6. Daire 2020/3794 E. 2023/6245 K. — Danıştay Kararı
6. Daire 2020/3794 Esas 2023/6245 Karar 19.06.2023
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/3794 E., 2023/6245 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2020/3794 Karar No : 2023/6245
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı/… VEKİLİ : Av. … 2- … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Sakarya İli, Serdivan İlçesi, … Mahallesi, … ada … parselin hissedarı olan davacı tarafından, taşınmazını kapsayan alanda 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca parselasyon işlemi yapılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Serdivan Belediye Encümeni kararı ile bu kararın uygun bulunmasına dair tesis edilen … tarih ve … sayılı Sakarya Büyükşehir Belediyesi Encümen kararı ve … tarih ve … sayılı belediye encümeni kararıyla kabul edilen 1/2000 ölçekli imar planının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:…, sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyadaki belgeler birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu parselasyon planı içinde bazı taşınmazlardan düzenleme ortaklık payı (DOP) kesintisi yapılmadığı, DOP kesintisi yapılmayan taşınmazlarından daha önceden 3194 sayılı Yasanın 15. ve 16. madde uygulaması görerek terkin yaptıklarına ilişkin bilginin davalı idareler tarafından ortaya konulamadığı, daha önce terkin yapılan parseller varsa yapılan terkinlerin parsel yüz ölçümüne eklenerek düzenlemeye alınması, belirlenen DOP oranında kesintiye gidilmesi gerekirken bu hususa riayet edilmediği, bazı parsellerden DOP alınmamasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu ve DOP alınmayan parseller sebebiyle DOP oranının hatalı hesaplandığı görüldüğünden dava konusu … tarih ve … sayılı Serdivan Belediyesi Encümen kararı ile bu kararın uygun bulunmasına dair tesis edilen … tarih ve … sayılı Sakarya Büyükşehir Belediye Encümeni kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı; Davanın, … tarih ve … sayılı 1/2000 ölçekli imar planına ilişkin kısmı incelendiğinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 273. maddesi gereği hazırlanan bilirkişi sorusunun 9. maddesinde yer alan "İptali istenilen … tarih ve … sayılı 1/2000 ölçekli imar planının bulunup bulunmadığı" sorusu gereği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda cevaben "Davacı tarafça plan değişikliği olarak ifade edilen hususun ise dava konusu edilen parselasyon planının tapuya tescil tarihi ve yevmiye numarası olduğu" bilgisine yer verildiğinin görüldüğü, bu durumda, davanın, davacı tarafından … tarih ve … sayılı 1/2000 ölçekli imar planı olarak adlandırılan, parselasyon planının tapuya tescil tarihi ve yevmiye numarasına yer verilerek iptalinin istenildiği kısmının, idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülebilir bir işlem bulunmaması nedeniyle incelenmeksizin reddi gerektiği sonucuna varıldığı, Belirtilen gerekçelerle, dava konusu parselasyon işleminin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline, davanın 1/2000 ölçekli imar planına ilişkin kısmının ise incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; davacı tarafından, Serdivan Belediye Başkanlığı'na verilen 25/11/2016 tarihli dilekçede, Serdivan Tapu Müdürlüğü'ne yapılan başvuru neticesinde taşınmazının bulunduğu alanda üçüncü parselasyon işleminin yapıldığı, bunun sonucunda … tarih ve … yevmiye numarası ile … ada … sayılı parselin … oranında maliki haline geldiği belirtilerek bilgi ve belge talep edildiği, davacının bu başvurusunun içeriğine göre taşınmazının bulunduğu alanda yapılan üçüncü bir parselasyon işlemi ile, kendisine … ada … sayılı parselden … oranında hisse tahsis edildiğinden ve tapuya gerekli tescil işleminin yapıldığından haberdar olduğu, davacının haberdar olduğu bu bilgiler neticesinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi kapsamında parseline ilişkin olarak yapılan parselasyon işleminin kaldırılması veya geri alınması talebinde bulunabileceği, ancak davacının 25/11/2016 tarihinde kayda giren dilekçesinin sonuç kısmında da belirttiği üzere parselasyon işleminin geri alınması yahut kaldırılması yerine açıkça bilgi ve belge talebinde bulunduğu, bu haliyle parselasyon işleminden en geç 25/11/2016 tarihinde kayda giren dilekçe ile haberdar olduğunun kabulü gereken davacı tarafından, bu tarihten itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde doğrudan uygulama işleminin iptali istemiyle dava açılması yahut 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca yapacağı başvuru neticesinde verilen cevaba göre kalan dava açma süresi içinde bakılan davayı açılması gerekirken, 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan bilgi ve belge talebine karşılık verilen ve dava açma süresini canlandırmayacak olan cevaba ilişkin işlemin tebliğ tarihi esas alınmak suretiyle açılan davanın parselasyona ilişkin kısmının süre aşımı nedeniyle esasını inceleme olanağı bulunmadığı; Öte yandan, davacı tarafından dava konusu parselasyon işleminin iptaline ilişkin kararın gerekçe kısmına (tahsis edilen yer bakımından) da istinaf dilekçesinde itiraz edilmekte ise de, bu kısım yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine hükmedildiğinden bu kısma yönelik davacı istinaf talebini de yerinde görülmediği; Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca davanın plana ilişkin kısmının kısmen incelenmeksizin reddine yönelik davacının istinaf talebinin reddine, dava konusu parselasyon işleminin iptaline yönelik … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bu kısmına ilişkin davalı idarelerin istinaf talebinin kabulüne, kararın bu kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddi sonucuna varılmıştır.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava açma süresinin yazılı bildirimle başlayacağı, bildirimin Tebligat Kanununa göre yapılması gerektiği, 3 kez parselasyon işlemine tabi tutulduğu halde durumdan haberdar edilmediği, parselasyon işlemi yapılırken uyulması gereken temel esaslara uyulmadığı, tahsis edilen yeni parsellerin eski parsele uzaklığı ile ekonomik değerlerinin göz önünde bulundurulmadığı, kök parselden kilometrelerce uzakta, altyapısı ve yer özellikleri bakımından ekonomik değerleri düşük olan yeni parsellerin verildiği, parselasyon işlemi ile imar planında okul alanı olarak ayrılan ve bu amaçlı kullanımı devam eden taşınmazda değer artışı olmayacağından düzenleme ortaklık payı alınamayacağı, düzenleme ortaklık payı alınmasının yasal olmadığı ileri sürülmektedir.
… BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI SAVUNMASI: Kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
… BELEDİYE BAŞKANLIĞI SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Sakarya İli, Serdivan İlçesi, ... Mahallesi, … ve … sayılı parsellerin maliki olan davacının taşınmazlarının bulunduğu alanda … tarih ve … sayılı Serdivan Belediyesi Encümen kararı ile … nolu düzenleme bölgesinde 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca parselasyon işlemi yapılmıştır. Bu işlem … tarih ve … sayılı Sakarya Büyükşehir Belediyesi Encümen kararı ile uygun bulunmuştur. Dava konusu parselasyon işlemi 22/04/2010-22/05/2010 tarihleri arasında askıya çıkarılmış ve askı süresi içinde davacı tarafından itiraz edilmemiştir. Dava konusu parselasyon işlemi neticesinde davacıya … ada … parsel, … ada … parsel, … ada … parsel, … ada … parsel, … ada … parsel sayılı taşınmazlar hisseli olarak tahsis edilmiştir. Davacı tarafından 25/11/2016 tarihinde davalı Sedivan Belediye Başkanlığı'na yapılan başvuruda, dava konusu parselasyon işlemi ile ilgili bilgi ve belge talep edilmesi üzerine bilgi ve belge talebi konulu … tarih ve … sayılı işlemle dava konusu parselasyon işlemiyle ilgili bir kısım bilgileri verilmesi üzerine 13/03/2017 tarihinde görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde; Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu ifade edilmiş, "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde de: "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." üst hukuk normlarına yer verilmiştir. Öte yandan; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1. maddesinde: "Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir." kuralı yer almıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 36533/04 başvuru numaralı ve 14.10.2008 tarihli Mesutoğlu-Türkiye kararında özetle; mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığını, bazı sınırlamalara tabi olabildiğini, bununla birlikte getirilen kısıtlamaların, hakkın özünü ortadan kaldıracak ölçüde, kişinin mahkemeye erişimini engellememesi gerektiğini, mahkemeye erişim hakkına getirilen bu tür sınırlamaların ancak meşru bir amaç güdüldüğü takdirde ve hedeflenen amaç ile başvurulan araçlar arasında makul bir orantı olması halinde Sözleşmenin 6/1. maddesi ile bağdaşabileceğini, bu ilkelerden, dava açma hakkının doğal olarak yasayla belirlenen şartları mevcut olmakla birlikte, mahkemelerin yargılama usullerini uygularken bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan, kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir gevşeklikten kaçınmaları gerektiği belirtilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 10. maddesinde, "İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." Aynı Kanunun 14. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinde, idari yargı yerince dava dilekçelerinin "idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olup olmadığı" yönünden inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde de, dava konusu işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olmaması halinde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davanın … tarih ve … sayılı parselasyon işlemi yönünden incelenmesinden; Davacıya parselasyon işlemi ya da tapu tebliğ edilmemiş ise, davacının tapuda intikal işlemi sırasında uyuşmazlık konusu parselasyon işlemini tüm unsurlarıyla öğrenip öğrenmedikleri araştırılarak bir karar verilmesi, davacının öğrendiğinin ispatlanamaması halinde, davacının dava konusu işlemi öğrenme tarihinin dava dilekçesinde belirttikleri tarih olarak kabul edilmesi davanın esası hakkında karar verilmesi gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu … tarih ve … sayılı Serdivan Belediye Encümen kararı ile … nolu düzenleme bölgesinde 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca parselasyon işlemi yapılmış ancak davacıya tebliğ edilmediğinden 25/11/2016 tarihinde parselasyon işlemiyle ilgili davacı tarafından davalı idareden bilgi istenmiş, gelen cevap üzerine de parselasyon işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır. Başvurunun reddi üzerine, dava konusu parselasyon işleminin iptali istemiyle açılan davanın süresinde olduğu olduğu anlaşıldığından, işin esası incelenmesi gerekirken, davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Davanın … tarih ve … sayılı 1/2000 ölçekli imar planı yönünden incelenmesinden; Mahkeme kararının hukuki gerekçesi olan 2577 sayılı Kanunun 15. maddesinin 1-b bendinde davaya konu edilen işlemin, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gerekli bir işlem niteliğinde bulunmaması durumunda davanın reddedileceği kuralı yer almaktadır. Mahkemece, bilirkişilerin yanıtlandırması için hazırlanan soruların 9. maddesine yazılan, "iptali istenen … tarih ve … sayılı 1/2000 ölçekli imar planının bulunup bulunmadığı" sorusuna verilen "davacı tarafça plan değişikliği olarak ifade edilen hususun ise dava konusu edilen parselasyon planının tapuya tescil tarihi ve yevmiye numarası" bilgisinden yola çıkılarak … tarih ve … sayılı 1/2000 ölçekli imar planı yönünden incelenmeksizin reddini karar verildiği, davacının temyiz dilekçesinde … tarih ve … sayılı 1/2000 ölçekli imar planının iptalinin istenildiğinin ifade edildiği, dosya içeriğinde de aynı açıklamada bulunulması karşısında, davacının isteminin imar planının taşınmazına yönelik kısmının iptali şeklinde olduğunun kabulü gerekmektedir. Buna göre, davada, 1/2000 ölçekli plan hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davanın bu kısmı yönünden ise eksik inceleme sebebiyle verilen kararda hukuki isabet bulunmamıştır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının parselasyon işlemine yönelik kısmının kaldırılması, bu kısım yönünden davanın süre aşımı yönünden reddi, davanın 1/2000 ölçekli imar planına ilişkin kısmının reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 19/06/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.