5. Daire 2023/8055 E. 2023/9039 K. — Danıştay Kararı
5. Daire 2023/8055 Esas 2023/9039 Karar 15.06.2023
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/8055 E., 2023/9039 K.
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/8055 Karar No : 2023/9039
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): … Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Üniversitesi Rektörlüğü / … Vekili : Av. …
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL Komisyonunca verilen kararın hukuka aykırı olduğu, kamu görevinden çıkarılma işlemine gerekçe olarak gösterilen yapı, oluşum ve gruplara mensubiyeti, iltisakı veya irtibatının ne şekilde gerçekleştiğinin açıklanmadığı, memuriyetine son verilirken disiplin soruşturmasının yapılmadığı, OHAL KHK'sıyla çıkarılması öncesinde veya sonrasında hiçbir şekilde savunmasının alınmadığı ve adil yargılanma hakkının gözetilmediği, hakkında yargı kararı veya somut bilgi, belge bulunmadığı halde 672 sayılı KHK ekli listeyle çıkarılmasının hukuki ve insani olmadığı, OHAL KHK'sıyla kamu görevinden çıkarılamayacağı, anılan işlemin Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğu, lehe tanık delilinin ve çocuğunun okul kaydının aleyhine değerlendirildiği, Bank Asya'da talimatla hesap açmadığı ya da para yatırmadığı, 27/05/2008 tarihinde anılan bankadan araç kredisi çektiği, örgüte yardım amacının bulunmadığı, Ziraat Bankası altın hesabında tuttuğu parasını, 15/09/2014 tarihinde, Bank Asya şubesine gitmeden, internet bankacılığı vasıtasıyla para yatırdığı ve 372 günlük altın katılım hesabı açtırdığı, Bank Asya’yı tercih etmesinin sebebinin, diğer bankalara transfer yapması halinde parasında kayıp olmasından dolayı ve Bank Asya yetkilileri ile yaptığı telefon görüşmesinde, Ziraat Bankası’ndaki altın hesabından, Türk Lirası’na çevirim, EFT yapma ve Bank Asya altın hesabına çevirme esnasında, hiçbir kayıp yaşamayacağı hususunda kendisine garantisinin verilmesi olduğu, bu şekilde 15/09/2014 tarihinde Ziraat Bankası’ndaki parasının sadece yarısını, Bank Asya’ya yatırdığı, kalan yarısını Ziraat Bankası’nda tutmaya devam ettiği, 13/10/2014 tarihinde parasının geri kalan kısmını da yine internet bankacılığı ile herhangi bir zarara ve kayba uğramama garantisiyle, Bank Asya’ya yatırdığı ve 91 günlük altın katılım hesabı açtırdığı, 13/11/2014 tarihinde Cumhurbaşkanı'nın medyadaki konuşmalarından, örgütün, talimatla para yatırmaya yönlendirdiğini duyar duymaz tüm parasını Bank Asya’dan çekerek, Devletin bankası olan Ziraat Bankası’na geri yatırdığı, hakkındaki bilirkişi raporunun hukuki dayanaktan yoksun olduğu, Kimse Yok Mu Derneği'ne yapılan bağışların suç unsuru olarak değerlendirilemeyeceği, hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmediği, mahkumiyet kararının kamu görevinden çıkarma işlemine gerekçe olarak gösterilmesinin masumiyet karinesinin ihlali niteliğinde olduğu, OHAL döneminde alınan kararların geçici nitelikte olması gerektiği ve kalıcı nitelikte karar alınamayacağı, söz konusu tedbirlerin ölçülülük ilkesini ihlal ettiği, terör örgütü suçlamasının 15/07/2016 tarihinden önceki eylemlere geriye dönük olarak uygulanamayacağı, Anayasa Mahkemesince verilen kararlarda da belirtildiği üzere dava konusu işlem ile adil yargılanma ve gerekçeli karar haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/06/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.