6. Daire 2024/5841 E. 2025/7275 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

6. Daire 2024/5841 E. 2025/7275 K. — Danıştay Kararı

6. Daire 2024/5841 Esas 2025/7275 Karar 25.12.2025
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/5841 E.,  2025/7275 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2024/5841
Karar No : 2025/7275

DAVACI : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

DAVALILAR : 1- ...
2- ... Bakanlığı ... İdaresi Başkanlığı - ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : Muğla İli, Bodrum İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ve 28/05/2024 tarih ve 8569 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanarak 29/05/2024 tarih ve 32560 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu planların idarelerinin nihai görüşü alınmaksızın onaylandığı, planlara esas teşkil eden nüfus analizinin gerçeği yansıtmadığı, planlama alanında onaylı bir plan bulunmadığından, çevrede yaşayan nüfus sayısı ve mevcut donatı alanlarının yeterliliğinin bilinemediği, trafik etüdünün hazırlanmadığı, plan açıklama raporlarının Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğine aykırı şekilde farklı ölçeklerde aynı ayrıntı düzeyinde hazırlandığı, Jeolojik-jeoteknik etüt raporuna rağmen Önlemli Alanlar-2 sınırlarının plan paftalarına işlenmediği ve 2009 tarihli raporun mevcut plan kapsamında kullanılmasına ilişkin ilgili kurumdan gerekli izin veya görüş alınmadığı, planlama alanının doğusunda tescilli 1. derece arkeolojik sit alanı bulunduğu plan sınırına dahil olmasa da, bitişik olması nedeniyle planlama alanın etkileşim geçiş sahası niteliği taşıdığından koruma kurulundan görüş alınması gerektiği, planların Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü ve Fen İşleri Dairesi Başkanlığının olumsuz görüşlerine rağmen onaylandığı, planların, imar mevzuatına, planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına aykırı olduğu bu nedenle iptali gerektiği ileri sürülmektedir.

SAVUNMALARIN ÖZETİ : Usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı ve ehliyet yönünden reddi gerektiği, dava konusu planlara ilişkin olarak davacı kurumun görüşünün alındığı, planlama alanının çevresinde halihazırda eğitim, cami, park gibi alanların bulunduğu yeni planlanan parselin %50.75'inin donatı alanı olarak ayrıldığı, imar planındaki yapılaşma koşullarının üst ölçekli Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planındaki yapılaşma koşullarına ve özel hükümlerine uyularak hazırlandığı, planlanan alanın düşük yoğunluklu bir yerleşim olarak öngörüldüğü, günlük trafik yoğunluğu yaratacak fonksiyonlar içermediği ve ulaşımın sağlanması amacıyla güçlü bir ulaşım ağı oluşturulduğu, araştırma raporları ve her ölçekte plan açıklama raporları hazırlandığı, bu raporlarda Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğine uygun olarak tüm ayrıntılara yer verildiği, planlama alanının mevcut konutlarla çevrili olması ve planın düşük yoğunluklu yapılaşma öngörmesi nedeniyle yerleşime uygun olduğu, imar planı taslaklarının 1. derece arkeolojik sit alanı dışında kaldığı, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünden görüş alındığı ve olumlu görüş verildiği, imar planlarının ilgili İmar Kanunu, mevzuat, planlama ilke ve esasları, çevre imar bütünlüğü ve kamu yararına uygun olarak hazırlandığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Muğla İli, Bodrum İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ve 28/05/2024 tarih ve 8569 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanarak 29/05/2024 tarih ve 32560 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Özelleştirme kapsam ve programında olan mülkiyeti Hazineye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak 03.02.2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 07.12.2022 tarih ve E:2021/2096, K:2022/10704 sayılı kararı ile, taşınmazın 8.559,25 m2’lik kısmının, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile tescil edilen “I. Derece Arkeolojik Sit Alanı” içerisinde kaldığı, dava konusu imar planı değişikliği ile taşınmazın I. Derece Arkeolojik Sit Alanı sınırı dışında kalan 16306,58m2’lik alanın planlandığı dava konusu imar planı değişiklikleri ile taşınmazın I. Derece Arkeolojik Sit Alanı sınırı dışında kalan 16306,58 m2’lik alanının planlandığı görülmüş ise de, planlama sürecinde Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararı ile dava konusu imar planları için verilmiş olan uygun görüşün yine Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... günlü, .. sayılı kararı ile alanın I. derece arkeolojik sit alanını da kapsayacak biçimde bütüncül olarak planlanması gerektiğinden bahisle iptal edilmiş olduğundan, imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararları ve yapılaşma koşullarından taşınmazın I. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalan kısmının da etkileneceği göz önünde bulundurulduğunda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun uygun görüşü alınmaksızın alanda planlama yapılamayacağı, dava konusu imar planı değişikliklerinin kültür ve tabiat varlıklarını koruma mevzuatına, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş, bu arada 24.865,83 m2'lik ... ada, ... sayılı parsel imar uygulaması ile ifraz edilerek I. Derece arkeolojik sit alanına denk gelen kısmında ... sayılı parselin oluşturulduğu, parselin bir kısmı park ve yol olarak terk edildikten sonra kalan 8030,52 m2'lik bölümde ise ... sayılı parselin oluşturulduğu, sonrasında imar planlarının yargı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz ile birlikte ... sayılı parselden daha önce park ve yola terk edilen bölümlerin de dahil edilmesiyle birlikte toplam 16306,33 m2 alanda "ticaret-konut alanı, aile sağlığı merkezi, teknik altyapı alanı, trafo alanı, park ve yol" kullanımları getirilerek dava konusu olan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarının onaylandığı görülmektedir.
Anayasanın 138. maddesinin 4. fıkrasında, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28. maddesinin 1. fıkrasında, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." hükmüne yer verilmiştir
Yukarıda yer verilen Anayasa ve Kanun hükmü birlikte değerlendirildiğinde, herhangi bir planın yargı kararıyla iptali üzerine yapılan planın yargısal denetiminde, planın öncelikle yargı kararına uygun olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dava konusu planda, uyuşmazlığa konu ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın ticaret-konut alanı olarak planlandığı, aile sağlık merkezi, teknik altyapı alanı, trafo alanı, park ve yol kullanımlarının ise ... sayılı parsel dışında bırakıldığı, planlama sürecinde Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun görüşünün alındığı, kurum görüşünde, ... sayılı parselin sit alanı sınırları dışında kaldığı taşınmazın yüzeyinde 2863 sayılı Yasa kapsamında kalan herhangi bir kültür varlığına rastlanılmadığından, taşınmaza ilişkin plan çalışmalarına esas olmak üzere 2863 sayılı Yasa kapsamında Müdürlüklerince yapılacak bir işlem bulunmadığı belirtildiğinden, alınan kurum görüşünün ... sayılı parselle sınırlı olduğu, her ne kadar plan sınırları dışında kalsa da parsele bitişik konumdaki sit alanı yönünden planlama alanına getirilen kullanım kararlarının sit alanına erişim, sit alanında varsa yüzeydeki görsel varlıkların algılanması, yapılaşmanın yaratacağı olası etkileri ile sit alanın korunması yönünden ne tür tedbirlerin alınması gerektiği hususunda plan kapsamında alınmış olumlu bir görüşün bulunmadığı ve plan açıklama raporunda da planla getirilen kararların sit alanına olası etkilerine ilişkin değerlendirmenin yer almadığı, yargı kararının gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu işlemde imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri ile planlama esasları ve yargı kararına uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava, Muğla İli, Bodrum İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ve 28.05.2024 tarihli, 8569 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarelerin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmemiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde, "Nazım İmar Planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plandır.
Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır." hükmü yer almış, 6. maddesinde, mekânsal planların, kapsadıkları alan ve amaçları açısından mekânsal strateji planlarına uygun olarak; “çevre düzeni planları” ve “imar planları” kademelerinden oluşacağı, imar planlarının ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanacağı, her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanacağı, hükme bağlanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 9. ve Ek 3. maddelerinde, özelleştirme programına alınmış arsa ve arazilerin plan değişikliklerinin hazırlanmasında Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığının, onaylanmasında Cumhurbaşkanlığının yetkili ve görevli olduğu, bu plan değişikliklerinin, ilgili kuruluşlardan görüş alınması suretiyle çevre ve imar bütünlüğünü bozmayacak şekilde yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesinde, "İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yaran amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır." kuralına yer verilmiştir.
Mevcut imar planları varken bu planların kapsamında bulunan bazı parseller için kullanım kararlarında değişiklik yapmanın plan değişikliği niteliğinde olduğu mevzuatta açıklanmıştır. Yine mevzuat gereği özelleştirme programına alınan taşınmazlarla ilgili olarak, özelleştirme idaresinin, sadece bu taşınmazları kapsayacak şekilde, sınırlı alanda ve özelleştirmenin amacı doğrultusunda plan yapma yetkisi bulunmakla beraber bu planların, çevre ile kopuk mevzi imar planı şeklinde değil, mevcut olan planların bütünü ve doku dikkate alınarak, İmar Kanunu ve bu Kanun'a göre çıkarılan yönetmeliklere uygun hazırlanması, bu kapsamda planlama teknikleri ve ilkeleri uyarınca, sınırlı alanda getirilen kullanım kararının ve plan değişikliği onay sınırının yürürlükte olan plan paftasında gösterilmesi, plan açıklama raporunda da yapılan değişikliğin plan bütününde doğuracağı sonuçlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Nitekim yürürlükteki İmar Kanununda mevzi imar planı kavramına yer verilmemiş, ayrıca Kanun'un 9. ve Ek 3. maddesinde, bu plan değişikliklerinin, ilgili kuruluşlardan görüş alınması suretiyle çevre ve imar bütünlüğünü bozmayacak şekilde yapılacağı hükme bağlanmıştır. Bu suretle planlamadan beklenen amaca uygun olarak arazilerin genel kullanış biçimlerinin, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerinin, yerleşme ve sektörler arasındaki ilişkilerin, sosyal ve teknik donatı alanlarının, ulaşım sisteminin, bağlantılarının ve yapılan değişikliklerin bir bütünlük içinde görülmesi ve planlanması mümkündür. Başka bir deyişle yapılan imar planı ya da değişikliğin, onaylı imar planları ile bütünleştirilmesi ve sosyal ve teknik alt yapı ve mevcut doku ile ilişkilendirilmesi gerekmektedir.
Öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinde, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." hükmü yer almaktadır.
Dosyanın ve Danıştay Altıncı Dairesinin 07.12.2022 tarihli, E:2021/2096, K:2022/10704 sayılı kararının incelenmesinden, Özelleştirme Yüksek Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınan mülkiyeti Hazineye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 25.10.2013 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli Yalıkavak Revizyon ve İlave Nazım İmar Planında konut alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, park ve yol alanı, 1/1000 ölçekli Yalıkavak Revizyon ve İlave Uygulama İmar Planında konut alanı, park ve yol alanı kullanımında kalmakta iken taşınmazın, 03.02.2021 tarihli, 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli nazım ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile ticaret-konut alanı, park, yol ve genel otopark alanı olarak planlandığı, planlama alanının ... ada ... sayılı parselin I. Derece Arkeolojik Sit Alanı sınırı dışında kalan 16306,58 m2’lik kısmını kapsadığı, plan değişikliğinin Danıştay Altıncı Dairesinin 07.12.2022 tarihli, E:2021/2096, K:2022/10704 sayılı kararı ile "Her ne kadar dava konusu taşınmazın 8.559,25 m2’lik kısmının, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile tescil edilen “I. Derece Arkeolojik Sit Alanı” içerisinde kaldığı, dava konusu imar planı değişikliği ile taşınmazın I. Derece Arkeolojik Sit Alanı sınırı dışında kalan 16306,58 m2’lik alanın planlandığı görülmüş ise de, Danıştay Altıncı Dairesinin 04.03.2021 tarihli, E: 2021/2096 sayılı ara kararı ile dava dışı Kültür ve Turizm Bakanlığı Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulundan uyuşmazlığa konu taşınmazın arkeolojik sit alanında kalıp kalmadığı, taşınmaz üzerinde tescilli yapı ve/veya tescilli eser bulunup bulunmadığı, taşınmaz koruma alanında kalıyorsa dava konusu plan değişiklikleri yapılırken koruma kurulu kararı alınıp alınmadığının sorulması, buna ilişkin bilgi ve belgelerin istenilmesi üzerine, ara kararına verilen cevapta, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla ... ada ... parsel sayılı taşınmaza yönelik hazırlanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının düzeltildiği şekliyle uygun bulunduğu, ancak Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile taşınmaza yönelik hazırlanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının, I. derece arkeolojik sit alanının tamamını kapsayacak şekilde bütüncül olarak hazırlanması gerektiğinden, Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verildiği ifade edilerek ilgili kurul kararları dosyaya sunulmuştur.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunun 57. maddesinde, "korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile ilgili uygulamaya yönelik kararlar almak" koruma bölge kurulları, koruma yüksek kurulunun ilke kararları çerçevesinde olmak kaydıyla koruma kurullarının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun, doğal (tabi) sitler ve arkeolojik sit alanlarına yönelik koruma ve kullanma koşullarını belirleyen ilke kararları bulunmaktadır.
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun "Arkeolojik Sitler, Koruma ve Kullanma Koşulları" başlıklı 05/11/1999 tarih ve 658 sayılı İlke Kararında, I. derece arkeolojik sitlerin, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanları olduğu, ayrıca bu alanlarda, kesinlikle hiçbir yapılaşmaya izin verilmemesine, imar planlarında aynen korunacak sit alanı olarak belirlenmesine, bilimsel amaçlı kazıların dışında hiçbir kazı yapılamayacağı belirtilmiştir.
Uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile tescil edilen I. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalmakta olup anılan kararda bu alanda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 05.11.1999 tarih ve 658 sayılı ilke kararındaki koruma kullanma koşulunun geçerli olduğu koruma alanı içerisinde Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulundan izin alınmadan herhangi bir uygulama yapılmamasına karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda, planlama sürecinde Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile dava konusu imar planları için verilmiş olan uygun görüşün yine Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile alanın I. derece arkeolojik sit alanını da kapsayacak biçimde bütüncül olarak planlanması gerektiğinden bahisle iptal edilmiş olduğu anlaşıldığından, imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararları ve yapılaşma koşullarından taşınmazın I. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalan kısmının da etkileneceği göz önünde bulundurulduğunda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun uygun görüşü alınmaksızın alanda planlama yapılamayacağından, dava konusu imar planı değişikliklerinin kültür ve tabiat varlıklarını koruma mevzuatına, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesiyle iptaline karar verildiği, anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararıyla onandığı, iptal kararı nedeniyle 21.06.2021 tarihli, 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yeniden onaylanmış ise de bu planların da 21.06.2021 tarihli, E:2022/9339, K:2023/6977 sayılı Danıştay Altıncı Dairesi kararıyla, askıya çıkarılmaması nedeniyle iptal edildiği, bu arada özelleştirme program ve kapsamında olan 24.865,83 m2 lik ... ada, ... sayılı parselin imar uygulaması ile ifraz edilerek ... ada, ... sayılı parselin ve ... ada, ... sayılı parselin oluşturulduğu, ... sayılı parselin taşınmazın 1. derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenen kısmına denk geldiği, 8030,52 m2 tapu alanı olan 11 sayılı parselin ise 06.10.2022 tarihinde satıldığı, ... sayılı parselin diğer kısımlarının park ve yol alanına terk edildiği, sonrasında imar planlarının yargı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle dava konusu olan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarının onaylandığı, plan kapsamına ... ada ... parsel dışında daha önce park ve yola terk edilen taşınmazların da dahil edilerek toplam 16306,33 m2 alanın planlandığı, aslında ... ada, ... sayılı parsel için planlamada bir değişiklik yapılmadığı, nitekim ... ada, ... sayılı parselin ticaret-konut alanı olarak planlanan 8030,52 m2 lik kısmının ifraz ile oluşan ... ada ... sayılı parsele denk geldiği ve dava konusu planda da anılan ... sayılı parselin ticaret konut alanı olarak planlandığı, aile sağlık merkezi, teknik altyapı alanı, trafo alanı, park ve yol kullanımının ise ... sayılı parsel dışında bırakıldığı, planlama sürecinde Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun görüşünün alındığı, ancak ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz için görüş verilerek Müdürlüklerince yapılacak bir şey olmadığının 18.03.2024 sayılı yazı ile bildirildiği, bu davanın ... ada, ... sayılı parselin ticaret konut alanı olarak planlanması nedeniyle açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Anayasa'nın 138. ve 2577 sayılı Kanun'un yukarıda içeriği yazılı 28. maddesi uyarınca idarenin yargı kararlarına uyması bir zorunluluk olduğundan ve alanda, I. derece arkeolojik sit alanını da kapsayacak biçimde bütüncül bir planlanma yapılması gerektiğinden, taşınmazın ifraz edilerek ve 1. derece arkeolojik sit alanında kalan taşınmazın planlama dışında bırakılması ve ... ada, ... sayılı parsele parçacıl olarak yargı kararıyla iptal edilen ticaret konut alanı işlevi verilmesi, böylece bu işlevin plan bütününde sit alanına etkilerinin değerlendirilmemesi ve aynı planlamanın yapılması suretiyle yargı kararının gereğinin yerine getirilmemesine ilişkin dava konusu planlarda hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan davalı idarelerin özelleştirme programı ve kapsamına alınan taşınmazlarla sınırlı olarak planlama yapma yetkisi bulunmakla beraber planlama konusunda yetkili idarelerle uyumlu ve birlikte planlama yapılması gerekmektedir. Aksi halde anılan plan mevzi imar planı niteliğinde olduğundan çevreden kopuk bir yapılaşma ortaya çıkması söz konusu olacaktır. Bu durumda özelleştirme kapsam ve programında kalan taşınmaza ilişkin imar planlarının, onaylı imar planları ile bütünleştirilmediği, sosyal ve teknik alt yapı ve mevcut doku ve ulaşım bağlantılarıyla ilişkilendirilmediği anlaşıldığından anılan planlarda bu yönden de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu imar planlarının iptalinin gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Maliye Hazinesi mülkiyetinde bulunan, Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz, Özelleştirme Yüksek Kurulunun 04.12.2017 tarihli, 124 sayılı kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınmışmıştır.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 25.10.2013 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli Yalıkavak Revizyon ve İlave Nazım İmar Planında konut alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, park ve yol alanı, 1/1000 ölçekli Yalıkavak Revizyon ve İlave Uygulama İmar Planında konut alanı, park ve yol alanı kullanımında kalmakta iken taşınmazı 03.02.2021 tarihli, 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli nazım ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile ticaret-konut alanı, park, yol ve genel otopark alanı olarak planlanmış, plan değişikliklerine yapılan itiraz üzerine, 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı karar ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine askı sürecinde yapılan itirazların reddedilmesine ve alana ilişkin mevcut imar planları mahkeme kararı ile iptal edildiğinden, altlık imar planı paftaları yerine halihazır haritaların kullanılması gerektiğinden, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca kullanım kararlarında herhangi bir değişiklik yapılmadan hâlihazır harita üzerine hazırlanan ekli 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onaylanmasına karar verilmiştir.
03.02.2021 tarihli, 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan imar planı değişiklikleri ve 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararı onaylanan imar planlarının Danıştay Altıncı Dairesinin, 07/12/2022 tarih ve E:2021/2096, K:2022/10704 sayılı, 28/09/2023 tarih ve E:2022/9339, K:2023/6977 sayılı kararları ile iptaline karar verilmiş, anılan kararlar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/05/2023 tarih ve E:2023/908 K:2023/938 sayılı, 14/02/2024 tarih ve E:2023/3265 K:2024/367 sayılı kararları ile onanmıştır.
Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararı ile özelleştirme kapsam ve programında bulunan 24.865,83 m2'lik ... ada, ... sayılı parselin kamuya ifraz ve terki uygun bulunmuş, bu karar uyarınca ... sayılı parselin I. derece arkeolojik sit alanına denk gelen kısmı ifraz edilerek ... sayılı parsel oluşturulmuş, parselin bir kısmı park ve yol olarak terk edildikten sonra kalan 8030,52 m2'lik bölümünde ise ... sayılı parsel oluşturulmuş ve bu parsel de 13.06.2022 tarihinde yapılan özelleştirme ihalesi sonucunda satılmıştır. İmar planlarının yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine, 28/05/2024 tarih ve 8569 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz ile birlikte ... sayılı parselden daha önce park ve yola terk edilen bölümlerin de dahil edilmesiyle toplam 16306,33 m2 alanda "ticaret-konut alanı, aile sağlığı merkezi, teknik altyapı alanı, trafo alanı, park ve yol" kullanımları öngörülmüş, anılan planda ... sayılı parsel ticaret-konut alanı olarak belirlenmiştir.
Davacı tarafından, Muğla İli, Bodrum İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ve 28/05/2024 tarih ve 8569 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanarak 29/05/2024 tarih ve 32560 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 9. maddesinin 2. fıkrasında: "Belediye hudutları ve mücavir alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan (Belediye) gerekli görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak imar tadilatları ve mevzi imar planlarının ve buna uygun imar durumları; Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler. İlgili belediyeler görüşlerini onbeş gün içinde bildirir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanunun Ek:3. maddesinde: "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi'nin 09/06/2011 tarih ve 2008/87 E, 2011/95 K. sayılı Kararı ile.) yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi'nin 09/06/2011 tarih ve 2008/87 E, 2011/95 K.sayılı Kararı ile.) Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir." hükmü bulunmaktadır.
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde, Nazım İmar Planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım istemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise;Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin " İmar planı ilkeleri" başlıklı 21. maddesinin 10. fıkrasında, "İmar planlarında Ticaret+Konut, Ticaret+Turizm+Konut, Turizm+Ticaret karma kullanım alanlarında konut kullanımına da yer verilmesi halinde, konut kullanım oranları belirtilerek, konut kullanımının gerektirdiği sosyal ve teknik altyapı alanlarının ayrılması zorunludur. İmar planlarında konutun yer aldığı karma kullanımlarda konut kullanım oranının belirtilmediği hallerde en fazla % 30 konut kullanabileceği varsayılır.
" hükmüne, " Uygulama İmar Planı" "başlıklı 24. maddesinin 9.fıkrasında, "Nazım imar planlarında karma kullanım olarak belirlenen fonksiyonların, uygulama imar planlarında ayrıştırılması esastır." hükmüne yer verilmiştir.
14/06/2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 26. maddesinde ise; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak imar planlarında değişiklik yapılabileceği, imar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesinin esas olduğu, yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamayacağı, imar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişikliklerinin zorunluluk olmadıkça yapılamayacağı, imar planında verilmiş olan inşaat emsalinin, kat adedinin, ifraz şartlarının değiştirilmesi sonucu nüfus yoğunluğunun artırılmasına dair imar planı değişikliklerinde artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanlarının standartlara uygun olarak plan değişikliğine konu alana hizmet vermek üzere ayrılacağı kurala bağlanmış, Yönetmeliğin eki Ek-2 tabloda da farklı nüfus gruplarında asgari sosyal ve teknik altyapı alanlarına ilişkin standartlar belirlenmiştir.
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin " Parsel kullanım fonksiyonlarına göre yapılaşma koşulları" başlıklı 19. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde," Ticaret+Konut, Turizm+Ticaret, Turizm+Ticaret+Konut gibi karma kullanım alanları: Tek başına konut olarak kullanılmamak koşuluyla, ticaret, turizm, konut kullanımlarından konut hariç sadece birinin veya ikisinin veya tamamının birlikte yer aldığı alanlardır. Bu alanlarda;
1) Bu alanlarda plandaki kullanım kararına bağlı olarak konut veya turizm tesisi yapılması halinde yoldan cephe alan zemin veya bodrum katların ticaret veya hizmetler sektörünün kullanımında olması ve konut veya turizm tesisi için ayrı bina girişi ve merdiveni bulunması şartı aranır. Her bir kullanım için bağımsız giriş çıkış ve merdiven düzenlenmesi, kullanım oranlarının ve sosyal ve teknik altyapı alanlarının imar planlarıyla tayin edilmesi esastır. (Mülga cümle:RG-25/7/2019-30842) (…)
2) Bu alanlarda ayrıca (Mülga ibare:RG-25/7/2019-30842) (…) gerçek ve tüzel kişilere veya kamuya ait; yurt, kurs, ticari katlı otopark, sosyal ve kültürel tesisler yapılabilir.
3) Ticaret+Konut, Turizm+Ticaret+Konut gibi konut da yapılabilen karma kullanım alanlarında konut veya yüksek nitelikli konut yapılabilmesi için, imar planında konutun ihtiyacı olan sosyal ve teknik alt yapı ve donatı alanlarının konut kullanımının getireceği nüfus yoğunluğu üzerinden hesap edilerek bu alana hizmet verecek şekilde ayrılmış olması şarttır." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Süre itirazı incelendiğinde; davalı idarelerin süre itirazı yerinde görülmemiştir.
Ehliyet itirazı incelendiğinde;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin Hukuk Devleti olduğu belirtilmekte olup; Hukuk Devletinin öğesi olan, idarece tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluğu ve sonuçta idarenin hukuka bağlılığının yargısal denetimi, iptal davaları yoluyla sağlanmaktadır.
İdarî işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön şartlarından biri olan "dava açma ehliyeti", her idarî işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin buna bağlı olarak olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat alâkasının varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idarî işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet şartı olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşrû ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir.
Anayasanın "Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler" başlıklı bölümünde yer alan "çevrenin korunması" hususu, hem herkes için "sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını", hem de "çevreyi geliştirme, çevre sağlığını koruma ve çevre kirlenmesini önleme " ödevini tüm vatandaşlar için "hak ve ödev" olarak düzenlenmiş bulunmaktadır.
Esasen çevre ve kültür varlıklarının korunması, kişilerin sağlıklı bir çevrede yaşamalarının sağlanması için idareye başvuruda bulunulması, kural olarak gerçek kişilerin ve amaçları doğrultusunda kurulan kamu ve özel hukuk tüzel kişilerinin hak ve ödevleri arasındadır.
Şehir imar planı ana kararlarını bozucu nitelikte ve kamu yararına aykırı olarak dava konusu plan değişikliği yapıldığı iddiasıyla taşınmazın bulunduğu alanda idarî ve malî özerkliğe sahip kamu tüzel kişisi niteliğindeki büyükşehir belediyesinin, uyuşmazlığa konu imar planlarını uygulamak ve bu imar planlarının şehir imar planlarıyla uyumunu sağlamakla görevli olması nedeniyle bu planların iptali istemiyle dava açmakta kişisel, meşrû ve güncel bir menfaatinin bulunduğu sonucuna varıldığından davalı idarenin ehliyet itirazı yerinde görülmemiştir.

Esas Yönünden:
Uyuşmazlığa konu alanda özelleştirme kapsam ve programındaki, mülkiyeti Hazineye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak kabul edilen 03.02.2021 tarihli, 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 07/12/2022 tarih ve E:2021/2096, K:2022/10704 sayılı kararı ile dava konusu imar planı değişiklikleri ile taşınmazın I. derece arkeolojik sit alanı sınırı dışında kalan 16306,58 m2’lik alanının planlandığı görülmüş ise de, planlama sürecinde Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararı ile dava konusu imar planları için verilmiş olan uygun görüşün yine Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararı ile alanın I. derece arkeolojik sit alanını da kapsayacak biçimde bütüncül olarak planlanması gerektiğinden bahisle iptal edilmiş olduğundan, imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararları ve yapılaşma koşullarından taşınmazın I. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalan kısmının da etkileneceği göz önünde bulundurulduğunda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun uygun görüşü alınmaksızın alanda planlama yapılamayacağı, dava konusu imar planı değişikliklerinin kültür ve tabiat varlıklarını koruma mevzuatına, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş, anılan plan değişikliklerine askı sürecinde yapılan itirazların reddedilmesine ve alana ilişkin mevcut imar planları mahkeme kararı ile iptal edildiğinden, altlık imar planı paftaları yerine halihazır haritaların kullanılması gerektiğinden, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca kullanım kararlarında herhangi bir değişiklik yapılmadan hâlihazır harita üzerine hazırlanan ekli 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının kabulüne ilişkin 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 28.09.2023 tarihli, E:2022/9339, K:2023/6977 sayılı kararıyla, imar planlarının ilgili yerlerde bir ay süreyle ilan edilerek askıya çıkarılması ve bu suretle kesinleştirilmesi gerekirken bu usule uyulmadan tesis edilen işlemin şekil yönünden hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Yargılama sürecinde özelleştirme kapsam ve programında olan 24.865,83 m2 lik ... ada, ... sayılı parselin imar uygulaması ile ifraz edilerek ... ada, ... sayılı parsel ve ... ada, ... sayılı parselin oluşturulduğu, ... sayılı parselin taşınmazın 1. derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenen kısmına denk geldiği, 4 sayılı parselin diğer kısımlarının park ve yol alanına terk edildiği, imar planlarının yargı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle dava konusu 28/05/2024 tarih ve 8569 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları ile 8030,52 m2 olan ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz ile birlikte ... sayılı parselden daha önce park ve yola terk edilen bölümlerin de dahil edilmesiyle toplam 16306,33 m2 alanda "ticaret-konut alanı, aile sağlığı merkezi, teknik altyapı alanı, trafo alanı, park ve yol" kullanımları öngörülmüş, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı hükümlerinde, ticaret-konut alanlarında, tek başına konut kullanılmamak koşuluyla yapılabilecek tesisler sayılarak, bu alanlarda konut kullanımının toplam emsalin %80'ini geçemeyeceği, yapılaşma koşullarının konut kullanımı yer alması halinde E:0.15,Yençok:2 kat, ticaret kullanımı yer alması halinde E:0.30, Yençok:2 kat olduğu, yapı yapılabilecek minimum parsel büyüklüğünün 2.000 m2 olarak belirtildiği görülmüştür.
Davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından, planlama sürecinde dava konusu ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak parsel sınırları içerisinde herhangi bir etkileşim-geçiş sahası ya da koruma alanı olup olmadığının, 2863 sayılı Kanun kapsamında koruma ilkelerinin uygulanacağı ve imar planı taslağının görüşlerine sunulacağı yetkileri dahilinde bir alan olup olmadığı hususunda Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün görüşünün sorulduğu, anılan Kurumca verilen 18.03.2024 tarihli cevabi yazıda, alanda yapılan incelemede taşınmazın yüzeyinde 2863 sayılı Yasa kapsamında kalan herhangi bir kültür varlığına rastlanılmadığından, taşınmaza ilişkin plan çalışmalarına esas olmak üzere 2863 sayılı Yasa kapsamında Müdürlüklerince yapılacak bir işlem bulunmadığı belirtildiğinden, plan yapım aşamasında Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün uygun görüşünün alındığı anlaşılmaktadr.
Uyuşmazlığa konu alan Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında özel kanunlara tabi alanlardan Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi/Turizm Merkezi ve Doğal Karakteri Korunacak Alanlar başlığı altında yer alan Önemli Doğal Alan içerisinde Kentsel Yerleşik Alan kullanımında kalmakta olup dava konusu planlar ile getirilen kullanım kararının, üst ölçekli planda bu bölge için öngörülmüş olan kentsel yerleşik alan kullanımı kapsamında yer alabilecek kullanımlar olduğu, ticaret-konut alanı, aile sağlığı merkezi, teknik altyapı alanı, trafo alanı, park ve yol kullanım kararlarının planların kademeli birlikteliği açısından üst ölçekli plana aykırılık taşımadığı sonucuna ulaşılmıştır.
03.02.2021 tarihli imar planlarında ... ada, ... sayılı parselin ticaret-konut alanı olarak planlanan 8030,52 m2 lik kısmının ifraz ile oluşan ... ada ... sayılı parsele denk geldiği ve dava konusu planda da anılan ... sayılı parselin ticaret-konut alanı olarak planlandığı görülmektedir. Dairemizin E:2021/2096 sayılı dosyasında yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, " Dava konusu 1/5000 ölçekli planın plan hükümlerinde Ticaret+Konut alanlarında yer alacak kullanımların ne olacağı kapsamlı olarak tanımlanmamakta sadece yapılaşma koşulları verilmektedir. Dava konusu 1/1000 ölçekli planın plan hükümlerinde ise “Ticaret+Konut" alanları ile ilgili olarak “Tek başına konut olarak kullanılmamak koşuluyla iş merkezleri, yönetim binaları, banka, finans kurumları, ofis-büro, çarşı, çok katlı mağazalar, otoparklar, alışveriş merkezleri, konaklama tesisleri, sinema, tiyatro, müze, kütüphane, sergi salonu gibi sosyal ve kültürel tesisler ile lokanta, restoran, gazino, düğün salonu gibi eğlenceye yönelik birimler, sağlık kabini ve muayenehane gibi ticaret ve hizmetlere ilişkin yapılar ile konut yapılabilir” denilmekte ve yapılaşma koşulları belirtilmektedir. Bu tanım oldukça farklı kullanımları içerisinde barındırmaktadır. “Ticaret+Konut" karma kullanım alanlarında bu kullanımların hangilerinin yer alabileceği, ne 1/5000 ölçekli planda ne de 1/1000 planda kesin biçimde belirtilmemiştir. Sadece 1/1000 ölçekli planın plan hükümlerinde“Ticaret+Konut" karma kullanımı içerisinde yer alacak konut alanları ile ilgili olarak da “Konut ile ticaretin aynı yapıda yer alması halinde yoldan cephe alan zemin veya bodrum katların ticaret kullanımında olması ve konut için ayrı bina girişi ve merdiveni bulunması şartı aranır. TİCK alanlarındaki konut kullanımı toplam emsalin %80'ini geçemez” denilmekte ve sadece konut kullanım oranı için bir üst sınır belirlenmektedir. Ticaret kullanımlarının toplam yapılaşma alanı içerisindeki payı ile ilgili olarak ise herhangi bir karar getirilmediği,
Plan bütünlüğü, tutarlılık ve gerekli sosyal ve teknik donatı alanları açısından bu ölçekte bir planda gelişme konut alanı için yoğunluk kararları gösteriliyor ise,“Ticaret+Konut" karma kullanım alanlarının içinde ne oranda ve yoğunlukta konut kullanımı ön görüldüğü, burada yer seçebilecek ticaret türlerinin ne olduğunun ve ne miktarda olacağının uygulamaya esas olan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı kapsamında belirlenmesi gereklidir. Bunun yapılmamış olması planda belirsizlik yaratmakta olup, planlama esasları açısından önemli bir sorun ve eksiklik olduğu,
Davaya konu plana göre bu kullanım kapsamında kalan alanlarda konut yapılması durumunda emsal 0.15 gibi bu bölge açısından uygun düzeydedir. Ancak bu kullanım kapsamında ticaret veya konaklama tesisleri gibi turizm kullanımı öngörülmesi durumunda emsal 0.30 olmakta; yani iki katına çıkmaktadır. Plan hükmü gereği bu alanların en fazla %80'i konut olarak geliştirilebilecektir. Ancak ticaret için bir üst sınır bulunmadığından “Ticaret+Konut" kullanımında kalan alan tümüyle ticaret alanı da olabilir. Bu durumda da görece yüksek emsal üzerinden bir gelişme söz konusu olacağından buradaki teknik altyapı üzerinde oluşacak baskıların plan değişikliği raporunda değerlendirilmesi gerekmektedir. Özellikle su, kanalizasyon ve enerji açısından zaten yetersizliklerin yaşandığı çok iyi bilinen Bodrum yarımadası için plan değişikliği ile getirilen yeni kullanımlar ile ilave bir yük getirilip getirilmediğine yönelik saptama ve değerlendirmelerin plan değişikliği işlemi kapsamında yer almamasının bir eksiklik olduğu" tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Dava konusu imar planları ile 8030,52 m2' büyüklüğündeki ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ticaret-konut alanı karma kullanım kararı getirildiği, 1/5000 ölçekli nazım imar planı plan hükümlerinde ticaret-konut alanlarında yer alacak kullanımların ne olacağının kapsamlı olarak tanımlanmadığı, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 24. maddesinin 9.fıkrası uyarınca uygulamaya esas olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında karma kullanım olarak belirlerlenen fonksiyonların ayrıştırılması zorunlu olmasına karşın, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında, karma kullanım alanlarında konut ve ticaret alanlarının belirsiz bırakıldığı, karma kullanım alanlarına yönelik netleştirmenin proje aşamasına bırakılmasının uygulamada belirsizlik oluşturacağı, plan notları ile konut kullanımının toplam emsalin %80'ini geçemeyeceği kuralı getirilerek planların toplam karma kullanım alanı içerisindeki konut kullanım alanının belirsiz bırakıldığı, ticaret kullanımlarının toplam yapılaşma alanı içerisindeki payı ile ilgili olarak ise herhangi bir karar getirilmediği, yapılaşma koşulları konut kullanımı olması halinde E:0.15, ticaret kullanımı yer alması durumunda ise E:0.30 olarak tanımlanmış olup, ticaret kullanımı için bir üst sınır getirilmediğinden, alanın tamamının ticaret olması durumunda çevresi konut olarak yapılaşmış bir alan içerisinde görece yüksek emsal üzerinden bir yapılaşmaya sebebiyet verileceği ve bu durumun teknik altyapı üzerindeki olası etkilerinin plan açıklama raporunda da değerlendirilmediği, ticaret-konut alanı karma kullanım kararı içerisinde her bir kullanım kararının kapsayacağı alan ve emsal oranının planlama aşamasında belirlenerek somutlaştırılması gerekmesine karşın, açık ve net bir belirleme yapılmadığı anlaşıldığından imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın ticaret-konut alanı kullanım kararına yönelik kısmının İPTALİNE,
2. Dava konusu imar planlarının diğer kısımlarına yönelik plan kararları yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin yarısı tutarındaki ...-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan ...-TL'nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın