5. Daire 2022/1641 E. 2024/19408 K. — Danıştay Kararı
5. Daire 2022/1641 Esas 2024/19408 Karar 25.11.2024
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/1641 E., 2024/19408 K.
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No: 2022/1641 Karar No: 2024/19408
TEMYİZ EDENLER : 1- (Davacı) : ... Vekilleri : Av. ..., Av. ...
2- (Davalı) : ... Üniversitesi Rektörlüğü / ... Vekili : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Abdullah Gül Üniversitesi ... Daire Başkanlığında şube müdürü olarak görev yapan davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesi ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 8. fıkrasının (ç) ve (d) bentleri uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Abdullah Gül Üniversitesi Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile bir kamu personelinin kamu görevinden çıkarılabilmesi için, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğunun değerlendirilmesinin yeterli görüldüğü, bu konuda idarelere geniş takdir yetkisi verilmiş olduğu, idarece FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı olduğu değerlendirilen davacının, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediğinden davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının, dava konusu işlemden sonra 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ekli listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarıldığı, bu işleme karşı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddi üzerine açılan davanın görülmekte olduğu dikkate alındığında uyuşmazlık hakkında karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle verilen istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Beşinci Dairesinin 08/04/2021 tarih ve E:2019/1645, K:2021/964 sayılı kararıyla bozulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozma kararına uyularak dosya yeniden incelenmek suretiyle; davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza soruşturması sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacının, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir somut bilgi ve belge elde edilemediği, 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle de kamu görevinden çıkarılan davacının kamu görevine iade talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun kabul edilmesi üzerine görevine iade edildiği ve davalı Üniversite tarafından 21/07/2020 tarihinde tekrar göreve başlatıldığı dikkate alındığında dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin 1. fıkrasında, avukatlık ücretinin, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade edeceği hükmü düzenlenmiş olup, davacı vekilleri Av. ... ve Av. ... tarafından, 25/08/2021 tarihli (Danıştay bozma kararı üzerine gelen dosyada, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine sunulan) dilekçeleri ile davacı vekilleri olarak vekaletname ve eki belge ibraz edildiği görüldüğünden, davacı vekilleri lehine avukatlık ücretine hükmedilmemiştir. Belirtilen gerekçelerle, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, yoksun kalınan parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından; hangi aşamada olursa olsun işi kabul eden avukatın Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen ücretinin tamamına hak kazanacağı, istinaf kararının vekalet ücreti takdiri yönünden hukuka aykırı olduğu, anılan kararın vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; Komisyon kararıyla göreve iade edilen davacıya kamu görevinden çıkarılma tarihinden göreve başladığı tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve özlük haklarının ödendiği, İdare Dava Dairesince yeniden dava konusu işlemin iptali ile mali ve özlük hakların ödenmesi yönünde verilen kararın hukuka aykırı olduğu, işbu davada 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının d bendi uyarınca idari davaya konu kesin ve yürütülebilir bir işlem bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davacı vekili tarafından; Komisyon kararıyla görevine iade edilen davacı hakkında kurumu tarafından tesis edilen idari işleme ilişkin olarak davalı idareye geri alma hakkı tanınmamış olduğundan dava konusu işlemin iptali yönünde verilen kararın hukuka uygun olduğu berlirtilerek temyiz başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idare tarafından; yasal süresi içinde savunma vermeyen, sadece vekaletname ve eki belge ibraz eden davacı vekilinin herhangi bir hukuki yardımda bulunmadığı, İdare Dava Dairesi kararında davacı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden bozulması, davalı idarenin temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: UYUŞMAZLIĞIN ESASI YÖNÜNDEN DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMESİ: Hukuki Değerlendirme: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davalı idare tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Öte yandan, davalı idarece 21/12/2021 tarihinde sunulan temyiz dilekçesi ekinde yer alan belgelerinin incelenmesinden, Üniversite Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile kamu görevinden çıkarıldıktan sonra 22/11/2016 tarih ve 29896 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle de kamu görevinden çıkarılan ve kamu görevine iade talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun kabul edilmesi üzerine 21/07/2020 tarihinde tekrar göreve başlatılan davacıya, davalı idare tarafından geriye dönük maaşlarının 19/08/2020 tarihli ödeme emri ile ödendiği görülmekle birlikte; temyize konu İdare Dava Dairesi kararının, davacının kamu görevinden çıkarılması nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının, davacının Üniversite Yönetim Kurulu kararı ile kamu görevinden çıkarıldığı 05/08/2016 tarihinden, KHK eki liste ile kamu görevinden çıkarıldığı 22/11/2016 tarihine kadar yoksun kaldığı parasal haklarının (mükerrer ödeme yapılmamak suretiyle) ödenmesine yönelik olduğu açıktır.
İDARE DAVA DAİRESİ KARARININ DAVACI LEHİNE VEKALET ÜCRETİNE HÜKMEDİLMEMESİNE İLİŞKİN KISMINA YÖNELİK DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMESİ: İlgili Mevzuat: 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği; 168. maddesinin son fıkrasında, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı; 171. maddesinin birinci fıkrasında, avukatın üzerine aldığı işi sonuna kadar takip edeceği hükümlerine yer verilmiştir. Temyiz istemine konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 2. maddesinin 1. fıkrasında, bu Tarifede yazılı avukatlık ücretinin, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemlerin karşılığı olduğu; 3. maddesinin 1. fıkrasında, yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin, Tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamayacağı, bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresinin göz önünde tutulacağı; 5. maddesinin 1. fıkrasında, hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukatın, Tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanacağı; 21. maddesinde, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan Tarifenin esas alınacağı kuralları yer almıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde, avukatlık ücretinin yargılama giderlerine dahil olduğu; 326. maddesinde ise, avukatlık ücretinin de aralarında bulunduğu yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği hükümlerine yer verilmiştir.
Hukuki Değerlendirme: Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, dava sonunda hüküm verilene kadar hangi aşamada olursa olsun davayı takip edip hukuki yardımda bulunan avukatın, asgari ücret tarifesinde yazılı miktardan az ve üç katından çok olmamak üzere, bu hukuki yardımda bulunurken sarf ettiği emeği ve çabası da göz önünde bulundurularak belirlenecek avukatlık ücretine hak kazandığı anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden; davanın, avukatı olmaksızın, davacı tarafından açıldığı; İdare Dava Dairesinin davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararının Danıştay kararı ile bozulması sonrasında yargılama devam ederken davacı vekilinin 25/08/2021 tarihinde kayda giren dilekçe ile dosyaya vekaletname sunduğu ve davanın esasına ilişkin beyanlarda bulunduğu, akabinde davanın İdare Dava Dairesince esas yönden incelemesi yapılarak karara bağlandığı görülmektedir. Taraf vekillerinin hangi aşamada olursa olsun dava takibi ile görevlendirilmesi halinde, vekille temsil edilme hukukunun ve vekilin de yasal yetki ve sorumluluklarının devreye gireceği, bu muhataplık ve vekalet ilişkisinin yargılamanın seyrini değiştirebileceği, ayrıca uyuşmazlığın teorik olarak kanun yolları aşamasını takip sorumluluğu da göz önüne alındığında, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde öngörülen ücrete hak kazanılacağı açıktır. Bu durumda, vekil ile temsil olunan davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden temyize konu kararda bu yönüyle hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine hükmedilmesine ilişkin kısmının ONANMASINA, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 25/11/2024 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.