5. Daire 2022/12861 E. 2025/12000 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

5. Daire 2022/12861 E. 2025/12000 K. — Danıştay Kararı

5. Daire 2022/12861 Esas 2025/12000 Karar 10.11.2025
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/12861 E.,  2025/12000 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/12861
Karar No : 2025/12000

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı / ...
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. ...

2 - ... Belediye Başkanlığı / ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:......, K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında; davacının "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan yapılan soruşturma kapsamında ...Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ve ...sayılı kararı ile tutuklandığı, İstanbul Valiliği Güvenlik İşleri Bürosunun ... tarih ve... sayılı kararı ile davacının "FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı/iltisaklı olduğu değerlendirilerek gereğinin yapılması için Bakanlığa teklifte bulunulduğu, İstanbul Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun ... tarih ve ... sayılı iddianamesi ile "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan... Ağır Ceza Mahkemesinin E....sayılı esasına kayden dava açıldığı, anılan Mahkemenin ... tarih ve K.... sayılı kararı ile -özetle- "...sanığın diğer örgüt üyeleri ile örgütsel bylock programı üzerinden haberleşme sağladığı, sanığın üniversite döneminde de örgüte bağlı evlerde kaldığı, lise öğrencileri ile ilgilendiği, ev abiliği ve BTM görevlerinde bulunduğu, 2015-2016 yılına kadar örgütün askeri yapılanmasında mahrem abi olarak görev yaptığı, mahrem yapılanmada asker şahıslarla ilgilendiği, onlarla ve ayrıca örgüt içerisinde diğer öğretmen ve müdür yardımcısı konumunda bulunanlar ile örgütsel sohbet ve toplantılar yaptığı, örgüt içerisinde ... kod ismini kullandığının" tespiti ile neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, karara ilişkin kanun yollarının devam ettiği, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı/iltisaklı olduğu değerlendirilmesi üzerine 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrasının 1. bendine göre ... tarih ve ... karar sayılı İçişleri Bakanı'nın onayı ile kamu görevinden çıkarılmasına karar verildiği, bu meyanda, UYAP üzerinden yapılan incelemede... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E.... K.... sayılı kararının Yargıtay .... Ceza Dairesinin ... tarih ve E....; K.... sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğinin görüldüğü, bu durumda; davacı hakkında, ... Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun... tarih ve... sayılı dosyası kapsamında yürütülen soruşturmadaki tespitler ve ... Ağır Ceza Mahkemesinin E.... sayılı esasına kayden açılan davada, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliğinden 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı dikkate alındığında, hakkında 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesi uyarınca, dava idarece, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen davacı hakkında verilen kamu görevinden çıkarma işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında "Silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan mahkumiyetine dair olan ve İdare Mahkemesi kararı gerekçesinde de yer verilen ceza mahkemesi kararı üzerine, söz konusu kararda da yer alan tespitlere göre (Bylock, evde kalma, ev abiliği yapma, mahrem yapı içinde bulunma, örgütsel toplantılar düzenleme, kod adı kullanma) idarece 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesi uyarınca yapılan değerlendirme sonucunda davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemden önce, anılan KHK'nın geçici 35. maddesine istinaden idarece davacıya gönderilmesi gereken savunma istem yazısı ile bunun üzerine davacı tarafından verilmiş savunmanın dosyada mevcut olmadığı görülmekte ise de, davacının adli yöndeki ifadelerinin alınması sonrasında hakkında "Silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan kesinleşmiş ceza mahkemesi kararının mevcut olması, görevden uzaklaştırma aşamasında ... tarihli, E... sayılı yazıyla davacıya FETÖ/PDY ile ilgili durumları nedeniyle savunma istem yazısı gönderilmesi ve ...tarihli, E... sayılı yazıyla da idarece davacıdan FETÖ/PDY ile ilgili durumları nedeniyle izahat istenmesi sonrasında davacının idareye beyanlar sunulmuş olması, ayrıca davacı tarafından İdare Mahkemesine ve Dairemize iddialarda bulunularak kendini savunma minvalinde açıklamalar yapılması karşısında, 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesi gereğince tesis edilmesi gereken savunma istem yazısı ile davacının savunmasına dair herhangi bir bilgi/belgenin dosyada mevcut olmamasının, dava konusu işlemi sakatlayacak mahiyette asli bir hukuki noksanlık olmadığı, bu konuda bir araştırma yapılmasına da mahal bulunmadığı neticesine varıldığı ve işbu açıklamanın yapılarak, istinaf başvurusunun belirtilen açıklamaların yapılması suretiyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, savunma hakkı tanınmadığı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel haklarının ihlal edildiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVALI ... BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASI: Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DAVALI ... BELEDİYE BAŞKANLIĞI'NIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
... Belediye Başkanlığında mühendis olarak görev yapmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrasının 1. bendine göre İçişleri Bakanı'nın onayı ile ...tarih ve ... sayılı işlem ile kamu görevinden çıkarılmıştır.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." kuralı yer almaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Adil yargılanma hakkı" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında; herkesin, davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, adil ve kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle; terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; (...) 7) Yükseköğretim Kurulu Başkanının teklifi üzerine Yükseköğretim Kurulunun kararıyla; yükseköğretim kurumları ile yükseköğretim üst kuruluşlarındaki 657 sayılı Kanuna tabi personel ise yükseköğretim kurumları ile yükseköğretim üst kuruluşlarının en üst yöneticisinin teklifi üzerine, yükseköğretim kurumlarında üniversite yönetim kurulunun, yükseköğretim üst kuruluşlarında ise Yükseköğretim Kurulunun kararıyla kamu görevinden çıkarılır." kuralı yer almıştır.
Aynı maddenin son fıkrasında ise, "Bu maddenin (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verilir. Verilen süre içinde savunmasını yapmayanlar, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır." kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında meslekten veya kamu görevinden çıkarma işlemi tesis edilecek olan personele kurumu tarafından 7 günden az olmamak kaydıyla uygun vasıtalarla savunma hakkı verilmesi, anılan maddede öngörülen yasal bir zorunluluk olup, aksi durumun, kamu görevinden çıkarma işlemini hukuka aykırı hale getireceği açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, dava dilekçesi ve devam eden yargılama sürecinde, kendisine savunma hakkı verilmeden kamu görevinden çıkarıldığı iddiasında bulunduğu görüldüğünden; Dairemizce 19/06/2025 tarihli ara karar ile İçişleri Bakanlığı ve Pendik Belediye Başkanlığından ... tarih ve E... sayılı savunma istem yazısının davacıya tebliğ edilip edilmediği, tebliğine dair evrakın ve varsa davacı tarafından sunulan savunma dilekçesinin gönderilmesi istenilmiş, cevaben gönderilen belgeler incelendiğinde, Pendik Belediye Başkanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının ... tarih ve E... sayılı savunma istem yazısının o sırada davacının tutuklu bulunduğu Silivri Ceza İnfaz Kurumuna gönderildiği, ancak davacıya tebliğine ilişkin belgenin kayıtlarında bulunmadığının bildirildiği görüldüğünden, Pendik Belediye Başkanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının ... tarih ve E... sayılı savunma istem yazısının davacıya tebliğ edilemediğinden, savunması alınmadan kamu görevinden çıkarma işleminin tesis edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; davacıya 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin son fıkrasında öngörülen savunma hakkının tanınmadığı anlaşıldığından, savunma hakkı tanınmaksızın tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan, işbu karar davacının yeniden kamu görevine başlatılması sonucunu doğurmayacağı, dolayısıyla idarece savunması alınıp yeniden işlem tesis edilebileceği açıktır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın reddine ilişkin...İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 10/11/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Çoğunluk kararında, dava konusu işlem tesis edilmeden önce savunma talep edilmemiş olması işlemin özelliğine yargılama safhalarına bakılmaksızın doğrudan bozma sebebi olarak değerlendirilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, ''Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması, sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozar" hükmü yer almıştır.
Haklar toplumsal barış ve düzeni sağlama amacıyla bireysel haklar ile kamusal haklar arasındaki dengenin gözetilmesi ile var olup yasalarca korunmaktadır. Bu bağlamda somut olay düzleminde Savunma hakkı kavramı idare hukuku açısından değerlendirildiğinde tek yanlı işlem tesis etme yetkisine sahip idarelerin davacıdan kaynaklanan bir sebep ile aleyhe bir işlem tesis etmeden önce bilgisine başvurma(savunma) veya iddialara karşı haklı sebeplerin varlığının ileri sürülerek bu beyanların değerlendirilmesi ile idarenin işlem tesisinden vazgeçmesi ihtimalinin idarece değerlendirilmesinin sağlanması amacını taşımaktadır, savunma hakkı geniş anlamda değerlendirildiğinde, kamu görevlisi aleyhine idare tarafından işlem tesis edilmesi halinde bu eylem ve işlemlere karşı kendisini korumak için yasal yollara başvurması veya yasal imkânlardan faydalanmasıda bu hak kapsamındadır. Diğer bir anlatımla idareye itirazda bulunma, yargı yoluna başvurmak, yargılama safhasında usul hükümleri doğrultusunda cevap verme açıklamalar yapma, duruşma taleb vs işlemlerle gerçekleştirilmek suretiyle kullanılabilmektedir.
Zaman bakımından işlemden önce alınması gerekli olan savunmanın yargılama safhasında giderilmek suretiyle beklenen hukuki koruma ve faydanın gerçekleşmesi de mümkün olmakla, sonradan giderilebilecek eksiklik niteliğindedir.
Bu bağlamda davacının işlem tesisinden önce savunmasının alınması gerekli ise de alınmaması bizatihi işlemi sakatlayan bir unsur olarak değerlendirilemeyecektir. Zira idare dava dilekçesinin kendisine tebliği ile işlemi geri alma, iptal etme hak ve yetkisine sahip olmakla dar anlamda savunmayı değerlendirmiş olacaktır. Diğer durumlarda yargılamanın usul hükümleri doğrultusunda gelişen sürecinde işleme yönelik hertürlü savunma yani maddi olayın gerçekliğine veya hukuka uygunluğuna dair iddia ve deliller taraflarca sunulabileceği gibi idari yargılama usulü kanunun resen araştırma ilkesi olarak tanımlanan 20. madde düzenlemesinde; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemeleri, bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar. Mahkemeler belirlenen süre içinde lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili yerlerden isteyebilir“ hükümleri doğrultusunda yargı yerlerince işlemin hukuka uygunluğu denetleneceğinden savunma ile sınırlı olmayan inceleme sonucu karar verilecektir.
Diğer yandan, Kamu hizmetlerinin devamlı ve sağlıklı bir şekilde yürütülmek zorunluluğu karşısında kamu menfaati ile kişi haklarının dengelenmesi adaletin gereği olmakla savunma hakkının bizatihi belli bir zaman diliminde kullandırılmamış olması sebebiyle işlemin iptal edilmesi durumunda kamu hizmet ve güvenliğinin tehlikeye düşürülmesi sonucunu doğuracak bir karar ortaya çıkacak olması kamu hak ve güvenliğinin korunmaması sonucunu doğuracaktır. Zira her hak gibi Savunma hakkı da , başkalarının haklarının ve güvenliğinin korunmasıyla dengelenmesi tarafsız yargılamanın bir gereğidir. Taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerin uygulanmasında da işlemlerin tesisi ve yargı safhaları bütün olarak değerlendirilmek suretiyle usule aykırılıkların yargılamanın ileri aşamalarında giderilip giderilmediği gözetilmesi gerektiği yönündedir. (AİHM, bir aşamadaki kusurun sonraki bir aşamada telafi edilebileceğini belirtmektedir )
Keza dava konusu olayda davacının ... Ağır Ceza Mahkemesinin E.... sayılı esasında açılan davada, ... tarih ve K.... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, bu kararın Yargıtay .... Ceza Dairesince onanarak kesinleştiği, Ceza Mahkemesi kararı ile örgüt üyesi olduğunun kesinleştiği görülmektedir. İdari işlemin hukuki denetimi 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. Maddesi gereği örgüt ile irtibatlı veya iltisaklı olma kavramı dairesinde incelenecek olmakla, ceza mahkemesi kararı ile örgüt üyesi olduğu kesinleşen davacının örgüt ile irtibatlı veya iltisaklı olduğu da kesinleşmiş ve bu durum Bölge İdare Mahkemesi kararında da değerlendirilmiş olduğundan kararın bozulması yargılamayı zaman (makul sürede yargılanma hakkı) ve ekonomik açıdan zarara uğratacağı gibi hukuki bir yarar sağlamayacağından, dava konusu işlemin esasının incelenmesi gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın