6. Daire 2024/1817 E. 2025/7221 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

6. Daire 2024/1817 E. 2025/7221 K. — Danıştay Kararı

6. Daire 2024/1817 Esas 2025/7221 Karar 24.12.2025
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/1817 E.,  2025/7221 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2024/1817
Karar No : 2025/7221

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

2- ... Belediye Başkanlığı-...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parseli (eski ... ada, ... parsel) kapsayan alana yönelik... tarihli, ... sayılı Silivri Belediye Meclis kararı ile uygun bulunarak İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nin... tarihli, ... sayılı kararıyla tadilen onaylanan 1/1000 ölçekli Silivri Merkez Sahil Bölgesi Uygulama İmar Planı'nın ve bu planın dayanağı 17/10/2017 onay tarihli 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu uygulama imar planında uyuşmazlığa konu parselin tamamının “taşkına maruz alan” sınırları içerisinde kısmen15 metre en kesitli yol, kısmen ayrık nizam 2 kat Emsal=0.45, yerleşik konut alanı lejantında kaldığı, dava konusu nazım imar planında ise; tamamı “taşkına maruz alan" sınırı içerisinde kısmen 20 metre en kesitli yol, kısmen “120 kişi/ha düşük yoğunlukta konut alanı” fonksiyonlarında kaldığı, her iki imar planının dava konusu parsel yönünden, üst
ölçekli plan kararlarına, kamu yararına, şehircilik ilkelerine ve planlama tekniklerine uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; 1/5000 ölçekli nazım imar planında 20 metre olarak planlanan yolun dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında 15 metre olarak planlandığı, bu durumun planlama kademelenmesine uygun olmadığı ve dayanak nazım imar planında gösterilmeyen 15 metre genişliğindeki yolun dava konusu uygulama imar planında gösterilmesinin, uygulama imar planını dayanağı nazım imar planına aykırı hale getirdiği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu uygulama imar planının 15 metrelik yola ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İdare Mahkemesi kararının dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 15 metrelik yol alanına ilişkin kısmının kaldırılmasına, belirtilen kısmın iptaline, kararın diğer kısımları yönünden istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idarelerce temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselin (eski ... ada, ... parsel) bulunduğu alana yönelik 1/5000 ölçekli Silivri Merkez Sahil Bölgesi Nazım İmar Planı 17/10/2017 tarihinde onaylanarak 22/01/2018-20/02/2018 tarihleri arasında askı ilanı yapılmış olup askı süresi içerisinde davacı tarafından anılan plana herhangi bir itirazda bulunulmamıştır. Ardından belirtilen alana yönelik 1/1000 ölçekli Silivri Merkez Sahil Bölgesi Uygulama İmar Planı, Silivri Belediye Meclisi’nin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilerek İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanmıştır.
Belirtilen uygulama imar planının 07/02/2022-10/03/2022 tarihleri arasında askıya çıkarılması üzerine davacı tarafından plana 08/03/2022 tarihinde, askıda yapılan itiraz Silivri Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Davacının itirazının reddine ilişkin davalı Silivri Belediye Başkanlığı Plan ve Proje Müdürlüğü'nce hazırlanan 30/05/2022 tarihli bildirim yazısının davacıya tebliğ edilmesi üzerine, anılan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile dayanağı nazım imar planının iptali istemiyle 29/06/2022 tarihinde bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Dava Açma Süresi” başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve İdare Mahkemelerinde altmış (60) gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği kurala bağlanmış, yine aynı kanunun “Üst makamlara başvurma” başlıklı 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurmanın, otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı, kurala bağlanmıştır.
3194 sayılı İmar Yasasının 5. maddesinde, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan planı, uygulama imar planı da; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan, olarak tanımlanmıştır.
Aynı Yasanın 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi; "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. (Ek cümle:14/2/2020-7221/6 md.) Planlar, plan değişiklikleri ve plan revizyonları; kayıt altına alınmak ve arşivlenmek üzere Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortama yüklenmek ve aynı sistem üzerinden Plan İşlem Numarası almak zorundadır. Planlar, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. (Yeniden düzenleme dördüncü cümle: 12/7/2013-6495/73 md.) Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlar valilik veya ilgilisince yapılır veya yaptırılır. Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe girer. (Yeniden düzenleme üçüncü cümle: 12/7/2013-6495/73 md.) Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilik itirazları ve planları onbeş gün içerisinde inceleyerek kesin karara bağlar.
(Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) İmar planları ve bu planlardaki değişikliklerin nerede askıya çıktığına dair bilgilendirme ilanı, askı süresi ile eş zamanlı olarak ilgili muhtarlıkların panosunda duyurulur. Ayrıca plan değişikliği hakkında, değişikliğe konu alanda görülebilir bir şekilde en az 2 adet tabela ile 30 gün süreyle bilgilendirme yapılır.
(Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) Kentsel tasarım projeleri uygulama imar planlarıyla birlikte hazırlanabilir. Bu kentsel tasarım projelerinin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.
Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir.
Kesinleşen imar planlarının bir kopyası, Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortamdaki Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi Altyapısı üzerinden, ilgili idaresi tarafından, arşivlenmek üzere Bakanlığa gönderilir." hükümlerini içermektedir.
14/06/2014 tarih ve 29030 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin, "Planların ilanı, itirazlar ve kesinleşmesi" başlıklı 33. maddesinin 4. fıkrasında; "Planlara itiraz, otuz günlük ilan süresi içinde idareye yapılır ve itirazlar idarece değerlendirilir. İdarenin karar merciince itirazların reddedilmesi halinde, planlar başkaca bir onay işlemine gerek kalmaksızın red kararı tarihinde kesinleşir. İtiraz olmaması halinde planlar askı süresinin sonunda kesinleşir.", 6. fıkrasında; "İlan ve askı süresinde yapılan itirazlar üzerine idarelerce, planlarda değişiklik yapılması halinde planın değişen kısımlarına ilişkin olarak yeniden ilan süreci başlatılır.", 7. fıkrasında; "Onaylanmış planlarda yapılacak revizyon, ilave ve değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir." düzenlemelerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda anılan maddelerin birlikte değerlendirilmesinden, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren 30 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 30 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği; imar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise, davanın, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda, imar planına askı süresi içinde itiraz edildiğine göre, dava açma süresinin İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesi kapsamında belirlenmesi gerekmektedir.
Bu durumda, 07/02/2022-10/03/2022 tarihleri arasında askıya çıkarılarak ilan edilen dava konusu imar planlarına davacı tarafından askı tarihleri arasında 08/03/2022 tarihinde yapılan itirazın, askı süresini izleyen otuz gün içerisinde bir cevap verilmeksizin 09/04/2022 tarihinde reddedildiği, bu tarihi izleyen altmış gün içerisinde ve en son 08/06/2022 tarihinde açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 29/06/2022 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, davaya konu uygulama imar planı, davacı parseli bakımından zımnen ret süresi sonunda kesinleştiğinden davalı idarenin bu sürelerden sonra tesis edilen davacının itirazının reddine ilişkin işleminin davacıya tebliğinin ya da dava dışı parsellere ilişkin olarak kabul edilen itirazlar üzerine uygulama imar planının yeniden askıya çıkarılmasının, 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca işlemeye başlayan dava açma süresini canlandırmayacağı açıktır.
Diğer yandan, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile birlikte dayanağı olan 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun, 1/5000 ölçekli nazım imar planı yönünden reddine karar verilmiş olup, kararın bu kısmı temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir.
Bu itibarla, davanın temyiz edilen kısmı bakımından süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kısmen iptali, kısmen reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının temyiz edilen iptale ilişkin bölümünde isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalıların temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın reddi yolundaki Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile,... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, uyuşmazlığa konu taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında 15 metrelik yol alanı olarak belirlenmesine ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönüyle dava konusu işlemin iptaline, kararın diğer kısımları yönünden ise istinaf talebinin reddine dair temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının, temyiz edilen iptale ilişkin bölümünün BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 24/12/2025 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY : Dava, İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Mahallesi, ... ada,...sayılı parseli (eski ... ada, ... parsel) kapsayan alana yönelik... tarihli, ... sayılı Silivri Belediye Meclis kararı ile uygun bulunarak İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nin... tarihli, ... sayılı kararıyla tadilen onaylanan 1/1000 ölçekli Silivri Merkez Sahil Bölgesi Uygulama İmar Planı'nın ve bu planın dayanağı 17/10/2017 onay tarihli 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planının iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Dava Açma Süresi” başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, yine aynı Yasanın “Üst Makamlara Başvurma” başlıklı 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, 08/07/2021 tarihine kadar altmış gün içinde isteğin reddedilmiş sayılacağı düzenlenmişken, 7331 sayılı Kanunla 08/07/2021 tarihinde yapılan değişiklikle otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hükmü getirilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 19. maddesinin 1. fıkrasında, ''İmar planlarına göre parselasyon planları yapılıp, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında ise il idare kurulunun onayından sonra yürürlüğe girer. Bu planlar bir ay müddetle ilgili idarede asılır. Ayrıca mutat vasıtalarla duyurulur. Bu sürenin sonunda kesinleşir. Tashih edilecek planlar hakkında da bu hüküm uygulanır.'' hükmü yer almaktadır.
Esasen, 2577 sayılı Yasa'da yer alan kurallar idari usulü belirleyen kurallar olmayıp, yargılama usulünün belirlenmesine ilişkin kurallardır. Yargılama usulünde, dava açılmadan önce, idari yoldan işlemin idare bünyesinde ilgili yönünden yeniden değerlendirilmesine olanak sağlayan ve dava açılmasını idarenin bu değerlendirme sonucuna bağlayan ve bunu dava açma süresi ile ilişkilendiren Yasanın 10, 11, 12, 13. maddelerinde düzenlenen idari başvuru yolları bulunmaktadır. Bu kapsamda yapılacak başvurular dava açma süresini etkilemekte belirli sürede cevap verilmemesi halinde ise, dava açma süresini başlatmaktadır.
İdari işlemlere ya da yargı kararlarına karşı başvuru yollarının ayrıntılı düzenlemelerde yer alması, başvuru süresinin kısa olması veya olağan başvuru yollarına istisna getirilmesi gibi nedenlerden ötürü idari işlemlere karşı hangi idari birime, hangi sürede başvurulacağının idari işlemlerde ya da yargı kararlarında belirtilmesi hukuki güvenlik ilkesinin gereğidir.
Anayasa'nın 40. maddesi ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanması amaçlanmıştır. Anayasadan kaynaklanan yükümlülüğün yerine getirilmesi esas olmakla birlikte belirtilen yükümlülüğün yerine getirilmemesi, idari işlemlere karşı açılan davalarda dava açma süresinin işletilmeyip, ihmal edilmesi sonucunu da doğurmamalıdır. Anayasa'nın 125. maddesinde idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim tarihinden başlayacağının belirtilmesi karşısında, usulüne uygun tebliğ olunan veya bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenilen idari işlemler üzerine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda açıkça belirtilen ve ilgililerce de bilindiğinin kabulü gereken genel dava açma sürelerinin işletilmesi zorunludur.
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarihli ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararı ile idari işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde Danıştay dava daireleri ile kurullarının kararları arasında var olan içtihat aykırılığının, içtihatların birleştirilmesi yoluyla bağlayıcı bir çözüme kavuşturulması ve içtihadın, "özel dava açma süresine tabi idari işlemlerde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda. vergi mahkemesinde otuz, Danıştay veya idare mahkemelerinde 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği; aynı şekilde genel dava açma süresine tabi bir idari işlemde dava açma süresi gösterilmemiş olsa da 30 ve 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği" yönünde birleştirilmesi sonucuna varıldığı, buna göre yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği doğrultusunda içtihadın birleştirilmesine karar verilmiştir.
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda 08/07/2021 tarihli 7331 sayılı Kanun değişikliği ile genel dava açma süresinin başlangıcına esas alınmak üzere zımni ret süresi 30 gün olarak öngörülmüştür. Son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesi hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunlu olması nedeniyle Anayasa'nın 40. maddesi hükmü uyarınca 08/07/2021 tarihinden sonra tesis edilen imar planı ve parselasyon işlemlerinde askı tutanaklarında itiraz başvurusu olması halinde zımni ret süresinin 30 gün olduğu, askıdan iniş tarihinden itibaren 30 gün olan zımni ret süresinin son gününü izleyen günden sonra genel dava açma süresinin başlayacağı hususunun gösterilmesi gerektiği, bu hususun askı tutanağında belirtilmemesi halinde, ilgililerce de bilindiği kabul edilen süregelen zımni ret süresi olan 60 günün uygulanması suretiyle davanın süresinde açılıp açılmadığının hesaplanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bakılan uyuşmazlıkta davacı tarafından askı süresi içerisinde itiraz edildiğinden İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesine göre dava açma süresinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda askı tutanaklarında zımni ret süresinin 30 gün olduğu açıkça belirtilmediği için zımni ret süresini ilgililerce bilindiği kabul edilen ve genel dava açma süresi olan 60 gün olarak uyguladığımızda, son askı tarihi olan 10/03/2022 tarihini takip eden 60 günün sonu olan 09/05/2022 tarihinde itirazın zımnen reddedilmiş sayılacağı, zımni ret cevabını takip eden 60 gün içerisinde de dava açılması gerektiği, dava açma süresinin son gününün 08/07/2022 cuma günü olduğu, bu sebeple 29/06/2022 tarihinde açılan davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, istinaf başvurusuna ilişkin olarak davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kararın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında 15 metrelik yol alanı öngörülmesine dair bölümünün kaldırılmasına ve bu kısım yönünden dava konusu işlemin iptaline, kısmen istinaf başvurusunun reddine, dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulmasına dair Dairemiz kararına katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın