yönelik istinaf isteminin reddine dair kararın bozulması istemiyle yapılan temyiz başvurusunun esasının incelenmesi olanaklı değildir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına yönelik temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/05/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.