5. Daire 2023/12310 E. 2023/13816 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

5. Daire 2023/12310 E. 2023/13816 K. — Danıştay Kararı

5. Daire 2023/12310 Esas 2023/13816 Karar 17.10.2023
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/12310 E.,  2023/13816 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/12310
Karar No : 2023/13816

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Dava konusu işlemin idari işlemin unsurları olan yetki, şekil, sebep, konu ve amaç bakımından hukuka aykırı olduğu, gerekli ve yeterli inceleme yapılmaksızın eksik inceleme ile karar verildiği, kararın gerekçesiz olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, anılan hususun ret kararına gerekçe olarak alınmasının adil yargılanma hakkının ve masumiyet karinesinin ihlaline neden olduğu, ceza yargılamasında yer verilen tanık beyanının çelişkilerle dolu olduğu, gizli tanık Albatros tarafından teslim edilen dijital verilerin doğruluğu araştırılmaksızın ret kararına gerekçe olarak alınmasının hukuka aykırı olduğu, kurum kanaatine dayanak bilgi ve belgelerin davalı idarece dosyaya sunulmadığı, Mahkemece dava dosyasında olmayan verilere dayanılarak karar verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24 Haziran 2008 tarihli kararında ''hizmet hareketi'' olarak bilinen oluşumun bir terör örgütü veya suç örgütü olmadığı kesin hükümle saptandığı ve yeni bir yargı kararıyla aynı oluşumun terör örgütü olduğu saptanıncaya kadar yasal olduğu, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki yasal faaliyetlerin terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılamayacağı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, FETÖ/PDY ile bir bağının olmadığı, masumiyet karinesi, suçta ve cezada kanunilik ilkesi ve savunma hakkının kutsallığı, adil yargılanma hakkı ihlal edilerek iltisak/irtibat ve aidiyet gibi muğlak ve ceza hukukunda karşılığı bulunmayan kavramlarla kamu görevinden çıkarılmış olmasının hukuk devletinin temel ilkelerine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na, Anayasa Mahkemesi’nin ilkesel kararlarına, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin adil yargılanma hakkının ihlali yönündeki kararlarına aykırılık oluşturduğu iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın