5. Daire 2022/3053 E. 2023/10133 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

5. Daire 2022/3053 E. 2023/10133 K. — Danıştay Kararı

5. Daire 2022/3053 Esas 2023/10133 Karar 22.06.2023
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/3053 E.,  2023/10133 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3053
Karar No : 2023/10133

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …

Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve …. sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan ve disiplin süreci işletilmeden kamu görevinden çıkarıldığı, adil yargılanma hakkı ve mahkemeye erişim hakkına aykırı hareket edildiği, eğitim hakkı ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği, Bakanlar Kurulunun Anayasa ve yasaların kendisine vermediği bir yetkiyi kullanmak suretiyle işlem tesis ettiği, Anayasa'ya aykırılık iddiasının mahkemece değerlendirilmediği, dava konusu işlemin idari işlemin unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ….
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesinin masumiyet karinesi gereğince mümkün olmadığı, kaldı ki davacı hakkındaki mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin … Bölge Adliye Mahkemesi …. Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararının …. Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile bozulması üzerine davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, …. Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacının üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma ve silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği, kararın temyiz edilmemesi üzerine 15/12/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Bununla birlikte olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' ve ''silahlı terör örgütüne yardım etmek'' suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bu kapsamda, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde, gerekçede oyçokluğu, esasta oybirliği ile kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY :
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde ''...örgüte iltisaklı Bankasya isimli banka hesabındaki mevduatında 2014 yılından itibaren artış meydana getirdiği...'' hususuna da yer verilerek hüküm kurulmuş ise de, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen …. Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; ''...iddianamede dayanak olarak gösterilen Bank Asya hareketlerinin mahkememizce getirilerek üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, mahkememiz dosyası içerisinde mevcut 27/10/2022 tarihli bilirkişi raporu uyarınca, sanığın Bank Asya'da A.Ş'de … hesap numarası ile hesabının bulunduğu, hesabın 22/10/2010 tarihinde ilk olarak açıldığı, 21/06/2014 tarihinde en son hareketin görüldüğü, 14/08/2014 ile 15/06/2016 tarihleri arasında 19 işlemde toplam 10.903,35 USD tutarındaki paranın, Al-sat işlemleri kapsamında yatırıldığı, 14/08/2014 ile 22/09/2015 tarihi aralığında hesaptan 4 işlemden toplam 8.238,68 USD'nın çekilerek kullanıldığı, 10/09/2014 tarihinde 10.000,00 TL ile 2 ek nolu 31 günlük katılım hesabının açıldığı, 16/09/2014 tarihinde açılan bu 2 ek nolu katılım hesabının, açıldıktan sonra aradan 6 gün geçmekle vadesinin bozulduğu, bozma bedelinin üzerinden kapatmasının yapıldığı, kapatma tutarının hesaptan nakit çekilerek kullanıldığı, bunların dışında kalan diğer hesap hareketlerinin kişinin 15/02/2011 tarihinde kullandığı taksitli kredinin aylık taksit ödemeleri ile sigorta primlerinin otomotik ödenmesi işlemleri olduğu, başkaca bir işlem yapılmadığı başka hareketinin bulunmadığı, hesap hareketlerinde herhangi bir anormalliğin bulunmadığı, hesabın örgüt liderinin talimatından çok önce 22/10/2010 tarihinde açıldığının görüldüğü, hesabın süreçten önce açılmış olmasına karşın, hesabın açılış ve işleyiş kaydına bakıldığında, kişinin ihtiyaçlarına bağlı olarak birikimlerini arttırmak gayesiyle, katılım hesap açılması, Al-sat kapsamında altın ve döviz alım/satım işlemlerinin yapılması şeklinde işletildiği, bu sırada hesap üzerinde kullanılan paraların bir bölümünün süreçten önce hesaba yatan paraların sürece devredilmesi ve bu dönemde kullanılması şeklinde işleyişine rastlanıldığı, kredi taksit ödemeleri ile otomotik ödemelerin hesap üzerinden gerçekleştiği, sanığın birikimlerini arttırmaya yönelik çalışmasını aynı zamanda süreçten sonra Bankanın TMSF'de olduğu dönem içerisinde de sürdürdüğü, sanığı işlemlerinin ihtiyaç odaklı rutin bankacılık işlemi olduğunun tespit edildiği, sanığın bankadaki hesap hareketlerinin bankanın mali aktifini ve likiditesini arttırmaya yönelik faaliyetler olarak yorumlanamayacağı...'' tespiti dikkate alındığında, Bank Asya hesap hareketlerinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varıldığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçenin de eklenmesi suretiyle onanması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın