5. Daire 2023/16015 E. 2023/11675 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

5. Daire 2023/16015 E. 2023/11675 K. — Danıştay Kararı

5. Daire 2023/16015 Esas 2023/11675 Karar 21.09.2023
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/16015 E.,  2023/11675 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/16015
Karar No : 2023/11675

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Huk. Müş. ...

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında idari soruşturma yapılmadan kamu görevine son verildiği, yargı kararı olmadan terör örgütü üyesi olduğunun kabul edilemeyeceği, masumiyet karinesi ve özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği, ceza hukukunda da bir yargılama mevcut olduğundan aynı suçtan dolayı iki kez yargılama yapılamayacağı, irtibat ve iltisak kavramlarının ilk kez 2019 yılında bir mahkeme kararında açıklandığı, bu 2 hususun suç olabilmesi için kanunda açıkça yer alması gerektiği, 15 Temmuz 2016 öncesi eylemlerin cezalandırılmasının kanunların öngörülebilir olması gerektiği ilkesine aykırılık teşkil ettiği, yasal olarak faaliyet gösteren dernek ve sendikaya üyeliğinin suç teşkil etmeyeceği ve örgütlenme özgürlüğü hakkının ihlal edildiği, çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiği, Bank Asya isimli bankadaki hesabını emir ve talimat doğrultusunda açmadığı, hiç bir kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, Bank Asya'ya para yatırmak gibi işlendiği zaman suç olmayan bir faaliyetin suç delili olarak gösterilmesinin AİHS ve Anayasa'nın ihlali anlamına geldiği, yatırım amacıyla bankaya para yatırması ve bu yatırımdan kar elde etmesinin mülkiyet hakkı kapsamında olduğu ve bu hakkının ihlal edildiği, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki eylemlerin suç oluşturmayacağı, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılması neticesinde mesleki yeterliliğini gösteren belgelerin geçersiz kılınması nedeniyle eğitim hakkının ihlal edildiği, bir daha kamu görevine alınmamak üzere meslekten çıkarılması nedeniyle terörist damgasıyla özel sektörde dahi iş bulamaz hale geldiği, adeta sivil ölüme terk edildiği, maaş, emeklilik ve sosyal güvencelerden yoksun kalması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, Anayasa ve AİHS'e göre bir çok temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan;
"...devam eden yargılama aşamasında dosyaya gönderilen .. nolu hatta ilişkin 52 sayfalık Bylock tespit ve değerlendirme tutanağına göre de kullanıcı adı :... şifre: elmas76 Adı: ... profil bilgilerine sahip id’ye sanığın eşi ...’in de eklendiğinin görüldüğü, id’ye bağlı yazışmalar kısmında çeşitli mesajlarda (sf. 3,6) sanığın ismi ile hitap edildiği, sanığın kızı ...’in sağlık durumunun sorulduğu (sf. 7) mesajların olduğu, yine id’ye bağlı yazışmalar kısmında yapılacak toplantılar, toplanılacak paralar, örgüt dergisine aboneliklere dair örgütsel yazışmaların bulunduğu, mesajlarda gizliliğe riayet edilmesi gerektiğine dair örgüt içerisinde “tedbir” olarak niteledirilen hususlara dikkat edilmesi gerektiğine dair yazışmaların bulunduğu, id’ye bağlı mailler kısmında “kasa, kasa son durum, balıkesir son durum, manisaya dua, ifadeye çağrılma, herkül youtube facebook” konu başlıklarıyla örgüt için toplanan paraların takibine, ülke genelinde yapılan soruştuma ve kovuşturmalara, örgütsel yayınlara dair bir takım toplu maillerin ve iletilerin bulunduğu görüldüğü..." tespitleri dikkate alındığında davacının örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/09/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın