5. Daire 2025/2143 E. 2025/2621 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

5. Daire 2025/2143 E. 2025/2621 K. — Danıştay Kararı

5. Daire 2025/2143 Esas 2025/2621 Karar 03.03.2025
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2025/2143 E.,  2025/2621 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/2143
Karar No : 2025/2621

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın açıkça hukuka ve maddi gerçeklere aykırı olduğu, birçok yönden insan haklarını açıkça ihlal ettiği, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, söz konusu KHK'nın 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulu'nda onaylanmadığı, bu nedenle kamu görevinden çıkarma işleminin hukuki dayanağının kalmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatı bulunduğunu gösteren hiçbir somut delilin bulunmadığı, hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde mahkumiyetine karar verildiği, anılan kararın kesinleşmediği, Devlet'e olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, Anayasa'nın 129/2. maddesine aykırı olarak savunma hakkı tanınmadığı, ... kod isimli gizli tanıktan ele geçirilen SD kart içerisindeki "EA" seviyesinde kodlama bilgilerinin fişleme niteliğinde olduğu, delil olarak değerlendirilemeyeceği, kurum kanaatinin soyut nitelik taşıdığı, kim tarafından hazırlandığının belli olmadığı, hakkında itirafçı olarak beyanda bulunan tanıkların beyanlarına hukuken itibar edilemeyeceği, dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, özel hayata saygı hakkının, mülkiyet hakkının, eğitim hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, hukukun üstünlüğü ilkesinin, masumiyet karinesinin, ayrımcılık yasağının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/1., 6/2., 6/3/a,b,c,d., 7., 8. maddeleri ile Ek Protokol No:1'in 1. ve 2. maddelerinin ihlal edildiği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından Yüksel Yalçınkaya / Türkiye (Başvuru No:15669/20 sayılı) kararında belirlenen ilkelerin mevcut davada uygulanması gerektiği, Anayasa Mahkemesi'nin İbrahim Er kararının da yargısal süreçlerde objektif etkisinin bulunduğu, Anayasa Mahkemesi kararlarının tüm mahkemeler için bağlayıcı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 03/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın