5. Daire 2023/3969 E. 2025/2427 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

5. Daire 2023/3969 E. 2025/2427 K. — Danıştay Kararı

5. Daire 2023/3969 Esas 2025/2427 Karar 25.02.2025
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/3969 E.,  2025/2427 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3969
Karar No : 2025/2427

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ilgili mevzuatta öngörülen koşullar oluşmadan, asgari güvenceler sağlanmadan, savunma hakkı tanınmadan işlem tesis edildiği, terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair herhangi bir somut eylem isnadında bulunulmadan kamu görevine son verildiği, silahlı terör örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı olma kavramının mevzuatta tanımlanmadığı, bu kavramların herkesçe farklı anlaşılabilecek, soyut ve muğlak kavramlar olduğu, bağımsız ve tarafsız mahkeme önünde yargılanma hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, masumiyet karinesi gereği suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, lehine olan delillerin dikkate alınmadığı, Devlet'e olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğinin somut delillerle ispatlanmadığı, hakkındaki fişleme bilgilerine dayanılarak kamu görevinden çıkarılmasının özel hayatına saygı hakkını ihlal ettiği, OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, ölünceye kadar süreceği için geçici nitelikte olmayan kamu görevinden çıkarma işleminin, darbe girişimiyle ilişkisi olmayan kamu görevlileri açısından durumun kesinlikle gerektirdiği türden ve ve ölçülü bir tedbir olmadığı, ... kod adlı gizli tanıktan elde edilen SD kartta yer alan fişleme listelerine dayanılarak karar verilemeyeceği, kodlama bilgisi haricinde aleyhine delilin bulunmadığı, tanık beyanının gerçeği yansıtmadığı, örgütsel herhangi bir toplantı veya faaliyete katılmadığı, tanıkla ilişkisinin mesleki ve komşuluk ilişkisinden ibaret olduğu, tanık beyanının 2006-2008 yıllarına ilişkin olduğu, hakkındaki kovuşturmanın devam ettiği, üst amir kanaatinin göz ardı edilmemesi gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Öte yandan, dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile, davacının üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasını gerektirir mahiyet ve düzeyde kesin, yeterli ve inandırıcı, her türlü şüpheden uzak maddi delil elde edilemediği gerekçesiyle Ceza Muhakemeleri Kanununun 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verildiği; karara karşı yapılan istinaf isteminin, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla esastan reddedildiği, söz konusu kararın temyiz aşamasında olduğu görülmüş ise de, anılan mahkemesi kararı sonucundan bağımsız olarak, dava dosyası içerisinde yer alan delillerin, ilgilinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Bu doğrultuda, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Tanık E.B bilgi sahibi olarak 21/10/2016 tarihinde kollukta alınan beyanında; Erzurum'da birlikte çalıştıkları 2006-2008 yıllarına ilişkin dönemde sanıkla birlikte o dönemde cemaat olarak adlandırılan Fetö yapılanmasının toplantılarına birlikte katıldıklarını belirtmiş, mahkemede alınan beyanında ise herhangi bir şekilde Fetö sohbetlerinde bulunmadıklarını, sanığın Fetöcü olmadığını, birlikte çalıştığı dönemde bu yapı ile ilgisinin bulunmadığını tahmin ettiğini ifade ettiği,
Tanık M.Ç kollukta müdafii huzuruyla alınan ifadesinde; sanığın iki üst devresi olup, 2009 yılında komiser yardımcılığı sınavını kazandığını, yine sanığın örgüt sohbetlerine katılanlar arasında bulunduğunu, sanığın eşinin de komiser yardımcılığı sınavını kazandığını bildiğini ifade ederek teşhiste bulunmuş, talimatla alınan beyanında ise 2008 yılının Temmuz ayında Erzurum'a atandığını, o dönemde örgüt tarafından polis memurlarına yönelik düzenlenen sohbetlerde sanığı ilk olarak orada gördüğünü, düzenli olarak sohbetlere geldiğini, himmet verdiğini gördüğünü, hatta sanığın o dönem kamp adı altında yapılan dini kitaplar yanında örgüt liderine ait kitapların da okunduğu öğrenci evindeki bir etkinliğe de katıldığını ifade ettiği..." beyan ve tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın