5. Daire 2021/958 E. 2024/11417 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

5. Daire 2021/958 E. 2024/11417 K. — Danıştay Kararı

5. Daire 2021/958 Esas 2024/11417 Karar 04.07.2024
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/958 E.,  2024/11417 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/958
Karar No : 2024/11417

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalı) : ...Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti:FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, dava konusu işlemde aleyhine somut hiçbir delil ve gerekçenin gösterilmediği, Bank Asya hesabını 2012 yılında açtırdığı, Muş'ta faizsiz bankacılık sistemiyle çalışan başka banka olmadığı için bu bankayı tercih ettiği, birikimlerini bu bankada değerlendirdiği, talimatla bir işlem gerçekleştirmediği, yaptığı işlemlerin rutin bankacılık işlemleri olduğu, çalıştığı okulda gerçekleştirilen sendika tanıtım toplantısında verilen çeşitli vaatler nedeniyle yasal olarak faaliyet gösterdiğini düşündüğü sendikaya üye olduğu, ancak medyada çıkan haberlerden bu sendikanın FETÖ/PDY ile iltisaklı olabileceğini düşündüğü için 12/10/2015 tarihinde sendika üyeliğinden istifa ettiği, ceza yargılaması neticesinde beraatine karar verildiği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve dava dosyası tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 04/07/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)KARŞI OY :

672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

6528 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle yapılan değişiklikle 08/02/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 2. maddesindeki "dershaneleri" ibaresi yürürlükten kaldırılarak, FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tuttuğu anlaşılan dershaneler kapatılmıştır. Konuyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte Aktif Eğitimciler Sendikası 01/03/2012 tarihinde kurulmuştur. (AYM, Ali Şeker, B. No:2016/68962, 20/09/2018, §10). Sendikanın üye sayısındaki değişiklikler incelendiğinde; 10/08/2012 tarih ve 28380 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 402 üyesinin olduğu, 31/03/2013 tarihinde yaklaşık olarak 35.000 üye sayısına ulaştığı halde kendini feshetmek suretiyle kapandığı, 22/11/2013 tarihinde yeniden kurulduğu (AYM, Ali Şeker, §12-14), 04/07/2014 tarih ve 29050 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.489 üye sayısına, 08/07/2015 tarih ve 29410 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.700 üye sayısına ulaştığı, 04/07/2016 tarih ve 29762 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre üye sayısının 18.015'e düştüğü görülmektedir. Sendika, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile de kapatılmıştır.
Anılan Sendikanın, 2012 yılı başlarında FETÖ/PDY'ye ait dersanelerin kapatılması tartışmalarının başladığı dönemde kurulması, 1 yıllık süre içinde 35.000 üyeye ulaşması, feshini müteakip 17/25 Aralık 2013 süreciyle birlikte FETÖ/PDY ile yapılan açık mücadeleye rağmen yeniden kurularak kısa sürede 23.489 üyeye ulaşması; ancak iltisaklı ve irtibatlı bir grup bilincinin varlığı ile izah edilebilir. Nitekim, Yargıtay 16.Ceza Dairesi'nin 20/12/2017 tarihli ve E:2017/1862, K:2017/5796 sayılı kararı ile terör örgütüne ait sendikaya üye olmak fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanmıştır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası yöneticilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 ila 13 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde ...Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararın 62. sayfasında; Sendika Genel Başkanının wi-fi üzerinden erişim sağladığı ByLock programı aracılığı ile diğer ByLock programı kullanıcılarına "Sendika isteği güvencedir. Aktif Eğitimciler Sendikası ateşten gömlek değil, çelikten zırhtır." ibarelerinin yer aldığı toplu mesaj gönderdiği anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında, Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinin istisnai durumlar haricinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisak noktasında delil olarak değerlendirileceği açıktır.
Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası'nda, darbe teşebbüsünün gerçekleştiği 15/07/2016 veya Sendika'nın kapatıldığı 23/07/2016 tarihine kadar üyeliğin devam ettirilmesi hususunun FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, Sendikanın kapatılmasından önce herhangi bir sebepten dolayı istifa etmek suretiyle sendika üyeliği sonlandıran kişiler yönünden sendika üyeliğinin irtibat ve iltisak noktasında delil olarak kullanılması hakkaniyete uygun düşmeyecektir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 12/10/2015 tarihinde sendika üyeliğinden istifa etmesi ve davalı idare tarafından, davacının anılan sendikaya üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna ve sendikanın protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin bir bilgi veya belgenin sunulmamış olması karşısında sendika üyeliğinin davacı aleyhine örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak alınmasının mümkün olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varıldığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle onanması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.

(XX)KARŞI OY :

672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Dava konusu Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında; davacının, Bank Asya'da mevcut bulunan hesabındaki mevduatını 2014 yılından itibaren artırdığı, Bank Asya'da ... müşteri numarası ile açılmış hesabının bulunduğu, mezkur hesaba 20/02/2014 tarihinde 300,00-TL, 16/06/2014 tarihinde 800,00-TL, 18/08/2014 tarihinde 1.000,00-TL, 10/09/2014 tarihinde 3.000,00-TL para yatırdığı ve aynı hesaba muhtelif tarihlerde farklı tutarlarda para girişi olduğu, ayrıca aynı hesap üzerinden 10/09/2014 tarihinde 8.550,00-TL tutarlı 31 günlük katılım hesabı açtığı, FETÖ/PDY'ye aidiyeti veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Aktif Eğitimciler Sendikasına Mart 2014 - Kasım 2015 tarihleri arasında 21 ay süreyle üyeliğinin bulunduğu, UYAP'tan temin edilen bilgilere göre, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılamasında...Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E: ..., K:... sayılı kararı ile beraat kararı verildiği tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve istinaf edilmeden kesinleşen ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K: ...sayılı kararında; "... sanığın (davacının) banka hareketlerinin incelenmesinden hesap hareketlerinin rutin bankacılık faaliyetlerine ilişkin olduğunun görüldüğü, hatta 16/05/2014 tarihinde 11.000,00-TL paranın havale edildiği görülmüş olup sanığın savunmasında belirttiği 'Bank Asya'daki hesabımı 2012 yılında Muş ilinde çalışırken tek faizsiz banka olduğu için açtırmıştım. Sonradan birikimlerimi orada değerlendirdim. Özellikle 17-25 aralık sürecinde 300 TL kadar para yatırdığımı hatırlıyorum. Sormuş olduğunuz 3.000-4.000-TL civarındaki döviz alım işlemlerimi ben altın alım ve satışı olarak hatırlıyorum. Var olan paramı bu şekilde değerlendiriyorum. Ancak bu bankaya destek olmak gibi bir niyetim olmadı. Örneğin aynı dönemlerde ihtiyacım olduğu için 11.000-TL parayı çektiğim görülmektedir.' şeklindeki savunmasına itibar edilmiş Bank Asya hesabının olağan bankacılık işlemlerinde kullanıldığı kanaatine varılmıştır..." şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği görülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden; davacının, Bank Asya hesap hareketlerinin rutin bankacılık faaliyetlerine ilişkin olduğu, söz konusu banka hesabında örgüt liderinin talimatıyla bir işlem gerçekleştirdiğine dair somut bir tespitin bulunmadığı, 12/10/2015 tarihinde Aktif Eğitim Sendikası üyeliğinden istifa ettiği, bu sendikaya üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna ve sendikanın protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin bir bilgi veya belgenin sunulmadığı, ayrıca davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılamasında beraat karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemde yer verilen tespitlerin, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibatını gösterecek yeterlilikte olmadığı ve davacının örgütle iltisak veya irtibatını gösterecek başkaca herhangi bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin kabulüyle, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıdaki gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın