6. Daire 2023/6813 E. 2025/7231 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

6. Daire 2023/6813 E. 2025/7231 K. — Danıştay Kararı

6. Daire 2023/6813 Esas 2025/7231 Karar 24.12.2025
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/6813 E.,  2025/7231 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/6813
Karar No : 2025/7231

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı/...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Mermer Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Antalya ili, Serik ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan ve soğuk hava deposu olarak kullanılan yapıda ruhsat ve eki projesine aykırı uygulamalar yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacıya 994.752,76-TL para cezası verilmesine ilişkin ... tarihli, ... sayılı Serik Belediye Encümeni kararının ve söz konusu para cezasının tahsiline ilişkin ... tarihli, ... sayılı Serik Belediye Başkanlığı ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden,
uyuşmazlıkta, dava konusu belediye encümeni kararının dayanağı yapı tatil tutanağı eki imar para cezası hesaplama tablosunda davalı idarece aykırılıktan etkilenen alanın, bilirkişi raporunda tespit edildiği şekilde toplam 6.784,11 m2 olarak belirlenmesi gerekirken 7.249,65 m2 olarak belirlendiği, idarece bir kısım yapı alanlarının daha yüksek belirlendiği ve kapalı alan niteliğine haiz olmayan duvar, kapı, pencere gibi imalatların da kapalı alanına dahil edildiği, dolayısıyla uyuşmazlığa yol açan imar para cezası hesaplanırken, davaya konu ruhsatsız yapının aykırılıktan etkilenen alanının bilirkişi raporundaki miktardan daha yüksek belirlemesiyle, önce temel para cezasının hesaplandığı, ardından bu temel cezada arttırım yapılmak suretiyle toplam para cezasının bulunduğunun görüldüğü, buna göre, temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınacak temel ölçütlerden birinin aykırılıktan etkilenen alan olması ve aykırılıktan etkilenen alanın hatalı belirlenmesinin temel cezayı etkileyen nitelikte olması karşısında, yanlış aykırılıktan etkilenen alan hesabı üzerinden temel para cezası hesaplanmasında ve bu cezasının arttırılmasına ilişkin dava konusu belediye encümeni kararının imar para cezasına ilişkin kısmının tamamında hukuka uygunluk bulunmadığı; 42. maddenin 2. fıkrasının (ç) bendi uyarınca verilen para cezasının, yasa kuralı belirtilmek suretiyle ilgilisine tebliğ edilmesi, böylece para cezasına muhatap olan kişinin, bir aylık bir sürede ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapısında aykırılığı mevzuata uygun hale getirmesi halinde söz konusu cezayı ödemeyeceğini aksi halde cezanın ödenmesinden sorumlu olacağını bilmesinin gerektiği olayda ise; aykırılığa konu alan için 42/2-ç maddesi uyarınca verilen cezanın, ruhsatsız yapının bir ay içinde yıkılması ya da yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde tahsil edilmeyeceği yönünde açıklamaya yer verilmediği anlaşıldığından belediye encümeni kararının belirtilen bölümünde hukuka uyarlık bulunmadığı; bilirkişi raporunda, imara aykırılıkların hangi tarihlerde yapıldığı/yapılmış olabileceğinin uydu ve sokak görüntüleriyle birlikte tespit edilmesi yönünden yapılan değerlendirmede, imara aykırı yapılaşmaların bina izdüşümünde kalanların hangi tarihte yapıldığının tespit edilemediği, ancak bina dışında yapılan tüm uygulamaların Haziran 2017 tarihli uydu görüntülerinde de görüldüğü üzere o tarihte mevcut olduğu yönünde tespitte bulunulduğu, TAKBİS mal varlığı incelemesi neticesinde davacı şirketçe de de iddia edildiği üzere taşınmazın davacı tarafından 20/03/2019 tarihinde satın alındığının görüldüğü, dolayısıyla bina izdüşümündeki ve içindeki aykırılıkların yapım tarihi tespit edilemese de bina dışındaki aykırı yapılaşmaların davacı şirketin taşınmazı satın almasından önceki tarihlerde de mevcut olduğu dikkate alındığında, davalı idarece, belirtilen hususlar göz önüne alınarak yargı kararına istinaden yeniden tesis edilebilecek işlemlerde cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca aykırılıkların davacı şirketçe yapılıp yapılmadığı hususunda araştırma yapılmak suretiyle işlem tesis etmesi gerektiğinde kuşku bulunmadığı, sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek ve ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde yer alan "bir ay içerisinde mevzuata aykırılıkların giderilmesi halinde İmar Kanunu'nun 42/2-ç maddesine göre eklenen meblağın davacılardan tahsil edilmeyeceği hususu encümen kararına yazılmadan, İmar Kanunu'nun 42/2-ç maddesinin uygulanamayacağı" bölümünün karar gerekçesinden çıkarılması suretiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının Dairemiz kararında belirtilen gerekçelerle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Bakılan dava, Antalya ili, Serik ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan ve soğuk hava deposu olarak kullanılan yapıda ruhsat ve eki projesine aykırı uygulamalar yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacıya 994.752,76-TL para cezası verilmesine ilişkin ... tarihli, ... sayılı Serik Belediye Encümeni kararının ve söz konusu para cezasının tahsiline ilişkin ... tarihli, ... sayılı Serik Belediye Başkanlığı ihbarnamesinin iptali istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT
3194 sayılı İmar Yasasının 21. maddesinde; "Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden (....) yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir. Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır." hükmüne, 32. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (...) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur.
Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır.
Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister.
Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.
Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. ..." hükmüne yer verilmiş, aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhitine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, bin Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede belirtilen şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı düzenlenmiş; (a) bendinde; Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için idari para cezası verileceği, bu miktarların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılaracağı; (b) bendinde ise; mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için, Bakanlıkça yayımlanan ve aykırılığa konu imalatın tespiti tarihinde yürürlükte bulunan birim fiyat listesine göre ilgili idarece belirlenen bedelin % 20’si kadar idari para cezası verileceği, (c) bendinde ise artırım sebepleri sayılmış, (ç) bendinde ise bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezasının yukarıdaki bentlere göre aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhitine verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği, bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
3194 sayılı İmar Yasasının 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendinde yer alan, anılan fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezasının (a), (b) ve (c) bentlerine göre verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği hükmü ile verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hâle getirilmesi durumunda ise (ç) bendi uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği öngörülerek, ilgilisi açısından yeni bir imkan getirilerek, anılan şartın yerine getirilmesi halinde ilgililere ilave edilen para cezasından kurtulma imkanı sağlanmaktadır.
"Belirlilik ilkesi", düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlemler içermesini ifade etmektedir. Bu bağlamda idari yaptırımların konusu ve sonuçları itibarıyla belirli, açık ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde düzenlenmesi belirlilik ilkesinin gereğidir.
Bu bağlamda, örneğin para cezasına muhatap olan kişinin, hangi fiili sebebiyle ve hangi yasaya dayanılarak yaptırım uygulandığını, para cezasının nasıl belirlendiğini, sonuçlarını ve varsa hangi hallerde para cezasının tahsilinden vazgeçileceği hususlarını, diğer bir ifadeyle para cezasının sebebini ve ne gibi sonuçları olduğunu bilmesi gerekir.
3194 sayılı İmar Yasasının 42. maddesinin 2. fıkrasına 25/3/2020 tarihli ve 7226 sayılı Kanunun 39. maddesiyle eklenen (ç) bendinin Anayasa’nın 2., 10. ve 35. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması üzerine, 01/04/2022 tarihli, 31796 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 26/01/2022 tarihli, E:2020/95, K:2022/3 sayılı kararıyla, anılan hükmün Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine karar verilmiş olup, anılan kararda; "Hukuk devletinin temel unsurlarından biri de belirlilik ilkesidir. Bu ilkeye göre yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup kişinin kanundan belirli bir kesinlik içinde hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini verdiğini bilmesini zorunlu kılmaktadır. Kişi ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlayabilir. Hukuki güvenlik ilkesi bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar ... İtiraz konusu kuralda hangi durumlarda ilave para cezasının verileceği, bu cezanın belirleneceği ve hangi hallerde cezanın tahsilinden vazgeçileceği hususlarının herhangi bir tereddüte yer verilmeyecek şekilde açık ve net olarak düzenlendiği gözetildiğinde kuralın belirli ve öngörülebilir olduğu anlaşılmaktadır ... Düzenli, sağlıklı ve çevre koşullarına uygun yapılaşmanın temini ile imar mevzuatına aykırı yapıların bir an önce ortadan kaldırılmasının kişilerin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakları üzerindeki olumlu etki ve sonuçları gözetildiğinde kuralın imar mevzuatına aykırı yapılaşmanın önlenmesi, cezai yaptırım öngörülmesi suretiyle caydırıcılığın sağlanması, gerçekleşmiş olan aykırılıkların ise bir an önce bizzat ilgilisi tarafından ortadan kaldırılmasının teşvik edilmesi amacıyla ihdas edildiği anlaşılmaktadır..." değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Söz konusu yasa hükmünün belirlilik ilkesi yönünden Anayasa'ya aykırılığı tespit edilmemiş olmakla birlikte kanunun yaptırımın belirli sürede belirli şartların gerçekleşmesi halinde uygulanacağı öngörüldüğünden, cezanın muhatabı olan kişiye bu durumun bildirilmesi suretiyle yasada tanınan sürede imar mevzuatına aykırılığın giderilmesi için imkan verilmesi ve ancak giderilmemesi halinde yaptırımın uygulanması yasa hükmünün lafzının ve amacının doğal sonucudur.
3194 sayılı Yasanın 42. maddesinin 2. fıkrasının söz konusu (ç) bendi ile, imar mevzuatına aykırılıkların yapı sahipleri tarafından giderilmesinin ve mevzuata uygun hale getirilmesinin amaçlandığı dikkate alındığında, anılan "ç" bendi uyarınca verilen para cezasının, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde uygulanabilmesi için ilgilisine Yasa kuralı belirtilmek suretiyle, bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi durumunda ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği yönündeki bilgilendirmenin yapılması, bu vesileyle ilgililere hem yapısını mevzuata uygun hale getirme imkanı, hem de anılan "ç" bendi uyarınca ilave edilen para cezasından kurtulma imkanı tanınması gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle, anılan "ç" bendi uyarınca para cezasına muhatap olan kişinin, bir aylık bir sürede ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapısında aykırılığı mevzuata uygun hale getirmesi halinde söz konusu para cezasını ödemeyeceğini, aksi halde para cezasının ödenmesinden sorumlu olacağını bilmesi gerekmektedir.
Bu şekilde yapılacak bildirimin, yukarıda gerekçesinin bir kısmına yer verilen Anayasa Mahkemesi kararında da vurgulandığı üzere, cezai yaptırımdan kaçınmak için, ilgilisi tarafından aykırılığın bir an evvel ortadan kaldırılmasının teşvik edilmesi suretiyle esas itibarıyla söz konusu madde hükmü ile ulaşılmak istenen imar mevzuatına aykırı yapılaşmanın önlenmesi amacına hizmet edeceğinde duraksama bulunmamaktadır.
Uyuşmazlıkta; dava konusu ... tarihli, ... sayılı sayılı belediye encümeni kararı ile, anılan (ç) bendi uyarınca hesaplanan 490.911,44-TL para cezası ilave edildiği, ancak dava konusu işlemde idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi durumunda ise (ç) bendi uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği uyarısına yer verilmediği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; davacıya dava konusu işlemde idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi durumunda ise (ç) bendi uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği hususunun bildirilmediği, dolayısıyla anılan hususta davacıya gerekli uyarının yapılmadığı görüldüğünden; Mahkeme kararından 3194 sayılı İmar Yasasının 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendine ilişkin gerekçenin çıkarılmasına dair gerekçenin karardan çıkarılması gerektiği sonucuna ulaşılmış olup kararda yer alan diğer gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçe çıkarılmak suretiyle reddi yolunda Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince verilen kararda sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun gerekçe çıkarılmak suretiyle reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/12/2025 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın