5. Daire 2023/12143 E. 2025/12958 K. — Danıştay Kararı
5. Daire 2023/12143 Esas 2025/12958 Karar 24.11.2025
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/12143 E., 2025/12958 K.
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/12143 Karar No : 2025/12958
İTİRAZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU :Davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Dışişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, yurt dışı çıkış yasağı yönünden ise incelenmeksizin reddine ilişkin .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Beşinci Dairesinin 09/11/2021 tarih ve E:2020/4248, K:2021/3505 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozmaya uyularak verilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde Üçüncü Katip olarak görev yapan davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Dışişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve yurtdışı çıkış yasağının kaldırılmasına karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyada yer alan bilgi ve belgelerle ara kararı üzerine gelen cevapların birlikte değerlendirilmesi neticesinde; davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen herhangi bir soruşturma veya kovuşturma bulunmadığı, Bylock kullandığına ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı, diğer yandan davalı idare tarafından sunulan bilgide davacının "FETÖ/PDY içerisinde en üst düzeyde faaliyet gösteren bir şahısla mahiyeti tespit edilemeyen iltisakı bulunduğunun istihbar edildiği" belirtilmişse de, bu bilgiye dayanak alınan somut herhangi bir delil sunulmadığı, bu durumda davacının FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, irtibatı yahut iltisakına dair hususlar somut bir şekilde ortaya konulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucunda örgütle irtibatlı veya iltisaklı olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, davanın yurdışına çıkış yasağı kararına yönelik kısmı yönünden ise; davalı idare tarafından davacı hakkında tesis edilmiş bir yurtdışına çıkış yasağı kararı bulunmadığı, umuma mahsus pasaport tahdidi ve yurtdışına çıkış yasağı işlemlerine karşı Emniyet Genel Müdürlüğü'ne karşı Mahkemelerinin ... esas sayılı dosyasına kayden açılan davada ... tarih ve ... sayılı karar ile işlemlerin iptaline karar verildiği görülmekle, işbu davada yurtdışına çıkış yasağı işleminin iptali istemi yönünden davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı, belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların dava tarihi olan 03/11/2016 tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, davanın yurt dışı çıkış yasağı kararına yönelik kısmının ise incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın Danıştay 5.Dairesince bozulması üzerine, bozmaya uyularak verilen ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik suçlarından dolayı açılan soruşturmada, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarihli ve Soruşturma No:..., Karar No:... kararıyla, 'delil yetersizliği nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği, tüm dosya kapsamının incelenmesinden, davacının Örgütün tepe yöneticilerinden olan Ö.A. ile 2011-2012 yılları arasında telefon irtibatına ilişkin savunmasında ileri sürdüğü, Ö.A.'nın Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Enstitüsü'nde ders hocası, Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde tez hocası olması nedeniyle bu kapsamda görüşmeler yapıldığının aksine, görüşmelerin örgütsel faaliyet kapsamında gerçekleştiğine dair bir tespitin bulunmadığı, yine Ü.Ö. tarafından bahsedilen (Yine Rusya ülkesine ilk geldiği yıllarda) tarih aralığında davacının St. Petersburg'da bulunduğunun tespit edilememesi, öte yandan, Dairelerinin ara kararlarına verilen cevaplardan, davacı hakkında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu'nca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatı olduğu yönünde her hangi bir bilgi ve belgenin dava dosyasına sunulamaması karşısında, davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu'nca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğunun her türlü tartışmadan uzak bir şekilde ortaya konulamadığı sonucuna ulaşıldığından, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleminde hukuka uyarlık görülmediği ve Mahkeme kararının kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına kararı verilmiş ise de; anılan kararda tanık Ü.Ö'nün etkin pişmanlık kapsamındaki beyanında davacının Rusya'da bir kaç gün örgüte ait evde misafir olarak kaldığını belirttiği, örgütün tepe yöneticilerinden olan Ö.A isimli şahıs ile 2011-2012 yıllarında HTS kaydının olmasının ve bahsi geçen şahsın davacının hem Polis Akademisinde hocası hem de tez danışmanı olmasının dikkat çekici olduğu, davacının yaptığı görev itibariyle Devletin güvenliğine ve ulusal bütünlüğüne zarar verebileceği ve kamu yararı gözetilerek tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 121. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından, 23.07.2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesinde yargı mensupları ile bu meslekten sayılanlardan; 4. maddesinde ise bunlar dışındaki tüm kamu personelinden (işçiler dâhil) “terör örgütlerine veya MGK’ca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara” üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Bununla birlikte kamu görevinden çıkarılma gerekçelerinden olan "üyelik" unsuru, ceza kanunları ile tanımlanmış bir suç olduğundan idari yargı mercilerinin bu yönde bir inceleme yapmaları ve tespitte bulunmaları mümkün değildir. Zira Anayasa Mahkemesinin 24/06/2021 tarih ve E:2018/81, K:2021/45 sayılı kararıyla, 7086 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle idari yargı yerlerince terör örgütleri ile iltisak ve irtibat noktasında değerlendirme yapılması gerekmektedir. Dışişleri Bakanlığı bünyesinde üçüncü katip olarak görev yapan davacı, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca Dışişleri Bakanlığının ... tarih ... sayılı işlemiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır. Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararıyla "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Resmi Belgede Sahtecilik ve Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık" suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği ve anılan kararın kesinleştiği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Bununla birlikte iptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksayönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır. 667 sayılı KHK'nın 4. maddesinin öngördüğü üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlileri hakkında “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına karar verilir" hükmü gereğince davacı hakkında dava konusu işlem tesis edilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden; her ne kadar davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kovuşturmaya yer olmadığına kararı verilmiş ise de, .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında yargılanan sanık Ü.Ö.'nün etkin pişmanlık kapsamındaki beyanlarında özetle 2007 yılında Rusya ülkesine gittiğini, bekar iken örgüt evinde kaldığını, davacının da bir kaç günlüğüne evde misafir olarak kaldığını ve Moskova'ya örgüt talimatıyla gelen şahıslardan olduğunun kendisine söylendiğini ifade ettiği, davacının 2011-2012 yıllarında örgütün tepe yöneticilerinden olan Ö.A ile 6 ankesör/sabit ücretli telefon ile 8 irtibatının tespit edilmesi, Ö.A'nın davacının hem Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Enstitüsünde ders hocası hem de tez danışmanı olması ve Polis Akademisi Başkanlığının 26/1/2022 tarihli yazısından davacının, 2010-2011 eğitim-öğretim döneminde Ö.A'dan "GSY-226 Kolluk ve Medya İlişkileri" dersini aldığı, davacıya 01/07/2011 tarih ve 2011/12 sayılı Enstitü Yönetim Kurulu toplantısının (1) numaralı kararıyla tez danışmanı olarak Yard. Doç. Dr. ... atanmış iken daha sonra ... tarih ve ... sayılı toplantının (1) numaralı kararı ile o dönemde Yard. Doç. Dr. Olan ...'nın tez danışmanı olarak atandığının görülmesi karşısında, davacının FETÖ/PDY ile irtibatı ve iltisakının bulunduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin iptaliyle işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 24/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.