6. Daire 2021/10954 E. 2025/3661 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

6. Daire 2021/10954 E. 2025/3661 K. — Danıştay Kararı

6. Daire 2021/10954 Esas 2025/3661 Karar 24.06.2025
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/10954 E.,  2025/3661 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/10954
Karar No : 2025/3661

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Belediye Başkanlığı- ...
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 29/05/2019 tarih ve E:2014/5758, K:2019/5132 sayılı bozma kararına uyularak ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla ili, Marmaris ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevki, ... pafta, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 7. maddesi uyarınca Kültür ve Turizm Bakanlığının ... tarihli, ... sayılı işlemiyle onaylanan 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planlarına askıda yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu alanda plan revizyonu yapıldığı, imar planı revizyonu plan kararlarının üst ölçekli plan olan 1/100.000 ölçekli Aydın-Muğla-Denizli Çevre Düzeni Planına uygun olduğu, planlar arası kademeli birliktelik ilkesine uygunluk sağladığı, davacının emsal gösterdiği ... parsel sayılı taşınmaza yönelik kesinleşmiş yargı kararı olduğu, getirilen yapılaşma koşullarının yargı kararının bir sonucu olduğu, davacının ileri sürdüğü gibi kendi taşınmazı da dahil tüm taşınmazlara ... parsel sayılı taşınmaz ile aynı emsal ve yükseklik değerleri uygulanması durumunda plan bütünlüğünün bozulacağı, ayrıca yine nüfus ve sosyal donatı dengesinin de bozulacağı, uzun bir süredir bölgedeki plan kararlarının istikrar kazandığı, uygulama işlemlerinin de bu kararlara istinaden yapıldığı, davacının talep ettiği emsal ve yükseklik değerlerinin uygulanmasının plan mahallinde ciddi bir yoğunluk ve yapılaşma baskısına neden olacağı gibi bu yoğunluğu karşılayacak yeşil alan, yol gibi donatı alanlarının da yetersiz kalacağı, belirtilen gerekçelerle işlemde kamu yararına ve planlama ilkelerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALAR : Dosyada bulunan bilirkişi raporunda, imar planında aynı paftada yer alan dava konusu parsele çok yakın olan ve üzerinde halen yapılaşma bulunmayan ... parsel sayılı taşınmaza 0.80 emsal hakkı tanındığı halde ... parsel sayılı taşınamazda emsalin 0.60'a düşürülmesinin şehircilik ve imar planı ilkelerine ve kamu yararına ve adalete ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu, ... parsel sayılı taşınmaz için açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin E:2006/8154, K:2011/5892 sayılı kararında ( A ) lejantlı turizm tesis alanlarında yer alan turizm tesis alanlarının hemen tamamının ... ve ... onaylı planlara göre yapılaşmalarını tamamladığı, bu açıdan özgün imar durumuna dönülmesinin kamu yararını zedelemeyeceği, planlama ve şehircilik ilkelerine aykırı bir trafik ya da silüet sorunu da oluşturmayacağı, bu nedenle de imar planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı bir durum oluşturmayacağı gerekçesine yer verildiği, anılan kararın dava konusu parsel içinde uygulanması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
Davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından, uyuşmazlık konusu alana yönelik bugün için yasal geçerliliği olmayan ve yürürlükten kalkan ve yaklaşık 39 yıl öncesinde onaylanan 1981 planındaki yapılaşma koşullarının dava konusu parsellere de verilmesi yönündeki taleplerin şehircilik planlama ilke ve esaslarından uzak olduğu, bölge ve ülkemizin turizminde önemli bir yere ve potansiyele sahip İçmeler yerleşim alanının mekansal ve turizm açısından gelişimini olumsuz yönde etkileyen, yapılaşma yoğunluğunu arttıran ve telafisi mümkün olmayan imar uygulamalarına sebebiyet verebileceği ileri sürülerek temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
Marmaris Belediye Başkanlığı tarafından, temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Muğla ili, Marmaris ilçesi, İçmeler Mahallesi, ... Mevki, ... pafta, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda 19.03.1980 tarihinde İmar ve İskan Bakanlığı tarafından 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve yine aynı Bakanlıkça 1981 yılında 1/1000 ölçekli Marmaris İçmeler Uygulama İmar Planı onaylanmış, dava konusu taşınmaz ve komşu ... parsel sayılı taşınmazın da bulunduğu bölgeye ilişkin olarak TAKS: 0.20, KAKS:0.80 ve h: 13,50 yapılaşma koşulları belirlenmiştir.
Ardından 15.07.2005 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığınca İçmeler (Marmaris) 1/5000 ölçekli nazım ve ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonu onaylanmış, bu planda yapılaşma oranı KAKS:0.60 olarak belirlenmiş, anılan plana dava dışı komşu ... parsel sayılı taşınmazın maliki tarafından dava açılmış, açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin 30.12.2011 tarihli, E:2006/8154, K:2011/5892 sayılı kararı ile aynı adada bulunan ..., ..., ... ve ... diğer parsel sayılı taşınmazaların “A lejantlı turizm tesis alanı” olarak belirlendiği, bu alanlarda yapılaşmanın tamamlandığı, bu nedenle özgün imar durumuna dönülmesinin kamu yararını zedelemeyeceği, imar planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı bir durum oluşmadığı gerekçeleriyle dava konusu planların davacıya ait parsele ilişkin yapılaşma haklarına yönelik kısmının iptaline karar verilmiştir.
... tarih ve ... sayılı İçmeler Belediyesi Meclis Kararı ile İçmeler Belediyesinde muhtelif tarihlerde yapılan plan değişikliklerinin imar planı paftalarına işlenmesi ve belde imar planlarında bir bütünlüğün sağlanması için imar planı revizyon çalışmalarının başlatılması istenilmiş, bunun üzerine 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 7. maddesi uyarınca Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ... tarihli, ... sayılı işlemiyle 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planları onaylanmış, ... sayılı parsel sayılı taşınmaz bakımından yargı kararı gereğince yapılaşma kararı 1981 yılı mülga İmar İskan Bakanlığınca onaylı imar planlarında verilen yapılaşma koşullarına göre M1 notasyonu verilerek, E:0.80 Hmaks:13.50 m olarak düzenlenmiştir. Diğer parseller yönünde ise emsal 0.60 olarak belirlenmiş, bunun üzerine davacı tarafından anılan plana askıda itiraz edilmiş, dava konusu taşınmaz için emsal yapılaşma hakkının arttırılarak, ... parsel sayılı taşınmazdaki gibi KAKS:0,80 olarak belirlenmesi talebiyle 24.12.2012 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 24/06/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X)- KARŞI OY : İşlem tarihinde yürürlükte bulunan anılan Kanun hükmüne istinaden hazırlanan ve Resmî Gazete'nin 02/11/1985 gün ve 18916 (Mükerrer) sayılı nüshasında yayımlanarak yürürlüğe konulan Mülga Plân Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik'in 1. maddesinde, bu Yönetmelik'in amacının; insan, toplum, çevre münasebetlerinde kişi ve aile mutluluğu ile toplum hayatını yakından etkileyen fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımlarının yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın korunma, kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek üzere hazırlanacak her tür ve ölçekteki plânın ve bu plânlar üzerinde yapılacak değişikliklerin hangi esaslar dâhilinde yapılacağını belirtmek olduğu kurala bağlanmış; 3'üncü maddesinde, "Revizyon Plânı" terimi, "Her tür ve ölçekteki plânın ihtiyaca cevap vermediği veya uygulamasının mümkün olmadığı veya sorun yarattığı durumlar ile üst ölçek plân kararlarına uygunluğun sağlanması amacıyla plânın tamamının veya plân ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesi sonucu elde edilen plândır."; "İmar Plânı" terimi ise, "Belde halkının sosyal ve kültürel gereksinimlerini karşılamayı, sağlıklı ve güvenli bir çevre oluşturmayı, yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen ve bu amaçla beldenin ekonomik, demografik, sosyal, kültürel, tarihsel, fiziksel özelliklerine ilişkin araştırmalara ve verilere dayalı olarak hazırlanan, kentsel yerleşme ve gelişme eğilimlerini alternatif çözümler oluşturmak suretiyle belirleyen, arazi kullanımı, koruma, kısıtlama kararları, örgütlenme ve uygulama ilkelerini içeren pafta, rapor ve notlardan oluşan belgedir. İmar plânı, nâzım imar plânı ve uygulama imar plânı olmak üzere iki aşamadan oluşur." şeklinde tanımlanmış; "Plan Yapımına Dair Esaslar" başıklı 14. maddesinde , "Planların hazırlanması sürecinde, planı düzenlenecek alan ve yakın çevresindeki alanlarda aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile planlama alanının özelliğine ve plan türüne göre diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir. Planlama alanı ve yakın çevresi ile alanın bölge veya kent bütünü içindeki konumunu belirlemek üzere eşik analizi, yerinde yapılan incelemeler gibi fiziksel çalışmalarla birlikte, bilimsel tekniklere ve yöntemlere dayalı, yeterli nitelikte ve kapsamda ekonomik, sosyal, kültürel, politik, tarihi, sektörel ve teknolojik araştırmalar yapılır, ilgili kurum ve kuruluşların görüş ve önerileri alınır. Plan kararları, yapılan inceleme ve araştırma sonuçları değerlendirilerek oluşturulur. Plan raporunda, yapılan tüm inceleme ve araştırmalar, alınan görüş ve öneriler ve yapılan değerlendirmelerle birlikte, planın gerçekleştirilmesini sağlayacak uygulama araçları, kurumsal yapı ve denetim konularına dair ilkeler de yer alır." hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu işlem tarihinden sonra yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "Genel planlama esasları" başlıklı 7. maddesinin, 1. fıkrasının (l) bendinde, "Planlar, çevresinde veya bitişiğinde yer alan mevcut planlar ile uyumlu hazırlanır. Korunacak alanların çevresinde yapılan planlar ise bu alanların hassasiyeti dikkate alınarak hazırlanır." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuatın değerlendirilmesinden, plan yapım sürecinde planı düzenlenecek alan ve çevresinin detaylı olarak incelenmesi, kapsamlı araştırmaların yapılması gereklidir. Bu araştırmaların başlıcalarından birisi de mevcut durum analizidir. Planı yapılacak bölgenin mevcut özellikleri belirlenerek geleceğe yönelik kararlar oluşturulur. Plan yapımında uyulması gereken bir başka planlama esası ise plan kararlarının bütüncül ve bölgesel olarak üretilmesi gerektiği ile ilgilidir. Aynı ve benzer özelliklere sahip alanlara benzer ya da aynı planlama kararları belirlenir. Bu tür bir yaklaşım planlamanın eşitlik ve adalet ilkesi için de gereklidir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu taşınmaz üzerinde yapılaşmasını tamamlamış turizm tesisi buluduğu ve iptali istenilen imar planları ile yapılaşma oranın 0, 60 olarak belirlediği, komşu ... parsel sayılı taşınmaza yargı kararına dayanılarak 0.80 oranında yapılaşma koşulu getirildiği, ancak aynı çevrede diğer taşınmazlar bakımından 1981 tarihli imar planına uygun olarak 0.80 olarak belirlenen yapılaşma koşulunun dikkate alınmadığı, Danıştay Altıncı Dairesinin 30.12.2011 tarihli, E:2006/8154, K:2011/5892 sayılı kararında aynı çevrede A lejandı ile belirlenen alanlarda yapılaşmanın tamamlandığı ve bu alanlarda emsalin 0,80 olarak devam ettirildiği, bu nedenle özgün imar durumuna dönülmesinin kamu yararını zedelemeyeceği, imar planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı bir durum oluşmadığının belirtildiği, dolayısıyla anılan kararda mevcut imar durumuna dönüşün kamu yararını zedelemeyeceğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda planlamanın adalet ve eşitlik ilkeleri doğrultusunda davaya konusu taşınmazın özgün yapılaşma koşullarına dönülmesinde kamu yararına, planlama esaslarına ve şehircilik ilkelerine aykırı bir durum oluşmayacağı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlere davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın