5. Daire 2021/6638 E. 2024/8837 K. — Danıştay Kararı
5. Daire 2021/6638 Esas 2024/8837 Karar 03.06.2024
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/6638 E., 2024/8837 K.
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6638 Karar No : 2024/8837
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığını öne sürdüğü özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve 500.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasının gerekçesi konusunda bilgilendirme yapılmadan, FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı somut bir şekilde ortaya konulmadan, soruşturma yapılmadan ve savunma alınmadan kamu görevinden çıkarılması neticesinde adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmaksızın kamu görevinden çıkarıldığı için masumiyet karinesinin ihlal edildiği, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, suçluluğu kesin olarak saptanıncaya kadar herkesin masum olduğu, önce silahlı terör örgütü üyesi olduğu iddia edilip sonra mahkeme kararı ile tespit edilmesinin hukuka aykırı olduğu, kamu görevinden çıkarılmanın ceza hukuku niteliğinde bir yaptırım olduğu, ceza hukukunda da bir yargılama mevcut olduğundan aynı suçtan dolayı iki kez yargılama yapılamayacağı, iltisak ve irtibat kavramlarının Kanun ile açıklanması gerektiği, öngörülebilirlik ve belirlilik ilkesinin ihlal edildiği, yasal olarak faaliyet gösteren sendika üyeliğinin suç oluşturmayacağı, üye olunan tarihte sendika hakkında bir soruşturma bulunmadığı, Anayasal bir hak olduğu ve örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiği, Cihan Medya A.Ş.'ye yapılan ödemenin satın aldığı ürünlerin ücretine ilişkin olduğu, Kimse Yok mu Derneği'ne yapılan ödemenin yardım amaçlı olduğu, örgütsel bir amacının olmadığı, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki eylemlerin suç oluşturmayacağı, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, OHAL döneminde alınan tedbirlerin geçici olması ve nihai nitelikte olmaması gerektiği, OHAL KHK'larının 30 günlük süre içerisinde onaylanmadığı, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, yasama ve yürütme organlarının kişileri yargılama ve suçlu ilan etme yetkileri bulunmadığı, Milli Güvenlik Kurulu Kararlarının bağlayıcı olmadığı, Bakanlar Kurulu tarafından alınan kararın Resmi Gazete'de yayımlanması gerektiği, kamu görevine girme ve çalışmanın Anayasal bir hak olduğu, OHAL döneminde dahi hakkın özüne dokunmadan tedbir uygulanması gerektiği, kamu görevinden çıkarılması neticesinde mesleki yeterliliğini gösteren belgelerin geçersiz kılınması nedeniyle eğitim hakkının ihlal edildiği, bir daha kamu görevine alınmamak üzere meslekten çıkarılması nedeniyle terörist damgasıyla özel sektörde dahi iş bulamaz hale geldiği, adeta sivil ölüme terk edildiği, maaş, emeklilik ve sosyal güvencelerden yoksun kalması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği, KHK ile mahkemelere erişim hakkının ihlal edildiği, OHAL komisyonu kararlarına karşı özel yetkili Mahkemeler kurularak doğal hakim ilkesinin ihlal edildiği, 15 Temmuz 2016 tarihinden sonraki eylemlerin hükme esas alınması gerektiği, Anayasa ve AİHS'e göre bir çok temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 03/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.